18 yaşında kendi arzusu ile devşirilip payitahtta getirilen Sinan, Karaboğdan Seferi sırasında gördüğü Mihrimah Sultan'a âşık olur. Bu aşk, Sinan'a önce Prut Nehrini on üç günde geçilecek köprüyü yaptırır. Payitahtta dönüşte Mihrimah Sultan'ın evlendirilmesine karar verilir. Sinan ve Rüstem Paşa aday olur. Hürrem Sultan, siyasi nedenlerle kızı Mihrimah'ı Rüstem Paşa ile evlendirir. Elli yaşında ve evli olan Sinan, bu evlilik üzerine kendini sanatına verir. Sarayın baş mimarı olur. Aşkını payitahtta yaptığı hanlar, hamamlar ve camilere yansıtır. Özellikle de aşkını Edirnekapı ve Üsküdar'da yaptığı iki cami arasına gizler. Dünyaca ünlü mimar, Mimar Sinan'ın ve büyük aşkı Mihrimah Sultan'ı anlatan sürükleyici bir roman.
kitabı okurken resmen acı çektim. bir kere kitabın sadece sağ sayfasına baskı yapmışlar. 255 sayfa boyunca sağdan okuyorsun. bu nedenle paranın yarısı boşa gitmiş oluyor. ayrıca dilbilgisi ve imla hatalarının haddi hesabı yok. yazarın anlatım dili de özensiz. 2-3 tarih kitabı okumuş da bu kitabı onları özetleyerek yazmış gibi.
Rezalet bir kitap, kağıt ziyanlığı. İmla hataları, anlatım bozuklukları halay çekiyor. Ayrıca Mimar sinan gerizekalı gibi lanse edilmiş. Olmamış yani boşuna para verip okumayın. Üşenmesem ''Ay meleği' ve ''Ay kız'' sıfatlarını kaç bin kez tekrarladığını sayıcaktım ama biran önce bitirip işkenceden kurtulmak istedim.
Neresinden tutarsan elinde kalıyor. Öncelikle sol sayfaları kim boş bırakmayı akıl etti ise teşekkür etmek gerekiyor. Çünkü başladığı kitabı bitirme takıntıları olan kişiler için bile tahammül edilecek gibi değil.
Düşünün ki, kitabın yazarı Türkçe öğretmeni ama imla hataları ve anlatım bozuklukları almış başını gidiyor.
Tarihi karakterleri olan bir kitap yazmak istiyorsun ancak, insan biraz bu karakterleri araştırır ve bağlı kalmaya çalışır. Hikayeyi anlatırken, z kuşağına benzer kişilikler, birbirine trip atmalar, zamanlama hataları ise tonla.
Bir kitap nasıl yazılmamalı diye ders niteliğinde gösterilebilecek "bir şey" olmuş bu "şey".
Kitabın anlatımı basit.Yazar derinlemesine bir Anlatımda bulunamıyor.Sanki kitap Muhteşem yüzyıl izlenmiş ardına kaleme alınmış gibi.Yüzeysel kalmış .Elif Şafak’ın ustam ve ben kitabını okuyup Mimar Sinan’a hayran kalabilirsiniz.
Mimar Sinan hakkında yazılan en basit eser diyebilirim. Sırf para kazanmak için yazılmış, popüler kültürden etkilenmiş kitap. Bu tarz kitapları genelde sevmem ama elime geçtiği için okumuştum.
Taşra yazarlarının kitaplarının büyükşehirlere ulaşması edebiyatımız adına sevindirici bir gelişme. Kahramanmaraşlı bir Türkçe öğretmeninin kitabını okuduğum için mutluyum.
Pek çok okur, kitabın yalnızca sağ sayfalarına basım yapılmasını yadırgamış. Bence çok özgün bir fikir. Üstelik Anadolu'da adını sanını duymadığımız bir yayınevine göre kitap baskısı oldukça kaliteli.
İçerik konusunu tartışmaya gerek görmüyorum. Kişiler ve mekânlar dışında anlatılan her şeyin bir hayal ürünü olduğunu bilerek okursanız kitabın iyi bir kurgusu olduğu bile söylenebilir. Ama gelin görün ki büyük olasılıkla Koca Sinan hayatı boyunca Mihrimah'ı görmemişti bile...
Kitapta birkaç yerde yazım hatası gözüme çarptı ama bu kadarını büyük yayınevleri bile yapıyor. Taşra yayınlarına sempati ile yaklaşıyorum, hoş görüyorum. Acımasızca vurmak yerine yapıcı eleştiriler yapmak gerek böyle durumlarda. Yalnız, yazarın tarzı ile ilgili en rahatsız olduğum nokta sürekli yinelenen "adımlamak" sözcüğüydü. Belki her sayfada geçiyordu :)
kitabın kapağı ile cami ve ay resmi olan sol sayfadaki düşünce güzel, sayfalar ilerledikçe ayın camiye yaklaşması incelik olmuş. ama kapağa ve buna aldanmamak gerek. yazar aslında iyi bir çıkış noktası yakalamış ancak dilindeki tatsız anlatım, sürekli tekrarlar ve gereksiz uzatmaları yüzünden eser berbat bir hale gelmiş. okumak için harcanan zaman zarar ziyandır.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Olmayan bir aşkı anlatarak, gerçekte olmayan bir Sinan & Mihrimah aşkının varmış gibi zannedilmesine yol açmasının yarattığı iticilik dışında; kolayca okunacak, akılda çok da bir şey bırakmayan bir boş zaman kitabı. Bu tip kitaplar yolculukta tercih edilebilir, sayfalar tek olduğundan hemen bitirebilirsiniz.
Bilemiyorum,kitapta bir şeyler eksik gibi, sanki aceleyle hazırlanmış hissi veriyor. Dili çok yalın, fakat bu yalın dil kitabı da basitleştirmiş. Ayrıca yazarın tekrar anlatımları da çok fazlaydı, hikayeyi ifade edişini çok sığ buldum. Ayrıca Mimar Sinan ve Mihrimah Sultan ilişkisi ve Sultanın Mimar Sinan'a etkisi fikrimce abartılmış.
İki cami arasında aşk;mimar Sinanın; Hürrem sultanın kızı Mihribah'ya duyduğu aşkı anlatıyordu.. yazarın etkileyici bir dili vardı ... fakat kimi yerlerde aynı şeyleri tekrarlamış ki bu da bir eksiydi... genel olarak kitabı beğensem de daha duygusal olabilirdi...
İlk önce kitabı hiç beğenmediğimi belirtmek istiyorum. İmla hataları çok fazla. Sanki Osmanlı Sultanları değil de alelade insanlar kahramanlarımız. Aynı şeylerin tekrarlanmasından gına geldi. Zoraki okudum. Kesinlikle tavsiye etmiyorum.
Mimar Sinan'ın Mihrimah'a olan aşkının hikayesini epeydir merak ediyordum, hatta bu efsanenin romanlaştırılmış olmasına da çok sevinmiştim ama kitap hiç umduğum gibi çıkmadı. Fazlasıyla üstünkörü yazılmış, özensiz bir dil ve baştan savma bir anlatım var.
konusun rağmen aşırı basit bir kitaptı, bazı yerlerdeki betimlemeleri güzeldi yalnızca.. bir de bi sayfa boş bir sayfa dolu basımı yani sadece sağ sayfalarda yazı olması beni aşırı rahatsız etti.