Yazar bu eseri ile 2024 Yılı Kristal Kelepçe Teşvik Ödülü’nü aldı.
Olay örgüsü çok başarılı. Karakterler ve diyaloglar yerine oturmuş. Akıcı bir hikaye. Ancak…
59. sayfada; ‘… Oldukça güçlü bir bayan sesinden oyun havası müziği yükseliyordu…’ , 60. sayfada; ‘… oynayanlar arasında şarkı söyleyen oldukça alımlı bir bayan da vardı…‘ ve buna benzer bir çok cümlede kadın yerine, -sanırım daha kibar bir sesleniş olduğunu düşünülen- bayan kelimesinin kullanıldığını ve birkaç yerde geçen ‘kar dolabı’ gibi anlamsız tamlamaları okumak beni üzdü.
Ayrıca, ‘Mimetik arzular’ (sf; 167) tamlamasını kullanan ve çok önemli atıflar yapan bir yazarın, ‘bayan’, ‘kar dolabı’ gibi hatalar yapması çok ilginç.
Bazı kitaplar çok daha iyi bir metin olabilecekken, birkaç küçük ayrıntı yüzünden okuyucunun kafasının karıştığı ve kitaba hak ettiği değeri vermekte zorlanıldığı bir gerçek.
Keşke bu eser de iyi bir editör okumasından geçebilseydi. Bu sayede, hem kurgusal yapı, hem metin ve diyaloglardaki üslup, hem de dilbilgisi ve Türkçe kullanımındaki hatalara yapılacak küçük dokunuşlarla çok daha güzel bir metin ortaya çıkabilirdi.
Okurken bu hataları beynimde düzeltmek biraz yordu ama kitabı beğendim. Okumanızı öneririm.
Yazar bu kitabıyla 2024 Kristal Kelepçe Teşvik Ödülü’nü kazanmış. Gerçekten olay örgüsü sürükleyici, karakterler canlı, diyaloglar doğal. Okuması keyifli ve akıcı bir hikâye var karşımızda. Fakat birkaç detay beni biraz düşündürdü.
Mesela 47. sayfada 'Gür ve tok bir bayan sesiyle türkü söyleniyordu…', 52. sayfada '… kalabalığın içinde şarkı söyleyen oldukça dikkat çekici bir bayan vardı…' gibi ifadelerle karşılaştım. Yazarın 'kadın' yerine 'bayan' demeyi daha kibar bulduğunu tahmin ediyorum ama bende biraz yapay bir etki bıraktı. Ayrıca, arada geçen 'kar dolabı' gibi kulağa oturmayan tamlamalar da oldu.
İşin ilginç tarafı, 158. sayfada 'mimetik arzular' gibi derinlikli bir kavrama değinen bir yazarın, dilde böyle pürüzler yapması şaşırtıcıydı.
Doğrusunu söylemek gerekirse, iyi bir editörün elinden geçse bu kitap çok daha kusursuz olabilirmiş. Küçük dokunuşlarla hem dil hem de üslup açısından bambaşka bir güzelliğe ulaşabilirdi.
Yine de tüm bunlara rağmen kitabı severek okudum. Ben bazı yerlerde hataları zihnimde düzelterek devam ettim ve sonunda 'iyi ki okumuşum' dedim. Küçük ayrıntılara takılmazsanız bence kesinlikle okunmalı.