İlk senaryom 1986’da çekildi. Başka yönetmenler için yazdığım sekiz senaryo, yönetmen olarak yazıp çektiğim yedi film, yayınladığım iki roman ve bir hikâyeler toplamı için ‘Neden yaptın?’ sorusuna verebileceğim tek kelimelik cevap şu olurdu: Mecburiyetten.” Ümit Ünal, 21 yaşında girdiği sinema dünyasındaki deneyimlerini anlatıyor. Senaryoları ve filmleri üzerine kurulu, uzun bir öykü gibi akan bu söyleşi, birçok özel anı, şaka, itiraf, gözlem ve bilgi ile dolu.
“Yaşadığımız bu tuhaf ve biraz acıklı, zaman zaman dehşet verici ülkede, gizlilik ve ciddiyet esastır. Küçük çocukların mizah duygusu yoktur, çoğunluk nüfusu ruhen çocuk kalmış insanlardan oluşan güzel yurdumuzda da her şeyi açık konuşanları ve şaka yapanları genelde sevmezler. Komedi sanatçılarımız bile mesleklerini yaptıkları zamanlar haricinde çok ciddidirler. Herkesin gizlemesi gereken bir şeyi vardır. Benim gizleyecek bir şeyim yok. Bu kitapta elimden geldiği kadar her şeyi ‘olduğu gibi’ anlatmaya çalıştım.”
Ümit Ünal (d. 14 Nisan 1965), yönetmen ve senarist.
9 Eylül Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema TV bölümünü 1985 yılında bitirdi. Okul sırasında yaptığı kısa filmler çeşitli ödüller aldı. İlk senaryosu "Teyzem", 1986 Milliyet Gazetesi Senaryo Yarışması'nda Birincilik Ödülü aldı ve Halit Refiğ tarafından filme çekildi.
1986-93 yılları arasında sekiz senaryosu filme çekildi. İlk filmi 9'u 2001 yılında yazdı ve yönetti. 9, 2003 yılı Yabancı Film Oscar'ı için Türkiye'nin adayı seçildi ve çeşitli festivallerde ödüller aldı.
2004 yılında senaryosunu yazdığı Anlat İstanbul adlı filmi 4 farklı yönetmenle birlikte yönetti. 2008 yılında gösterime giren yazıp yönettiği Ara 27. Uluslararası İstanbul Film Festivali jüri özel ödülünü ve 15. Altın Koza Film Festivali'nde en iyi senaryo ve en iyi kurgu ödüllerini aldı. 2008 yılında Hasan Ali Toptaş'ın Gölgesizler adlı romanını senaryolaştırdı ve yönetmenliğini üstlendi. 2010 yılında senaryosu Uygar Şirin'e ait olan Ses filmini yönetti.
Ünal, 2011 yılında senaryosunu kendisinin yazdığı Nar filminin yönetmenliğini yaptı.
Okuduğum en iyi otobiyografi (ya da söyleşi?) kitaplarından biri. Ümit Ünal'ın kişisel senaristlik / yönetmenlik macerasının yanında Türk sinemasının geçirdiği dönüşümle ilgili de enteresan detaylar var.
Ümit Ünal, kendisi ve üretimleriyle ilgili olabildiğince dürüst tarzda neyin ne olduğunu, neden kaynaklandığını anlatıyor, bize kendini açıyor. Bu konuda ketum biri değil ama derlitoplu olması, değerli. Bu kadar biyografi çölü memlekette, sinemaseverlerin sığınacağı vahalardan.