Oldtimer - Klasik Okuma Grubu discussion

Küskün Kahvenin Türküsü
This topic is about Küskün Kahvenin Türküsü
62 views
Grup Okumaları > Küskün Kahvenin Türküsü - Mayıs 2018 Öykü klasiği okuması

Comments Showing 1-49 of 49 (49 new)    post a comment »
dateDown arrow    newest »

message 1: by İntellecta (last edited Apr 30, 2018 10:56AM) (new) - rated it 2 stars

İntellecta | 1153 comments Mod
Grubumuzun Mayıs ayında Öykü kitapları kategorisinde okuyacağı Carson McCullers'in Küskün Kahvenin Türküsü isimli kitabına ilişkin değerlendirme ve yorumlarınızı bu başlık altında paylaşabilirsiniz

Keyifli okumalar herkese!


Özgür | 3155 comments Mod
Grupça okuyacağımız ilk öykü kitabı olacak Küskün Kahvenin Türküsü. Moderatör olarak elimden geldiğince (bu aralar biraz fazla yoğunluğum olduğu için) tartışmaya katkı vermeye çalışacağım. Ancak tartışmayı yönlendirmek isteyen varsa çok müteşekkir olurum.

Eğer bu görev bana kalırsa (lütfen kalmasın :) öykü kitaplarının en sevdiğim özelliklerinden biri olan öykülerden oluşmalarından tartışmada faydalanmayı öneriyorum. Kitaptaki öyküleri sırayla okuyup tartışabiliriz eğer uygun görürseniz (herkes uymak zorunda değil tabi). Kitapta toplam 7 öykü var. Kitaba ismini de veren ilk öykü kitabın yarısını kaplıyor. Dolayısıyla ayın ilk yarısında bu öyküyü sonra da kalanları okuyabiliriz yine sırayla. Ne dersiniz?


Özgür | 3155 comments Mod
McCullers hakkında ekşi sözlükten edindiğim bir kaç ilginç bilgi:
- Doğum günü 19 Şubat 1917 (Bu pek ilginç değil tabi :)
- Bukowski ve Tom Waits'in sevdiği yazarlar arasında imiş, hatta bir kullanıcı Bukowski'nin yazdığı Carson McCullers isimli bir şiiri paylaşmış:
"she died of alcoholism
wrapped in a blanket
on a deck chair
on an ocean
steamer.

all her books of
terrified loneliness

all her books about
the cruelty
of loveless love

were all that was left
of her

as the strolling vacationer
discovered her body

notified the captain

and she was quickly dispatched
to somewhere else
on the ship

as everything
continued just
as
she had written it"

- Graham Greene ise McCullers'ı Faulkner ve D.H. Lawrence ile kıyaslayarak "Miss McCullers and perhaps Mr. Faulkner are the only writers since the death of D.H. Lawrence with an original poetic sensibility. I prefer Miss McCullers to Mr. Faulkner because she writes more clearly; I prefer her to D.H. Lawrence because she has no message." demiş.

- Son olarak yine bir kullanıcının paylaştığı bir bağlantıyı takip edince McCullers'ın içki, sigara ve depresyon temalı diyeti (!) hakkında bir alıntıya eriştim.
"Carson liked sherry with her tea, brandy with her coffee, and her purse with a large flask of whiskey. Between books, when she was neither famous nor monied, she claimed she existed almost exclusively on gin, cigarettes, and desperation for weeks at a time. During her most productive years she employed a round-the-clock drinking system: she’d start the day at her typewriter with a ritual glass a beer, a way of saying it was time to work, then steadily sip sherry as she typed. If it was cold and there was no wood for the stove, she’d turn up the heat with double shots of whiskey. She concluded her workday before dinner, which she primed with a martini. Then it was off to the parties, which meant more martinis, cognac, and, oftentimes, corn whiskey. Finally, she ended the day as it began, with a bedtime beer.

Her recuperative abilities are the stuff of legend—she would rise the following morning, shake off her hangover like so much dust, down her morning beer, and get back to work."

https://www.theparisreview.org/blog/2...

Not: Alıntıları İngilizce paylaştığım için özür dilerim, şiiri çevirebilecek yetkinlikte değilim zaten.


Özgür | 3155 comments Mod
Öykünün (Küskün Kahvenin Türküsü) hepsini okuyamadım henüz o yüzden genel bir yorum yapamam. Ama şu ana kadar hoşuma giden bazı noktalar oldu. Kasaba hayatından ve özellikle kötücül insanlardan bahsettiği yerler ile seven ve sevilen arasındaki ilişkiyi anlattığı birkaç paragraf gibi. Greene haklı sanırım, McCullers düz (açık) yazan ve mesaj vermeye çalışmayan bir yazar.


Özgür | 3155 comments Mod
Okuma çok subjektif bir aktivite; herkesin aynı tür, konu veya yazım şeklinden keyif alması veya etkilenmesi beklenemez. Benim için de şu ana kadar kitap çok etkileyici değildi. Bakalım devamı nasıl olacak.


Özgür | 3155 comments Mod
Ilgım wrote: "Ben de daha demin bitirdim ilk öyküyü beni de maalesef pek etkileyemedi:/ Hem kitabin ismi güzel geldigi icin hem arka kapak yazisini begendigim icin önermistim ve seveceğimi de düşünmüştüm acikcas..."

Karar vermek için erken henüz Ilgım. Güneyli yazarlardan iyi hikayeler çıkıyor (Flannery O'Connor'ı okumuş ve çok beğenmiştim mesela).
Kitabı siz önerdiğinize ve tartışmaya katıldığınıza göre tartışma liderliğini de üstlenmek istiyorsunuz gibi bir izlenime kapıldım :)


Özgür | 3155 comments Mod
Ilgım wrote: "Kitap konusunda ümidimi henüz tamamen kaybetmedim umarım kitap yanıltır beni.Şu sıralar biraz yoğun olduğum için maalesef tartışma liderliğini üstlenemem bence görev sizde kalmaya devam etsin :)"

Yanıltacağını umuyorum ben de. Görev bende kalsın ama katkınızı bekliyorum, ben muhtemelen kitabın hepsini ay sonuna kadar okuyamayacağım :)


Seda Eğer kitaba adını veren öyküyü beğenmediyseniz kalan öykülerden de çok umutlu olmayın derim, çünkü diğer öyküler de benzer temalarda ve açıkçası biraz da gölgesinde kalıyor söz konusu öykünün. Ama beğenilmemesine şaşırdım, zira özellikle Küskün Kahvenin Türküsü birçok açıdan çok iyi bir öykü bence. Bir kere karakterizasyon çok güçlü olmuş. Kamburdan Miss Amelia’ya kanlı canlı hayal edebiliyorsunuz bu insanları. Tabii bu insanların kırık dökük hayatlarını da. Bunun dışında Amerikan öykücülüğünün temel izlekleri çok güzel işlenmiş. Bence de Graham Greene alıntısı cuk oturuyor, ama farklı açıdan. Bu kadar yalın ve düz bir metne azıcık daha uzaktan ve yamuk bakmayı deneyin, katman katman açılıyor o zaman öykü. Yazarın ünlü romanı “Yalnız Bir Avcıdır Yürek”i okuma listemde önlere çektim, o kadar sevdim yani (:


Özgür | 3155 comments Mod
Seda wrote: "Eğer kitaba adını veren öyküyü beğenmediyseniz kalan öykülerden de çok umutlu olmayın derim, çünkü diğer öyküler de benzer temalarda ve açıkçası biraz da gölgesinde kalıyor söz konusu öykünün. Ama ..."

Aslında ilk öyküyle öyle çok büyük bir sorunum olmadı. Belki daha rahat bir zamanımda sindire sindire tekrar okumam iyi olur. İkinci öyküyü de (Harika Çocuk) bugün yolda okudum. İlk öyküye göre daha çok beğendim açıkçası. Belki McCullers'ın yaşadıklarıyla da bağlantılı olduğu için.


message 10: by Özgür (last edited May 15, 2018 11:18AM) (new) - rated it 4 stars

Özgür | 3155 comments Mod
Grup üyelerinden bu kitabı okuyanların (grup okumaları sürecinde veya daha önceden) değerlendirmelere baktığımda 2 veya 4-5 yıldız verildiğini gördüm, 3 yıldız veren 1 kişi vardı galiba. Yani kitabı seven seviyor, sevmeyen de hiç sevmiyor galiba. Ben ilk tarafa daha yakınım sanırım. "Madame Zilensky ile Finlandiya Kralı" ve "Jokey" isimli öyküleri de okudum. Madame Zilensky unutmayacağım karakterlerden biri oldu.


Firdevs | 243 comments Üç yıldız ben olabilirim:-)


Özgür | 3155 comments Mod
Firdevs wrote: "Üç yıldız ben olabilirim:-)"

Evet, sanırım öyleydi : )

Bugün bu konuya yorum girmeseydiniz, yorumuma "Sevgili Günlük" diyerek başlayacaktım : )


message 13: by Nihan (new) - added it

Nihan | 135 comments Benim kitabım bugün geliyor, elimdeki bitsin başlayacağım bakalım


message 14: by Firdevs (last edited Nov 24, 2018 10:27PM) (new) - rated it 3 stars

Firdevs | 243 comments Bu aralar biraz yoğunum. Okumalarımda yavaşladı..
:-(


message 15: by Nihan (new) - added it

Nihan | 135 comments Ben Türkiye gündemini takip etmeye çalışırken okuyamıyorum :D


Özgür | 3155 comments Mod
Maalesef ben de aynı durumdayım. Bu ay tek kitapla yetinmek durumunda kalacağım galiba.


message 17: by Nihan (new) - added it

Nihan | 135 comments Daha 15 günümüz var bence okuyabiliriz, tepemize taş yağmazsa filan :))


message 18: by İntellecta (last edited May 16, 2018 04:25AM) (new) - rated it 2 stars

İntellecta | 1153 comments Mod
Ben Mayıs okumalarını bitirdim:)) darısı başınıza


message 19: by Nihan (new) - added it

Nihan | 135 comments Tebrikler valla siz isterseniz Haziran'a başlayın :))


Özgür | 3155 comments Mod
Benim kendi gündemimden kaynaklanıyor yoğunluk. Yetiştirmem gereken şeylerden kitaplara ve Türkiye gündemine vakit kalmıyor pek.

İntellecta için bir grup daha kuracağız zaten, ekstra okumaları için : )


İntellecta | 1153 comments Mod
Teşekkürler:)) yok anca beraber kanca beraber..:)
Ağır klasiklerden sonra polisiye okumak çok iyi geldi..


message 22: by Nihan (new) - added it

Nihan | 135 comments İyi gelir tabii, okuyorum okuyorum bakıyorum 10 sayfa olmuş daha ahahah delireceğim Mülksüzler yüzünden


Özgür | 3155 comments Mod
Yaz (ve bazılarımız için) tatil aylarında okumaları daha kolay okunacak eserlere mi yönlendirsek diye konuşmuştuk sanki bir ara. Ne dersiniz bu konuda?

Bu arada İntellecta da McCullers'ı beğenmeyenlerden : )


message 24: by Nihan (new) - added it

Nihan | 135 comments Özgür wrote: "Yaz (ve bazılarımız için) tatil aylarında okumaları daha kolay okunacak eserlere mi yönlendirsek diye konuşmuştuk sanki bir ara. Ne dersiniz bu konuda?

Bu arada İntellecta da McCullers'ı beğenmeye..."


Nasıl yapılabilir ki yönlendirme ? Kitabı çok beğendim ben sadece istediğim hıza kavuşamıyorum


Özgür | 3155 comments Mod
Öneri alırken bir hatırlatma yapsak yeterli olmaz mı?


İntellecta | 1153 comments Mod
Özgür wrote: "Yaz (ve bazılarımız için) tatil aylarında okumaları daha kolay okunacak eserlere mi yönlendirsek diye konuşmuştuk sanki bir ara. Ne dersiniz bu konuda?

Bu arada İntellecta da McCullers'ı beğenmeye..."


Evet konuşmuştuk...ben hatta kötü bir espri de yapmıştım:))))

Küskün kahveye haricinde diğer üç kitabı beğenmiştim..
Bilmiyorum benle alakalı olabilir?! Ne hikayenin özüne inebildim nede figürlere empati duyabildim...haksızlık ettiğimi düşünerek kendimi kötü hissediyorum:(


İntellecta | 1153 comments Mod
Nihan E. wrote: "İyi gelir tabii, okuyorum okuyorum bakıyorum 10 sayfa olmuş daha ahahah delireceğim Mülksüzler yüzünden"

Itiraf etmeliyim..Detaylı anlatılan fizik bölümlerinden çok sıkılmıştım..


message 28: by Nihan (new) - added it

Nihan | 135 comments Özgür wrote: "Öneri alırken bir hatırlatma yapsak yeterli olmaz mı?"

Olabilir ama kitabın nasıl çıkacağı tamamen şans gibi. Bir de kişiye göre değiştiği için :)


message 29: by Nihan (new) - added it

Nihan | 135 comments İntellecta wrote: "Özgür wrote: "Yaz (ve bazılarımız için) tatil aylarında okumaları daha kolay okunacak eserlere mi yönlendirsek diye konuşmuştuk sanki bir ara. Ne dersiniz bu konuda?

Bu arada İntellecta da McCulle..."


Yoo, beğenmemiş olabilirsiniz. Klasik diye beğenmek zorunda değiliz o şehir efsanesi :)


İntellecta | 1153 comments Mod
Özgür wrote: "Öneri alırken bir hatırlatma yapsak yeterli olmaz mı?"

Anket başlığına not düşerim ben:))) 40 derece sıcaklıkta sahilde selülit izlerken grupla birlikte hangi kitabı okumak istersiniz?:)))


Özgür | 3155 comments Mod
Nihan E. wrote: "Özgür wrote: "Öneri alırken bir hatırlatma yapsak yeterli olmaz mı?"

Olabilir ama kitabın nasıl çıkacağı tamamen şans gibi. Bir de kişiye göre değiştiği için :)"


Evet, iki konuda da haklısınız. Oy verenler belirleyici oluyor ilk konuda.


message 32: by Nihan (last edited May 16, 2018 04:57AM) (new) - added it

Nihan | 135 comments İntellecta wrote: "Nihan E. wrote: "İyi gelir tabii, okuyorum okuyorum bakıyorum 10 sayfa olmuş daha ahahah delireceğim Mülksüzler yüzünden"

Itiraf etmeliyim..Detaylı anlatılan fizik bölümlerinden çok sıkılmıştım.."


Şu an kitabın yarısında sayılırım ama konu nereye varacak hala anlamadım, kötü bir olay olacak mı nedir... Nasıl bağlayacak merak ediyorum. Neyse gerisi yoruma zaten :)


Özgür | 3155 comments Mod
İntellecta wrote: "Özgür wrote: "Yaz (ve bazılarımız için) tatil aylarında okumaları daha kolay okunacak eserlere mi yönlendirsek diye konuşmuştuk sanki bir ara. Ne dersiniz bu konuda?

Bu arada İntellecta da McCulle..."


İlk hikaye dışındakiler nasıldı? Piyano öğrencisi Frances ya da Madame Zilensky mesela? (Diğerlerini okumadım henüz, diğer üyeler için spoiler olacaksa yorumları sonraya da saklayabiliriz.)


Özgür | 3155 comments Mod
İntellecta wrote: "Özgür wrote: "Öneri alırken bir hatırlatma yapsak yeterli olmaz mı?"

Anket başlığına not düşerim ben:))) 40 derece sıcaklıkta sahilde selülit izlerken grupla birlikte hangi kitabı okumak istersini..."


:)))


İntellecta | 1153 comments Mod
Özgür wrote: "İntellecta wrote: "Özgür wrote: "Yaz (ve bazılarımız için) tatil aylarında okumaları daha kolay okunacak eserlere mi yönlendirsek diye konuşmuştuk sanki bir ara. Ne dersiniz bu konuda?

Bu arada İn..."


Ben diğer arkadaşların düşüncelerini çok merak ediyorum ??...
Eğer beni ikna eden olursa kitaba bir şans daha vereceğim:))))


Rosemary (rosemary09) | 12 comments Kitabı ben de beğenmedim. Doğrusu, öykülerin kötü olduğunu söyleyecek değilim, hatta ortalama buldum ama bende bir duygu yaratamadığından dolayı okurken hiç zevk almadım. Bir süreden sonra eziyet gibi geldi hatta, bundaki en büyük pay öykülerin hiçbir derinlik barındırmaması olabilir. Hiçbir öyküden büyük anlamlar çıkaramadım veya bir derinlik sezemedim. Elbette okuduğum her şeyde illa bir alt metin arayan biri değilim ama alt metnin olmadığı yerde de iyi bir hikâye, imgelem, karakter beklerim ve bu kitaptakiler hiç de benlik değildi. Bu kitap özelinde, mevcut hikâyelerin hiçbir çarpıcı yönü olduğunu düşünmüyorum, oldukça sıradan, yer yer bayıcı, hatta İntellecta’nın kitap yorumunda dediği gibi bazı sayfaları atlayıp okumuş olsaydık bile öyküden pek bir şey eksilmezdi. Kitabı Avrupa Sineması’ndan sıkıcı bir film gibi gördüm.

Öyküleri, kırsalda geçmesi veya küçük insanları anlatması bakımından herhalde Steinbeck’le kıyaslayabiliriz. Elbette Steinbeck romanlarını bir köşeye koyacağım. Steinbeck’in en iyi işi olmayan öykü kitabı Uzun Vadi’yi alıp bu kitapla karşılaştırdığımda bile arada çok büyük farkın olduğunu düşünüyorum. Steinbeck’in öyküleri ruh tahlili, doğanın betimlenmesi, insan doğasının gerçeklikle aktarılmasından dolayı bu kitaptan katbekat ileride. Steinbeck kitaplarındaki karakterler gerçek hayattan birileriyken, Mccullers karakterleri bana bir o kadar itici ve garip geldi. Mesela ilk öykü Küskün Kahvenin Türküsü’ndeki ana kadın karakter sizce de kadınlıktan bayağı uzak değil miydi? Bu tarz gerçekçi havadaki bir öykü içerisinde bence hiç de gerçekçi değildi kendisi, hele ki sondaki ikili sahne, felaketti bence. Yani bir Steinbeck hatta daha da ötesi Gorki kitabında falan böyle sığ, gerçek dışı kadın karakter görmek mümkün değildir herhalde. İşte bu öykülerde, öykünün veya öyküdeki birçok unsurun gerçekliğini, doğasına tersliğini sorguladığımdan, öyküler sorgulamama sebep verdiğinden hiç sevemedim bu kitabı.

Yukarıdaki bazı cümlelerim çok kesin gibi ama sakın öyle algılamayın lütfen. Umuyorum ki benim görüşlerim de, yorumlarınızla birlikte yumuşayacaktır.


Özgür | 3155 comments Mod
Rosemary wrote: "Kitabı ben de beğenmedim. Doğrusu, öykülerin kötü olduğunu söyleyecek değilim, hatta ortalama buldum ama bende bir duygu yaratamadığından dolayı okurken hiç zevk almadım. Bir süreden sonra eziyet g..."

Beğenenlerle beğenmeyenlerin tartışmasında kimin görüşleri değişecek merak ediyorum :)

Kitabın okuduğum kısmındaki 4 hikayeden ikisi bence çok iyiydi: Harika Çocuk ve Madame Zilensky ile Finlandiya Kralı. Küskün Kahvenin Türküsünü Seda'nın belirttiği çerçevede bir daha okuyacağım. Ama iki öyküde de karakterleri yine Seda'nın belirttiği şekilde kanlı canlı hayal edebildim. Özellikle Harika Çocuk'taki Frances bana Salinger'in karakterlerini hatırlattı. Kurgudışı eserleri okurken çok fazla anlam veya mesaj aramıyorum aslında, belki de bu yüzden Greene'in dediği gibi mesaj vermeye çalışmayan düz yazan yazarları seviyorum. Karakterlerin gerçekçi olmadığı yönündeki görüşünüze de en azından okuduğum kısımdaki karakterler için katılmıyorum.


Merube | 480 comments selamlar, kitaba ayın sonunda henüz yeni başlayabildim ne yazık ki. o nedenle ayın sonunda tartışmaya katılabiliyorum. şimdilik kitabın yarısındayım, küskün kahvenin türküsü'nde somut hatalar beni irrite etti açıkçası. belki baskı hatasıdır, bende işkültür modern klasikler 2. baskısı var. bundan sonrası biraz spoiler içerebilir dikkat.

şöyle ki marvin macy ile ilgili tanıtıma başlandığında, yedi çocuktan biri olduğu söyleniyor, sonrasında bu çocuklardan en büyüğünün -8 yaşında olan- çekip gittiği, 3ünün öldüğü, geri kalan 2sinin ise marvin ve henry olduğu söyleniyor. 1+3+2=6 oluyor. 6 kardeşmişler yani 7 değil.
bir diğer somut hata ise, marvin ilk anlatıldığında yakışıklı ve dikkat külrengi gözlü deniyor, oysa kamyonun arkasından elinde gitarıyla atladığı sahnede bu sefer mavi gözlü.

bu tarz devamlılık sorunları bence önemli.

bunlar dışında, küçük kasaba hayatının kasvetini, dedikoduculuğundan tutun sabahtan akşama ancak temel ihtiyaçlarını karşılayabilecek düzeyde para kazanmalarına kadar çoğu şeye değiniliyor. gelecek kaygısı dahi duyamayan, günü çıkarmaya çalışan bir topluluk. tüm bunlar sırasında bir kahvenin doğuş ve çöküşünün öyküsü. aslında kahvenin o topluluk için nasıl da sosyal bir gereksinim oluşu çok güzel ifade edilmiş. "insan"ı anlatan, yalın bir öykü olmuş.

ancak dediğim hatalar çok gözümü tırmaladı, elinde başka baskıları olanlar varsa kontrol edebilirler mi?


Özgür | 3155 comments Mod
Merube wrote: "selamlar, kitaba ayın sonunda henüz yeni başlayabildim ne yazık ki. o nedenle ayın sonunda tartışmaya katılabiliyorum. şimdilik kitabın yarısındayım, küskün kahvenin türküsü'nde somut hatalar beni ..."

Üstteki yorumla ilintili olduğu için spoiler olabilir.

Şimdi internetteki İngilizce baskılarına baktım, görebildiğim kadarıyla tercümede sorun yok. Kardeş sayısı belirttiğiniz üzere yedi geçiyor metinde, altı olmalı. Göz rengi için de gri (gray) ve derin mavi (deep-blue) kelimeleri kullanılmış farklı iki yerde. Mavi ve gri gözler için googlelayınca gri gözlerin renginin önce maviymiş gibi algılanabileceğini, ışığa, giysilere ve hatta ruh haline göre mavi ve yeşile değişebileceğini* gördüm. Yani göz rengi konusu biraz tartışmalı ama çocukların sayısı konusunda bir sorun var.

*Gray eyes may be called “blue” at first glance, but they tend to have flecks of gold and brown. And they may appear to “change color” from gray to blue to green depending on clothing, lighting, and mood (which may change the size of the pupil, compressing the colors of the iris). https://www.edow.com/general-eye-care...


message 40: by Merube (last edited May 19, 2018 09:42AM) (new) - rated it 3 stars

Merube | 480 comments Özgür wrote: "Merube wrote: "selamlar, kitaba ayın sonunda henüz yeni başlayabildim ne yazık ki. o nedenle ayın sonunda tartışmaya katılabiliyorum. şimdilik kitabın yarısındayım, küskün kahvenin türküsü'nde somu..."


gri yerine külrengi diye çevirilmiş kitapta -ki ondan iyice anlaşılmaz olmuş-, gri ise evet anlaşılabilir o zaman. daha önce bulgakov'un bir eserinde farklı aylardan bahsediyordu aynı zaman dilimi için, editör notu ile açıklanmıştı -yazar biraz önce şöyle demişti gibi-. bunun için de benzer bir açıklama konulabilirmiş.

ilginiz için çok teşekkür ederim, ingilizce anadilinde de sorunun aynı olduğunu öğrenmiş oldum. grubun faydaları


Muhammed (ahyed) Bu kitaptan 3 hikayeyi beğendim. Gerisi maalesef vasattı.


Özgür | 3155 comments Mod
Merube wrote: "Özgür wrote: "Merube wrote: "selamlar, kitaba ayın sonunda henüz yeni başlayabildim ne yazık ki. o nedenle ayın sonunda tartışmaya katılabiliyorum. şimdilik kitabın yarısındayım, küskün kahvenin tü..."

Tabi şunu da belirtmek lazım, internetteki elektronik kitapta ve Türkçe tercümede kullanılan baskıda sorun olabilir. Yani orijinal hikayede hata olmama ihtimali de var. Bunun için başka bir orijinal baskıdan kontrol etmek gerekir. Kütüphanede 1953 ve 1963 baskıları varmış, fırsatım olursa bakarım.


Betül (betulcakir) | 14 comments Kitabı yeni bitirdim mayıs sonu oldu biraz ama sınavlarımdan dolayı maalesef. Diğerlerini de kısa süre de bitirmeyi planlıyorum. Öncelikle kitabı sevdim mi sevmedim mi kararsız kaldım. Yalnızlık temasını güzel işlediğini düşünüyorum her öyküde karakterde ben o yalnızlığı hissettim.Ancak okurken ilk 3 öyküyü değil de sonraki öyküleri daha çok severek okudum. Kitabı okurken elimden bırakamama gibi bir durum oluşmadı. Kitabın beni biraz sıkması genel kitabın temasından kaynaklı olabileceğini düşünüyorum.


İntellecta | 1153 comments Mod
Betül wrote: "Kitabı yeni bitirdim mayıs sonu oldu biraz ama sınavlarımdan dolayı maalesef. Diğerlerini de kısa süre de bitirmeyi planlıyorum. Öncelikle kitabı sevdim mi sevmedim mi kararsız kaldım. Yalnızlık te..."

Ellerine sağlık Betül çok güzel açıklamışsın.
Bende bu Okumayı maalesef sevemedim..


message 45: by İntellecta (last edited May 31, 2018 07:11AM) (new) - rated it 2 stars

İntellecta | 1153 comments Mod
Mayıs Klasik Öykü okumamızı tamamlamak üzereyiz. Grup okumalarına katılarak kitabı okuyan ve/veya tartışmalara katılarak kitap ve yazar hakkında görüş ve yorumlarını paylaşan herkese teşekkür ederiz. Tartışma başlığı açık kalacak, yorum eklemeye devam edebilirsiniz.

Herkese keyifli okumalar!


Özgür | 3155 comments Mod
Merube wrote: "selamlar, kitaba ayın sonunda henüz yeni başlayabildim ne yazık ki. o nedenle ayın sonunda tartışmaya katılabiliyorum. şimdilik kitabın yarısındayım, küskün kahvenin türküsü'nde somut hatalar beni ..."

Bugün kütüphaneye gidince 1963 Penguin Books basımına baktım. Onda da çocukların sayısı yedi olarak verilmiş. Böyle bir hata olması ilginç gerçekten.


Merube | 480 comments Özgür wrote: "Merube wrote: "selamlar, kitaba ayın sonunda henüz yeni başlayabildim ne yazık ki. o nedenle ayın sonunda tartışmaya katılabiliyorum. şimdilik kitabın yarısındayım, küskün kahvenin türküsü'nde somu..."

ayrıntılı araştırmanız için teşekkür ederim. işkültür de zaten orijinal baskıyı baz almış anladığım kadarıyla. kitap ilk çıktığında bu konuyla ilgili yorumlar olmamış mı hiç, daha da ilginci o dönemde yalnız bir avcıdır yürek sayesinde o dönemde artık "tanınmış" olarak nitelendirebileceğimiz bir yazarın eseri nasıl bu şekilde editöryel kontrolden geçilerek basılır. çok tuhaf...


message 48: by Orhan (new)

Orhan İnaltekin (fortunato) | 11 comments Her şeyden önce henüz yorumlama fırsatı bulamamış olsam da çocuk meselesi ile ilgili bir iki şey söyleyip açıklık getirmek istiyorum. Mantık çerçevesine yerleştirme dürtüsü elbette çok doğal ancak öykü göz önüne alındığında aslında hiç de zorlayıcı değil anlamak, hemen açıklayayım o yüzden ;

Bundan sonrası direkt spoiler içerir.



1. “Pek ana baba denemeyecek bir karıkocanın istenmeyen yedi çocuğundan biriydi. Bu anayla baba bataklığın orada dolaşıp avlanmaktan hoşlanan deli dolu gençlerdi. Kendi çocuklarına baş belası gözüyle bakıyorlardı; hemen hemen her yıl da bir yenisi doğuyordu.”

Hemen hemen her yıl yeni bir bebek dünyaya geliyor. Yani bu çift kontrolsüzce ürüyor, hepsi bakımsız hayaletvari ve öldü ölecek çocuklar. Yedi çocuğun kaçının yaşadığı da yediden sonrasının olup olmadığı da belli değil dolayısıyla. Bu noktada basitçe bir netlik arayışının gereksiz olduğu çıkarımını yapabiliriz.

2. “Çocuklardan üçünü kasaba halkı, bir mutfaktan ötekine göndererek, aralarında paylaştılar. Zayıf bünyeli olduklarından, bu üç çocuk Paskalya yortusundan önce öldüler.”

“Çocuklardan üçü” ifadesi bence geriye hiçbir soru işareti bırakmıyor. Yaptığınız hesaplara göre, çocuklardan biri gidiyor, ama ‘kalan çocuklardan’ değil ‘çocuklardan’ üçü ölüyor, diğer ikisini biliyoruz zaten. Haliyle bize yedi çocuğun yedisini de açıklama zorunluluğu olmadığı için ekstra bir matematik hesabına girmemize gerek kalmıyor.


Özgür | 3155 comments Mod
Okuma eksiklerini tamamlamaya çalışıyorum. Bugun kalan üç hikayeyi de okudum. Konuk ve Bir Aile Sorunu'nu okumaktan keyif aldım. "Bir ağaç, bir taş, bir bulut" ise garip bir hikayeydi. Tekrar okurum muhtemelen ileride. Toplamda tanımak ve okumaktan keyif aldığım bir yazar oldu. Diğer eserlerini de okumak isterim fırsat olursa.

Orhan'ın çocukların sayısı konusundaki açıklamasına rağmen hala editoryal bir hata oldugunu dusunuyorum. Ama bu hata hikayenin akışını etkileyen önemli bir husus değil. Kitabın, yazarın veya hikayenin değerini azaltmiyor.


back to top

unread topics | mark unread


Books mentioned in this topic

Küskün Kahvenin Türküsü (other topics)

Authors mentioned in this topic

Carson McCullers (other topics)