Hissettiklerimiz ağızdan çıkınca, tortuları kalıyor elimizde. Hislerin ölüleri gibi duruyor sözler, asılı bir yerlere. Büyüdüm sonra, utandım büyüdüğüme... Çekmecelere yazdım, dolap raflarına. Evlerim değişti, sevdiklerim, sevmediklerim; anlattım dost sohbetlerinde; yetmedi, kendime yazdım. Mahremimdir bu size. Eski usul bir güncenin ifşası... Ne bir öyküdür ne de kişisel bir hikâye. Akıl düşümü, ruh üşümesi, gönül çarpıntısıdır. Şiirdir, öyküdür, fotoğraftır ya da tek bir cümle. En nihayetinde matbu bir hayata girizgâhımdır, yazmaya başlamama sebebe ithafımdır ve tüm anlatamadıklarıma... Olduğum değil, hasretimdir. Her sözcüğün bir emanetçiye ihtiyacındandır.
Diyorum kendime, demek ki: Dünle bugünün farkı Bir telefon ucu Bir pencere dışı Ben dünken yok Bugünken varsam Mesafeler güzel Mesafelerin aslı sevilesi Ben değilim mesafe Mesafe bize ait olmayan bir evde olmaktı sadece
Bize ait olmayanda biz olamadığımız sürece Her şey bir evin yalanı Her şey bizim olanın rüyası Aidiyet yoktu ne dünde ne bugünde Ne yazıktır Biz tutunduk sanrılı bir aidiyete
Jehan İstiklal Barbur (d. 12 Nisan 1980), Hıristiyan Arap asıllı Türk şarkıcı-şarkı yazarıdır. 2002'de profesyonel müzik hayatına başlamak için Ankara'dan İstanbul'a taşınan sanatçı, ilk olarak farklı gruplarda pop, caz türünden repertuvarlarla vokalist olarak yer aldı. Bülent Ortaçgil'in referansı ile Ada Müzik adlı şirket ile anlaştı. 2009 yılında ilk stüdyo albümü Uyan yayımlandı. 2010 yılında ise ikinci albümü Hayat ile müzik kariyerini devam ettirdi. Son olarak 2012 yılında üçüncü albümü Sarı yayınlanmıştır.
Tek bir kelime, bir paragraf ya da dize aklıma kazınacak birşeyler bulmayı umarak aldığım kitaptan aradığımı buldum;
"Bir cisme var oluş ismiyle seslenip onu durdurabilmek… Ne komik. “İnsan” diye bağırınca olmuyor, ya da otobüsün peşinden koşarken “otobüs” diye bağırmıyoruz da ağız dolusu küfür, muhtaciyet ya da ne derseniz deyin hırslı bir inançla “taksi” diye hönkürünce bu evrende dört tekerlekli bir şeyleri durdurabiliyoruz işte. Dur ve al beni. Bir an “aşk” diye bağırasım geliyor. Elimi yolun ortasında kaldırıp “hey aşk!” desem ne olur ki acaba? Varoluş ismi buysa o çakışık ve çakılı duygunun durur mu sizce? Hatta geç fark edip beni biraz ilerlemişken ani bir frenle durup geri geri gelir mi?"
Sıradan olaylara farklı bakışı kısa yazıları ve garip şiirleriyle... gene de güzeldi okuması
(Dinlemesi daha güzel ne yalan söyleyim Jehan söylesin biz dinleyelim)
Şiirler ve düz yazılardan oluşan, buram buram nostalji ve melankoli kokan bir kitap. Gerçekten 5 yıldızlık tespitler var, dönüp dönüp tekrar bakmalık. Başucu kitaplarımdan olabilir...
'NE desem odur hayatta. Güzelsin desem 'güzel', seni lüzumsuz görsem yoksundur mesela... Ne desem o olur hayatta. Ama sen desem, 'sen' değil.
'gözlerimi veriyorum sana, bunlarla bak dünyaya, her yer mercan rengi..
Duygudan duyguya koşmaya hazırsanız ilk sayfayı çevirin :)
jehan'ın günlük sıradan bir yaşamamı böyle güzel harikulade bir dille şiirlerine/öykülerine yansıtması çok hoş. Kesinlikle tüm iç seslerini duydum satırları okurken. Plakların kıymetini vurgulaması, demet akalına laf atması ve her şeyiyle mükemmel bir kitap. Şimdi kitaplığımın başucuna koyacağım sıkıldıkça rasgele bir sayfadan devam edeceğim.
Jehan' ı dinlemeyi çok seviyorum ama bilemiyorum şiirlerini okumaya elim pek gitmedi ve aylarca çantamda gidip geldi. Kitaba suç atmak istemiyorum bilemiyorum belkide ben iyi bir şiir okuru değilim:s