Seit dem Mittelalter kursieren Erzählungen über Robin Hood und sie haben sich bis in die heutige Populärkultur fortgesetzt. Zahlreiche Kinofilme zeigen seine Taten immer wieder in neuem Licht. Doch gab es ihn, den «wahren», den «historischen» Robin Hood? Andrew James Johnston begibt sich auf die Spuren dieses Helden, dessen Bild die Zeiten überdauerte. Dabei stellt sich heraus, dass die Figur des Robin Hood, des Rächers der Armen und Entrechteten, eher einer Sehnsucht entsprang als tatsächlichen historischen Ereignissen. Seine Popularität speiste sich nicht zuletzt aus dem Wunsch, einer ungerechten, mit Zwängen behafteten Gesellschaft zu entfliehen. Daran hat sich bis heute nichts geändert.
Bu çok yoğun kısa kitaptan benim öğrendiklerim: 1. Robin Hood tarihsel bir figür değildir, bizdeki Köroğlu gibi efsanevi bir halk hikâyesi kahramanıdır. Bununla birlikte, tarihsel ve sosyo-ekonomik koşullardan bağımsız değildir; bu bileşenlere göre halk hikâyesi güncellenir. 2. İlk baladlarda Robin Hood zenginden alıp fakire vermez; ganimeti çetesindekilere dağıtır, ama zenginleşen kilise erbabına belli bir düşmanlığı vardır. Kelt folklorundaki "Yeşil Adam" ile bağlantılı olarak yazın gelişini, doğanın doğurganlığını simgeleyen bir figür olmakla birlikte, Meryem Ana kültüyle de bağlantılıdır. Halk tiyatrosunda ise, spor yarışmalarıyla birlikte oynanan oyunları vardır. 3. Çetesi sadece erkeklerden oluşur; hikâyelerde kadın bulunmaz. Aynı cinsler arasındaki sosyalleşme bazı noktalarda homoerotizme de sinyal verir. Lady Marian, sonraki hikâyelerde eklenerek, muğlak cinsellik kısmı açıklığa kavuşturulur ve Robin'in heteroseksüelliği garanti altına alınır. 4. Aslan Yürekli Richard'ın kraliyetini savunması ve aslında haksız bir şekilde servetini kaybetmiş bir soylu olması da sonradan eklenerek, haydutluktan krallığın ve aristokrasinin bekçisi olarak ehlileştirilir. Takımına eklenen keşiş ile, din boyutu da garanti altına alınır. 5. Tüm bu yontmalara karşın, Robin Hood oyunları I. Elizabeth döneminde yasaklanır, çünkü Meryem Ana kültünü çağrıştırması nedeniyle, nostaljik bir Katoliklik özlemine yol açacağı ve Protestan reformunu tehlikeye atacağından korkulur.
Kitapta Britanya tarihine dair çok önemli ayrıntılar da anlatılıyor, bu yüzden zevkle okudum ama kolay değildi, çünkü cümle düşüklükleri beni çileden çıkardı. Çevirinin özenli bir son okuması yapılmamış.
Tolles Buch ! Danke an den Autor ! Ich habe mehr oder weniger auf Grundlage dieses Buches meine Facharbeit geschrieben und dieses Buch hat mir dabei sehr geholfen. Es gab viele interessante Informationen