''Bin yılı aşkın Japon tarihinin bütün aşamalarında ve milli folklorunda, hayalet, hortlak, şeytan, cin, peri ve ruhlara dair inançlar, onlara ait masal ve hikayeler büyük yer tutar. Bugün bile Japon televizyonları bu konularda pek çok film gösterir; kişilerin başına gelmiş olayları dramatize ederek televizyon programı olarak sunar; programa katılanların görüşlerini alarak tartışmalar düzenler. Bu konular işleyen ve yüzyıllardan beri anlatan pek çok Japon masalı varır.
Bu boş inanç ve hurafeleri, Japon Shinto inancı da, Çin ve Hindistan'dan Japonya'ya gelmiş olan Budizm ve Taoizm de desteklemekte hatta gelişip dağılmalarına yardımcı olmaktadır. Japonya'da günümüzde de, Shinto ve Budist adetleri, kişiden kişiye, kişilerin inanç düzeylerine bağlı bazı farklılıklarla uygulanmaya devam eder. Japonların çoğu -her yaşta- bu hikayelere inanır ve göremedikleri varlıklardan korkarlar. Bu hikaye ve efsanelerin benzerleri farklı ülkelerde de üretilir ve kuşaktan kuşağa aktarılarak yenileri yaratılıp geliştirilmeye devam edilir.
Folklor değişik doğal olaylarını açıklayarak ve toplum tarafından anlaşılacak bir hale gelmesini sağlayarak ilerler, gelişir.
Bu kitapta hem büyükler hem de küçükler için, bir sürü Japon hikayesi ve masalı anlatmaya çalıştım, umarım hoşunuza gitmiştir. Kısa bir süre için de olsa, sizi farklı bir kültürün ürettiği hayal alemlerine götürebilmiş; Japonların günlük yaşamlarında izleri görülen simge ve inançlarla tanıştırabilmişsem ne mutlu bana.''
Petek Kitamura, uzun yıllar Japonya’da yaşamak dışında bir avantajı olmayan bir insan; yani ne bir halkbilimci ne de antropolog. Bu yüzden, onun Japon kültürünün zenginliklerini paylaşmak yönündeki bu mütevazı ama içten çabasını takdir etmemek mümkün değil. Buradaki folklorik korku hikâyelerinin bazılarını daha önce Lafcadio Hearn’in “Kwaidan” derlemesinde zaten okumuştum; ancak bu kitapta korku öğesi taşımayan kıssadan hisse türü bir sürü masal da var. Kitamura, bazı hikâyeleri eşinden dostundan duyduğunu da ekliyor; yani bu inançların bir kısmı halen geçerli. Bazı mitolojik varlıklara ya da masallara, Miyazaki’nin, Takahata’nın animelerinde rastladığımı da okurken fark ettim. En şaşırtıcı olanı, bir ulusun halk kültüründe, folklorunda hayaletlerin bu kadar geniş bir yer tutması – genelde bir hesabı kapatmak, intikam almak için veya ani ölümün sarsıntısı ya da işlenmiş bir suçun pişmanlığı nedeniyle geri dönüyorlar; daha doğrusu, huzur bulamadıkları için dünyada kısılıp kalıyorlar. Tabii tüm bu hurafelerden ve rivayetlerden Japon korku sinemasına (Jigoku, Kwaidan, Onibaba, Ringu, Grudge, v.b.) epey malzeme çıkmış. (Neredeyse tüm hayaletlerin kadın olmasını neye bağlamak gerek acaba? Japon toplumunun ataerkil yapısıyla bir ilgisi olabilir mi?)
Okuması zevkli bir kitap, ancak bir süre sonra hikayeler kendini tekrarlıyor.Yine de çok hoş ve ilginç hikayeler var. Japon kültürü ve Japonların günlük yaşamları, inançlarına dair küçük ipuçları arayanlar için ideal.