Uzun yıllardır iş hayatında farklı sektörlerde ve global şirketlerde üst düzey yöneticilik yapan Güldem Berkman bu kitapta, tecrübelerinden öğrendiklerini ve geleceğe dair düşüncelerini okurlarla paylaşıyor. Hem bir kadın hem de bir anne olarak iş hayatında yaşadığı zorlukları, kriz dönemlerinde yönetici olarak aldığı kararları, zamanı, ekibi ve değişimi nasıl yönettiğini hikâyeleriyle birlikte anlatan Berkman, yeni işe başlayan gençlere de samimi ve gerçekçi önerilerde bulunuyor. “Ne zaman ki kendinizi bir başka insandan daha önemli, daha akıllı, daha üstün vs. zannederseniz, o hisleri derhal terk edin.” “İçinizde acayip bir pusula var, aman onunla aranızdaki bağı koparmayın. Kariyeriniz ile ilgili her adımı çok planlı, öngörülü yapacağım diye de endişelenmeyin. Yaptığınız işi ‘çok ama çok’ iyi yapın yeter. Kariyer zaten arkadan gelecektir.” “Herhangi bir şeye zaman ayırdıysanız gerekeni yapın. Bu bir iş toplantısı ise tamamen konsantre olun, aile ziyareti ise gereken sevgi ve birlik duygusu yaşansın. Gerektiği için yapılan yavan bir şey olmasın. Keyif almadıysanız bir sonrakine başka türlü düşünün, planlayın.” “Her başarısızlık aslında bir öğrenme fırsatıdır ve her başarı da sizi bir sonraki zorluğa hazırlar. Siz, kendi hikâyenizin yazarısınız ve her gün yeni bir sayfa eklemeye devam ediyorsunuz. Yolunuz aydınlık, kalbiniz ise her değişime açık olsun.”
LinkedIn’ de tesadüfen görüp aynı gün sipariş verdim. Oldukça yoğun bir 2 gün geçirmeme rağmen her fırsatta elim bu kitaba gitti. Hem iş hayatı hem kişisel hayat ile ilgili yer yer açık mesajlar yer yerse üstü kapalı mesajlar verdiğini düşündüğüm bir kitap oldu. İş hayatının hangi aşamasında olursanız olun fikir verebilecek bir değer. Kitabın sonuna geldiğimde “keşke bitmeseydi, biraz daha anlatamaz mıydınız” diye yazara sitem ettim kendi kendime. :) Gönül rahatlığı ile kurumsal hayatta olan herkese tavsiye edebileceğim bir kitap.