Jump to ratings and reviews
Rate this book

Uçtaki Adam

Rate this book
Bu roman daha önce okuduğunuz Köse Kadı'nın devamıdır. Aynı inanmış yiğit Osmanlılar, "Devlet-i Ebed Müddet"in varlığı için kendi varlıklarını pervasızca ortaya koyar, uçlara ölümle, mihnetle alay ederler. Önceki kitapta Köse Kadı İstolni Belgrad kalesinden kaybolmuştu; bu romanda, Köse Kadı'nın hayatının bilinmeyen yönleri aydınlığa kavuşmakta, ayrıca bir başka serhad kurdu Paşaoğlu ortaya çıkmaktadır. Uçtaki Adam'ı okuyunca, Türk'ün, insanların fani, devletin ebed müddet olduğu yolundaki anlayış ve inancını daha yakından kavrayacağız.

248 pages, Paperback

First published April 1, 2010

26 people want to read

About the author

Bahaeddin Özkişi

6 books6 followers
İstanbul’da 20. Yıl İlkokulu'nda (1939), Karagümrük Ortaokulu'nda (1942) okudu. Daha sonra Sultanahmet Sanat Enstitüsü'ne devam etti. O sıralarda ilk hikâyelerini yazmaya başladı. Sanat Enstitüsü'nü bitirdikten sonra Haliç Tersanesi'nde ustabaşı oldu.

Askerliğini 1947'de Erzurum'da yaptı. İki yıl Almanya'da kaldı. Almanya'da kaldığı sırada batı dünyasını da yakından tanıma fırsat buldu. Yurda döndükten sonra 1956’dan vefatına kadar İTÜ’de kaynak öğretmeni olarak çalıştı.

Yeşilköy hava alanında çalıştığı sıralarda, tanıştığı edebiyat ustaları kendisiyle yakından ilgilenirler. Ahmet Hamdi Tanpınar'ın evindeki bir sohbette yazdıklarını dinleyen Tanpınar, "Devam et evladım. Sen on tane Sait Faik edersin" der.

1959'da hikâyelerini "Bir Çınar Vardı" adlı kitapçıkta topladı. Bu kitapçık otuz hikâyecikten meydana geliyordu. Akbaba dergisinde mizah öyküleri olarak yayımlanmıştır.1969 yılında evlendi.

1970-1971 yılları arası Köse Kadı - Uçdaki Adam - Sokakta olmak üzere üç roman yayınladı. Yayınlamadığı hikâyeleri yeniden gözden geçirilip ilavelerle Göç Zamanı adıyla basıldı. "Köse Kadı" adlı roman çeşitli film şirketleri tarafından senaryo için istenmiş fakat eşi ve kızı Zeyneb'in, bu filmin Kuruluş filmi ayarında ve sekiz-on bölümlük bir dizi film olmasında ısrarları sebebiyle projeler gerçekleşmemiştir.

10 Kasım 1975'te vefat etmiştir.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
9 (33%)
4 stars
9 (33%)
3 stars
9 (33%)
2 stars
0 (0%)
1 star
0 (0%)
Displaying 1 - 3 of 3 reviews
Profile Image for Sezgi.
431 reviews70 followers
March 12, 2018
Köse Kadı’da yeni bir üslupla karşılaşmanın verdiği heyecan ve hikâyenin mükemmel bir şekilde sarıp sarmalaması vardı. Devam kitabı olan Uçtaki Adam’da ise tanıdığımız kişilerin hayatlarını dinliyormuşuz gibi oldu. Çok samimi ilerledi ve çok da üzdü beni. Bana göre yine bitmemesi gereken bir yerde bitti ama yazarın takdiri böyleymiş. -_- Ben bu işe emek verip; ince ince araştırıp, çalıştığı için ayrıca minnettarım kendisine. Macaristan sınırlarında koşarken Bab-ı Ali’de dönen entrikalara yetişmeye çalışan bir yiğitlikler abidesi sayıyorum bu kitabı. 🌺
Profile Image for Ömer Faruk.
169 reviews26 followers
August 19, 2019
Köse Kadı romanının tamamen devamıdır. Birinci kitapta Osmanlının serhatlerdeki haber alma teşkilatının başı olan köse kadı vefat etmiş yerini ikinci kitapta eskiden Paşaoğlu lakabıyla tanınan Murat Beye bırakmıştır. Murat bey çok donanımlı yetenekli bir gençtir. Gençliğinde babasının intikamını almak için zekasını kullanarak bir haydut çetesine liderlik yapmıştır. Bir vesileyle Köse Kadı ile tanışmış ve kendini Devlet-i Osmaniye adamıştır.

Murat Bey önce Belgrada gitmiş orada hayat hikayesini anlatarak ve ani bir Avusturya kuşatmasını püskürtmenin taktiğini sunarak kendini kanıtlamış, daha sonra Kara Ali Bey ile anlaşamaz görünüp bir mizansenle kendini kaleden kovdurtmuştur. Amacı Komaran'a yerleşip hem önceki kitaptan tanıdığımız Macar sevdalısı Kont Gall Adam'a yakın olmak hem de teşkilatı küffarın kalbinde kurmaktır.

Kitap çok fazla sürükleyicilik ve olay içermiyor. 248 sayfalık hacime göre çok fazla karaktere sahip. Bu da kitabın tarzını etkilemiş. Çok fazla karakter olması sürekli olay örgüsüne yeni karakterlerin sokulması demek. Bu da sürekli olarak münferit bir hikaye anlamına geliyor. Bu hikayeler ise hamasetle dolu güzel fedakarlık hikayeleridir. Hemen her olayda Murat Bey'in ve Martaly Matyasın ince ve keskin zekaları vardır.

Kitabın esasen değindiği iki nokta var. Yahudiliğin tarihsel ülküsü ve yöntemleri ile Devlet-i Aliye'nin duraklama sebepleri. Yazara ve temsil ettiği görüşe göre halk aynı halk, İslamın halktaki zuhuru aynı, insanlar aynı fedakarlıkta aynı teslimiyette; ancak devletin başına gelen büyüklerin iyi seçilmemesi liyakatte yaşanan sorunlar ve kişisel hırsların devlet fikrinden öteye geçmesi felaketi hazırladı. Bu da Koca Sinan Paşa'da kendini buldu. Yazar Koca Sinan Paşa'ya antitez olarak Bosna Beylerbeyi Telli Hasan Paşayı koyar. Onun kahramanlığı kazandığı muharebeler ve alçakgönüllülüğü okuyucu tarafından takdir edilmek zorunda bırakılır.

Kitabın son kısımlarında Viyanada Yahudi kıyımı anlatılır. Bunun hazırlayıcısı yine bir Yahudidir. Bu vesileyle yazar anlatma fırsatı bulur ki: Yahudiler üstün ırktır, diğer insanlar yahudilere itaat ve hizmet etmek için varlardır. Büyük İsrail hedefine ulaşabilmek için ise Yahudilerin zulme uğraması insanlığa karşı bilenmesi, kendini savunmayı öğrenmesi, çalışması ve daha çok kazanması gerekir. Bin yıllık büyük ülküye ulaşmak için korkunç planları vahşice uygulamaktan yahudi asla geri kalmayacaktır.

Kitabın olay örgüsü olarak sonu ise bütün kitap boyunca saklanılan yahudi projesinin yarım olarak hayata geçirilmesidir. Yahudi projesi İspanyadan getirilen veba mikrobunun fareler ile İstanbula bulaştırılması idi ancak bu mikrop ancak Komaran'a yayılabildi. Murat Bey Komaran halkının veba ile savaşması için çalışırken aynı mikroptan vefat etti. Martaly Matyas aynı şekilde ruhunu teslim etti. Kont Gall Adam ise bu sıralarda rüyasında Köse Kadıyı annesini ve Şeyh Necmettin Efendiyi görür ve en sonunda müslüman olur.
Displaying 1 - 3 of 3 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.