“Etrafımızdakiler için yapabileceğimiz en harika yatırım, kendimizi iyileştirmektir. Bize baktıklarında iyilik numuneleri görmeleri, onların hayatında büyük bir zenginlik oluşturur. Etrafımızda zihinsel, ruhsal ve sosyal açıdan giderek zenginleşen bir yakınımız olduğunu görmenin, bizim için ne şahane bir ikram olduğunu hatırlayalım.”
Fatma Bayram, bazen taşlar bazen de çiçekler döşediğimiz hayat yolunda bize eşlik ediyor. İyilik, doğruluk ve takva kavramlarının birbiri ile ilişkilerindeki sıkılığa dikkat etmeyi ve birindeki eksikliğin (veya tamlığın) diğerini etkilediğini unutmamak gerektiğini söylüyor. Mademki iyilerden olmak ve bu düzeyi korumak, çoğumuz için ancak iyi bir çevre içinde mümkün, o halde “ben her çevrede kendi çizgimi korurum” iddiasını tekrar gözden geçirip, hiç olmazsa en yakın halkada iyileri çoğaltmaya bakmamız gerektiğinin altını çiziyor.
“Yapmadığım şeyleri başkalarına da anlatmamalıyım,” diye düşünmek yerine, insanlara anlattığım doğruları ben de yapmalıyım dedirten ve öğrenilmiş kusurlarımızı düzeltmemize yardım eden Fatma Bayram’ın kaleme aldığı İyiler Yalnız Değildir, yalpaladığını hisseden her bireyi, iyiliğin aklî ve kalbî bağına götürüyor.
insanın cok sık manevi bir check-up a ihtiyacı vardır, bilhassa benim cok sık ihtiyacım var. önceden iman olmadan iyilik olabileceğine dair kendimce emin olmadığım ama muhtemel gördüğüm bir fikrim vardı. rabbim affetsin ve yanlışlarımızdan farkedip dönmeyi nasib etsin. kendime dair hayli içsel muhasebe yaptığım ve epey çatlak ve bozukluk tespit etmeme vesile olan bir kitap oldu. adaşım fatma hocamdan allah razı olsun.
kitabı okurken içimden keşke Şehzade Sohbetleri ekibimizle okusaydık dedim. onlarsız okuduğum ilk Fatma Hoca kitabı.
kitaba başlarken iyi kime denir? nasıl iyilerden olunur? gibi bir sürü soru vardı kafamda. kitap hepsine çok güzel cevaplar verdi. her zamanki gibi okuması keyifli ama bir o kadar da yoğun bir kitaptı. Fatma Hoca sorularıyla zaman zaman zorlamış okurlarını. kendimiz ile düşünmeye sevk ediyor bizi.
“Etrafımızdakiler için yapabileceğimiz en harika yatırım, kendimizi iyileştirmektir. Bize baktıklarında iyilik numuneleri görmeleri, onların hayatında büyük bir zenginlik oluşturur.
İnsan, hayatın sırrını da anlamını da ancak başkalarıyla birlikte bulabilir. Yardım ederek, savaşarak, severek, merhamet ederek, hak arayarak, paylaşarak, nefret ederek, yakınlaşarak… Bunların hiçbiri başkaları olmadan olamaz. Başkalarının varlığı ve acısı karşısındaki tutumlarımız, bizi elimizden tutarak yücelttiği gibi; diğer başkaları da bizi didikler, tecessüs eder, parmak sallar, yol gösterir, hükmeder, şekil verir, bunaltır, sıkar. Ama aynı zamanda o başkalarına akıl sorarsın, sırtını dayarsın, elini verirsin, karanlıkta kaldığında yalnız olmadığını bilmek istersin. İşte bizim trajedimiz bu.Hem boğuyor bizi insanlar hem ferahlatıyor. Hem hakikati öğretmek istiyor hem uzaklaştırıyor.
Hep göz hizamıza bakmaktan, bu içimizdeki sıkışıklık ve duvarlara çarpma duygusu… Biraz başımızı kaldırsak ne duvar göreceğiz ne de karanlık… Az yukarıda masmavi sonsuz gök ve yükselebileceğimiz sınırsız bir ufuk var. İnsanın duvarları mı gökleri mi göreceği biraz da kendi seçimleri ile ilgili. ”
İyilik, kötülük gibi kavramlar son zamanlarda kafa yorduklarım arasında. Bilinçli iyilik ve bilinçli kötülük gibi durumlarla karşılaşmak, insanı bunlar üzerine düşünmeye sevk ediyor. Fatma Bayram, iyilerden sayılmanın ön koşulunun (ayetleri referans göstererek) iman etmek olduğunun altını çizmiş. İman ettiğini sandığımız halde bilinçli kötülük yapan insanların varlığı bizi hayrete düşürüyor. Ordan münafık kavramına, pirincin içindeki beyaz taş benzetmesine varıyoruz. Anlayabilmemiz, tanıyabilmemiz, ayıklayabilmemiz ne mümkün??? Ancak dişini kırdıktan sonra uyanıyor insan. İyi niyet saikleriyle bilinçli kötülük yapılabiliyor. Allah cümlemizi böyle insanlardan muhafaza eylesin. İyilerin safında yer almayı son nefesimize kadar nasip eylesin. AMİN...
fatma bayram hocami dinlemeyi çok severim.. hep. ama kitabındakiler hep bildiğimiz şeyler açıkçası. farklı şeyler bekledim beni yakalaması gereken ama olmadı.
Fatma Bayram hocamızı dinleyip veya yazdıklarını okuyup da istifade etmeyen yoktur sanırım. Benim açımdan onun söyledikleri yoluma ışık tuttu. Kitabı okurken özellikle içindeki bir bölüm beni çok etkiledi. Ne olduğunu söyleyip kitabı okuyan / okuyacak olan arkadaşlarımı etkilemek istemem. Kendini iyileştirmek isteyen, gerçek iyiliğin ne olduğunu merak eden herkese şiddetle tavsiye ederim. Çünkü yapabileceğimiz en harika yatırım hem çevreniz hem kendiniz açısından, kendinizi iyileştirmektir. Kitap size, bu yolda ayağınız kayarsa, tökezlerseniz ya da böyle hissederseniz sırtınıza bir el gibi dokunuyor ve yalnız olmadığınızı hissettiriyor. İyi ki kitaplar ve iyi ki hocamız yazmaya devam ediyor.
Hayatın hızlı akmasından bazen bazı şeyleri düşünmüyoruz sanki ,Allah ile bağımızı bir yerlerde hatırlamak ve kendine getirmek için güzel bir kitap.İyi insan olmanın başlıca yetmeyeceğini bunun yanında ibadetin ve kalbini temiz tutmanın da önem taşıdığını çok güzel bir dille anlatıyor.
bu sene okuduğum en güzel kitaplardan biriydi. fatma bayram hocanın ellerine sağlık, nasıl da bizi her seferinde dünya keşmekeşinden sıyırıp niyetlerimizin tazelenmesine vesile oluyor. çok şükür,