Hasan yılmazın güzel bir kitabı.Kitabın ön sözünde denildiği ğibi bu kitap bilgi bankamıza ilave yaplmak için değil,duygu ve düşünce bankamızı geliştirmek için yazılmış.Hasan Yılmaz ilk okul birinci sınıfa başladığında öğretmeni Fatma Hanım ilk derslere giremez,onun yerine Osman Bey gelir ilk birkaç derse.Ve yazarın o günlere dair hatırladığı ilk şey Osman Beyin yüzüne tükürmesi ve baldırına indirdiği tekmeleridir.Yazar o gün karar vermiş öğretmen olmaya.Ve bence karşılaştığı bu durum nedeniyle kendisini her an geliştiren,öğretmenliği gerçekten hak eden,öğretmeyi eğlence haline getirmiş gerçek bir öğretmen olabilmek yolundaki en büyük kararı almış..Kitap iki kısımdan oluşuyor. Bir öğretmen olarak yazar kitabın ilk bölümünü "öğretmen ğünahları" olarak adlandırmış ve geçekten de öğretmenlerin belkide çoğu zaman farkına varmadan ya da unutarak yaptığı hatalardan bahsediyor,bu hataların düzeltilmesi için birtakım önerilerde bulunuyor,uygulanabilecek metotlar öneriyor,anılarını paylaşıyor.Kitabın ikinci bölümünde ise öğretmenler için kişisel gelişim yöntemleri anlatılıyor.Bu yöntemlerin her biri gerçekten çok değerli bence.Bu kitap bütün öğretmenlerin birer eğitim kahramanı olabilmek için okuması,kitapliğina bulundurması gereken bir kitap..
This entire review has been hidden because of spoilers.
Kitabın yazarı olan Hasan Yılmaz'ı bu güne kadar hiç duymamıştım ve gerçekten hayatım boyunca böyle bir insandan ve bu insanın ortaya koymuş olduğu eserlerden bihaber olma hissi bile beni şuan üzmeye yetmekte. Hasan Yılmaz'ın şimdilik sadece bu kitabını okudum ve bu kitabın benim üzerimde bıraktığı etki gerçekten olağanüstü. Kitabın içeriği , yazarın anlatmaya çalıştıkları ve kitabın ana fikrinin yanı sıra , yazarın kitabı hazırlama biçimi , içerisinde bolca bulunan yaşanmış veya yaşanmamış kısa hikayeler ve resimli anlatımlar bu kitabı ilgi çekici ve okumaya değer kılmaktadır.Kitabın anlatmaya çalıştıklarına geldiğimizde genel olarak yazar hislerime tercüman olmuş diyebilirim.Kitabı okurken sadece bir yerinde yazan bir cümleye katılmadığımı da belirtmek isterim. Onun haricinde biraz öncede dediğim gibi kitap adeta benim düşündüklerimin ve hissettiklerimin bir aynası gibi.Bence bu kitap alanında bir numara olmayı gerçekten hak ediyor.
Yazarın okuduğum ilk kitabı. Kitap oldukça akıcı ve yalın bir dille yazılmış. konuların kısa kısa alt başlıklar halinde verilmesi kitabı sıkılmadan okumamı, kolaylıkla anlamamı sağladı. İçerisindeki kısa hikayeler o alt başlığı daha iyi ve zevkli bir şekilde anlamamı sağladı. Kitap öğretmenlerin sıkça kaşılaştıkları sorunlardan, sıkça tekrarlanan hatalardan ve bunların çözüm önerilerinden oluşuyor. Yazar mesleğine eleştirel bir gözlemle yaklaşmış ve bunların basit çözümlerinden bahsetmiş.Eleştirilerini ve gözlemlerini yapıcı ve nükteli bir dille anlatmış. Öğretmenlik mesleğine atılmadan bu kitabı okumam benim için çok faydalı oldu. Kitabı tüm meslek hayatım boyunca saklayacağım. Bence tüm öğretmenlerin okuması gereken bir kitap. Kitabı okuyan herkesin özeleştri yapıp hatalarını fark edeceğini ve bunları kitaptaki küçük tavsiyeler sayesinde giderebileceğini düşünüyorum.
yazarın okuduğum ilk kitabıydı.Başta ilk defa okuyacağım için tereddüt etsem de şimdi okuduğum için çok memnunum.yazarın düşünceleri ve benim düşüncelerim hemen hemen aynı.ve söylemeden edemeyeceğim diğer bir konu ise yazarın anlatımı.açıklayıcı ve etkili cümleler anlatılmak istenenin tam anlamıyla ve net bir şekilde aktarımı beni etkileyen diğer bir yanı oldu. kitapta yeni başlıklar ve yeni konulara geçişler ise anlatımı dahada akıcı kılmış.bu da tek solukta kitabı bitirmeme vesile oldu.. yazar ve benim düşüncelerim tam anlamıyla olmasa da çoğu konuda hep aynı şeyi düşünüyoruz. asla o az dediğim veya kitaptan uzaklaştığım noktalar olmadı. daha çok evet öyle haklı gibi cümleler geçti aklımdan.eğitimci olmak isteyen herkesin okuması hakkında bilgi sahibi olması gerektiği bir kitap olduğunu düşünüyorum
öğretmenlik kariyerim boyunca işime yarayacak şeyler öğrendim. fakat "x yaparsanız, farkı hemen göreceksiniz." şeklinde kitapta yer alan cümleleri çok sevmediğimi fark ettim. yine de iyiydi.