"AKP, Türkiye esnaflığının parti formunda vücut bulmuş halidir. Kelimenin geniş anlamıyla zanaatkârlığı da kapsayan bir haldir bu. Seçmenin oyunu, dükkânı ayakta tutacak asli velinimet ve kâr olarak gören bir hal. AKP’nin karmaşık kâr mekanizmasından sağa sola saçılmış kablo kalabalığını sabırla takip ederseniz, aslında tüm kabloların ucunun iktidarda kalmaya çıktığını görürsünüz.”
101, üniversitelerde başlangıç derslerinin kod numarasıdır. AKP-101, Adalet ve Kalkınma Partisi’ni anlamak için bir “giriş” kitabı, bir bakıma. Hiç bilmeyen birisine anlatır kadar yalın, en baştan başlayarak… Ama bu yalınlığın arkasında, siyasal ve toplumsal hayatın kılcal damarlarına inen, ayrıntılı bir analitik gözlem var. Aslında, tam manasıyla bir “zamanın ruhu” kitabı, bu. 1990’lı yılların kurucu önemdeki mirasından ve hatırasından başlayarak, zamanın ruhuna eğilen bir kitap. AKP’yi var eden ve yaşatan endişelerin, öfkelerin, alışkanlıkların, tatminlerin rengârenk bir dökümü. AKP döneminin parti manzaraları, muhalefetin hazin tablosu, AKP-101’in olmazsa olmaz bir kısmını oluşturuyor. Muhalefetin öğrenme kabiliyetinin eksikliğinin, AKP’nin güç kaynağına dönüşmesi ve popun fantezi/arabeske yenilmesi.
H. Bahadır Türk, AKP hakkında hep bildiğimizi zannettiklerimiz ve AKP iktidarının onunla alakasız gibi görünen şeylerle bağlantısı üzerine konuşuyor. Ciddiyetle ama neşeyle.
1979’da Adana’da doğdu. 2001 yılında Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü’nde lisans, ODTÜ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi anabilim dalında yüksek lisans, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Siyaset Bilimi anabilim dalında doktora öğrenimi gördü. Birikim, Toplum ve Bilim başta olmak üzere çeşitli dergi ve derlemelerde yayımlanmış yazıları bulunmaktadır. Çankaya Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde öğretim üyesidir. İletişim’den yayımlanmış kitapları: Şirket ve Parti - Genç Parti ve “Yeni Siyaset” (2008), Çoban ve Kral - Siyasetnamelerde İdeal Yönetici İmgesi (2012), Hayali Kahramanlar Hakiki Erkekler (2013), Muktedir (2014).
AKP ve iktidar dönemi hakkında çarpıcı ve zihin açıcı bazı saptamalar içermekle birlikte, dikkat dağıtacak kadar metafor, hikaye ve "geyik" içeren bir kitap. Daha derli toplu ve "ciddi" olmasını tercih ederdim.
Bu kısacık kitapta çok ilginç bir kaç gözlem var beni düşündüren ama ben asıl yazarın üslubuna odaklanmak istiyorum. Böyle yarı akademik kitaplarda espirili bir dil kullanmak tehlikelidir çünkü ölçüyü kaçırırsan kitabın ciddiye alınmasını riske atarsın ayrıca espirilerin iyi bile olsa hedef kitlenle uyumsuz olursa yine sorun teşkil eder. Ve en nihayetinde burası anglosakson bir ülke değil. Burada espirili dil, Amerika'da olduğunun aksine fazladan takdir edilmeni de sağlamaz akademide. Bununla birlikte bence yazar ölçüyü tutturmuş ve espiri kalitesi tatminkar. Geertz'in After The Fact'ini veya Sahlins'in Waiting for Foucault, Still'ini okurkenki tadı aldım. Yine de burası Türkiye, bence yazar takdir edilmeyecek ve nihayetinde bu tarzı terk edecektir. Maalesef...