Oldtimer - Klasik Okuma Grubu discussion

Paris ve Londra'da Beş Parasız
This topic is about Paris ve Londra'da Beş Parasız
54 views
Grup Okumaları > Paris ve Londra'da Beş Parasız - Nisan 2019- Modern Klasik okuması!

Comments Showing 1-8 of 8 (8 new)    post a comment »
dateDown arrow    newest »

İntellecta | 1090 comments Mod
Grubumuzun Nisan ayında Modern Klasikler kategorisinde okuyacağı George Orwell'in Paris ve Londra'da Beş Parasız isimli eserine ilişkin değerlendirme ve yorumlarınızı bu başlık altında paylaşabilirsiniz.

Herkese keyifli okumalar!


Özgür | 2618 comments Mod
Paris ve Londra'da Beş Parasız'ı çok yakın bir zamanda okuduğum için devamı gibi olan Wigan İskelesi Yolu'nu okumayı planlıyorum.


Ismail Kasarci | 47 comments Merhaba,
Birkac gun once okumayi bitirdim, okumasi keyifli olsa da icerigiyle biraz da endiselendiren / durten bir kitap. Aslinda baslamadan once biyografik bir roman bekliyordum ama daha cok Orwell' in hayatindan romanlastirilmis bir kesit gibi. Belli bir zaman diliminde bahsedilen iki kentte geciyor, romanin merkezinde cogu zaman Orwell olsa da bazi bolumler cevresindeki karakterlerin hikayeleriyle cesitlendirilmis. Kitapta Orwell' in karakterinden (bir biyografiye kiyasla) fazla izler bulamiyorsunuz, daha cok deneyimlerine odaklaniyor, bu sayede biraz da kendini anonimlestirdigini dusunuyorum.
Diger kitaplarinda oldugu gibi (en azindan Hayvan Ciftligi ve 1984) Orwell sosyopsikolojik bir sistem elestirisine yogunlasiyor alt metinde (aslinda kitabin sonuna dogru bunu direkt yapiyor). Bunu da alt / dusuk / isci sinifi uzerinden anlatiyor.

***spoiler***
Paris bolumu calisan isci sinifin hayatina odaklanirken, Londra bolumu calismayan / geliri olmayan insanlarin hayatlarina deginiyor.
Bir de ufak bir alinti yapayim kitaptan:
" ... Alti aydir yollardaydi ama Tanri' nin nazarinda bir berdus olmadigini ima ediyordu. Berdus olmadiklari icin Tanri' ya sukreden epey berdus vardir herhalde. Turistlerle ilgili igneleyici laflar eden turistlere benziyorlar... "
***spoiler***
Iyi ki okumusum dedigim kitaplardan biri oldu...


message 4: by İntellecta (last edited Apr 11, 2019 03:09PM) (new) - rated it 5 stars

İntellecta | 1090 comments Mod
Ismail wrote: "Merhaba,
Birkac gun once okumayi bitirdim, okumasi keyifli olsa da icerigiyle biraz da endiselendiren / durten bir kitap. Aslinda baslamadan once biyografik bir roman bekliyordum ama daha cok Orwe..."


Elinize. Sağlık İsmail , çok güzel yorumlamışsınız kitabı.
Orwellin kara mizahını çok seviyorum.
Kitapta birkaç sahneye çok gülmüştüm..
Spoil olabilir dikkat!!

Onlardan bir tanesi!
Hani şu hayat kadınının fotoğrafına Aziz'e sanıp dua ettiği sahneye:)))


message 5: by Özgür (last edited Apr 15, 2019 02:07PM) (new) - rated it 5 stars

Özgür | 2618 comments Mod
fivebooks.com'un geçenlerde yaşama sanatı (the art of living) üzerine önerdiği beş kitaptan biri de Paris ve Londra'da Beş Parasız'dı. Şuradan önerilen tüm kitapları öğrenebilirsiniz. Orwell'i "empatik kahraman" olarak niteleyen okumamıza ilişkin kısmı ise aşağıya kopyalıyorum.

" Another man who walked to the beat of his own drummer was George Orwell. Down and Out in Paris and London is your second choice. What does it teach us?

I think that Orwell was one of the great travel adventurers of the 20th century. The reason I think that is because in Down and Out in Paris and London he showed that empathy could become an extreme sport and the guideline for the art of living. It’s the second half of the book that I particularly like, in which he describes how he went tramping in east London. He would dress up as a tramp and go into the streets of London, fraternising with beggars and people living on the streets. He was trying to empathise with people who lived on the social margins.

One has to remember that Orwell had an incredibly privileged background. He went to Eton, he was an officer in the colonial police in Burma for five years. He realised that he didn’t know how everyday people lived, so his experiments in the late 1920s and 30s of tramping in London were a form of travel really, or experiential adventuring. He was trying to experience how other people lived, to get a taste of their lives. By doing so, he discovered that empathy isn’t something that makes you good but something that is good for you. So for me, Orwell is one of my great empathic heroes.

Tell us more about the crucial role of empathy, which I know is a great interest of yours. What should we all keep in mind about empathy?

I think we’ve been too obsessed with self-interest over the last century, and that’s limited the way that we pursue the good life. I think that empathy – the ability to try to imagine yourself into someone else’s life, to look through their eyes – can expand our lives enormously. Of course, if you see somebody begging under a bridge you might feel sorry for them or toss them a coin, but that’s not empathy, it’s sympathy or pity. Empathy is when you have a conversation with them, try to understand how they feel about life, what it’s like sleeping outside on a cold winter’s night – try to make a real human connection and see their individuality.

The benefit of this is not only that it widens your own moral universe, but that it engages you with other people and other ways of living. It expands your curiosity to new ideas of how to live. That’s what happened to Orwell. He expanded his moral universe by talking to beggars and people sleeping on the streets, but also he met incredible characters. He was energised for his literary work by everything that he saw. It was the great travel adventure of his life, and that’s ultimately what I think empathy can do for us.

The lessons which Orwell says he learned from this experience of poverty seem almost mundane – simply that he shall “never again think that all tramps are drunken scoundrels, nor expect a beggar to be grateful when I give him a penny”.

I think it’s anything but mundane. The traditional way to think about social change is about changing political institutions – new laws, new policies, overthrowing governments and so on. I think social change is actually about creating a revolution of human relationships. About changing the way people treat each other on an everyday basis. That’s what Orwell was learning about. He was talking to individuals – understanding the minutiae of their lives – and after his time living in the streets of London he went on to do journalistic work which was really about trying to connect with human lives.

For example, in his book The Road to Wigan Pier there’s a famous essay called “Down the Mine”, when he goes down a coal mine and tries to understand what it’s like to be a coal miner. These coal miners were powering British society at the time – coal created everything. Orwell said if you don’t understand their lives, you understand nothing."


Özgür | 2618 comments Mod
Orwell okuması maalesef çok ilgi çekmedi. Gelecek ay Brecht'in Beş Paralık Roman'ını okuyacağız, katılmamazlık etmeyin!


Ülkü Acar | 172 comments Nisan ayı okumalarına dahil olan George Orwell’in Paris ve Londra’da Beş parasız adlı kitabını az evvel bitirdim ve gün tamamlanmadan yorumumu eklemek istedim.
Orwell’in muhteşem kaleminden harika bir ‘sefalet anlatısı’. Paris’in orta yerinde işsiz ve baş parasız kalarak başlayan geçici ama son derece etkileyici yoksulluk ve açlık mücadelesini anlatırken sefaletinin Paris ayağında ‘plongeur’ ların yaşam - aslında yaşam sayılmaz, sadece çalışma diyelim biz ona- şartları üzerinden ‘modern köleliği’ çok iyi betimlemiş. Çalıştığı oteldeki her bölüm, aktardığı her konuşma ve koşuşturma bir film izler gibi canlandı gözümde - ki o anlatım zenginliği ve gördüğünü ya da gözünde canlananı aktarmadaki ustalığına rağmen akşam yemeği saatlerinin yoğun telaşesini anlattığı bir yerde “...keşke bir süreliğine Zola olabilsem, sırf o akşam yemeği saatini betimleyebilmek için” diye bir cümlesi var ki sıkı ve sadık bir Emile Zola okuru olarak beni kalbimin orta yerinden yakaladı 😊
Sefaletinin Londra ayağında ise fıçılarda kalarak berduşların yaşamına karışıp ‘evsizler’ üzerinden giriştiği ‘yoksulluk’ ibaresinin bile fazla kaçacağı, iç acıtan ve maalesef yer yer tiksindiren bir ‘açlıkla mücadele eden hayatlar’ anlatısı var. Kitabı yazdığı yıllardaki egemen sınıfın ve o egemenliğin bir alt basamağında yaşayan ama yukarıdakinden kat kat az da olsa sahip olduğu konforu kaybetmek istemeyen orta sınıfın görmediği, görmezden geldiği ya da görüp de kendi ‘düzen’inin bozulmaması uğruna sürmesine göz yumduğu sefil ve pis bir hayat sunuyor okuyucunun gözlerinin önüne. Üstelik kitabın sonunda ‘ şu an yoksulluğu sadece ucundan kıyısından gördüğümü hissediyorum ‘ diyerek ‘ucu kıyısı buysa tamamı nasıldır ‘ deyip gözlerimin dalgalı gibi açılmasına sebep oldu.

1984 ve Hayvan Çiftliği’yle özdeşleşen George Orwell’in adını duymaya alışık olmadığımız kitapları da onları aratmıyor bence. Kesinlikle okunmalı!


Özgür | 2618 comments Mod
Ülkü wrote: "Nisan ayı okumalarına dahil olan George Orwell’in Paris ve Londra’da Beş parasız adlı kitabını az evvel bitirdim ve gün tamamlanmadan yorumumu eklemek istedim.
Orwell’in muhteşem kaleminden harika..."


Çok güzel yorumlamışsınız Ülkü ve de çok haklısınız Orwell'in okuduğum hiç bir kitabı beni hayal kırıklığına uğratmadı. Tam tersine her seferinde hayranlığım arttı.


back to top

unread topics | mark unread


Books mentioned in this topic

Paris ve Londra'da Beş Parasız (other topics)

Authors mentioned in this topic

George Orwell (other topics)