Leyla...Şaşkın, kararsız ve sakar... Bir o kadar da sevimli ve karşı konulmaz. İnsanlar onda ne mi buluyor? Elbette içtenlik Erkekler ile ilgili tüm çevirdiği dolaplara ve şıpsevdiliğine rağmen, Leyla'nın kalbinin derinliklerinde dokunulmamış bir saflık var. O, kariyer başarısının peşinden kendi stilinde koşarken ve aslında daha önceden hiç âşık olmadığını keşfederken sizi çok güldürecek. Hata yapmamak için her çabalayışında, hatalar zincirine bir halka daha eklenip, hayatının domino taşları bir bir devrilecek.Sonunda geriye kalan enkazı toparlamaya çalışırken kim bilir belki biraz olsun akıllanacak, ya da belki de hiç değişmeyerek hep aklı bir karış havada kalacak. Ne olursa olsun, kendisi başından geçenleri anlatırken, onun sürükleyici aşk hikâyesine ve kendini bulma yolculuğuna kapılıp gitmenize engel olamayacaksınız.Ne dersiniz? Leyla'nın pembe dünyasına adım atmaya hazır mısınız?
Vefa Enver 27 Eylül 1976'da Adana'da doğdu. İlk, orta ve lise yılları sırasında yaşadığı keyifli öğrencilik anılarını da bavuluna koyup yepyeni ufuklara açılmak üzere İstanbul'a doğru yola çıktı. Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünde tanıştığı pek çok arkadaşı gibi o da Shakespeare'in komedilerini okurken hayatının en doğru tercihini yaptığını anladı.
Edebiyat ile dopdolu geçen dört yılın sonunda edebiyatla pek de alakalı olmayan kurumsal hayata geçiş yaptı. Farklı şirketlerde halkla ilişkiler ve kurumsal iletişim gibi konularda çalıştıktan sonra iş hayatında zengin hayal gücünden istediği oranda faydalanamayacağı gerçeği ile yüzleşerek onu asıl mutlu eden konuya, yazmaya dönüş yaptı.
Bu arada evlenip, çocuk sahibi olduktan sonra henüz evlenmemiş ve çocuk sahibi olmayan otuzlu yaşlardaki arkadaşlarından ilham alarak Çocuk da Yapamadım Kariyer de isimli romantik komedi romanını yazdı. Okur ile ilk buluşması internet üzerinden hikâye ve roman yayınlayan forumlardan birinde oldu. Okurun kendisini kısa sürede sevip sahiplenmesi sayesinde ilk romanının kitap olarak basılması yönünde önü açıldı.
Gülmenin ve güldürmenin ciddi bir mesele olduğu bilinciyle, romantik komedi aşk romanı türünü sevdirip yaygınlaştırma misyonunu üstlenerek 2010 yılında Türkiye'nin ilk ve tek pembe, yani romantik komedi web sitesi ile forumunu kurdu. Yine aynı yıl içerisinde önce Nisan sonra Eylül aylarında olmak üzere Leyla Gibi ve Aşk Kumarı adıyla iki romanı daha kitap olarak yayınlandı. 2011 Nisan ayında Çocuk da Yapamadım Kariyer de kitabının devamı niteliğinde Bunu Sen İstedin! romanı yayınlandı.
Türkiye'nin ilk romantik komedi aşk romanı yazarı Vefa Enver'in hala bazı roman, hikaye ve köşe yazıları online olarak okurları ile buluşmaya devam etmektedir.
Vefa Enver'in birbirinden farklı renkte karakterleri var. Her bir kitapta farklı bir renk ile karşılaşıyoruz. Leyla Gibi yazarın yazmış olup benim okuduğum en parlak renge sahip karakterin olduğu bir kitaptı. Bir kere Leyla şimdiye kadar okuduğum en farklı karakterdi. Genel olarak erkeklerde her çiçekten bal alma merakı bu kitapta bir kadındaydı. Her gördüğü yakışıklıya kapılan ve aşık olduğunu sanan bir karakteri okudum. Ve en sonunda sancılı bir dönem bitiminde gerçekten aşık olduğunu da farkına varıyor.
Kitabı elinize alıp okumaya başladığınızda Leyla için düşünebileceğiniz ilk şey şımarık bir kadın olması. Hangi kadın az da olsa şımarık değildir ki Leyla olmasın ama onda bir tık abartı var. Sığ bir yönü de var, kendini çok fazla düşünüyor ve hayatın aslında dünyanın merkezinde kendinin olduğuna çok inanmış durumda. Böyle dedim diye sakın önyargı yapmayın, Leyla da diğer herkes gibi yaşadıklarından ders çıkarıp büyüyor.
Leyla, yirmi sekiz yaşında olmasına rağmen çocuk ruhlu bir kadın. Arkadaşlarıyla beraber yaşıyor, birçok ilişki olmuş yine de aradığı aşkı bulamayan, fazla da kararsız biri. Mutlu olmasını yine biliyor, tabii depresyona girmemişse.
Engin bir polis. Sert mizaca sahip, kaba davranmaktan çekinmeyen (Leyla gibi bir kadına tahammül edemiyorken en başta) gülmek nedir bilmeyen bir adam. Özünde aşkan korkması büyük etken aslında bu davranışların.
Arkadaşları ile dışarı çıkan Leyla, o gece başını belaya sokuşu ve esas adam Engin'le karşılaşıp tanışmaları, başta birbirinden haz etmeyip birbirine çekilmeleri öyle güzel anlatılmıştı ki yer yer kahkahalarımı tutamadım.
Leyla ve Engin'in gel gitlerle dolu aşkının önünde engeller elbette ki vardı. Ve bu engelleri teker teker aşmalarına şahit olurken Leyla'nın olgunlaşmasını da okuyoruz satırlarda. (Ki bu engellerin oluşmasında Leyla'nın payı büyük.)
Kitapta birçok duygu vardı. Sadece aşk kitabı değildi üstelik. İçinde dostluk kavramını da barındırıyordu. Pişmanlıkları vardı her karakterin farklı farklı ve sonunda bir şekilde kalplerinin sesini dinleyerek doğru seçimi de yapıyorlar.
Leyla, Engin ile her karşılaşmaları farklı duygulara sarılmış olsa da hayatına dahil ettiği bir adam daha vardı ki ciddi bir rakipti. Ömer, güçlü kendinden emin ve sevecen bir adam. Leyla'nın yanında çalışması ve aralarında oluşan o ilişki nedense benim sinirimi bozdu. Tamam adam her kadının istediği türde bir adam ama ben kafayı Engin'e taktığım için Ömer hep ikinci planda kaldı. Leyla ise ikilem arasında gidip geliyordu. Bir kalp birçok kişiyi severdi ama yalnızca birine aşık olurdu. Ki öyle, Leyla seviyordu, aşık olduğunu sanmayı daha çok aşka aşık olmayı seviyordu. Ömer'i sevdi ama aşık olduğu adam Engin’di.
Onların hikayesi alışılmışın dışında, kah güldürüp kah ağlatan bir hikaye üstelik. Ve siz kendinizi Leyla'nın yerine koyunca aynı ikilemde kalacağınıza bahse girerim.
Bir yanda hayallerini süsleyen adamı - Ömer - bulmuş Leyla, diğer yanda bir süredir ilişkide olduğu kadınla - Çağla - mutlu olduğunu düşünen Engin, gerçeği fark edip mutlu olabilecek mi?
leyla gibiyi eline aldığınızda kitap kapağı çok çocukça gelmiş olabilir ya da ilk birkaç sayfasını okuduğunuzda leyla çok sığ bir karaktermiş gibi gelebilir ama tavsiyem bütün bu ön yargılardan kurtulup sonuna kadar okumanızdır çünkü ben leyla gibinin şu ana kadar okuduğum en güzel aşk romanlarından biri olduğunu düşünüyorum. bu zamana kadar hep baş karakterler arasında çekişme görmüşümdür ama ilk kez bu kadar farklı iki karakterin aşkını okuyorum. leyla aslında 28 yaşında bir kadın iş tecrübesi olan ,arkadaşlarıyla yaşayan,yığınlarla ilişki atlatmış ama bunca şeye rağmen kalbi hep saf ruhu hep genç kalmış biri müthiş bir yaşam enerjisine sahip engin ise oldukça sert çoğu zaman kaba yüzü dordüzgün gülmeyen ama aslında aşktan korkan bir erkek ve ikisinin aşkı o kadar güzel ki ama her çiftin olduğu gibi bu çiftin de önünde engeller var engin için bir yıldır ilişki de olduğu çağla ,leyla için hayallerinin prensi ömer ve bu engelleri aşmalarını izlerken leylanın olgunlaşmasını da izliyoruz aslında. bundan sonrası spoiler içermektedir! leyla ömerin öpüşüne karşılık verdiğinde çok kızdım ama beklediğim bir şeydi çünkü leyla ne kadar engini seçsede hala ömer hakkında kafasında sorular vardı ve ömer çok güvenilir biriydi engine de çağlayla tekrar ilişkiye başladığı için çok kızdım onun gibi sert biri ilişkisine daha çok sahip çıkmalıydı ama o da içten içe kendini bu kadar kaptırıp zayıflaşmaktan çok korkuyordu allahtan enginin müthiş bir annesi ve leylanın çok iyi arkadaşları var da birbirlerini kaybetmediler ama kitabın sonuna kadar tekrar birbirlerine dönemeyecekler diye yüreğim ağzımda okudum.kitapta çok sevdiğim yanlardan biri ise leyla ve engin kitabın başında nasıl birilerse sonuna kadar da öyleydiler aynı şey ömer için de geçerliydi kitabın başında leylayı nasıl çok seviyorsa ve kibar nazik düşünceli biriyse sonunda da leylayı özgür bırakarak ne kadar çok sevdiğini gösterdi ve açıkçası enginin leyla ömerle evlenmemesi için yaptığı konuşma ve leylanın enginden özür konuşması beni çok duygulandırdı ağladım bile diyebilirim gerçekten çok güzel bir kitaptı şimdiden kitabın bitmesinden ve leylayla engini başka bir yerde göremeyecek olmamdan dolayı üzüntü duyuyorum.
Kitaba bayıldım. En başlarda Leyla'ya bir türlü ısınamadım, ama sonradan onun kararsızlıkları, kendine olan güvensizligi, havailigi, umursamazlıgı gözüme güzel görünmeye başladı. Düşündüm ki Leyla kendini olayların akışına bırakabiliyor, hayatı yaşanması gerektiği gibi yaşıyor. Evet çok da üzülüyor ama "Bundan daha kötüsü olamaz." gibi bir cümlenin ne kadar da dogru olabilecegini görüyoruz kitapta. Ben gercekten bir ders çıkarmış gibi görünüyorum değil mi :) Okunmalı, kesinlikle. Tavsiye ederim.
inanamıyorum...Vefa enver kitabı okudum ve beğendim... iyi hoştuda Leyla'yı bi türlü çözemedim...cidden ilginçti.. hani insan zor durumlarda kadarda bu kadarda olmaz dedirtti.. yazarın dilini anlatımını sevdim..önce güldürdü eğlendirdi sonra duygusala bağlattırdı resmen.. ağladım ağlayacağım yani..neyse uzun lafın kısası sevdim klitabı...
Hikâye güzeldi. Yalan yok, konusunu cidden sevdim. Karakter tatlı bir şaşallığa sahip.Ama anlatımdan mıdır yoksa cümlelerin devrikliğinden midir, bilmem, ısınamadım kitaba. Sonuna kadar ne bir merak ne de bir heves vardı. Kitabı kapattığımda; Leyla'nın bir nebze de büyüdüğünü düşündüm, hepsi bu.
It's a perfect novel to read. If you are a romantic-comedy lover, you should read this novel ;) This novel is perfect like the other novels of Vefa Enver..