"Цвет боли красный" - это талантливо переплетенные любовь, страсть, боль и ледяное дыхание смертельной опасности. Действие романа происходит в Стокгольме, традиционные представления о котором уже давно и безнадежно устарели. Эва Хансен представляет нам новую, современную шведскую столицу - с ее завораживающе прекрасной архитектурой и раскрепощенными нравами. Борьба за сексуальную свободу привела к тому, что не быть геем или лесбиянкой в Швеции сегодня даже как-то неудобно. Этот факт немало раздражает главную героиню Линн, которая придерживается традиционных взглядов на состав семьи, предпочитает скромно и просто одеваться, носит длинную косу, а в свободное время развлекает себя игрой на скрипке. Она учится на журналиста, и жажда профессиональной практики приводит ее в редакцию интернет-журнала, занимающегося собственными расследованиями. На повестке дня - серия подозрительных убийств молодых девушек, всколыхнувшая Стокгольм. Повешение при помощи БДСМ-техники связывания "шибари" - что это - убийство или трагическая неосторожность? В числе подозреваемых - красавец-бизнесмен Ларс Юханссон, обладатель несметного состояния и темного и далекого БДСМ-прошлого. Однако на поверку это прошлое оказывается не таким уж далеким, и испытать все прелести нового знакомства Линн приходится, во всех смыслах, на собственной шкуре. Знакомство с опасным, но прекрасным подозреваемым под предлогом общих интересов развивается быстро и стремительно, и вскоре Линн уже едва может вспомнить, что именно она должна выяснить об очаровательном хозяине собственного замка, где остается погостить по его любезному приглашению. Сама того не замечая, Линн привязывается к Ларсу все сильнее, и ему даже не обязательно использовать для этого коварные узлы "шибари"… "Цвет боли красный" настоящий роман-открытие, ведь героине предстоит открыть не только тайну страшных преступлений, но и темные стороны собственной натуры, а эти открытия будут не менее ошеломляющими.
Занятная детективная история с загадочными убийствами + главная героиня, по мере повествования превращающаяся из гадкого утенка в сексуально-раскрепощенную Золушку + элементы БДСМ (куда уж без них?) = востребованный нынче у немногочисленного российского читателя жанр нового массового чтива. После прочтения книжки самым любопытным для меня оказался тот факт, что 5 минут поисков информации об авторе в интернете привели к открытию, что автора с таким именем и написавшей книжку с таким названием, в Швеции не существует!) Сюрпри-из! Присмотревшись, я обратила внимание, что в выходных сведениях о книге отсутствует оригинальное название на шведском, равно как и информация о том, что это перевод со шведского, и, соответственно, не указано имя переводчика. "А обмануть меня не трудно, Я сам обманываться рад..." Итого в сухом остатке: литературная мистификация-компиляция, основанная на популярности (=коммерческом успехе) "Девушки с татуировкой дракона" и "50 оттенков серого", щедро сдобренная про-туристическими описаниями Стокгольма. Готова спорить, что это к тому же будет трилогия) Браво, издательства Эксмо и Яуза! Отлично придумали, продолжайте в том же духе!))) Хотя в целом, не так уж и плохо)
Kitabın ismi Цвет боли: красный - Colour of Pain: Red
Bitirdiyimden bu yana aval aval bakıyorum ekrana ne yazayım diye ??? Vallah farklı hikayeydi anlatmaya kelimeler yetmez...
bir deneyelim bakalım ne çıkacak. Elimizde asılarak öldürülmüş bir kadın var kendi evinde komşusu tarafından bulunan.Ama bu asılma işi biraz garip çünki yöntem olarak Shibari kullanılmış. Shibari mi ne?? Şimdi BDSM olayında bir de iple bağlanmaktan ve bağlamakdan hoşlanma durumu var işte bu da onun bir türü olan japon bağlama sanatı
Gerçi ilk olarak kadının kendini böyle bağladığı daha sonra kurtulamayarak da öldüğü düşünüldü ama sonrasında adli tıp gerçekleri ortaya çıktı.Kadın kendinde değilmiş asıldığı zaman uyku ilacı mı ne onun etkisindeymiş.İşin garip yanı da bu Shibari düğümleri eskiden bu işle uğraşan ve bunu geliştirerek kendi yöntemini ortaya çıkaran yakışıklı mı yakışıklı,zengin mi zengin, kadınların gördükleri anda yerlere yığıldığı bir iş adamına ait- Lars Yohansson:D :D Yani anlıycağınız bunları o icat etmiş ve uzun zaman önce de elini eteğini bu işden çekmiş :D Ayrıca öldürülen kadını da eskiden tanıyormuş.Ha bu arada hikayemiz İsveçde geçiyor -Stockholmde ;) Baya bir tasvir vardı şehir hakkında :)
Gelelim kızımıza ;) Kızımız Lynne gazetecilikde okuyan bir öğrenci.En yakın arkadaşı tasarım öğrencisi Brit ile aynı evde kalıyorlar.
Hikayemiz Lynne'nin günün birinde öğrenci arkadaşı( adamın ismini hatırlayamadım isveç isimleri baya bir garip :D )tarafından bir iş teklifi ile yukarıdaki cinayeti araştırmak üzere kurularan 3 gazeteci öğrenci bir dedektiv bir de eskiden polis olmuş kişilerden oluşan bir ekibe girmesiyle başlıyor.Her kese bir görev veriliyor bizimkine ise yukarıda bahs ettiğimiz adamla arkadaş olmak ve onun BDSMye geri dönüb dönmediyi, 24 saatini nasıl geçirdiyini öğrenmek düşüyor :D :D eee tabii ilk önce korkuyor ne de olsa cinayetden şübheli eski bir BDSMci.Ha bir de Lynne'nin insanların yaşam tarzlarına bakış açısı da biraz eski türde :D Nasıl mı? Kendisi BDSM,gay ve.s işleri sapkınlık olarak değerlendiriyor her ne kadar kendi seçimleri desede böyle şeyler benden uzak dursun havasında.Giyimi falanda biraz eski moda diyelim yani kendini pek fazla teşhir etmeden örtülü giyimler giyen saçını da arkadan tek bir örgü yapan sade bir kızcağaz :D
Tabii nereden bilsin ki, tüm yaşamı Lars tarafından değişecek hem de 360 derece :D Neysem bunları nasıl tanış ederim diye düşünen bu ekibin başı Anna Larsın vikinglerin tarihi ile baya bir ilgili olduğunu yani bir kütüphanesi olduğu bilindiği için kızımız da öğrenci ya bu vikingler hakkında bir araştırma tezi yapdığından işinin uzmanı biriyle görüşme yapması gerektiği bahanesiyle bunları buluşturur.İlk önceden adamın fotolarını görerek resmen aşık olan Lynne kendisiyle yemekte buluşur.Tabii bu görüşmede yalnız olmazlar ve sohbet bir türlü vikinglere gelemeyince kız bu adamın umurunda bile değilim,beni fark bile etmedi,başından savmak istiyor diye biraz hayal kırıklığına uğrayarak izin isteyerekden gider. Görev başarısızlığa uğramışdır düşünürken Lars'ın teklifiyle kendini onun adadakı evinde bulur :D :D Adam ilk önce kızdan şübhelenir ve tuzak kurar yani viking konusunun sadece yem olduğunu düşünür ama büyükbabası küçükken torunun bir tarihçi olmasını istediği için kızın tüm o kitapları yalayıb yutduğunu nereden bilsin :D :D Bundan sonra bu ikili arasında baya viking muhabbeti geçer ve ben de neye uğradığımı şaşırırım :D Yalnış anlamayın sıkıcı bulmadım hatta bayılırım çiftlerin böyle dialoglarına :D Bu dialoglar sonucu aşk kıvılcımları falan oluşuyor ;) Ehh ben burada bayıla durayım adam da kızın engin zekasına hayran olur.Sonrasında günler geçdikce bunlar arasındaki işin boyutu biraz değişir.Lars'ın nasıl söylesem biraz yanar döner halleri vardı.Bir anda nasıl şefkatli ola biliyordusa bir de bakıyosun adam tam bir dominant havalarında ben ne dersem o olur triplerine girmiş :D Kız da korksun mu yoksa korkmasınmı diye düşünürken adama aşık olduğunun farkına varmışdır.Zaten adam öyle bir şey yapar ki okuduğumda hey yavaş ol oğlum fazla hızlı bir giriş yaptın diye düşünmeme neden olur neyse bunlar bir birilerini tanıma aşamasında ikisininden vikinglerden başka ortak noktaları çıkar ;) Müzik hem kızımız hem de oğlumuz piano ve keman çalmasını bilirler hatta karşılıklı çalarlar.Sonrasında bizimki kıza sen aslında bu değilsin içinde şehvetli bir kadın yatıyor ve ben onun su yüzüne çıkracağım direnme der.Tabii kız da ahlaki durumlarda biraz katı 2 gündür tanıdığı adamın yatagına girecek halim yok ya der ve bir süre direnir.Adam da direndikce cezan daha ağır olacak imalarında BDSM olayına gireceklerini kıza yavaşdan çıtlatır.Sonrasında bir gece bizimki bunu sarhoş ederekden beraber olur.Bunun sabahı pişman olur özür diler ama kız hiç gerek yok her şeyi hatırlıyorum ben de zevk aldım der.Neyse ilişkileri başka bir boyuta girer bizimki kızı spank yapar muhtelif device'larla :D Kız da şaşkındır ben bu hale nasıl geldim böyle degildim ama içten içe bu isden zevk aldigini da kabul eder.Adamı tanıdıkca katil olabileceğini kabul edemez.Bunların aşklarının akabinde bir kız daha asılarak öldürülür aynen Lars'ın kullandığı teknikle ve yine LArs'ın geçmişden tanığı biri.Sonra Larsı'n tekniklerinin çizildiği albüm kayb olur.Kız bu cinayetlerden Lars'dan şübhelenerek ayrılmak ister adam da benim BDSM olaylarıma dayanamadı beni terk edecek korkusundan BDSMden vaz geçer.Eski sevgili Paula tehlikesi ortaya çıkar.Lars Lynne'nin onun yanına casusluk için geldiğini öğrenir.Katilin peşine düşeyim derken ikisi de hiç beklemedikleri biri tarafından yeni yıl akşamıtehlikeli düet(Larsın yaratmış olduğu bir teknikdir.Adam çok yaratıcı canım bu iple bağlama sanatında :D ) adı verilen bir asılma şekliyle bağlanmış halde bulurlar kendilerini.Eger ikisinden biri kımıldarsa bir diğeri boğulacakdır.Ölümden kılpayı kurtulurken de cinayetlerin katilini ortaya çıkarırlar.Ama ortada daha bir sürü cevaplanmamış soru vardır ve ikisi arasında mutlu bir birliktelik başlamış olsa da ikinci bir kitabın olacağına dair bir hiss bırakarak biter ;)["br"]>["br"]>["br"]>["br"]>["br"]>["br"]>["br"]>["br"]>["br"]>["br"]>["br"]>["br"]>["br"]>["br"]>["br"]>["br"]>["br"]>["br"]>["br"]>["br"]>["br"]>
Перша книга була ідеальна. Набагато краще, ніж 50 відтінків, а саме вона є того ж жанру. В книжці ведеться паралельно кілька сюжетних ліній: про життя дівчини, про життя детектива. В місті знаходять трупи задушених незвичним способом дівчат. А головна героїня-студентка, ходить на кружок журналістики, і цей кружок вирішує, що вона ідеальна, щоб її підштовхнути слідкувати за одним бізнесменом, наче як на нього є підозра. І оце все розкручується по троху. Дівчина знайомиться з цим бізнесменом, її вибрали не випадково - бо цей кружок спочатку визначив який типаж дівчат цьому бізнесмену подобається, ну і плюс в неї від дідуся залишився нехілий такий спадок різних досліджень про вікінгів і тп, чим і цікавиться цей бізнесмен. От під цим приводом вона з ним і знайомиться. І далі пішло-поїхало. Легко читається. І головне головна героїня книги виявилась сильною і сміливою, що є рідкістю в книгах такого жанру. Вона має свою голову на плечах і приймала рішення самостійно на свій розсуд