Mehmet Rauf'un Define romanı, Türk edebiyatında polisiye türünün ilk örneği olarak kabul edilir. Ancak roman, aşk, tutku, ihanet gibi temaları da içeren bir psikolojik derinlik sunar. Kahraman Şakir Feyzi, define peşinde hem fiziksel hem de duygusal bir yolculuğa çıkar.
Mehmet Rauf'un dedektif romanı, gizem, ipuçları ve karmaşık bir olay örgüsüyle tipik bir örnektir. Şakir Feyzi'nin başrolde olduğu roman, heyecan ve gerilimle okuyucuyu sürekli olarak sürüklemektedir. Şakir Feyzi karakteri zeki, meraklı ve cesurdur, ancak içsel çatışmalar ve duygusal dalgalanmalar da yaşar. Romanın diğer karakterleri de derinlik katan sırlara, geçmişlere ve ilişkilere sahiptir. Bu karmaşıklık, romanın gerçekçiliğini artırır. Roman aynı zamanda aşk, tutku ve ihanet temalarını da ele alırken, karakterlerin iç dünyalarına da odaklanır. Özellikle Şakir Feyzi'nin duygusal savaşları ve romantik ilişkileri, romana psikolojik bir boyut katmaktadır.
Romanın akıcı anlatımı, zengin tasvirleri, betimlemeleri ve karakterlerin iç dünyasını yansıtan ifadeleri okuyucuları etkilemektedir. Dil, dönemin İstanbul'unun zarafetini ve inceliğini taşımaktadır. Romanın melankolik üslubu, Servet-i Fünun edebiyatının tipik özelliklerini yansıtmaktadır. Aynı zamanda Fransız Romantizmi ve Sembolizmi'nin etkisi de görülmektedir.
Kusurları olsa da Define, gizem, macera ve psikolojik içgörünün etkileyici bir karışımını sunarak Türk edebiyatının temel eserlerinden biri olarak bugün de okurların ilgisini çekmeye devam ediyor. Ve kesinlikle bu romanın ikinci bölümü olan “kan damlası”nı okuyacağımdan hiç şüphem yok.