“Sanat, İletişim ve İktidar”, başta kitle iletişim araçları olmak üzere, çeşitli kültür kurumları konusunda yerleşik düşünme biçimlerini sorgulayan, bir yandan da kendi farklı bakışını olgular üzerinde dikkatle gezdiren bir bilim adamının ilk kitabı.
İletişim, çağımızın gündeminde nicedir ön sırayı tutuyor. Ertuğrul Özkök, bu çok boyutlu sorunu kitabı boyunca çok boyutluluğu terketmeden kuşatıyor. Kalıplaşmış bir iletişim iktidar ilişkisinin yerini burada, yeni yorumların eşliğinde yeni bir perspektif alıyor. (Arka kapaktan)
1982 yılında az sayıda basılmış, sonrasında da devamı gelmemiş. Üstelik, konularını işleyiş biçimiyle ancak akademisyenlere ya da medyanın işleyişiyle ilgili kimselere hitap edebilecek bir kitap. Bu nedenle, çok satanlar listelerinde yer alabilmesi mümkün değil.
Fakat yazarına bakınca insanın bir kaşı kalkıveriyor: Ertuğrul Özkök. Evet, bildiğiniz Ertuğrul Özkök.
Öncelikle iktidar kavramı, ünlü düşünürlerden referansla, geniş bir açıdan irdeleniyor. İktidar olmanın felsefi temelleri ortaya konuyor. Bunun ardından, iletişim olgusu masaya yatırılıyor. Söz, yazı ve imaj hakkında uzunca fikir yürütülüyor. Derken, tarih boyunca iktidarların, iletişim olgusunu ve araçlarını hangi amaçlarla ve hangi anlayışlarla kullandıklarını sergileyen bir yolculuğa çıkıyorsunuz. Son aşamada ise yakın tarihimiz çözümleniyor. Osmanlı’nın son döneminden kitabın yayınlandığı zamanlara kadar yaşanan gelişmeler, konu hakkında gerçekten bilgi sahibi bir uzmanın gözüyle yorumlanıyor.
Kitap, gerek Türkiye’de, gerekse dünyada medyanın ve popüler kültürün karakterini anlamak isteyenler için çok önemli ipuçları sunuyor. Arka plandaki zihin haritasını daha iyi anlamanıza yardımcı oluyor. Ama sanırım en önemlisi, medyamızın bugünkü durumunun, ne kadar bilinçli olarak kurgulandığını gösteriyor.