Turkish Reading Challenges discussion

313 views
Genel - General > Türkiye ve kitap okuma kültürü

Comments Showing 1-50 of 54 (54 new)    post a comment »
« previous 1

message 1: by Ugur, Challenge Generator (new)

Ugur (ugur_basak) | 1329 comments Mod
Türkiye'de hepimizin bildiği gibi kitap okuma kültürü konusunda ciddi sorunlar bulunmakta. İnsanlar çeşitli bahaneler ile kitap okumamak için çaba göstermekteler.

Dünya geneline bakıldığında çeşitli istatistikler var. Birbirleri ile tam tutarlı olmasalarda en azından genel resmi görebilmek için faydalı bilgiler içermekteler.

İlki Birleşmiş Milletler İnsani Gelişim Raporu, buna göre kitap okuma sıralamasında Türkiye 86. sırada.

Yine ülkelere göre yıllık ortalama kitap okuma rakamları da çok kötü. Japon bir yılda ortalama 25, İsviçreli 10, Fransız 7, Türk ise 10 yılda ancak 1 kitap okumakta imiş.

Yine Türkiye'de hem basılan kitapların sayısı az, hem de baskı adetleri çok düşük.

Geçtiğimiz 5-6 senelik döneme baktığımızda bir iyileşme olarak basılan kitap sayısının 5 katına kadar çıktığı görülmekte ancak bu da çok yeterli değil.

Bu grubun kurulmasındaki temel motivasyon, kitap okuma kültürünün geliştirilmesi ve Türk Edebiyatına gösterilen desteğin çoğalması idi. Hem Türk hem Dünya edebiyatını kesinlikle takip etmeliyiz ancak Türkiye'de de bir şeylerin basıldığını ve bize yakın bir şeylerin olduğunu unutmamalıyız.

Belki de insanların kitap okumaya uzak olmalarındaki sebeplerden bir tanesi de x edebiyatına ait bir çeviriyi okumalarıdır. Hem çeviri kötü olabilir, hem de anlatılan hikaye okuyana kültürel olarak farklı gelebilir.


message 2: by Kamer (new)

Kamer (kamerkarakus) | 15 comments Okumanın temelinin küçük yaşta kazanıldığını düşünenlerdenim. İnsanlar öyle yetiştiriliyor ve kendilerinin öyle şekillerde yetiştirmelerine izin veriyorlar ki, içinde yaşadığı dünyayı algılamak, sorgulamak bile gereksiz görünüyor.
Durum bu şekilde iken bambaşka bir dünyaya nasıl açılsınlar?

Som 4 yılda büyük bir artış var evet bu belli.
Ama saçma sapan best-seller'ların ya da teen-aged girls odaklı vampir, kurtadam serilerini kitaptan veya edebiyattan saymadığım için bu artış en azından benim gözümde hiçbir şey ifade etmiyor.

Eline alıp okuduğunuz kitap sizde hayata bakışınıza dair bir şeyler değiştirmiyorsa, o kitap pişmemiştir benim için.

Ha her zaman söylediğim bir şeyi söyleyeceğim; dünyanın en pahalı petrolünü kullanmamızın ve en pahalı teknolojisini satın almamızın yanı sıra, en pahalı kitaplardan da biz yararlanıyoruz.

Kur olarak değil de 1 'para' olarak düşünüldüğünde 10 'para'ya denk gelen ciltli güzel bir roman; Türkiye'de en az 45 'para'ya satılıyor.

Caydırıcı politika mıdır nedir artık! :D
Okumasın istiyorlar resmen.

Ha bir de 2012 ile şöyle bir anlayış da gelişti, "Onun filmi var zaten, izlerim."

Boşvermişlik, erteleme ve üşenme bu raddeye geldi artık.. O kitabın filmi varmış beyler okumayın!

:)


message 3: by Ugur, Challenge Generator (new)

Ugur (ugur_basak) | 1329 comments Mod
Ben o kadar sert değilim okuma konusunda. İnsanların zevk aldıkları herşeyi okumalarını destekliyorum, sonucunda okuma alışkanlığı oluştuğu için uzun vadede klasik olan veya çok kısa sürede klasikleşen kitaplarda okunmuş oluyor.


message 4: by rosshalde (last edited Sep 18, 2012 01:52PM) (new)

rosshalde | 157 comments Kamer'e katılıyorum. Bunun dışında dünyanın her yerinde, teknolojinin de getirisiyle değişen ilgi odakları yüzünden kitaplara ilgi eskisi kadar değil aslında. Çok okuyan bir toplum olduğundan bahsedilen rusları örnek vermek gerekirse sovyetlerden sonra kitap okuma ve eğitim seviyesi hızla düşüyor." Anna Karenina kim? Film yıldızı mı?" diyen üniversite öğrencisi gördüm ben. (rus) O yüzden dünya ile aynı seviyedeki düşüşler için türk halkına kızamayacağım çok fazla.

Ama olayın çok farklı bir boyutu var Türkiye'de. Kitap fiyatlarının yüksek olmasının yanında ancak çok talep gören yazar ve popüler kitaplar çeviriliyor. Neredeyse bütün yayınevleri kar amaçlı yaklaşıyor olaya. Ben şahsen ilgi alanımla alakalı kitapları ancak sahaflarda bulabiliyorum. 60lı yıllarda çevrilip basılmış fakat daha sonra bir daha basılmamış bu kitaplar, ne acı. Okumayı seven nesil yavaş yavaş yok olurken yeni nesil kitap okumayı zaman kaybı olarak görmeye başlamış. (İstisnalar hariç tabi ki)
Dünyaca ünlü olup hala dilimize çevrilmeyen eserler var. Bunun sebeplerinden birinin de konu ile alakalı teşvik programlarının yoksunluğu olduğunu düşünüyorum.


message 5: by Mert (new)

Mert | 1 comments Ne kadar okuduğumuzunun yanı sıra ne okuduğumuzun da önemi var. Kitapçılara ve yakalanan korsan kitaplara göre en çok okumayı tercihe ettiğimiz kitaplar siyasi komplo teorisi diye tanımını abartabileceğim kitaplardan oluşuyor. Okuma alışkanlığımız ne yazık ki edebiyat değil siyasetin magazini yönünde. Yeni moda çok satanların okunması bir nebze de olsa okuma alışkanlığı kazandırır mı bilemiyorum. Tabi ki okuma tercihleri yargılanmasa da edebiyatın, özellikle Türk ve Dünya klasiklerinin az okunuyor olması düşündğrğcğ.

Ne yazık ki son 30 yılda ülkemizde okuma adetlerinin ve tercihlerinin dramatik bir şekilde değiştiği gerçeği çok açık. Edebiyat bölümlerine hazırlanırken "1 yılda kaç kitap okumamız gerek?" diye sonra bir gençliğimiz var. Üzücü ve gerçekten korkutucu bir durum bu. Sanırım biraz karamsar bir yazı oldu ama gözlemlediğim durum bu yönde.


message 6: by Ugur, Challenge Generator (new)

Ugur (ugur_basak) | 1329 comments Mod
Sitenin kullanım istatistiklerine baktığımızda Türkiye'nin 27. sırada olduğunu görmekteyiz.

Mısır, Singapur, Belçika, İrlanda, Arap Emirlikleri ve hatta Romanya gibi ülkelerinden gerisinde olduğumuzu da görmek çok trajik.

Ortalama okuma sayılarının dışında, nüfus potansiyelimiz ile bile çok ağırlığımız yok.

Facebook kullanımına baktığımızda ise dünyada 7. sırada olduğumuzu görebiliyoruz.


message 7: by Beril (new)

Beril (oyaberil) | 60 comments best-seller'lar veya saçma sapan olarak nitelendirdiğiniz diğer kitaplar da insanların hayata bakış açısında farklı bir pencere açabilir. hayal gücü gelişir, kitap okuma sevgisi aşılar, zamanla daha kalifiye kitaplar okur veya okumaz. ama insanları zorla klasik okumaya veya mutlaka okumalısın diye sevmediği bir türü okumaya zorlamanın, kitap okuma sevgisini tamamen körelteceği kanaatindeyim. tabii neye göre bir kitabı edebiyattan sayıyoruz veya saymıyoruz. bir kitabın çok satması onun değerini mi düşürüyor. ya da fantastik kurgu edebiyat değil mi? edebiyat değil diyorsanız, yüzüklerin efendisi, zaman çarkı, buz ve ateşin şarkısı gibi kitapları nasıl açıklarsınız. bence çok ince bir çizgi ve göreceli. bunun dışında uğur sitenin Türkler tarafından çok kullanılması ne kadar faydalı tartışılır. facebook gibi olacaksa hiç kullanılmasın daha iyi. bir de ingilizce bilmeyen insanlar için zor bir site onu da göz önünde bulundurmak lazım.


message 8: by Ugur, Challenge Generator (new)

Ugur (ugur_basak) | 1329 comments Mod
ingilizce olması faktörü de olabilir.
dediğin gibi sayının artması kalitenin ve amacın artması ile 1-1 ilişki de olmayacaktır ancak yine de bir gösterge sayılabilir.

Ancak bu istatistik yine de Türkiye'nin genel okuma alışkanlığını da çok iyi göstermekte bence. Son senelerde artmakta okuma alışkanlıkları, önümüzdeki dönemde umarım artma bir atılım seviyesine ulaşabilir.


message 9: by Gulen (new)

Gulen | 265 comments Ben, verdiğin istatistiğin olumlu olduğunu düşünüyorum. Elbette bu göreceli birşey ama ilk üye olduğumda bu kadar çok Türk kullanıcı göreceğimi bile tahmin etmiyordum. Türkiye'de 27. sıraya çıkaracak kadar bile goodreads kullanıcısı olması çok iyi bence. Facebook ile zaten kıyaslamak yanlış, ya da tweeter ile onlar apayrı fenomenler; ama Türkiye'de yoğun şekilde kitap okuyan ve internet kullanan kaç kişi goodreads'den haberdar? Ben iyi bir okuyucu olduğumu var sayarım ancak bu yaza kadar haberim bile yoktu böyle bir siteden, tamamen bir kitabın hangi serinin kaçıncı kitabı olduğunu ararken buldum.

Bu arada bahsettiğin ülkelere gelince, bir BAE'nin bile bizden ileri olduğunu düşünüyorum, gerek teknoloji kullanımı gerekse kitap okunması ve eğitim konusunda, sonuçta bu ikisi de ister istemez maddi koşullara bağlı. BAE dediğiniz ülkede, her iki cinsin de eğitimini üniversite bitene kadar devlet karşılıyor, master istersen ancak kendin ödüyorsun.

Ve son olarak, unutulmasın ki kitap okumak belli bir ekonomik özgürlük ve boş zaman gerektirir. İstatistiklere bakarken bir de en uzun çalışma saatlerinde Türkiye kaçıncı sırada ona bakın. İnsan kitap okumak ister ise vakit yaratır düşüncesi ne yazık ki gerçek değil,aynı zamanda Türkiye'nin büyük bir kısmının 4 kişilik bir aile için belirlenen fakirlik sınırının altında yaşadığını da ayrı bir gerçek.

Sevgiler


message 10: by Ugur, Challenge Generator (new)

Ugur (ugur_basak) | 1329 comments Mod
O ayrıntıya girebilirsem araştırmam da bunu bir tez konusu olarak sunar ve çok mutlu bir insan olurum:)

bir nasreddin hoca fıkrasında olduğu gibi, herkese aslında "sen de haklısın" demenin uygun olduğu bir tartışmadayız.


message 11: by Gulen (new)

Gulen | 265 comments Uğur wrote: "O ayrıntıya girebilirsem araştırmam da bunu bir tez konusu olarak sunar ve çok mutlu bir insan olurum:)

bir nasreddin hoca fıkrasında olduğu gibi, herkese aslında "sen de haklısın" demenin uygun o..."


Ben söyleyeyim canım, Türkiye çalışma saatlerinin çokluğunda hep ilk 3 sıraya giriyor ve bu da yasal süre olan 45 saat ile, bir de 45 saat üstü çalışmayı düşün:D Ve sosyal bilimlere kenardan kenardan yaklaşmaya başlayan bir insana veteran bir sosyal bilimci olarak önerimi sunayım, asla ve asla istatistikler üzerinden yorum yapma:D


message 12: by rosshalde (new)

rosshalde | 157 comments Lisans hayatı boyunca "istatistikler şöyle diyor fakat..." cümlesini sık sık duymuş biri olarak Gülen'e katılıyorum. Hatta sırf istatistik biliminin bu özelliği yüzünden hiç hoşlanmazdı bizim hocalar. İstatistiklerle söylenen herşey bir şekilde haklı gösterilebilinir derlerdi. :)

Ayrıca Goodreads'i bir ürün olarak değerlendirmemiz lazım. Pazarlamasının ne şekilde planlandığı gibi durumlar goodreads'in kullanım oranını çok rahat etkileyebilir. Liste de Fransa da Mısır'in gerisinde. Lakin bu Mısır'ın okuma oranının Fransa'dan yüksek olduğunu göstermez.


message 13: by Ugur, Challenge Generator (new)

Ugur (ugur_basak) | 1329 comments Mod
Bu arada listeleri yanlış yorumladınız. Kişi başına gibi birşey değil topluluğun kullanımı ile ilişkili.

İstatistikler yanlış değerlendirildiğinde çok yanlış anlaşılır, ancak değerlendirmede parametre sayısını çoğaltırsanız ve örnek uzayınızı yeterli seviyede tutarsanız gerçeğe çok yakın sonuçlara ulaşabilirsiniz.


message 14: by Gulen (new)

Gulen | 265 comments "İstatistiklerle söylenen herşey bir şekilde haklı gösterilebilinir derlerdi. "

elbette, dünyada 7 milyar insan var kendi fikrimi onayacak bir denek grubu kurup, bir kaç da kontrol unsuru ekleyip istediğim sonucu elde edebilirim:)


message 15: by Ugur, Challenge Generator (new)

Ugur (ugur_basak) | 1329 comments Mod
Gulen wrote: ""İstatistiklerle söylenen herşey bir şekilde haklı gösterilebilinir derlerdi. "

elbette, dünyada 7 milyar insan var kendi fikrimi onayacak bir denek grubu kurup, bir kaç da kontrol unsuru ekleyip..."


Gülen o da istatistik olmuyor zaten.


message 16: by Gulen (new)

Gulen | 265 comments Rosshalde, Uğur kızdı bize:D


message 17: by rosshalde (new)

rosshalde | 157 comments Bilim için istatistik, bir sarhoş için sokak lambası gibidir. Aydınlatmada değil, destek almada kullanılır.

diye bir laf vardı şimdi onu hatırladım.:)


message 18: by Ugur, Challenge Generator (new)

Ugur (ugur_basak) | 1329 comments Mod
rosshalde wrote: "Bilim için istatistik, bir sarhoş için sokak lambası gibidir. Aydınlatmada değil, destek almada kullanılır.

diye bir laf vardı şimdi onu hatırladım.:)"


Yani tam nasıl yorumluyorsun sen yukarıdaki kısmı bu cümle ile?


message 19: by Ugur, Challenge Generator (new)

Ugur (ugur_basak) | 1329 comments Mod
Gulen wrote: "Rosshalde, Uğur kızdı bize:D"

Kızmak denilmez buna Gülen, sadece ilk yazılan ile 3-4 mesaj sonra konunun gidişi çok daha farklı bir noktaya gidiyor:)

Daha önce den wikipedia türkçe de de bu konular çok tartışılmıştı. Discussion kelimesi bilincimizde doğrudan tartışmayı uyandırıyor.
Bu sebeple mesela azerice wikipedia da müzakere kelimesini seçmişti o sıralar.

Özet ile söylemek istediğim toplum olarak az okumamızı çeşitli rakamlara bakarak da çok rahat görebilmekteyiz.

Siz şayet bu rakamlarla yorum yapılamaz diyorsanız ok sıkıntı yok benim için. Zaten gidip bilimsel bir rapor da hazırlamış değildik.

Siz hangi noktalarına karşı çıktınız isterseniz bunları söyleyin.


message 20: by rosshalde (new)

rosshalde | 157 comments Yok ya bence kızmadı. Sadece tipik bir sosyal-fen bilimleri çatışması yaşıyoruz. Açıkça söyleyeyim istatistikle aram pek iyi olmadığı için ben de ön yargılı yaklaşıyor olabilirim ama lisans hayatımı zehir eden bir dersti, 3. alışımda geçebildim Uğur mazur görür artık :)


message 21: by Ugur, Challenge Generator (new)

Ugur (ugur_basak) | 1329 comments Mod
rosshalde wrote: "Yok ya bence kızmadı. Sadece tipik bir sosyal-fen bilimleri çatışması yaşıyoruz. Açıkça söyleyeyim istatistikle aram pek iyi olmadığı için ben de ön yargılı yaklaşıyor olabilirim ama lisans hayatım..."

istatiski in sadece teorisini aldım ben de arkadaşlar, ama yanlış noktamız şu anda burada bilimsel bir analiz ve istatistik çalışması yapmıyoruz. mevcut durumumuzu sadece birkaç istatiksel yazı ile tekrar yüzümüze çarpıyoruz. aslında yine tamamen sosyal bilim oluyor. yüzümüze çarpalım ki, ne durumda olduğumuzu görüp belki kendimize daha hızlı gelebiliriz.


message 22: by Gulen (new)

Gulen | 265 comments Ben almadım bile rosshalde, biz zaten şu ekolden geliyoruz "sosyal bilim objektif değildir:)" bu sebeple benim herhangi bir araştırma sonucuna bakıp birşeyler çıkarmam mümkün değil, mesela biz tez yazarken bize subjektif tez yazmamız salık veriliyor, tamamen yanlı bakış açısı ile tez yazıyoruz. Normları altüst ediyoruz, bu sebeple zaten Uğur ile paralel ilerlememiz mümkün değil.


message 23: by Gulen (new)

Gulen | 265 comments Bir de Beril gelsin buraya o da ağır sözel bilimcidir:)
Ha bir de en komiği ağır sözelciyim ama ODTÜ olduğundan mecbur bize MS ünvanı veriyorlar, oysa bizim bölümler diğer ünilerde MA ünvanı alıyor yanlış bilmiyorsam


message 24: by Gulen (last edited Nov 15, 2012 04:31AM) (new)

Gulen | 265 comments Uğurcum canım, elbette ki hepimiz ülkemizin kitap okuma konusunda geri kaldığının farkındayız, lakin biz hoş bir münazara ortamında senin çıkarımının temellerini sorguluyoruz. Ülkemiz aslında çılgıncasına kitap okuyor ama sen goodreads'den yanlış sonuç aldın demiyoruz.

Bir de ben elbette ülkemin sosyo-ekonomik koşulları göz önüne alınmadan kitap okunmadığı için, ya da okunan kitaplar konusunda serzenişte bulunulmasına karşıyım.


message 25: by rosshalde (new)

rosshalde | 157 comments zaten sosyal bilim yorum ve eleştiri üzerinden yürüdüğü için insan sosyal bilim eğitimi aldıktan sonra bunların kişiliğine yerleşmesi kaçınılmaz. Bir şeyin birden fazla şey olması durumu var sonuçta, ve hiç birisinde kesinlik yok. En azından iktisadi bilimler için bunu diyebilirim. İster istemez bu açıdan bakıyor insan :)


message 26: by Gulen (new)

Gulen | 265 comments rosshalde wrote: "zaten sosyal bilim yorum ve eleştiri üzerinden yürüdüğü için insan sosyal bilim eğitimi aldıktan sonra bunların kişiliğine yerleşmesi kaçınılmaz. Bir şeyin birden fazla şey olması durumu var sonuçt..."

Evet evet ben de iibf'ciyim temelde..içine işliyor sonuçta:) Yapışıp kalıyor yakana sonra sevimli mühendis arkadaşları üzüyoruz böyle:D


message 27: by Ugur, Challenge Generator (new)

Ugur (ugur_basak) | 1329 comments Mod
Foundation series

The premise of the series is that mathematician Hari Seldon spent his life developing a branch of mathematics known as psychohistory, a concept of mathematical sociology (analogous to mathematical physics). Using the laws of mass action, it can predict the future, but only on a large scale; it is error-prone on a small scale. It works on the principle that the behaviour of a mass of people is predictable if the quantity of this mass is very large (equal to the population of the galaxy, which has a population of quadrillions of humans, inhabiting millions of star systems). The larger the number, the more predictable is the future.

Using these techniques, Seldon foresees the imminent fall of the Galactic Empire, which encompasses the entire Milky Way, and a dark age lasting thirty thousand years before a second great empire arises. Seldon's psychohistory also foresees an alternative where the intermittent period will last only one thousand years. To ensure his vision of a second great Empire comes to fruition, Seldon creates two Foundations—small, secluded havens of all human knowledge—at "opposite ends of the galaxy".



message 28: by Beril (new)

Beril (oyaberil) | 60 comments elbette kitap okuma oranlarımızı öğrenmek için istatistiklere bakmak zorundayız da bunlar good reads kullanım istatistikleri olmamalı bence. bir de belçika, irlanda, singapur, bae bunlar zaten bizden sosyal refah anlamında ileri ülkeler. bu insanların okumak için daha çok vakitleri ve paraları var, ayrıca kütüphanecilik anlayışı çok daha ileride. insanın parası olmaz ama kütüphaneden istediği kitabı alabilir gibi bir mantık bizim ülkemizde fazla yok. kaçımız kütüphane kullanıyor ki? ağır sosyal bilimci olarak, (üniversite hayatım boyunca bütünlemeye kaldığım tek ders istatistiktir bu arada)aldığım diplomasi eğitiminden de yararlanarak, bence uğur'un takıldığı ana nokta, istatistiklerin ve sosyo-ekonomik kültürün dışında, türkiye'de az kitap okunuyor olması.


message 29: by Gulen (new)

Gulen | 265 comments Uğur wrote: "Foundation series

The premise of the series is that mathematician Hari Seldon spent his life developing a branch of mathematics known as psychohistory, a concept of mathematical sociology (analogo..."


Uğur alemsin ya:D


message 30: by Ugur, Challenge Generator (new)

Ugur (ugur_basak) | 1329 comments Mod
İş Hari Seldon amcayı buraya getirmeye kadar geldi:) Yapacak bize şimdi numarasını:)


message 31: by Gulen (new)

Gulen | 265 comments Adama üzüldüm bir de hayatını buna vermiş.


message 32: by Ugur, Challenge Generator (new)

Ugur (ugur_basak) | 1329 comments Mod
Neler yapıyor neler bir görsen.


message 33: by Gulen (new)

Gulen | 265 comments Asimov'un kitapları mı var bu konuda?


message 34: by Ugur, Challenge Generator (new)

Ugur (ugur_basak) | 1329 comments Mod
asimov un en önemli serisi Vakıf bunun üstüne kurulmuş. hatta yan seriler de kısmen bu serinin spinoff u sayılabilir.


message 35: by Gulen (new)

Gulen | 265 comments Evet Vakıf'ı biliyorum okumasam da ama bununla alakasını bilmiyordum, bugün beni yine aydınlattın genç:) Neyse bu muhabbet burdan sürmesin tabi


message 36: by Ugur, Challenge Generator (new)

Ugur (ugur_basak) | 1329 comments Mod
Son 1 ayda kullanım oranları açısından 27. sıradan 24. sıraya çıkmışız.

En azından kullanılmaya başlandığını görüyoruz sistemin. 2013 burada Türk kitapları için gerçekten hareketli bir yıl olabilir.

Kullanım oranı 2 katına çıktığında zaten ilk 10 a giriyoruz.


message 37: by Özlem (new)

Özlem Güzelharcan (martiuctu) | 54 comments Turkiye'de kitap okuma "tembelligi" de mevcut. Insanlar televizyon izlemekten, internetle ugrasmaktan kitap okumaya vakit ayirmaz oldular. Otobus yolculuklarinda bile artik herkes onundeki ekrana kilitlenmis olarak yolculuk yapiyor!

Cocuklara gelince.. Bir ogretmen olarak ne kadar iyi ornek olmaya calissam, onlari okumaya tesvik etsem (buraya uye yaptiklarim bile var), hatta onlara kitaplar hediye etsem de ailelerinden gelen bir "ders calis, test coz" baskisi oluyor uzerlerinde. Sistem bunu istiyor ne yazik ki, onlar da bir sure sonra boyun egiyorlar.

Ama karamsar olmamak lazim. Bizler ornek olacagiz ve gittikce daha cok okuyan (her ne tur olursa olsun) nesiller olacak. (dinimiz amin) :P


message 38: by Ugur, Challenge Generator (new)

Ugur (ugur_basak) | 1329 comments Mod
Tembellik kelimesi çok daha doğru olmuş aslında. Para konusu geçildikten sonra, tembellik daha önemli bir faktör belki paranın önüne geçebilir.
Çünkü, kütüphane veya bir şekilde çevreden kitap temin edilebilir ama insanlar zaman çalan etkinliklere kendilerini çok kaptırdıkları için nedense giremiyorlar.

Okullar için aslında çok güzel bir yer burası private group kurularak, orada grup okumaları yapılabilir.

Martı, bir de burada aktifleşse insanlar hem kim ne okuyor görebilirdik hem de belki biraz daha gaz olurdu.


message 39: by Beril (new)

Beril (oyaberil) | 60 comments Otobüslerde kitap okuyanlarda dalga geçildiğini de bilirim ben. Değişik bir ülkeyiz ne de olsa:)


message 40: by Ugur, Challenge Generator (new)

Ugur (ugur_basak) | 1329 comments Mod
Dalga geçilmese de en azından gizli laf ile dokundurmalar hala olmakta.

Çok okuyana "alim mi olacan oğlum..." gibi sözler.

Ben zaten goodreads e gelmeden gayet çok okuyan bir insan olduğumu düşünüyordum sırf bu yüzden.


message 41: by Dilara (new)

Dilara (dilara_koi) | 6 comments kitap okurken toplumun koyduğu bazı kurallara karşı savaş veriyoruz adeta. Görünen yerlerde kitap okumak ayıp sayılıyor üniversite öğrencileri arasında bile mesela.


message 42: by rosshalde (new)

rosshalde | 157 comments "Filmi var kitabını okumaya gerek yok, vaktim de yok" gibi kendince bahane üreten bir kitle de var. Oysa okumayı sevmiyorum diye direk söyleseler daha çok saygı duyacağım bu kişilere. Kitap okumak bir boş zaman aktivitesi değildir. Ama yıllarca bu şekilde insanların zihnine yerleştiği için kitap okumanın "olmasa da olur" muamelesi görmesine şaşırmamak lazım. Önemli olan bu algıyı değiştirmek.


message 43: by Ugur, Challenge Generator (new)

Ugur (ugur_basak) | 1329 comments Mod
benim üzüldüğüm de bu tür şeyler aslında. okunmadığı zaman üretilmiyor edebiyat. yani bir arz-talep ilişkisi var işin doğası gereği.
edebiyat gelismeyince bunun yanında gelişen şeylerde "film gibi" gelişmiyor.
yine az tüketildiğini uretilenlerde kısmen dar bir alanda kalabiliyor.


message 44: by Gulen (last edited Dec 24, 2012 06:27AM) (new)

Gulen | 265 comments Tebaa olmaktan bağımsız birey olmaya geçmiş bir ülkenin çocuklarıyız, bizden 2 nesil öncesinin okuma yazma bile bilmediği bir ülkenin çocuklarıyız. Okumanın ulemaya, devlet büyüklerine yakıştırıldığı (bakınız kadın demedim:) bir düzenin çocuklarıyız, yüzyıllar süren bir düzenin 30lu yıllarda bozulduğu düşünülürse, okumanın gündelik hayatın bir parçası olması için daha çok zaman gerekir. Çocuklar ailelerinden ne görürse onu benimserler, eğer aileler okumuyorsa çocuklardan da okuma kültürü beklenmemelidir, görmediği birşeyi gerekli hissetmez. Öte yandan okullarda verilmeye çalışılan okuma alışkanlığı ise, eğitim sistemimizin seçtiği kitapların ağırlığı ve yine sınav odaklı eğitimimizin sebebi ile geri tepmektedir (ben bile hala kpss'de dahi karşıma çıkan yazar bu paragrafta ne demiştir tadındaki sorulardan dolayı edebiyattan soğuma noktasına geldim). Damlaya damlaya artacak bence, bugün ben yarın benim çocuklarım gibi:)

Öte yandan bu nesli teknolojiden uzaklaştırmak mümkün değil (büyük bir teknoloji fanı olarak beni de uzaklaştırmak mümkün değil:), ama teknoloji de kitap okumak için kullanılabilir. Audio Booklar yaygınlaşabilir mesela, insanlar kitapları dinleyebilir. e-book okuyabilir. Bir de en önemlisi çocukları ve gençleri sevdikleri şeyleri okumaya yönlendirmek gerekir. Okuduğunu beğenmemezlik etmemek gerekir, bizim ülkemizde bir de bu var, insanın okuduğu ile dalga geçilmesi..İdeolojik olarak simge haline gelmiş bir okulun gene ideolojik olarak simge bir bölümünde okurken yaşadığım ıhyy bunu mu okuyorsun muamelesini unutamam:D hatta hiç unutmam bana

Tol isimli kitabı daha yeni alıp ballandıra ballandıra anlatan arkadaşıma ben onu çoktan okudum dememle girdiği şoku :) benden beklemiyordu çünkü...

En sevdiğim anım ise şehirler arası yolculukta kitap okurken yanıma gelen ve kızım okuma Allah aşkına benim midem bulanıyor diyen amcadır..

gelecek güzel olacak güzel:DDD


message 45: by Ugur, Challenge Generator (new)

Ugur (ugur_basak) | 1329 comments Mod
Gulen wrote: "Tebaa olmaktan bağımsız birey olmaya geçmiş bir ülkenin çocuklarıyız, bizden 2 nesil öncesinin okuma yazma bile bilmediği bir ülkenin çocuklarıyız. Okumanın ulemaya, devlet büyüklerine yakıştırıldı..."

Gülen zaten bir söz vardı. Insanları egitirsen. .., ama kadınları egitirsen geleceğini egitirsin gibi. Gelecek güzel olacak ben de buna inanıyorum.


message 46: by Beril (new)

Beril (oyaberil) | 60 comments şahsen benim en büyük sıkıntılarımdan biri insanların bazı eserleri diğerlerinden üstün görmeleri. mesela ben kendimi çok iyi biliyorum ki şiir kitabı okumam ama okuyana da gidip "bu ne bunu mu okuyorsun demem" (gülen okursa derim o ayrı:)) ama nedense aynı saygıyı çoğu kez göremiyorum. okuduğum kitaplara bu da kitap mı, bunu okuyacağına aç şunu oku gibi söylemler beni delirtiyor. benim en sevdiğim anım ise kayseri'de mutlu mutlu kitabımı okurken iki tane genç delikanlının tepeme dikilip "bu da böyle hava atıyor işte" demesi.


message 47: by Gulen (new)

Gulen | 265 comments Oya Beril wrote: "şahsen benim en büyük sıkıntılarımdan biri insanların bazı eserleri diğerlerinden üstün görmeleri. mesela ben kendimi çok iyi biliyorum ki şiir kitabı okumam ama okuyana da gidip "bu ne bunu mu oku..."

beni şiir okurken görürsen de lütfen:DDDD


message 48: by Ugur, Challenge Generator (new)

Ugur (ugur_basak) | 1329 comments Mod
Önce 27 den 24 e şimdi de 19. sıraya yükseldik.

Çok sınırlardayız aslında ama yine de genel bir kullanım artışı bulunmakta. Her ne kadar bu çok daha fazla insan okuyor demek olmasa da buraya giren çoğu kişi de olduğu gibi bundan sonra daha çok kişinin okumaya motive olacağı demek de olabilir:) Tamamen bir çıkarım.

Bu doğrultuda gidersek sanırım yıl sonuna ilk 10 a girmiş oluruz ve burada gerçek anlamda bir türk topluluğu olmuş olabilir.

İlginç bir istatistik de demografik açısından bulunmakta.

İnternet ortalamasında erkek kız oranı %49 a %51 iken goodreadsde bu oran %27 e %73 e dönüşmekte. Yani özetle normalde aynı iken burada 1-3 oranı var.

Yaş açısından 25-34, diğer istatistiklere de paylaştığım bağlantı üstünden bakabilirsiniz.

Ancak internet ortalamasına en çok farkı açan cinsiyet kısmı olmuş.


message 49: by Laila (new)

Laila Kitap okumanın nefes almak kadar yaşamın vazgeçilmezi olduğuna inanan biri olarak kitap okuyanlara genelde toplumdan kopuk ya da anormal(!) olarak bakan bir çevre olduğunu düşünüyorum. Öyle ki kitabınızı alıp bir parka gittiğinizde gözlerini dikip taciz derecesinde rahatsızlık verenler olduğu gibi, yolculuk esnasında kitabınıza dalmışken sizi dirseği ile dürtüp huzur vermeyen tiplerden bolca mevcut.

Bana göre her şey saygı meselesi... Kendine saygısı olan insan, kendisinden farklı görüşleri, bakış açılanırını keşfetmek ister. Bunun için de en etkin yöntem kitaptır. Diğerleri... Hep bir bahaneleri ya da sizi eleştirecek gerekçeleri vardır. Ki bu tiplerin kendi düşüncelerinden başka bir şeye tahammülleri de yoktur...

Sosyal medya-internet faktörlerinin de dengesiz kullanımını göz önüne alırsak, bir takım tiplerin sırf Starbucks'da çekeceği resimde kahve fincanının yanında kitap görünsün diye okurMUŞ(!) yapan kesimi de tabloya eklemek gerekir. Bu yüzden Türkiye genelinde yapılan okuma istatistiklerinde görünen tablo bana göre gerçeği yansıtmıyor.

Düzenli bir kitap okuru olmak için çok fazla bir defakarlığa da gerek yok oysa... Büyüklerinin elinde kitap gören çocuk, okumak ister, Muhteşem Sülümanvari dizi takipçisi ailelerin çocuklarının kitaba meraklı olması beklenemez. Kitap fiyatları meselesine girmiyorum bile... X etiketli mekanda içeceğim 2 kahve yerine kitap alırım ben. Özetle kişi yeterki gönülden istesin... Kitap da okur, sosyal yaşamın diger gereklerini de yerine getirir...


message 50: by Deniz (new)

Deniz Varnalı | 2 comments Yazdıklarınızı okuyup bir de siteyi anlamaya çalışıyorum bir yandan. Türkçeyi sonradan öğrenip edebiyatını anlamaya ve sindirmeye çalışan birisi olarak nacizane fikrimi soylemek isterim. Kitap okuma alışkanlığı bence çocukların öncelikle ailelerinde görüp taklit ettiği bir davranış biçimi. Kitaptan zevk alma ve bunu geliştirme de büyüdükçe gelişen bir durum. Ben kitapların kütüphaneden alınıp, okunup iade edildiği bir ülkede doğup büyüdüm. Defalarca okunmuş kitapları okumanın hiçbir zararını da görmedim. Hiçbir şeyimizi türk olarak paylaşamazken kitaplarımızı da kimseciklere veremiyoruz bir daha ,geri gelmez diye :) Acıklı bir durum tabii boyle bakınca, kitapları kütüphanemiz zengin dursun diye metreyle alan gördüm daha ne diyeyim.
Benim kitap okuma sebebim kitabın bana henüz yapamadıklarımı ve göremediklerimi sunan bir dünyaya açtıkları pencere içindi. Herkes için aynı duygular var sanırken şimdi dönüp bakınca herkesin penceresi kendisine açılıyormuş diye görüyorum. Evimden bir gün taşınmam gerekirse en kıymetliler arasına sanıyorum fotografları ve kitaplarımı koyar hiçbirşeyi almasam da onlardan geçmem sanırım :) Pencereleri olmayan ışıksız bir evin zindandan ne farkı var ki? Ben de çok ışıklı aydınlık yerleri seviyorum.
Düzen ve okuma alışkanlıklarına gelince tamamen duygusalım o konuda. Kitap okumada zorlama ve yarışa gelemiyorum, canım isterse hoşuma giderse bir gecede 500 sayfa biter, bazen günlerce aynı sayfada kalırım tıkanıp. Arada 10 kitap okuyup defalarca deneyip bitiremedigim kitap sayısı da az buz degildir.


« previous 1
back to top

unread topics | mark unread


Books mentioned in this topic

Tol (other topics)