Terörle mücadele ediyor bu millet: Islıkla enternasyonel çalanlarla, newroz ateşi yakanlarla, zafer işareti yapanlarla, Lenin'in kabartma resimlerini taşıyanlarla, içinde ç-s-ş harfleri bulunan cümleler kuranlarla(dikkat orak-çekiç çıkabilir!), eğitimdeki aksaklıklara dikkat çekenlerle, çevre talanına dur diyenlerle, 12 Eylül'de asılan gençleri ananlarla...
Demokrasi polisiyesinin cengaverleri terörist avındayken ve cezaevlerinde 12 Eylül'ü utandıracak bir %87'lik doluluk oranına varılmışken, yeni camiler kadar elzem olacak gözüküyor yeni cezaevleri. Ne de olsa İbrahim Kaypakkaya'yı sevmekten, Ahmet Atakan'ı ölüme giderken ziyaret etmeye; Güler Zere'nin mezarına gitmekten, Ethem Sarısülük'ün cenazesini uğurlamaya; Mahir- Deniz-Hüseyin'den, Mehmet-Abdullah-Ali İsmail-Medeni'ye doğru evriliyor suçlar. "Çünkü iktidar, anti-demokratik niteliğini örtebilmek için bu "ileri demokrasi" adlı polisiyede "sözde teröristlere" ihtiyaç duyuyor."
Geleceğin kurgusu olsa 1984 de distopya olduğuna utanabilirdi.