Alt tarafı dört tekerlekten oluşan ve bir böceğe ya da kaplumbağaya benzetilen mekanik bir nesnenin, bir efsaneye dönüşen öyküsü... İçinde savaşların, katliamların, büyük acıların, büyük buluşların, büyük mutlulukların, umutların ve aşkların yer aldığı çok uzun yılların, neredeyse koskoca bir yüzyılın öyküsü.
21. yüzyılın ilk yıllarında teknoloji, insanın başını döndürürcesine ve sanki yakalanamayacak bir hızla meçhul bir sona doğru yol alırken, bizim Kaplumbağalar da o bildik hızıyla ilerliyor ve hâlâ meraklılarını onu sevenleri dünyanın dört köşesinde, bir arada tutmayı başarıyor.
Öldüren kapitalizmin doğal gereği olarak, insanların büyük bir çoğunluğu, "en yeni"ye sahip olmak adına arabalarını, evlerini -hatta bir zamanlar âşık oldukların bile- hızla değiştirip yenilerken (ama bu arada kendilerini değiştirmeyi ve yenilemeyi unutuverirken!), kimileri de "alt tarafı" bir Vosvos'tan bile vazgeçemiyor! Görünen o ki, 21. yüzyılda, otomobil hurdalıkları "yeni" teknoloji ürünü, ama çürümüş ve terk edilmiş taşıt araçlarıyla dolup taşarken Vosvos, o "modası geçmiş" teknolojisine karşın yine yollarda ve gönüllerde olacak.