What do you think?


Bunu Sen Oku
Bunu Sen Oku, başarının zirvesini de hayallerinin sayısız kez yerle bir olmasını da görmüş birinin unutuşa direnen, inancını koruyan sözleriyle yazılmış bir hayat şarkısı. İclal Aydın, heykeltıraş Ozan Ünal’ın benzersiz hayal gücüyle yarattığı çizimler eşliğinde anılarının izlerini sürse de, aslında çocukluk hüzünlerine, ısrar ettiği hatalarına, hevesine ve hayallerine şefkat gösterebilen herkesin hikâyesi bu. Her düştüğünde yerden bir avuç toprakla ve yenilenmiş olarak ayağa kalkmaktan, kalbine bir şans daha vermekten yorulmayan; pişmanlığa değil gönlünce yaşamış olmanın huzuruna sığınan bir yazarın kaleminden geleceğe ve okura yazılmış bir mektup. "Mesela biliyor musun, beni başarılarımdan çok başarısızlıklarım güçlendirmiş aslında. Her batırıp berbat etme hikâyemde bir kahramanım olmuş, bir şekilde elimi tutmuş. Onlarca yıldır benimle evden eve taşınan günlüklerimi yaz başında okuduğumda dedim ki, İclal senin bir başarı hikâyen yok! Senin muazzam başarısızlıkların var. Ama maça dönmeye bir güç, cesaret bulmuşsun her seferinde. O güç ve cesaret kaybetmekten doğuyormuş meğer… Ben kaybettim, ben yazdım. Ozan okudu ve karaladı. Bunu sana anlattım, sen oku."
240 pages, Paperback
Published January 1, 2023
About the author
İclal Aydın
18 books92 followers14 Eylül 1971'de Memur olan ailesinin o dönemde Nevşehir'de görevde olmaları nedeniyle Nevşehir'de doğdu. İlköğretim, lise ve yüksek öğreniminin bir kısmını Ankara’da tamamladı. Ortaokul ve lise yıllarını yazarak ve tiyatro çalışmaları yaparak geçirdi. Orta üçüncü sınıftan itibaren bir yandan okuyup bir yandan çalışmaya başladı. 1989 yılında Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü'nü kazandı. 2. sınıfta okulu bırakıp Berlin'e yerleşti. Berlin’de profesyonel tiyatro çalışmaları yaptı, çeşitli sosyal çalışmalara ve workshop'lara katıldı. 1996 yılında kesin bir kararla tiyatroyu bıraktı ve Türkiye'ye döndü.
1997 yılında televizyona geçti. Rol aldığı Sıcak Saatler dizisi çok sevildi. HBB'de gündüz kuşağında, "2'den 4'e" adında kadınlara yönelik bir program sundu. Bir süre Kanal D'de, 1998-2000 yılları arasında da Radyo D, Radyo Cumhuriyet, Radyo Kent, BRT FM'de program yaptı. Çeşitli dizilerde oynadı.
1990 yılından beri Tiyatro ve televizyon projeleri üretiminde metin yazarlığı da yapan Aydın’ın ilk kitabı Hayat Güzeldir 2001 yılında okurla buluştu. Ardından Bitmiş Aşklar Emanetçisi (2003), Yaz Bitmesin (2004), Gördüğüme Sevindim (2005), Evlerin Işıkları Bir Bir Yanarken (2009), Senin Adın Bile Geçmedi(2009) isimli kitapları yayımlandı.
2003-2005 yılı arasında haftalık bir kadın dergisinin yayın yönetmenliğini yaptı. Söyleşiler ve günlük köşe yazıları yazan ve medya-yazın alanında üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve vakıflar tarafından pek çok ulusal ödüle layık görülen İclal Aydın televizyon ve sinema oyunculuğuna da devam etmektedir.
1997 yılında televizyona geçti. Rol aldığı Sıcak Saatler dizisi çok sevildi. HBB'de gündüz kuşağında, "2'den 4'e" adında kadınlara yönelik bir program sundu. Bir süre Kanal D'de, 1998-2000 yılları arasında da Radyo D, Radyo Cumhuriyet, Radyo Kent, BRT FM'de program yaptı. Çeşitli dizilerde oynadı.
1990 yılından beri Tiyatro ve televizyon projeleri üretiminde metin yazarlığı da yapan Aydın’ın ilk kitabı Hayat Güzeldir 2001 yılında okurla buluştu. Ardından Bitmiş Aşklar Emanetçisi (2003), Yaz Bitmesin (2004), Gördüğüme Sevindim (2005), Evlerin Işıkları Bir Bir Yanarken (2009), Senin Adın Bile Geçmedi(2009) isimli kitapları yayımlandı.
2003-2005 yılı arasında haftalık bir kadın dergisinin yayın yönetmenliğini yaptı. Söyleşiler ve günlük köşe yazıları yazan ve medya-yazın alanında üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve vakıflar tarafından pek çok ulusal ödüle layık görülen İclal Aydın televizyon ve sinema oyunculuğuna da devam etmektedir.
Ratings & Reviews
Friends & Following
Create a free account to discover what your friends think of this book!
Community Reviews
Displaying 1 - 7 of 7 reviews
August 2, 2023
İclal Aydın'la tanışmam, yıllar önce Hayat Güzeldir kitabı ile olmuştu. Yaşımdan mı, düz yazıya duymadığım ilgiden mi kaynaklı bilmem pek sevemedim (yazısal anlamda) Onun dışında kendisini büyürken hep sanki bir ablam gibi hissettim, daha doğrusu keşke böyle bir ablam olsa dedim mi desem, bana çok güzel geldi enerjisi hep. Sonra, yıllar sonra, ben loğusayken, annemin "kızım İclal Aydın'ın romanlarını alsana bana" demesiyle tekrar buluştuk. Ama ne buluşma. Uykusuz geçen günler ve gecelerde bulduğum her aralıkta resmen sünger gibi çektim kitaplarını bir oturuşta bitirdim koca koca romanları, zamanlama doğruydu, bol bol da ağladım :)
Şimdi, tekrar çıkan yeni kitabını görünce hemen aldım, açıkçası konusu ve tipine de bakmadan aldım, bir roman okuyacağımı farz ettim. İçini açınca da yine bir an yıllar öncesine gittim, eyvah dedim o kadar da sevmeye başladım yine ilk okuduğum kitap gibi mi gelecek acaba. Ama öyle gelmedi. Çok beğendim. Sanki İclal Hanım'la karşılıklı oturmuş ve sohbet etmişim gibi hissettim. Meğer hiç tanımıyormuşuz aslında sürekli gözümüzün önünde olan veya yazılarını okuduğumuz kişileri bile. Sahi, biz kendimizi bile tanıyor muyuz ki acaba? Sözün özü, çok güzel bir kitap olmuş. Hem anılarını, yaşadıklarını, hem duyguları insanlığı çok güzel anlatmış. Anneciğinin vefatını anlattığı mektubu sabah işe giderken serviste okudum ve bir yumru oturdu boğazıma, yutkunamadım, ağlayamadım, uzaktan sarıldım sıkıca hislerine sadece. Bir yerde çok kıskandım kendisini, çok güzel arkadaşları olmuş, bu büyük bir şansı insanın.
"..Boşlukları doldurma çabası hiç bitmiyor. Bir puzzle parçasıyla oynar gibi. 'Acaba bu parça bu boşluğa uyar mı?' arayışıyla geçiyor hayat. İnsan ne çok şey deniyor o sırada. O boşluk neyle dolar? Bazen ne yapsan dolmuyor. Ama hatalarla dolu insan olma yolcuğumuzda bizi hatalarımızdan daha değerli bulanlar ve bizi hatalarımızdan daha değerli bulduklarımız kalıyor geriye. Bir boşluğu doldurmayıp kendine bir yer açıyor. Boşluk orada kalıyor. Resim eklerle büyüyor."
"Anne ve babamın ağladığı şarkıları yüklendim geldim. İnsanın, evladının onun arkasından ağlayacağı şarkıları sakladığı bir yaş varmış; şimdi de oradayım, anladım.."
Şimdi, tekrar çıkan yeni kitabını görünce hemen aldım, açıkçası konusu ve tipine de bakmadan aldım, bir roman okuyacağımı farz ettim. İçini açınca da yine bir an yıllar öncesine gittim, eyvah dedim o kadar da sevmeye başladım yine ilk okuduğum kitap gibi mi gelecek acaba. Ama öyle gelmedi. Çok beğendim. Sanki İclal Hanım'la karşılıklı oturmuş ve sohbet etmişim gibi hissettim. Meğer hiç tanımıyormuşuz aslında sürekli gözümüzün önünde olan veya yazılarını okuduğumuz kişileri bile. Sahi, biz kendimizi bile tanıyor muyuz ki acaba? Sözün özü, çok güzel bir kitap olmuş. Hem anılarını, yaşadıklarını, hem duyguları insanlığı çok güzel anlatmış. Anneciğinin vefatını anlattığı mektubu sabah işe giderken serviste okudum ve bir yumru oturdu boğazıma, yutkunamadım, ağlayamadım, uzaktan sarıldım sıkıca hislerine sadece. Bir yerde çok kıskandım kendisini, çok güzel arkadaşları olmuş, bu büyük bir şansı insanın.
"..Boşlukları doldurma çabası hiç bitmiyor. Bir puzzle parçasıyla oynar gibi. 'Acaba bu parça bu boşluğa uyar mı?' arayışıyla geçiyor hayat. İnsan ne çok şey deniyor o sırada. O boşluk neyle dolar? Bazen ne yapsan dolmuyor. Ama hatalarla dolu insan olma yolcuğumuzda bizi hatalarımızdan daha değerli bulanlar ve bizi hatalarımızdan daha değerli bulduklarımız kalıyor geriye. Bir boşluğu doldurmayıp kendine bir yer açıyor. Boşluk orada kalıyor. Resim eklerle büyüyor."
"Anne ve babamın ağladığı şarkıları yüklendim geldim. İnsanın, evladının onun arkasından ağlayacağı şarkıları sakladığı bir yaş varmış; şimdi de oradayım, anladım.."
June 30, 2025
“Sana yazdım! Bunu sen oku. Kötüler geride kalsın ve sen yaşadığımız güzel günleri hiç unutma, olur mu?..”
“ Seçimlerimle şekillenmiş binlerce olasılıktan biriydi hayatım. Ve ben de “bende kalanların” seçimiydim.”
“ Unutmak, unutamamak değilmiş… Unutulmakmış meğer asıl mesele. Unutulmamak üzerineymiş insanın bütün gayreti.”..
“ Seçimlerimle şekillenmiş binlerce olasılıktan biriydi hayatım. Ve ben de “bende kalanların” seçimiydim.”
“ Unutmak, unutamamak değilmiş… Unutulmakmış meğer asıl mesele. Unutulmamak üzerineymiş insanın bütün gayreti.”..
October 29, 2025
İclal Aydın’nın duygusal biri olduğu hem yazılarından hem de ifadesinden belli. Duyguları bedeninden taşıyormuş gibi enerjisi. Bu duyguları akıtmak için yazdığı çok belli. Otobiyografik olan bu kitabında kendisini anlama fırsatı sunduğu için bizlere çok teşekkürler 🙏
August 2, 2023
Benim için güzel bir tatil kitabıydı,dinlendirici ve akıcı.
February 8, 2024
Bir nefes ie okudum
Bazı yerlerde hayatımdan parçalar gördüm
Duygular kayboluşlar ayağa kalkmalar
Bazı yerlerde hayatımdan parçalar gördüm
Duygular kayboluşlar ayağa kalkmalar
August 13, 2025
Ne çektin be İclal, helal sana yine ayaktasın. Bu kitabı bitirdiğim gün kuzeninin öldüğü haberi düştü karşıma, aha dedim biri daha gitti kadınım hayatından.
October 17, 2025
Çok içten ve samimi.
Displaying 1 - 7 of 7 reviews








