Halen felsefe ve teolojiye ihtiyacımız olduğunu tek gerçekliğimizin Doğabilimleri olmadığını söylüyor.
{Teolojiye, benim yaşamak için ihtiyacım yok ancak insan soyu yalnzıca sorgulayan insanlardan oluşmuyor}
-Bunu bilimcilerin halen "Madde niçin var?, Maddenin eksikliğinde olan nedir?" sorularını sormanın anlamsız olduğuna kanaat getirmelerine ve bu tür soruları sormanın anlamsız olduğunu düşünmeleri ile tanıtlıyor.
"Bizim gerçekliğimiz yalnızca doğabilimleri değil"
"Hayatın ne olduğu konusunda eksiksiz, açık seçik ve her durumu kapsayacak ölçüde genel geçer bir tanım getirmenin imkansızlığı, canlı olanın yeryüzünde çıkmasıyla birlikte, sanıldığı gibi yepyeni, temelden farklı ve beklenmedik bir şeyin ortaya gelmeyeceğinin de kanıtıdır.
Hayatın daha çok adım adım basamak basamak ve gelişim zincirlerri halkasında herhangi bir boşluk bırakmadan nasıl ortaya çıktığını düşünecek olursak tam olarak hangi uğrakta, hangi olasılık ve durumda ortaya çıkacağını söylemek imkansızlaşacaktır."
"Bilimin inanca ters düştüğü yolundaki, bilime bugüne kadar musallat olmuş kötü şöhretin, aslında dinsel otoritelerin ve kurumların Tanrı'yı ispat etmek için izledikleri yanlış yolun bir sonucu olduğu apaçık ortadadır."
Karşı çıkılan düşünceler Galileo'nun Bruno'nun söylediklerine ters düşüyor. Ditfurth'un dini dogmalar gibi bilimsel -olmasına rağmen- dogmalaşmış unsurları da eleştiriyor.
Kritikal düşünce epey kazanılması ve korunması zor olan bir unsur. Kritik düşünme becerisini kazanmak epey kuvvetli bir us gerektiriyor. Hatta gün içinde yaşadığım tartışmaları metine dökerek kritisize etmem gerekiyor. Sevgi,nefret -duygular- son bulduğunda rasyonellik başlar. Positivist düşünerek bedenimize kilitlenmiş usumuzu dışarı çıkarmalıyız.
Demin okduğum metin tüm okuduklarımın arasında en hoş olanlardan birisiydi.
Başlangıçta Hidrojen Vardı sayfa 241 ve 246 arasındaki aminoasit gen ve grammar ilişkisi.
Spinoza'nın Etika'sı Latince yazıldı. Latince'de toplam 23 harf bulunmaktadır. Yalnızca 20 küsür harf ile anlaşılması zaman alan yoğun felsefi konseptler depolanabiliyor. 23 harf ile teorik olarak sonsuz sözcük yaratılabiliyor. Aminoasitlerde böyle işliyor, hepimiz aminoasitlerin çeşitli dizilimleri ile varolduk. Adenin Guanin Sitozin Urasil. Aslında Tanrı her yerde kendini gösteriyor çok müthiş bir biçimde. Neurology profesörü olan Ditfurth beni bir dil öğrencisi olarak bilim kitapları okuyor olmam konusunda cesaretlendirdi.