Ölüm ve yaşam arası bir savaşta güneşi arkasına alıp üzerimde oluşturduğu o devasa gölgede biz onunla göz göze geldik. Bu meydanda, bir savaşın orta yerinde mağlubiyetin getirdiği bir galibiyetti sanki yaşadığımız. Şerrin hayra dönüştüğü, kuşların yolunu bulduğu, kafesin yok oluşu ama bir insanın bir insana tutsaklığıydı.
Ben Şifa Sürmeli. Bir yıldır bu topraklarda esir tutuluyorum. Şimdi burada benim ülkem için hak, hukuk, bayrak, vatan sensin! Ülkeme dönmek için adaletinle birlikte merhametine sığınıyorum.
Yazarın okumadığım kitabı kalmadı böylelikle, kalemi benim güvenli alanım ne yazsa okur severim. Mir'de benim için yer ayrı bir kurgu oldu. Üzüldüm, sinirden patladım ama keyifle de okudum. Şifa harika bir karakter. Terör tarafından ablasının vesilesiyle kaçırılıp yabancı topraklarda esir tutuluyor ve fiziksel ve psikolojik şiddetle mücadele ederken bir yıl sonra asker olan Mir Aslan'ın operasyonu oraya düşüyor. Şifa onlardan kaçmayı başarıp Mir'e sığınıyor. Ama yıllardır birbirlerini rüyalardan zaten tanıyorlar. Rüyalarında birbirine aşıklar o yüzden yüz yüze gelince haliyle şok oluyorlar. Kader işte yaa :) Bunun detayını anlatmayacağım okuyup öğrenirsiniz.😌 Tabi birbirlerine bağlantıları bununla sınırlı değilmiş o da yazarın bizi sonda bıraktığı kısımda saklı... Ben ikinci kitabı nasıl beklerim bilmiyorum.😩 Yan karakterlere gelirsek 3 kızımızı da ben çok sevdim ama erkekleri bir kaşık suda boğmak istedim. Özellikle Alper... Umarım yaptığı şeyden sonra kız tarafından affedilmez. Ölüm kalım meselesi olsa bile yaptığı şey saçmalıktı. Umarım hep arkasında durur bunu da affetmeyiz. Alper'in kitap boyunca sözünden bir türlü dönememe olayı kafayı yedirtti bana. İlla Şifa'yı kaybetmek üzereyken aklı başına gelecekti iyi de oldu. Keşke biraz daha sürünseydi. Ve Orçun. Kitapta sevdiğim iyi huylu tek adamdı jdjdj İkinci kitapta onu da bir kısmetiyle detaylı okumak isterim. Genel olarak kitabı bir günde bitirdim. Bir başladım ve bırakamadım. Kalemi şiirsel ve akıcıydı. Duygu geçişlerini de sevdim. Şifa'ya sarılmak istiyorum.🥺
Kitabı bitireli baya oldu ya ben burada değiştirmeyi unutmuşum. Kitaba dair çok fazla şey hatırlamıyorum çünkü kitapta doğru düzgün bir şey olmuyor. Bence kitabın en büyük problemin kayda değer hiçbir şeyin yaşanmamış olması. Başta farklı ve güzel başladı ama sonra beni sıktı, bitirmek için okudum. Asude meselesinin çok fazla uzatıldığını düşünüyorum. Mir Aslan gibi bir karakterin tam tersi bir şekilde söz vermiş olsa da kimseyi mutsuz etmemek için ve saygıdan yol yakınken vazgeçmiş olmadı gerekiyordu. Ki yine saygıdan iki kadının arasında kalmamalıydı, ben bundan hoşlanmıyorum. Çok fazla yan karakter var ve bence daha fazla okuyabilirdik. Çünkü bu ilk kitap ve bir şekilde onları tanımamız devam edebilmek için dr onları merak etmemiz gerekiyor. Time yeterince yer verilmemişti. Sonu güç beklemediğim bir yerde bitti. Ne kadar sonunu beğensem de kitapta devam etme istediğimi karşılayan bir şey olmadı, muhtemelen devam etmem.
🪷|''Ben Şifa Sürmeli. Bir yıldır bu topraklarda esir tutuluyorum. Şimdi burada benim ülkem için hak, hukuk, bayrak, vatan sensin! Ülkeme dönmek için adaletinle birlikte merhametine sığınıyorum.'' “Çıkılan bazı yolların dönüşü olmaz. Bazen ise çıkılan yolda kendini bulmuş olarak dönersin. Sen benim dönmeyi düşünmediniğim o yolda kendimi bulduğumsun."
🦋| Anne ve Babası'nın kaybından sonra ablasıyla babaannesi ile birlikte yaşayan Şifa'nın hayatı ablasının internet üzerinden tanıştığı yabancı ile kaçması ile hayatı yerle bir olur. Bir süre sonra babaannesini de kaybeden Şifa bir başına kalır. Ablası kocası ile Şifa'yı yanlarına götürüp esir alır. Bir yıl boyunca şiddet ve zulüm gören vatan toprağına hasret kalan Şifa'nın tüm kaçma girişimleri başarısız olur umut çiçek açmayan yabancı topraklar gibi solar içinde. Bir gün örgüttün lideri ile evlendirileceğini anlayınca dayanmaz kaçar. Karşısına yıllardır rüyalarında gördüğü adamı görünce dumura uğrar. Mir Aslan bir operasyon için gittiği yerde yıllarca rüyalarını esir alan kadını karşısında görünce şok olur.
Hümeyra'nın kaleminden okuduğum Lahza'dan sonra ikinci kitap Mir oldu. Lakin çift ilişkilerini çok çabuk kabullendiler cidden çok hızlı oldu. Erko kızı kurtardıktan sonra eve getirdiği sırada başka bir kız erkonun boynuna atlayıp nişanlım diyince Şifa içinden Ben sana geç kalmışım Mir Aslan dedi jdnxnxn Lan rüyalarında görsen de sadece adını biliyon in mi cin mi nereden biliyon bu kabullenme ne yahu. Şifa'nın yaşadıkları beni çok yaraladı mutluluğu en çok hak eden kişilerden biriydi. Nişan olayı çok şükür sakız gibi uzamadı. İlişkileri biraz daha yavaş ilerleyebilirdi bu hız yüzünden aralarında ki çekim bana çok geçmedi. Yan karakterleri sevdim Alper umarım mantıklı bir açıklamn vardır bu yaptığının. Yerim oğlum seni ayağını denk al. Sinan ay aklımı deliricem yıllar önce sevgilisi ölmüş karısına onun yeri ayrı senin yerin ayrı demiş. Karakter katili olucam bu gidişle. Ayy Orçun o kadar güzeldi ki eğlenceli ve tatlı bayıldım ona. Akıcı bir kitaptı bir günde bitirdim o yüzden okuyun okutturun diyorum.
Mir Aslan ve Şifa’nın arasında ki o sevda o kadar derin ve o kadar anlatılmaz ki. Çok güzeller çok!!!😍 hele ki Şifa Sürmeli, hayranıyım. Yaşam mücadelesi vermiş güçlü kadın karakterlerini çok fazla seviyorum ve Şifa’da aynen o kadın karakteri. Bir çok yerde keşke kitaba girip de Şifa’ya sarılabilsem demişliğim bile oldu.❤️🩹
Ceylan’ımızın Aslan’ı Mir Aslan Türkoğlu hakkında satırlar yazabilirim.❤️🔥Ama en gıcık olduğum yer vermiş olduğu geçersiz bir söze takılıp kendisini de Ceylanını da neredeyse yakacak olmasıydı. O yerlerde Şifa’nın yüreğinde ki ateşi kendi yüreğimde hissettim diyebilirim. Şifa o kadar güzel bir karakter ki o üzülünce ister istemez bende çok üzüldüğümü farkettim❤️🩹Aslan ve Ceylan kavuşana kadar çok sınansalar da içten içe birbirlerine büyüttükleri sevdanın ateşi de hiç dinmedi.❤️
Kitapta öğrendiğimiz gerçekler o kadar etkileyiciydi ki aslında Mir Aslan ve Şifa’nın çok daha öncelere dayanan tanışıklıkları bu kitabın bende ki yerini çok ayrı bir yere taşıdı. Aynı yerden yara almış aynı acıyla sınanmış iki yürek, yıllar sonra bir duada karşılaşarak birbirlerinin yarasına şifa olmak için birleştiler. Kaderleri çok önceden yazılmış Ceylan ve Aslan’ın, o kadar büyülü bir şey ki Şifa ve Mir Aslan’ın sevdası🥹 ikinci kitapta okuyacaklarımız beni çok heyecanlandırıyor, yanı sıra Mir Aslan ve Şifa’nın masalları kıskandıracak aşkını doya doya okuma isteğini de bastıramıyorum❤️🔥ikinci kitap istek değil ihtiyaç🤭
İlk kez bu dönemin popüler konusu asker kurgusu daha doğrusu baş karakterin asker olduğu bir kitap okudum ve şunu diyebilirim ben iyi bir başlangıç yaptığımı düşünüyorum. Başlarda bazı şeyleri garipsedim. Onu da daha yeni yeni yeni nesil Türk yazar okumamdan kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Ondan sonra zaten alıştım ve gerisi çok kolay geldi. Yazardan da okuduğum ilk kitaptı ve gerçekten sevdim. Şiirsel ama insanı yormayan bir dili vardı. Mir Aslan ve Şifa arasındaki diyalogların ebedi dili çok etkileyiciydi. Kitapta en çok sevdiğim kısımlar onların arasındaki sahneler oldu. Yazar sadece bir yerde hoşuma gitmeyen bir şey yaptı ama o da sonradan hikayeye çok güzel hizmet etmişti. Sondaki beklenmedik hamleyi beğendim. Yazar özellikle Şifa karakterinin hikayesine daha da iyi bir derinlik katmıştı.
Hümeyra’nın Lahza’sını severek okumuş biri olarak yazım diline çok şaşırdım bunu yazan aynı kişi mi diye düşündüm. Hikaye çok kopuktu, diyaloglar sıkıcı hale geldi sonlara doğru. Adam 3 gün tanıdığı kıza aşık oldu, kız da ona. ( Geçmişleri olmasının bir önemi yok neticede olaylar yaşanırken birbirlerini tanımıyorlardı ve bu kadar kısa sürede birleşmeleri falan saçmaydı.) “Bazı ruhlar evvelden aşinadır birbirine.” Cümleside bu tutarsızlığı açıklamak ister gibiydi. Mantık dışı çünkü. Aşık olmayı bırak güvenemezsin bile. Neticece bu kız 1 senedir esir ve şiddet görüyor? Sırf asker kurtardı diye güvenilir alan olmuyor bilemiyorum ya ben böyle oldu bittiye gelen hikayelere giremiyorum, seriye devam etmicem. Yine de yazarın emeğine sağlık umarım kalemi zamanla gelişerek artar.
erkek karakterler... kadın yazarların yazdığı erkek karakterler... çoookk güzeldi duyguları derinden hissettiğim bazen mutluluktan bazen üzüntüden gözlerimin dolduğu bir kitaptı büyük bir heyecanla yenisini bekliyorum