Emel Akal kendi tezinin altyapısını oluştururken, Milli Mücadele tarih yazımında fazlaca öne çıkarılan iki düşünceye karşı çıktığını kitabın başında açıkça belirtiyor. Bunlardan ilki Bülent Tanör'ün, kongrelerin aşağıda yukarı, demokratik yöntemlerle örgütlenerek Milli Mücadele'nin var edildiği yönündeki tez. Emel Akal'a göre, Milli Mücadele'nin örgütlenmesi, İttihatçıların çabasıyla yukarıdan aşağıya ve çoğu zaman zor kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Akal'ın karşı çıktığı ikinci tez ise Zurcher'in kitabındaki bir bölümün başlığı olan M.Kemal'in İttihatçılar tarafından hareketin başına atandığı iddiasıdır. Akal'a göre bu başlık M.Kemal'in özgül ağırlığı olmayan ve tamamen İttihatçı kadroların kontrolündeki bir piyon olduğu iddiasına delalet ancak bence burada Zurcher'e biraz haksızlık ediliyor. Doğru, başlık bu anlamda gerçekten yanıltıcı ancak Zurcher'in kitabında böyle bir tezi savunduğunu söylemek güç. M.Kemal'in aktörlüğünü ve ağırlığını asla inkar etmiyor. Bu konuda Akal ile Zurcher arasındaki temel fark olsa olsa; Zurcher'in M.Kemal'i İttihatçılar içerisindeki bir kanadın önderi olarak görmesiyken, Akal'ın onu İttihatçı ekibin dışında konumlandırması olabilir.