Paperback. 13,50 / 19,50 cm. In Turkish. 368 p. Kadiköy, Moda'da islenen kanli cinayetler ve cinayetlerin pesinde bir baskomiser... Galip bu kez bir profesörün ölümünün ardindaki gizemi çözmeye çalisiyor. Oglak Yayinlari, polisiye edebiyatin usta yazarlarindan Çagatay Yasmut'un, "Baskomiser Galip Polisiyeleri"nin besinci kitabi, Moda Cinayetleri'ni yayimlamaktan gurur duyar...(...) cesedin birakilis pozisyonu çok garipti. Bunca yillik meslek hayatimda hiç böyle bir sey görmemistim. Adamcagiz, Kâbe resmi ve dinsel motiflerle bezeli yesil bir seccadenin üzerinde namaz kiliyormus gibi, basi secdeye varmis pozisyondaydi. Devrilmeden öylece birakildigi gibi duruyordu. Yesil seccade kani emdigi için ortaya garip bir renk cümbüsü çikmisti. Seccadenin yanina açik bir Kur'an ve siyah bir tespih birakilmisti. Necati, maktulün namaz kilisina son vererek, koca gövdeyi yana dogru devirdi. Gögsüne üç kursun isabet etmisti...
Çağatay Yaşmut, yerli polisiyenin son yıllarda öne çıkan yazarlarından. Yakınlarda yayımlanan Bir Başkomiser Galip Polisiyesi’nin dördüncü kitabı Kadıköy Cinayetleri’yle Dünya Kitap dergisi tarafından verilen “Altın Sayfa Yılın Polisiyesi Ödülü”nün de sahibi oldu. Yaşmut’un yerli polisiyemize armağan ettiği Başkomiser Galip karakteri, sadece olayları çözümleyişindeki yöntemiyle değil, bilakis yaşayan, nefes alan özgün bir roman karakteri olarak, hem fazlasıyla sıradan, hem de fazlasıyla sıradışı özelliklere sahip oluşuyla polisiye romanlarda karşılaştığımız diğer dedektif karakterlerinden epeyce ayrılıyor.
1) Bir kadın olarak değerlendiriyorum: Semra haricindeki (Semra'ya gerçek hayatta birisi model olmuş olabilir) kadın karakterlerin kitaptaki davranışları 'hayatın normal akışına uygun' gelmedi. Arzu'nun normal olmadığı zaten ima ediliyor, onu geçtim. Fakat eğitimli, mesleği ve işi olan Fulya'nın, sadece cinsel fantezi için ilişki kurduğu ve kendisinin ne iş yaptığını dahi bilmeyen bir adamla birdenbire ve çaresizce evlenmek istemesi tuhaftı. Esra'nın erkek arkadaşına hiçbir şey söylemeden, polis muhbiri gibi kolundan tutup gizli gizli kafeye getirmesi, keza. Oya'nın acayiplikleri...
2) Sevgili Çağatay Yaşmut'un tarikat konusunu biraz naif (ki bu iyi bir şey :) ) ele aldığını düşündüm: Tarikatçı iş adamının kendi tablosunu asması, polisin başkomiserliğe yükseldiği yıllar boyunca tesbih çekilirken ne dendiğini hiç duymamış olması, dergah hocasının kullandığı dil, dahası kamuya açık alanda rakı içerken yakalanması, dergahın terörden aranan şüpheliyi İstanbul'un göbeğinde saklaması, terörle ilişkili polisler çıkarılırken diğerlerinin olay çıkarması...
Herneyse; bunlar kitaptan alacağınız zevke engel olmayacak. Kitap iyi bir şehir/semt polisiyesi örneği. Kadıköy-Moda taraflarını bilenlerin alacağı keyif artacaktır.
2019 yılı Kristal Kelepçe ödüllerine aday olan Moda Cinayetleri birinciliği Farahnaz'ın Çiçeği'ne kaptırdı ama beğenilenler arasında yerini buldu. Çağatay Yaşmut'un eline sağlık.
Son not: Cinayetin ana kurgusu, Frederick Forsyth'ın 1982 tarihli öykü derlemesine de ismini veren, Türkçe'ye 'Muhteşem Hata' ismiyle tercüme edilen, 'No Comebacks' isimli öyküsünün kurgusu. Harika bir öyküdür, kitap da harika bir derlemedir.
Son zamanlarda okudugum en iyi polisiyelerden biriydi. Yazarin tum kitaplarini okudum, bu yuzden karakterleri cok iyi biliyorum. Hikaye kurgusunun yaninda bu karakterlerin geismesi, degismesi de inanilmaz basariliydi. Cok keyif alarak okudum, siddetle tavsiye ederim. Cagatay Yasmut'un yeni kitaplarini sabirsizlikla bekleyecegim...
Sevgili Çağatay Yaşmut'un son kitabı en sevdiğim kitabı oldu. Ne güzel uzun uzun yazmış, hep yazsın. Çağatay erkek romanları yazıyor, bu kesin. Kitaptaki erkekler sürekli seks peşinde, ha bu romanda bir de bol bol seks var. Ama rahatsız etmiyor, sonuçta erkeklerin burnu sürtüyor hep. Katili de daha romanda ilk çıktığı anda tahmin ettim, hatta sebebi de. Ama bu kitabın heyecanını hiç düşürmedi. Daha önce de belirttim Çağatay Yaşmut sevimsiz bir polis dedektifi yaratmış, öyle kolay sevilmiyor Başkomiser Galip . Ancak aynı zamanda katilin bulunması çok önemli Galip için. Üstelik normalde kötü bir adam da değil Galip, ama işte tam dangalak bir erkek. Yine de merak ediyoruz Galip'in başına ne gelecek diye, üstelik işler onun için yolunda gitsin de istiyoruz okurken. Öyle de bir çekiciliği var. Bu kitaptaki polisiye hikaye de çok sürükleyici. Kitabın ilk bölümünde Profesör Aziz Aksoy ve karısı evlerinde öldürülüyor ve macera başlıyor. Yer yer bazı bölümlerin fazla uzun tutulduğunu düşünsem de tempo düşmediği için çok göze batmıyor. Dört başı mamur bir polisiye roman olmuş Moda Cinayetleri. Kitabın yazarı iyi dostum olduğu için tarafsız olamıyor olabilirim, artık kendi kararınızı kendiniz veriniz. Ben sıkılmadan okudum, okurken de çok eğlendim. 4,5 yıldızdan 5 yıldız veriyorum kitaba :) (Yarım yıldız sonunu tahmin ettiğim için kırdım, affet beni dostum).
Başkomiser Galip’in yeni macerası Moda’da geçiyor. Evinde ölü bulunan profesör ve genç karısının katillerinin peşine düşüyor cinayet büro. Yazarın dilini ve akıcı anlatımını sevdiğim için kolay ve zevkle okunan bir kitap oldu..5 üzerinden 3..
Kitap genel olarak sürükleyiciydi, aksiyon hiç bitmedi.
Sadece kitapta bazı konuların çok sığ işlendiğini düşünüyorum. Örneğin kitabın bir erkek tarafından yazıldığı aşırı belli, kadınlar devamlı çılgın seks fantezileriyle kendilerini erkeklerin üzerine atma halindeler ve karakterlerinden çok vücutları işlenmiş.. Din ve cemaat konusu da çok banal geçiştirilmiş, diyaloglar, karakterler çok sahte duruyordu.
Üç vermemek için kendimi zorladım açıkçası. Teşkilattaki klikler, ayak oyunları her zamanki gibi iyi. Konuyu kurması, çözmesi iyi. Peki o kitaba hiç bir şey katmayan seks, şiddet sahneleri ne? Ben Yaşmut’un kitaplarını sıralı okumadığım için daha sonrakilerde bundan vazgeçtiğini biliyorum. İyi de yapmış.
Başkomiser Galip’in maceralarını başından beri merakla takip ediyorum. Moda Cinayetleri serinin en çok beğendiğim kitabı oldu. Psikoloji, siyaset, felsefe, inşaat sektörü gibi pek çok konu polisiye hikayenin içinde başarıyla harmanlanmış.