What do you think?


Kumpanya
"Sait'in hayattaki bileti lüks mevki bileti idi. Ama o da tıpkı Barba gibi lüks mevkiden, birinciden, ikinciden hoşlanmıyor, soluğu hep üçüncüde, personel koğuşunda alıyordu."
-Haldun Taner-
"... O, Orhan Veli ile beraber, son neslin en kuvvetli simalarından biridir. Yaşayışları, hayatın güzelliğini duyuşları, avarelikleri ve Türkçe'nin şiirini buluşları ne kadar birbirine benzer. İstikbalin edebiyat kitaplarında onlar, bugünün yıldızları olarak yan yana parlayacaklardır."
-Mehmet Kaplan-
"Edebi eserler, insanı yeni ve mesut, başka iyi ve güzel bir dünyaya götürmeye yardım etmiyorlarsa neye yarar?" diyen büyük yazarın ilk kez 1951'de yayımlanan hikaye kitabı Kumpanya yeniden gözden geçirilerek yayına hazırlandı.
Mektuplar, manüskriler ve gün ışığına çıkmamış yepyeni metinler sırada...
-Haldun Taner-
"... O, Orhan Veli ile beraber, son neslin en kuvvetli simalarından biridir. Yaşayışları, hayatın güzelliğini duyuşları, avarelikleri ve Türkçe'nin şiirini buluşları ne kadar birbirine benzer. İstikbalin edebiyat kitaplarında onlar, bugünün yıldızları olarak yan yana parlayacaklardır."
-Mehmet Kaplan-
"Edebi eserler, insanı yeni ve mesut, başka iyi ve güzel bir dünyaya götürmeye yardım etmiyorlarsa neye yarar?" diyen büyük yazarın ilk kez 1951'de yayımlanan hikaye kitabı Kumpanya yeniden gözden geçirilerek yayına hazırlandı.
Mektuplar, manüskriler ve gün ışığına çıkmamış yepyeni metinler sırada...
100 pages, Paperback
First published November 1, 1951
About the author
Sait Faik Abasıyanık
87 books536 followersSait Faik Abasıyanık (18 November 1906 - 11 May 1954) was one of the greatest Turkish writers of short stories and poetry. Born in Adapazarı, he was educated at the Istanbul Erkek Lisesi. He enrolled in the Turcology Department of Istanbul University in 1928, but under pressure from his father went to Switzerland to study economics in 1930. He left school and lived for three years in Grenoble, France - an experience which made a deep impact on his art and character. After returning to Turkey he taught Turkish in Halıcıoğlu Armenian School for Orphans, and tried to follow his father's wishes and go into business but was unsuccessful. He devoted his life to writing after 1934. He created a brand new language and brought new life to Turkish short story writing with his harsh but humanistic portrayals of labourers, fishermen, children, the unemployed, the poor. A major theme was always the sea and he spent most of his time in Burgaz Ada (one of the Princes' Islands in the Marmara Sea). He was an honorary member of the International Mark Twain Society of St. Louis, Missouri.
Sait Faik mostly published under the name Sait Faik, other pen names being Adalı ("Island dweller"), Sait Faik Adalı, and S. F..
There is an award for his name which is given every year on his death anniversary: Sait Faik Hikâye Armağanı
Sait Faik mostly published under the name Sait Faik, other pen names being Adalı ("Island dweller"), Sait Faik Adalı, and S. F..
There is an award for his name which is given every year on his death anniversary: Sait Faik Hikâye Armağanı
Ratings & Reviews
Friends & Following
Create a free account to discover what your friends think of this book!
Community Reviews
Displaying 1 - 30 of 37 reviews
August 11, 2017
Sait Faik, kitaplarına tekrar tekrar el atılacak, çok özel bir yazarımız. Ondaki insan sevgisini, özellikle de kaybedenlere, kimsesizlere, sessizlere, yoksullara duyduğu gönülden ilgiyi, yakınlığı, çok sade ama aynı ölçüde etkileyici bir şekilde işleyen hikayelerini okumanın, özellikle günümüzde daha da anlamlı olduğunu düşünüyorum. Kumpanya'da yer alan üç hikaye de bu nitelikte. Sait Faik külliyatının benim için en favori parçalarından biri değil belki ama okuduğunuza pişman olmayacağınız hoş bir kitap Kumpanya.
July 28, 2020
Neler geçiyor içimden de, sen ne anlarsın bee, derler diye susuyorum.
September 3, 2015
Bir insanı sevmekle başlar her şey, diyor ya Sait Faik. Bunu boşuna söylemiyor. Sait Faik okuduğunuzda ancak ve ancak insanı hissedersiniz. İnsana dair olan her şeyi, salt insan insan olduğundan ötürü seversiniz. Hırsızı da seversiniz iyilik meleğini de, çünkü öyle anlatır, insandır çünkü ve her türlü şey ondadır.
Zaten o yüzden şu hayatta her şey insan için, de der. Der.
Zaten o yüzden şu hayatta her şey insan için, de der. Der.
September 16, 2018
Ya sen yalancının dik âlâsısın, yahut da dünya yüzünde insan denilen şey bizim bilmediğimiz, anlayamadığımız bir canavar haline gelmiş.
March 1, 2016
Bu kitap yine yazarın kendi tarzında, ilki biraz uzun, 3 hikayeden oluşuyor. Ben bir Sait Faik hayranı olarak ilk iki hikayesini okumaktan büyük keyif aldım ve yazara sevgim biraz daha arttı.
Sait Faik'i neden sevdiğimi de açıklamak istiyorum ama anlatması biraz zor. Yüzeysel bir bakış açısıyla, hikayelerinde hiç özel bir şey yok. Sıradan insanların hayatlarından olağan sayılabilecek kesitleri anlatıyor. Ama bu insanların hayatlarına dair öyle bir sezgisi, öyle bir derin kavrayışı var ki yazarın insanı çok iyi tanıdığı (anladığı) hissine kapılıyorsunuz. Bir de, yazarın kendi hayat hikayesini de düşününce hikayeleri bana çok daha anlamlı geliyor. Seviyorum bu basit hikayeleri.
İş Bankası Yayınları baskısının sonundaki güzel yazı sebebiyle, yazarla tanışmak için de uygun bir kitap olabileceğini düşünüyorum.
Sait Faik'i neden sevdiğimi de açıklamak istiyorum ama anlatması biraz zor. Yüzeysel bir bakış açısıyla, hikayelerinde hiç özel bir şey yok. Sıradan insanların hayatlarından olağan sayılabilecek kesitleri anlatıyor. Ama bu insanların hayatlarına dair öyle bir sezgisi, öyle bir derin kavrayışı var ki yazarın insanı çok iyi tanıdığı (anladığı) hissine kapılıyorsunuz. Bir de, yazarın kendi hayat hikayesini de düşününce hikayeleri bana çok daha anlamlı geliyor. Seviyorum bu basit hikayeleri.
İş Bankası Yayınları baskısının sonundaki güzel yazı sebebiyle, yazarla tanışmak için de uygun bir kitap olabileceğini düşünüyorum.
May 26, 2022
Dünyanın en iyi yazarlarının kitabını okurken bile Sait Faik okurken aldığım hazzı, duyduğum heyecanı hissedemiyorum. Ondaki insan ve doğa sevgisi, insanı anlama çabası beni müthiş etkiliyor. Üç uzun öyküden oluşan bu kitap da yüreğimi cıvıltılı bir ilkbahar sabahına benzetti. Kitabın sonunda yer verilen Sabri Esat Siyavuşgil’in Sait Faik hakkındaki yazısı da hem Sait Faik’i hem de onun yazınını anlamak açısından müthiş bir kaynak olmuş.
October 12, 2016
Güzeller güzeli bir Sait Faik eseri Kumpanya. Güzeller güzeli de bir içine edeni var bu kumpanyanın. İsim bulmada iyi ama insanlıkta sınıfta kalanlardan. Belki de toplumun ondan istediğini en iyi şekilde yaptığını düşünüyordur, kimbilir...
February 10, 2020
Hep böyle söyleriz, dedi. Anadolu çekmez, Anadolu istemez, Anadolu anlamaz. Bu yüzden dünyanın en aşağılık filmlerini biz yaparız. Anadolu şöyledir, Anadolu böyledir. İçimizde Anadolu’yu bilen bile yok.
May 7, 2019
Sait Faik'i daha öncesinde derslerde veya kitaplarının arasından seçip seçip okuduğum olmuştu. Az çok ünlü olduğu naiflikten de haberim vardı. Ama bu kitapta derlenmiş üç öyküde açıkça gözlemlediğim kimlik, cinsiyet ve politika üzerine ne kadar derin gözlemler yapabildiğinden haberdar değildim. Çok bilinen bir yazarı okumanın keyifli yanı da bu sanırım. Her zaman duyduğundan daha fazla ve daha farklı bir şey veriyorlar sana. Sait Faik ve Kimlik çalışılan var mı acaba diye düşünüyorum şimdi de. Güzel şeyler çıkar gibi oradan.
This entire review has been hidden because of spoilers.
May 28, 2021
İş Bankası Kültür yayınları aracılığıyla çıkan Sait Faik'in eserlerinin hepsinin sonunda Sait Faik'i uzaktan yakından tanıyan o dönemin edebiyat ve sanat hayatı içinde bulunan güzide insanları tarafından yazılmış ufak bölümler var. Kumpanya'da ise Sabri Esat Siyavuşgil tarafından yazılmış "Sait Faik'i Anlamak" başlıklı yazı ise ana yemekten sonra yenilen tatlı hissiyatı yaratıyor insanın zihninde.
October 3, 2016
"İnsanlar mesut olduktan sonra şehirlerin daha güzeli bina edilir... Sence bir insan mı kıymetlidir, bir Süleymaniye Camisi mi?"
Read
February 2, 2022Bir gün "tüm öykülerini" bitirmek benim için bir ukte.
March 22, 2025
Sait Faik Abasıyanık’ın Kumpanya adlı kitabı, üç güçlü öyküden oluşan, insan doğasını ve toplumsal dinamikleri işliyor. Kitapta beni en çok etkileyen ikinci öykü Kriz olsa da, kitaba adını veren Kumpanya da sanat ve toplum ilişkisini başarılı bir şekilde işliyor.
İlk öykü Kumpanya, Anadolu’da bir tiyatro topluluğunun yaşadığı maddi sıkıntıları, sanatın toplum içindeki yerini ve sanatçıların var olma mücadelesini anlatıyor. Abasıyanık, sanatın sadece sahnede değil, hayatın içinde de ne denli zorlu bir süreç olduğunu gösterirken, sanatçının toplumla kurduğu karmaşık ilişkiye de çok başarılı dokunuyor.
İkinci öykü Kriz, Abasıyanık’ın anlatım gücünü ve derinlikli gözlem yeteneğini en iyi yansıtan öykü olarak kitapta ayrı bir yer tutuyor. Öyküde kendini bulma arayışında olan bir adamın hayatına konuk oluyoruz. Karakterimiz sorgulamaları, sorularıyla bizi de insan hayatının mı, yoksa toplumsal mirasa ait eserlerin mi daha değerli olduğu üzerine derin bir etik tartışmanın içinde bırakıyor. Otoritenin baskısı altında kalan bireyin, ahlaki seçimleriyle yüzleşirken, vicdan, güç ve insanlık kavramları sorguluyoruz. Bu öykü, kitabın en sarsıcı ve düşündürücü öyküsü kuşkusuz.
Genel olarak, Kumpanya güçlü temalar barındıran, düşündüren ve insan doğasını ustalıkla işleyen bir eser. Ancak birinci ve üçüncü öykünün nispeten zayıf kaldığını düşündüğüm için kitaba puanım 8/10.
İlk öykü Kumpanya, Anadolu’da bir tiyatro topluluğunun yaşadığı maddi sıkıntıları, sanatın toplum içindeki yerini ve sanatçıların var olma mücadelesini anlatıyor. Abasıyanık, sanatın sadece sahnede değil, hayatın içinde de ne denli zorlu bir süreç olduğunu gösterirken, sanatçının toplumla kurduğu karmaşık ilişkiye de çok başarılı dokunuyor.
İkinci öykü Kriz, Abasıyanık’ın anlatım gücünü ve derinlikli gözlem yeteneğini en iyi yansıtan öykü olarak kitapta ayrı bir yer tutuyor. Öyküde kendini bulma arayışında olan bir adamın hayatına konuk oluyoruz. Karakterimiz sorgulamaları, sorularıyla bizi de insan hayatının mı, yoksa toplumsal mirasa ait eserlerin mi daha değerli olduğu üzerine derin bir etik tartışmanın içinde bırakıyor. Otoritenin baskısı altında kalan bireyin, ahlaki seçimleriyle yüzleşirken, vicdan, güç ve insanlık kavramları sorguluyoruz. Bu öykü, kitabın en sarsıcı ve düşündürücü öyküsü kuşkusuz.
Genel olarak, Kumpanya güçlü temalar barındıran, düşündüren ve insan doğasını ustalıkla işleyen bir eser. Ancak birinci ve üçüncü öykünün nispeten zayıf kaldığını düşündüğüm için kitaba puanım 8/10.
May 21, 2018
Sait Faik külliyatimin son kitabi olan bu eseri de mumkun olan en gec vakitte bitirmeye calistim ve o zaman da geldi catti. kitap 3 hikayeden olusuyor diger hikaye kitaplarina gore bu eserde daha uzun hikayeler mevcut. Hikayelerin hepsi de sirk ve kumpanya hikayeleri. Sait Faik'in tarzini benimseyen biri olarak bu hikayelerde de kullanilan sade üslup okurken insani rahatlatip sevindirecek cinsten. Hikayelerinde sectigi insan figürlerini okuyucuya o kadar guzel geciriyor ki yazar o hikayelerin hepsinde kendi de varmis gibi oluyor okuyucunun. Böyle guçlu bir yazarla tanistigim icin cok mutluyum. Böylesi basyapit hikayeler yazdigin icin sonsuz tesekkurler Sait Abi
March 21, 2024
Sait Faik'in biri uzun olmak üzere bir kaç öyküsünü barındıran bu kitabı, onun diğer eserlerinde olduğu gibi insanlık durumlarından bol ayrıntılar içeriyor. Bir gezgin tiyatro grubunun Anadolu turnesi için hazırlık yapmasından başlayıp, oyuncular, sanatçılar, rejisörler üzerine derin gözlem ve ayrıntılar sergiliyor ve Sait Faik'in sonsuz insan sevgisine rağmen insanların kimi zaman iyi, güzel, kimi zaman kötü, karanlık yanları bir arada barındıran yaratıklar olduğunu unutmak isteyenlerin zihnine çivi gibi çakıyor.
[#seslikitap]
[#seslikitap]
October 18, 2018
Kumpanya, Sait Faik Abasıyanık’ın hikayelerinin olduğu bir kitab. Sait Faik bu eserinde tuluat tiyatroları ve tuluat tiyatrolarında yaşayanların hikayelerini anlatmış bize. Bu anlatımını üç ayrı öyküde toplamış Sait Faik Abasıyanık Kumpanya, Kriz ve Gauthar Cambazhanesi. Kullandığı dil ve öykü akışı kitabı bir an önce bitirme isteği uyandırırken, karakter tahlilleri ve batimlemeler gayet başarılı.
August 4, 2020
"Sait Faik Abasıyanık 1906_1954 yıllarında yaşamış. Edebîyat dünyamıza çok büyük katkıları olmuş bir şahsiyettir.
Benim nacizane değerlendirmem ise kullandığı kelime ve cümle dizilimine hayran kaldığımı, dile ait unsurların kullanımını anlatmak için kelimelerin kifayetsiz olduğunu söyleyebilirim.
Bilmediğim en az 20 kelime öğrendim kendisinden.
İyiki kitaplar var...
Ruhun Şad olsun Büyük Üstad."
Benim nacizane değerlendirmem ise kullandığı kelime ve cümle dizilimine hayran kaldığımı, dile ait unsurların kullanımını anlatmak için kelimelerin kifayetsiz olduğunu söyleyebilirim.
Bilmediğim en az 20 kelime öğrendim kendisinden.
İyiki kitaplar var...
Ruhun Şad olsun Büyük Üstad."
November 6, 2021
3 güzel öykü var bu kitapta. En iyileri olmasa da iyi öyküleri Sait Faik’in. Bununla beraber Sabri Esat Siyavuşgil’in son sözü (“Sait Faik’i Anlamak”) kitabın kalanını unutturacak güzellikte. Sait Faik’i anlatan birden fazla son söz okudum. Böylesine denk gelmedim. Tekrar tekrar okuyası geliyor insanın.
July 30, 2022
s.101, Gauthar Cambazhanesi
- "Çocukluk, insana o kadar çabuk geri geliyor ki, adeta onu içimizde gizli bir yerde saklıyor gibiyiz. İstediğimiz zaman o, bir saniyede buluveriyor. Onu kaybeden, onu kendimizden defeden biz olduğumuz halde o sadık bir köpek şammesiyle bizi arayıp bulacak. En ümit etmediğimiz zaman ona, bizi bulmak fırsatını vereceğiz. Eğer sizde de bu çocukluğa dönüş kabiliyeti büsbütün söndüyse, o zaman sirk sizin için manasız; sirkte gülen, eğlenen, heyecanlanan insanlar acayip, basit mahluklardır. Çünkü saçlı sakallı insanlara çocuk diyemezsiniz. Halbuki o heyecana kapılmış olsanız, ara sıra kendinize gelip etrafınıza baktığınız zaman çocukluğu bir yetmiş yaşında ihtiyarın gözlerinde, ellerinde, hatta bembeyaz sakalında buluverir, siz eğer yetmiş yaşında değilseniz büsbütün küçülürsünüz. Sirkte büyük küçük yok, sirke büyük küçük mevcut değildir. Sirkte bütün insanlar dokuz yaşındadır."
- "Çocukluk, insana o kadar çabuk geri geliyor ki, adeta onu içimizde gizli bir yerde saklıyor gibiyiz. İstediğimiz zaman o, bir saniyede buluveriyor. Onu kaybeden, onu kendimizden defeden biz olduğumuz halde o sadık bir köpek şammesiyle bizi arayıp bulacak. En ümit etmediğimiz zaman ona, bizi bulmak fırsatını vereceğiz. Eğer sizde de bu çocukluğa dönüş kabiliyeti büsbütün söndüyse, o zaman sirk sizin için manasız; sirkte gülen, eğlenen, heyecanlanan insanlar acayip, basit mahluklardır. Çünkü saçlı sakallı insanlara çocuk diyemezsiniz. Halbuki o heyecana kapılmış olsanız, ara sıra kendinize gelip etrafınıza baktığınız zaman çocukluğu bir yetmiş yaşında ihtiyarın gözlerinde, ellerinde, hatta bembeyaz sakalında buluverir, siz eğer yetmiş yaşında değilseniz büsbütün küçülürsünüz. Sirkte büyük küçük yok, sirke büyük küçük mevcut değildir. Sirkte bütün insanlar dokuz yaşındadır."
October 13, 2025
Aslında severim ben cümbüşlü sanat ortamlarını okumayı, seyretmeyi, dinlemeyi ama tiyatronun adını ne koyalım diye sayfalarca kafa patlatmak gerekli miydi mesela? Ki doğru , gerçek hayatta da bu gibi konular üzerine konuşmak günlerini alabilir sanatçıların ama.. Sadece tüm öykülerini okuyorum diye uğradığım bir durak oldu.
February 15, 2024
Sait Faik Abasıyanık'ın "Kumpanya" adlı eseri. Bu kitap, sadece bir tiyatro gezici grubunun hikayesini anlatmıyor, aynı zamanda insan ilişkilerini, hayatın içsel zorluklarını ve duygusal karmaşıklıkları işleyerek okuyucuya gerçek bir yaşam tablosu sunuyor.
August 15, 2017
Kumpanya değil ama Kriz hikayesi ile 4 yıldızı haketti kitap.
November 22, 2020
3 guzel Sait Faik oykusu.. tavsiye edilir
December 13, 2020
“Gauthar Cambazhanesi” adli oyku ozellikle cok guzeldi ❤️
January 6, 2023
“Aşk, Don Kişot'un yel değirmenidir.”
February 20, 2023
Bir kasabaya doğru giden tiyatro kumpanyasının oyuncularla yaptığı yolculuk anlatılıyor. Sait Faik'in renkleri hikâyelerindeki karakterlerde kendini gösteriyor.
March 18, 2025
4,5/5
5 değil çünkü Sait Faik öyküleri içinde favorilerim değildi ancak yine de herhangi bir kitaba kıyasla da 5 olurdu.
5 değil çünkü Sait Faik öyküleri içinde favorilerim değildi ancak yine de herhangi bir kitaba kıyasla da 5 olurdu.
Read
September 2, 2026Üç ayrı hikaye, o dönemlerde roman ve hikayelerde kendilerince tahlil ve günlük tarzı çok yaygın fakat çoğu da biraz fazla uzatılmış oluyor. Bu öyle çok uzatılmış diyemem ama yine de pek sevemedim.
August 18, 2026
Sair Faik okumak beni hep şaşırtan, hayran bırakan, okuma eyleminin doyumunu yaşatan ve her daim heyecanlandıran bir eylem. Bu kitap da buna en güzel örneklerden biriydi. İlk satırlarından itibaren keyifle, gülümseyerek okuduğum Kumpanya öyküsü tiyatro kurma hevesiyle yanıp tutuşan bir grup insanın, kuracakları tiyatroya isim arama hikayesini ve yaşadıkları zorlukları akıcı ve muzip bir dille anlatırken bir taraftan da yalnızca Sait Faik'in değinebileceği insana özgü detayları barındırıyor.
Kriz öyküsünün kahramanı üniversite öğrencisinin babası ve arkadaşlarıyla etik dilemma diyalogları da enfesti. Öykülere felsefe esintisi eklemek ancak usta işidir. Sait Faik de bunu başarmış bence.
"Bugün hemen hemen unutulmuş olan insanlık. bir saadet için. insanların bütününün saadeti için yapılan her hareket insanlık hareketidir."
***
"Edebi eserler insanı yeni ve mesut, başka iyi ve güzel dünyaya götürmeye, kurmaya yardım etmiyorlarsa neye yarardı?"
Kriz öyküsünün kahramanı üniversite öğrencisinin babası ve arkadaşlarıyla etik dilemma diyalogları da enfesti. Öykülere felsefe esintisi eklemek ancak usta işidir. Sait Faik de bunu başarmış bence.
"Bugün hemen hemen unutulmuş olan insanlık. bir saadet için. insanların bütününün saadeti için yapılan her hareket insanlık hareketidir."
***
"Edebi eserler insanı yeni ve mesut, başka iyi ve güzel dünyaya götürmeye, kurmaya yardım etmiyorlarsa neye yarardı?"
April 28, 2026
50'li yılların Türkiye'sinde tiyatro yapmak, tiyatro için çabalamak, sanat üretmek ve bunu gerçekten her türlü koşula ve her türlü engellenmeye, üstüne bir de parasızlığa rağmen kotarmaya çalışmak ne demek bunu anlatıyor kitap. Günümüzde belki çok daha fazla imkan var, her şeye daha kolay ulaşılıyor ama sanatın değeri ve anlaşılırlığı aynı mı bundan emin değilim. Belki de hem yapmak hem ulaşmak çaba gerektirirken bir şeyler daha değerliydi. Üzerinden neredeyse 80 yıl geçmiş bir kitap hala nasıl bu kadar cazip ve merak uyandırıcı olur? Cevabı yazarında. Sait Faik Abasıyanık, tertemiz bir dille, gerçek insanların gerçek hikayelerini anlatmış ve bu da hala okunmasını ve sevilmesini sağlıyor.
Sait Faik Türk edebiyatında hikayenin en mükemmel formuna gelmesini sağlayan, bunun için çalışan ve muazzam bir başarı elde eden bir süper kahraman gibi. Basit insanları, basit olayları, basit ve gündelik diyalogları bile müthiş bir şekilde sürükleyici ve tadına doyulmaz şekilde yazıyordu. Kumpanya’da anlattığı hikaye, sanatın ve sanatçı olmaya giden yolun ne tür çelişkilerle, aslında sanatla da hiç ilgisi olmayan binlerce şeyle donatılmış olmasıdır. Sadece istemekle veya yetenekli olmakla halledilemeyen, binbir türlü dalaverenin, tuhaf işin, tuzakların ve oyunların içinden geçmek gerektiğini açıklıkla gösterir. Zaten her iş böyle değil midir?
"Para hiçbir zaman insanı adam etmezdi."
"Sevdiğim insandan ne fayda bekleyebilirim? Bu müthiş bir egoizim olmaz mıydı?"
“Çocukluk, insana o kadar çabuk geri geliyor ki, Adeta onu içimizde gizli bir yerde saklıyor gibiyiz.”
Sait Faik Türk edebiyatında hikayenin en mükemmel formuna gelmesini sağlayan, bunun için çalışan ve muazzam bir başarı elde eden bir süper kahraman gibi. Basit insanları, basit olayları, basit ve gündelik diyalogları bile müthiş bir şekilde sürükleyici ve tadına doyulmaz şekilde yazıyordu. Kumpanya’da anlattığı hikaye, sanatın ve sanatçı olmaya giden yolun ne tür çelişkilerle, aslında sanatla da hiç ilgisi olmayan binlerce şeyle donatılmış olmasıdır. Sadece istemekle veya yetenekli olmakla halledilemeyen, binbir türlü dalaverenin, tuhaf işin, tuzakların ve oyunların içinden geçmek gerektiğini açıklıkla gösterir. Zaten her iş böyle değil midir?
"Para hiçbir zaman insanı adam etmezdi."
"Sevdiğim insandan ne fayda bekleyebilirim? Bu müthiş bir egoizim olmaz mıydı?"
“Çocukluk, insana o kadar çabuk geri geliyor ki, Adeta onu içimizde gizli bir yerde saklıyor gibiyiz.”
Displaying 1 - 30 of 37 reviews





























