Sibel Kaçamak's Reviews > Istanbul Istanbul

Istanbul Istanbul by Burhan Sönmez
Rate this book
Clear rating

by
2294519
's review

it was amazing
Read 2 times. Last read April 6, 2018 to April 16, 2018.

İstanbul üzerine yazılmış en sevdiğim, biri Orhan Pamuk'un Kara Kitap'ı diğeri Sevgi Özdamar'ın Haliçli Köprü'sü, kitaplara eklenen Burhan Sönmez'inki İstanbul'u alışılageldik bir yöntemle anlatmamasıyla hem hoş hem acı bir çok geziye çıkarttı. Okuduklarımın içinde illa bir sınıfa sokmak istersem kuruluşu açısından Roberto Bolano'nun Tılsım'ına benzetebilirim. Bolano bu kitabında bize Meksiko'yu, hayatta kalması günlerce hiç bir yere kıpırdamadan bir üniversitenin (ilim irfan yuvası) tuvaletine (bok çukuru) saklanmasıyla mümkün olabilen birinin bakış açısından anlatır. Farklı gezilere çıkarır. Zamanın, Mekanın, İnsan Varlığının içini boşaltır.

İstanbul İstanbul'a gelince Burhan Sönmez, Bolano'nun anlatısına bir katman daha eklemiş; sonuçta dört kişinin farklı bakış açılarıyla her bir duvarını tuğla tuğla örerek içine kapatıldıkları daracık hücrenin tam ortasına başka bir dört duvar kapalı ama alabildiğine geniş alan, işte İstanbul, açtığı bir anlatıdan bahsediyoruz. Aynı zamanda Edebiyat aşıklarına da ithaf edilen bir gezi kitabı.

Sönmez kitabın içine bir çok gezi gizlemiş; hikaye İstanbul'un altında bir hücrede bitmek bilmeyen aralıklarla işkenceye götürülmeyi bekleyen dört kişinin ağzından sırayla anlatılıyor. Bunu daha ilk başından içindekiler sayfasında görmek mümkün. Edebiyat okuyucusuna ipucu vermiş Sönmez, bu bir çeşit modern Dekameron. İçinde birden fazla hikaye var.

Ögrenci Demirtay'ın Demir Kapı başlıklı anlatısıyla 1. gün başlıyor : 'Aslında uzun hikaye ama ben kısa anlatacağım' dedim. Her bölümdeki anlatıcı önce bir hikaye anlatıyor sonra kendisinden, İstanbul'dan ya da köyünden bulundukları durumdan, gelecekte onları bekleyenlerden bahsediyor. Sözü alan kişi gerek seçtiği hikayeyle geçmişi, gerek durum tespitiyle şimdiyi ve gerekse gelecek hayalleriyle geleceği kendi bakış açısıyla anlattığında kitabın son sayfasını her bir karakteri sokakta görsek tanırız duygusuyla çeviriyoruz. Gelecek ve geçmiş derken bildiğimiz anlamda düşünmeyin, çünkü hücrede işkenceye götürülmeyi bekleyen kişiler kendi hikayelerini açığa çıkarmadan, kimliklerini belli etmeden iletişim kurmak zorundalar. Acı ile kimin ne anlatacığı belli olmadığından geçerli akçe mümkün olduğunca az bilgi vermek. Buradan da başka bir katmana ulaştım, bir şekilde bir araya getirilmiş bireylerin olan bitene direnebilmek için kendilerine ortak bir gelecek kurma çabasıyla oluşturulan sahte-somut bir hakikat.

Gezileri madde madde yazmaya çalışırsam; bunlardan bir tanesi somut olarak gezi parkı, 227 sayfanın içinde tek bir yerde geçiyor. Sönmez'in ustalığı aslında herkesçe bilinen şeylerden bahsettiğinde hiç birini okuyucunun gözüne sokmaması. İkinci gezi edebi bir gezi, bir çok esere göndermeler var, her anlatılan hikaye aslında çok meşhur yazarların bildiğimiz eserlerinden seçilmiş, bazılarının lafı, alıntılandığı anda değil de çok daha sonra yeri ve zamanı geldiğinde geçiyor, bazıları ise okuyucuya bırakılmış, bilmece çözmek gibi eğlenceli demek isterim ama mekan ve olanlar bu eğlenceden keyif almamızı engelliyor. Üçüncü gezi zamanda ve mekanda çıkılan bir gezi, bir noktadan sonra hakikat ve hayal, geçmiş, şimdi ve gelecek birbirine karışıyor. Dördüncü gezi ise çok daha kişisel, zaman mekan kavramını kaybeden insanın çıktığı bir akıl gezisi.

Son zamanlarda bir çok yazarda üzülerek fark ettiğim, hiç hoşuma gitmeyen bir bilgi listelemesi şeklinde yapılan göndermelere bu kitap ustalıkla cevap vermiş, bakın böyle yapılır demiş. Bir çoğu sanki okuyucuya bonus olarak sunulmuş bilmeceler, kurulma mantıklarıyla kitabın biçim ve içeriğine ustaca dahil edilmiş olmasını çok fazla beğendim. Ayrıca metnin içinde hücreyi paylaşanların birbirlerine sordukları gerçek bir kaç bilmeceyle de siz deyin Oidipus'a ben diyeyim kış gecelerinin daha çabuk geçmesini sağlamak amacıyla evlerde hane halkına sorulan geleneksel Anadolu halk bilmecelerine göndermeler var. İstanbul İstanbul'daki bilmecelerin yalın anlamlarıysa şu anda çok gündemde olan bir kaç toplumsal konumuza şık bir şekilde gönderme yapıyor ki sormayın gitsin. Cevapları düşününce bu güzel kitapta böyle kör kör parmağım gözüne üslup olmasaydı keşke diye düşünerek önce hüzünlendim fakat çok çabuk öyle olmadığını, önyargıyla yanıldığımı anladım. Bilmecelere hayran kaldım. Kitabın tüm zevki işte buna benzer bir çok ayrıntıda gizli saklı. Ortaya çıkarılmayı bekliyor. Okuyacak olanlara kendilerinin de kolayca görebilecekleri bir kaçını yazdım.

Aklımda kaldığıyla bir kaç cümle...

1- Her hikaye İstanbul'da geçer.
2-Yaşamak ne garip seferdir.
3- İstanbul gerçeği doğadan öğrendi ama yalanı kendisi yarattı.
17 likes · flag

Sign into Goodreads to see if any of your friends have read Istanbul Istanbul.
Sign In »

Reading Progress

Finished Reading
April 6, 2018 – Started Reading
April 16, 2018 – Finished Reading
April 19, 2018 – Shelved

No comments have been added yet.