Yıllardır düzenli olarak gece çıkan, bu gezmeleri paraya dönüştüren biriyim. Hayır, fuhuştan değil, yazarak para kazanmaktan bahsediyorum. Ama bir gün bir partiye gideceğim. Üzerimde tek omuz kürküm, elimde içki kadehim, barın bir köşesinde mahzun, hassas, kırılgan beklerken, kalın bir bilek omuzuma dokunacak, "Hadi gidiyoruz buradan. Artık her şey çok farklı olacak!" diyecek. Birlikte 784 arabasından biri olan Aston Martin'ine binip son hız özel jetine gideceğiz. Sonra uzaklara, çok uzaklara uçacağız. O günden sonra da bir daha hiçbirinizle görüşmeyeceğim. O zamana dek yazılarım benden size armağan olsun. Benim anadilimde heralde kız, tüm güzellikleri, saçmalıkları, şuursuzlukları, övgüleri, iltifatları tek bir cümle içinde kullanan ve her şeye ama her şeye karşılık gelen bir tamlama biçimi. Tıpkı bizler gibi. Bu şehri ve adına hayat dediğimiz bu sonsuz boşluğu anlamlı kılmaya yarayan tüm eşimiz, dostumuz, küçük alışkanlıklarımız gibi... Belki saçma, belki şuursuz, belki agresif, belki komik. Ama işte sonuçta, benim bakış açıma göre bir kent ve hayat panoramasıHeralde Kız!. Tarihe böyle bir not düşme fırsatım olmuş, kaçırır mıyım? Hangi ünlü olma fırsatını geri çevirmişim de bunu çevireyim?
Ben seviyorum Yiğit Karaahmet'i ve onun dilini! :) Çok ama çok eğlendiriyor beni yazdıkları. Kitabı alma nedenim de tamamen bu. Ve çok da memnunum. Zira tam da tahmin ettiğim ve tam da istediğim gibi beni çok mu çok eğlendirdi. şu cümlelere gülmemek ve sevmemek elde mi:) - ne isterseniz var, tencerem var, tavam var, gül gibi kadınım havam var (s. 79). - sonra hazırlanmak için süitime çıktım. (Tanrım, tüm hayatımı bu cümleyi kurmak için geçirmiş olabilirim) (s. 175). - Konstantinapolis, İstanbul olalı böyle hafta görmedi (s. 177). - ... içimizdeki Vedat Milor'lara hayırlı olsun (s. 233). - ... eğer bunu yapamıyorsak o zaman çocuklu aileler için uçaklarda ses geçirmeyen bir bölme yapılsın ve hepsini oraya kapatalım. yolculuk boyunca birbirlerini delirtip dursunlar. yok eğer bu da çok masraflı bir yolsa o zaman aileler çocuklarını hap verip uyutsunlar, rakı koklatsınlar ya da bilmiyorum muskat falan yedirsinler. ama lütfen onları uçakta ağlamayacak kıvama getirsinler (s. 291). - Her şeyin bir anda değişebileceğini bizzat yaşamış biri olarak her Cuma günü devrim olacak, her Salı günü hiçbir şey yokmuş gibi işe gidecekmişiz gibi geliyor (s. 115).
Eğer siz de onun dilini seviyorsanız (madiclara'yı bilen ve sevengiller familyasından olup :) ) hiç durmayın ayol! :)