Babası bebeği görebilsin diye çocuğu kucağına alıp cama yaklaştırıyorum. Bebek minik ellerini babasına uzatıyor. Yaşlı adam, ihtiyarlık lekeleriyle bezeli, ince parmaklı, hünerli ellerini oğluna uzatıyor. İki minik, iki büyük el soğuk cama çarpıyor. ¨Görüş bitt!i¨ diye bağırıyor nöbetçi. Parmaklıklar arkasındaki adamın, yaşlı babanın, minik bebeğin gözlerinde biriken yaşlar, o an okyanus kadar bir damla olup görüş hücresini dolduruyor.
Oya Baydar, yine unutulmayacak incelikte bir metin sunuyor okuruna; olaylarla değil, anlık duygularla anlatılan bir yaşamöyküsü, bir çeşit otobiyografik roman bu. Öyle anlar vardır ki, bir bakış, bir ses, bir mimik; insana, dünyaya, yaşamanın eşsiz güzelliğine yada derin kederine dair çok şey anlatır. O anın duygusunu sadece biz biliriz, biz hissederiz. O anlar yalnızca bizimle vardır.
Yetim Kalacak Küçük Şeyler'de Oya Baydar o anları derliyor; yetim kalmasınlar, başkalarında yaşasınlar diye. Çünkü, ¨An gelir, gitme vaktidir.¨
Oya Hanim'in baska kitaplarini da okudugum icin uslubuna yabanci degilim ve bu defa olmamis diye dusunuyorum.
Minik minik hikayelerden, ic dokuslerden olusuyor kitap. Bazi hikayeler aglatacak kadar icli ama cogunluk sanki oylesine karalanmis bir eserin musvetteleri gibi. Birbirinden kopuk cumlelerin icinde kayboldugumu hissettim.
Once yavas yavas sindire sindire ilerlerken sonralari "bitsin de kurtulayim" modunda okudugumu fark ettim.
Bu eserin kotu oldugu anlamina gelmiyor. Sadece ben sevemedim...
Karalama defteri minvalinde kitap, duygular çok kişisel olduğundan sanırım beni pek içine çekemedi. Oya Baydar’ın kurgulu dünyalarını daha çok seviyorum.
Oya Baydar'ın kendi hayat öyküsünden yola çıkarak kaleme aldığı bu otobiyografik anlatı kitabını okurken çok etkilendim. Oya Baydar'ı yakından tanımayan biriydim , şimdi ise her özelini bilen biri oldum. Küçük kızken yaşadıkları , özellikle çok duygusal bir dille sunulmuştu. Oya Baydar, neden hep kısa saçlı olmayı ,neden koyu renk kıyafet ve pantalon giymeyi tercih ediyor artık bunu bile daha iyi anladım...
Kitaptaki format, 2-3 sayfalık anlatılar, bana başlangıçta sıkıcı geldi. İlerleyen sayfalarda, bir çeşit otobiyografi okuyor olmanın verdiği merak ve keyif de var, alıştım. Yazar hayatın "an"lardan ibaret olduğu ve yazılmazsa kaybolup gideceği (doğru) noktasından hareket etmiş. Çocukluk yıllarından neredeyse günümüze dek farklı "an"larda yaşadıklarını, hissettiklerini anlatmış. Kedi-köpek sevgisi, dönem dönem karşılaştığı maddi sıkıntılar, siyasi angajmanının getirdiği baskı, işkence, yersiz yurtsuzluk deneyimleri, bir mağdurun hayatına tam olarak dokunma cesareti gösteremediğinde yaşadığı vicdan azabı ve bunun gibi yaşanmışlıklar. Çocukluğunda uğradığı taciz, yetişkinliğinde (depresyondayken) bir yakınının kocasının neredeyse tecavüzünden kurtulması, tükenmiş bir ilişkiden ilk ihanet eden olarak çıkması gibi çok özel yaşanmışlıkları da okuyucularla sade ve dürüstçe paylaşmış. Gelişen ve bir noktada çözülen olaylar dizisi yok. Daha çok hayatın olduğu, geldiği gibi kabul edilmesi gerekliliğini anlatan, bunu anlatan kesitlerden oluşan bir kitap.
Oya Baydar'ın yakın dönem kitaplarının hepsini okudum. Kaleminin kuvveti, kurgu gücü ve özellikle duyguyu net söylemeden anlatımı ile size hissettirmesi olağanüstü. En zevk alarak okuduğum birkaç sayılı yazardan biri. Bu kitapta da 2-3 sayfada bir duygu bu kadar mı güzel anlatılabilir diye beni hayrete düşürmeyi başardı.
Yazarı zaten çok seviyorum. Bu anlardan oluşan otobiyografik romanla daha yakından tanımış oldum. Ayrıca cumhuriyet ilk yıllarından 68 kuşağına bir devre de tanıklık etmiş oldum. Son olarak yazarın kendisinde iz bırakan anları anlattığı bu otobiyografik roman aslında ne kadar da orijinal bir fikir değil mi? Gerçekten biz ölünce ruhumuzda iz bırakan bütün o anlar silinip gitmeyecek mi?
Yetim Kalacak Küçük Şeyler bir “An”lar kitabı. Yazar kendinde iz bırakan, unutamadığı, güzel ya da kötü anılarını kronolojik sıra gözetmeden, rastgele yazmış. Klasik bir otobiyografidense bu şekilde yazması kitabı daha okunası kılmış. Yazardan okuduğum ilk kitaptı ama devamı gelecek. Yazarın sevenlerinin ve yazarı yakından tanımak isteyenlerin kaçırmaması gereken bir kitap.