Mektubunu okumak, kent ışıklarının peşimiz sıra sularda döne döne ışıldadığı dönüş vapuruna kısmet oldu. Yine korkularımı boşa; inancımı, umudumu haklı çıkararak geldin. İçim ısındı, ayazım dindi, çiçek kokularımı saçtım beni içine çeken burna. Ferah bir koku vardı senin üzerinde de. Sanki çimenler vardı, usul usul bir dere. Akşam ay vardı sanki, cırcırböcekleri, ahşap kokusu, kulübe, döşek, sen, ben. Denizkızı olsam saçlarımın ağına seni takar, derinlikler boyu peşim sıra sürüklerdim. Hiçbir ada seni bırakabileceğim bir yer gibi görünmezdi gözüme. Sen de taşını toprağını, yuvanı ben bellerdin. Denizkızı değildim. Vapurdan yine yalnız indim. Karin Karakaşlı, 1998’de Yaşar Nabi Nayır Ödülü’nü kazanan ilk kitabı Başka Dillerin Şarkısı’yla bir dilde yazılan ama bütün dilleri kucaklayan sımsıcak öyküler anlatıyor bize. İstanbul’a, yaşamaya ve İstanbul’u yaşamaya dair.
Karin Karakaşlı 1972’de İstanbul’da doğdu. Sankt Georg Avusturya Lisesi’ni ve Boğaziçi Üniversitesi Yabancı Diller Yüksek Okulu Mütercim Tercümanlık Bölümü’nü bitirdi.
Günlük yaşamdan süzdüğü çoğu hüzünlü öyküleri incelikli bir anlatımla kaleme alan Karakaşlı’nın ilk kitabı Bu Yayınevi Roman Yarışması’nda mansiyona değer görülen Ay Denizle Buluşunca 1997’de yayımlandı. Başka Dillerin Şarkısı 1999’da Varlık Yayınları tarafından yayımlandı.
1998’de Varlık Yayınları’nın Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülü’ne değer görülen Karin Karakaşlı, 1994’te Gençlik Kitabevi Öykü Yarışması’nda üçüncülük, 1995 Gençlik Kitabevi Öykü Yarışması’nda birincilik kazandı.
Anita Brookner’den Özel Bir Görüş (1997) ve Péter Esterházy’den Hrabal’in Kitabı (1998) romanlarını çeviren yazarın öykü ve makaleleri Sel Yayınları’nın Kadın Öykülerinde İstanbul, Kadın Öykülerinde Avrupa ve Kadın Öykülerinde Doğu kitapları başta olmak üzere çeşitli antolojilerde yer aldı.
Şiir kitabı Benim Gönlüm Gümüş (Aras Yayıncılık) 2009’da; yeniden gözden geçirilen gençlik romanı Ay Denizle Buluşunca ve çocuk kitabı Gece Güneşi 2011’de (Günışığı Kitapları) yayımlandı. Karin Karakaşlı’nın Günay Göksu Özdoğan, Füsun Üstel ve Ferhat Kentel’le birlikte hazırladığı Türkiye’de Ermeniler: Cemaat, Birey, Yurttaş (Bilgi Üniversitesi Yayınları, 2009) adlı bir de araştırma kitabı bulunmaktadır.
1996-2006 yılları arasında Türkçe-Ermenice yayımlanan haftalık Agos gazetesinde editör, köşe yazarı ve yazı işleri müdürü olarak görev alan Karin Karakaşlı, kapanana dek Radikal 2’de köşe yazarlığı yaptı. 2012 yılında Agos'a geri döndü ve Üvercinka isimli köşesinde yazmaya başladı.
Karakaşlı, aynı zamanda Özel Getronagan Ermeni Lisesi’nde Ermenice öğretmeni ve Yeditepe Üniversitesi Çeviribilim Bölümü’nde öğretim görevlisi olarak çalışıyor.
Kitabın bazı yerlerini çok benimsedim, bazı yerlerinde "İyi de ne gerek vardı?" dedim. Bana hüzün daha ince, nazenin, aşırıya kaçmadan, kabak tadı vermeden anlatılmalı. Yine de bir sürü satırı işaretledim, en çok da şu soruyu sevdim: "Ne kadar uzun olabilir iki elin mesafesi?"
Cümleleri, dokundukları, hissettirdikleri... Bütünüyle çok ama çok güzeldi. 5 yıldız veriyorum ama emin olun imkanlar gereği. Elimde olsa kitabın sayfa sayısı kadar yıldızı, belki daha fazlasını vermek isterim.
İlk bölümünü hiç beğenmediğim hatta bıraksam mı acaba diye düşünürken, ne kaybederim ki deyip devam ettiğim bir kitaptı.Haklıymışım, hiçbir şey kaybetmedim aksine çok şey kazandım, ikinci kısım harikaydı
Öykü okumak kadar beni mutlu eden çok az şey var. Kitabın özellikle son öyküleri beni çok etkiledi. Dönüp dönüp işaretlediğim yerleri okuyorum. Yazarla da tanışma kitabım oldu. Diğer kitaplarına da mutlaka şans vereceğim. Öykü okumayı seviyorsanız mutlaka okumalısınız.
Öyküler içindeki bazı cümleler karmaşa içindeki ışık gibi aydınlatıyor, soğuk kış günü sıcak eve girmek gibi. Mesela, "...çünkü bir güvercin yüreğini dinleyecek insan bulmak zordu." çok çok güzel bir cümle. Ayrıntı severlere önerilir efem😊
2020 yi güzel kapatacağım için çok mutluyum çünkü harika bir kitap okudum. Karin Karakaşlı okumaya kessinlikle devam edeceğim. Bazen keşke daha önceden tanışsaydım dedim ama sonra da dedim ki kendi kendime, her kitabın, her yazarın yeri ve zamanı vardır onlar gelir seni bulur. İyi ki bulduk Karin Karakaşlı ile birbirimizi. Çook fazla cümlenin altını çizdim, açıp açıp tekrardan okuyacağım.