Goodreads helps you keep track of books you want to read.
Start by marking “Dokuzuncu Hariciye Koğuşu” as Want to Read:
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
Enlarge cover
Rate this book
Clear rating
Open Preview

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

4.02  ·  Rating details ·  8,980 ratings  ·  277 reviews
Peyami Safa'nın şaheserlerinden Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Türk edebiyatında "insan ruhunun derinliklerinde ve labirentlerinde dolaşan ilk roman" olması ve hasta bir insanı ve onun psikolojisini ele alması bakımından önemli bir yere sahiptir. Birçok araştırmacı ve yazar tarafından Türk edebiyatında bir ilk kabul edilen Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Tanpınar'ın dediği gibi, "a ...more
Paperback, 112 pages
Published 1968 by Ötüken Neşriyat (first published 1930)
More Details... Edit Details

Friend Reviews

To see what your friends thought of this book, please sign up.

Reader Q&A

To ask other readers questions about Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, please sign up.

Be the first to ask a question about Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Community Reviews

Showing 1-30
Average rating 4.02  · 
Rating details
 ·  8,980 ratings  ·  277 reviews


More filters
 | 
Sort order
Start your review of Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
İntellecta
May 22, 2017 rated it really liked it  ·  review of another edition
"Nüzhet bana yalan söyledi...Dünya'nın hiçbir Nüzhet'i yalan söylememelidir." gibi çarpıcı epigraflarla süslü hasta Psikolojindeki acıyı ümitsizliği vede çaresizliği okuruna hisettirebilen başarılı bir roman... ...more
Hakan
Jan 21, 2015 rated it really liked it
Edebiyatımızın ünlü isimlerinden Peyami Safa'yı epey bir gecikmeyle okumanın mahcubiyetini yaşıyorum. Bu gecikmeyi iki kısa ama derinlikli romanını peş peşe okuyarak bir nebze telafi etmeye çalıştım. Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, hem hastalık hem de aşk üzerine yazılmış çok iyi bir psikolojik roman. Yeniyetme roman kahramanının gerek sağlık sorunlarının kendisinde yarattığı etkiler, gerek kendisinden 4 yaş büyük bir genç kıza imkansız tutkusu abartıya kaçmadan gayet etkileyici bir şekilde işlenmiş. ...more
Kaplumbağa Felsefecisi
Feb 17, 2016 rated it it was amazing
Shelves: yerli-roman
15 yaşlarında bacağında bir yara ile 7 yıl geçirmiş bir "gencin" öyküsü. Onun dilinden onun hayatı. Dili çok naif ama bir o kadar da vurucu bir roman. Çok sevdim! ...more
Fact100
Jan 11, 2021 rated it really liked it
"Bizden uzaklaşmadıkça bize görünmeyen sıhhat, itiyadın verdiği hissizlikle, sağlamların şuurundan kaçıp nasıl ve nereye saklanıyor? Onu ben görüyorum, çünkü benden uzak; onu ben Mithat Bey'in kırmızı yüzünde, çelikli damarlarında, arkadaşımın otururken rahat gerilişlerinde, bacaklarını uzatışlarında, korkusuz bakan gözlerinde görüyorum." (s.107)

"Istırabın derinlerine indikçe sevincimizi kaybetme korkusu kalmadığı için, yeni bir sevinç başlıyor: Istırabın ilâcı ıstıraptır. İkisinin hâsıl-ı zarbı
...more
Fearless
Oct 23, 2017 rated it really liked it
Heyecanlariyla çocuk kahramanımız gerçekten hezeyanlar içinde.
Yedi senedir çektiği acı yetmezmiş gibi bacaginin kesilip kesilmeyecegi sorusu; bir yandan da Nuzhet'e olan aşkı ve duyduğu hislerin derin yankıları, aldatilmayi ve yalani tanıması herşey onu etkilemekte ve tabiki hastalığını.
Nuzhetin onun sinirlerinin gerilmemesi gerektigini bile bile ona yalanlar söylemesi ve böyle oynaması mide bulandiriciydi.
...more
Esra
Oct 25, 2015 rated it it was amazing
Dokuzuncu Hariciye Kogusu beni turk edebiyatiyla baristiran kitap. Cok fazla etkilenerek okudum bu kitabi.

Sonra bu kitap gibi daha baska kim bilir ne inciler vardir kendi ana dilimin edebiyatinda dedim.

Senelerdir fransiz ve ingiliz edebiyatinin pesinden kosarken ben bilerek mi kendimi uzaklastirdim ana dilim edebiyatindan, benim hatam miydi ?

Ama hayir. Su an turk edebiyat dunyasinda Peyami Safa nin bu psikolojik oykusunun eline su dokebilecek nitelikte bir yapim oldugunu dusunmuyorum.

Cagdas ya d
...more
Kübra  Yağmur Aslanhan
Apr 12, 2016 rated it really liked it
Diyecek bir şey yok, Peyami Safa denilecek her şeyi 110 sayfada söylemiş zaten.

Bazen etrafımızda o kadar esrarlı bir hadise olur ki ince teferruatına kadar bunu sezeriz, fakat hiçbir şey idrak edemeyiz; ruhumuzun içindeki ikinci bir ruh her şeyi anlar, fakat bize anlatmaz, böyle korkunç işaretlerle bizi muammanın derinliklerine atar ve boğar.

*

"Dünyanın bütün tavanlarına lânet olsun. Arka üstü yatmaktan usandım."

*

"Büyük bir hastalık geçirmeyenler , her şeyi anladıklarını iddia edemezler.
İki h
...more
Aslı Can
Ben bu kitabı okumuşum ama ne zaman, nasıl okumuşum hiç hatırlamıyorum. Aklımda hiçbir şey de kalmamış, iki yıldız vermişim nasıl okuduysam. Şimdi okuyunca sevdim, karanlık atmosfer betimlemeleri, sayıklamalar çok hoşuma gitti özellikle.
Uğur Karabürk
Oct 17, 2019 rated it really liked it  ·  review of another edition
5 yıldız da olabilirdi ama kararsız kaldım. Peyami Safa bu işi biliyor :D
Ahmet
Dec 15, 2017 rated it it was amazing
Shelves: roman
Çok beğendim. Özellikle şu alıntıladığım kısımlar çok güzel 👏

"Felaketimizi başka biriyle taksim etmek saadettir, fakat annelerle değil. Annelere anlatılan kederler taksim değil, zarbedilmiş olur: Çocuklarının felaketini iki kat şiddetle hisseden anneler, bu ıstıraplarını çocuklarına fazlasiyle iade ederler; böylece keder anadan çocuğa ve çocuktan anaya her intikal edişinde büyüdükçe büyür."

"Etrafıma bakınıyorum. Bağ. Çocukluğumun birçok seneleri bu köşkte, bu bağda, bu bahçede geçti. Fakat kendi
...more
Peri Kitapları
Jun 14, 2015 rated it really liked it
"Yalnız başıma, demir parmaklıklı kapıdan içeriye girerdim, dokuzuncu hariciye koğuşuna doğru , ağaçların bile sıhhatine imrenerek yürürdüm..."


"Hastahanenin sessizliği kadar gürültüsü de beni korkutuyordu. Odanın önündeki her ayak sesi yaklaştıkça , bana fena bir haber vereceklermiş gibi ..."



110 sayfalık bir başyapıt . Bacağında meydana gelen bir kemik rahatsızlığı sebebiyle, yıllarını hastane koridor ve odalarında geçiren hasta bir çocuğun acı hikayesi, çok etkileyiciydi. Tasvirler çok kuvvetl
...more
aslı
Jun 28, 2013 rated it it was amazing
Kitabı okurken cidden ızdırap çektim.Yazar karakterinin aklından geçenleri ve hissettiklerini öyle güzel dile getirmiş ki yapılan tasvirlerden katiyen sıkılmıyorsunuz aksine insan psikolojisini daha iyi anlamak adına bazı cümleleri tekrar tekrar okuyorsunuz.
Kitapla ilgili beni tek üzen nokta bitmiş olması çünkü aklımda hala bir çok soru var ve ne yazık ki cevabını asla bilemeyeceğim...
Rıdvan
Aug 17, 2011 rated it it was amazing
Türk edebiyatının en iyi yazarlarından birinin elinden çıkmış en iyi roman.
Gencay
Oct 05, 2020 rated it it was amazing  ·  review of another edition
“denizde, dalgalar arasında boğulacağını anladıktan sonra hiçbir hareket yapmayarak kendilerini suya salıverenler ve felâketi bir an evvel isteyenler gibi kendimi bı­rakmıştım. bir şey ümit etmemenin rahatlığından başka barınacak ruhî bir köşem kalmamıştı.”

peyami safa ile ilk tanışmamız
Mete Koçak
Oct 31, 2015 rated it really liked it
Peyami Safa bu psikolojik romanında 15 yaşındaki bir çocuğun hastalıkla mücadelesini ve kendinden 4 yaş büyük bir kıza olan aşkını sade ve akıcı bir dille anlatıyor. Özellikle sağlığımızın kıymetini bilmemiz ve büyük bir hastalık geçirenlerin halinden de anlamamız açısından okumamız gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Dilara
Jan 13, 2015 rated it it was amazing
Betimlemeleri, anlatım tarzı ve diğer her şeyiyle muhteşem bir kitap!!
Selin Alper
Feb 03, 2021 rated it really liked it
Keyifle okudum. Yazarın dili, tasvirleri, duyguları derinlemesine irdeleyişi çok güzel. “Yalnızız” kadar derinden etkilendiğimi söyleyemem ama bu okuduğum ikinci Peyami Safa kitabı da damağımda güzel bir tat bıraktı. Sabahattin Ali’nin ruhsal betimlemelerine, yazım tarzına çok benzer buldum, belki de o yüzden çok sevdim Peyami Safa kitaplarını..

“Felaketimizi başka biriyle taksim etmek saadettir, fakat annelerle değil, annelerle değil. Annelere anlatılan kederler taksim değil, zarbedilmiş olur: ç
...more
Wehappyfew
Sep 27, 2020 rated it really liked it
Shelves: türk-edebiyatı
Eserin Nazım Hikmet’e adanmış olması çok hoş bir ayrıntı.
Perihan
Mar 25, 2016 rated it it was amazing
"Yalnız başıma, demir parmaklıklı kapıdan içeriye girerdim, dokuzuncu hariciye koğuşuna doğru , ağaçların bile sıhhatine imrenerek yürürdüm..."

Bir kitap bu kadar mı ayrıntılı kederi anlatır. Her bir ayrıntı tek tek hedeften yüreği vuruyor...
Bu kitabı bir hastane odasında , hastanızı beklerken okursanız etkisi daha da vurucu olur!!!

"Hastahanenin sessizliği kadar gürültüsü de beni korkutuyordu. Odanın önündeki her ayak sesi yaklaştıkça , bana fena bir haber vereceklermiş gibi , korkudan büzülüyor
...more
se
Dec 13, 2016 rated it it was amazing
Umduğumdan daha çok sevdim. İlk Peyami Safa kitabım, o yüzden yazarın diline alışmam biraz vakit aldı. Biraz ağdalı, su gibi akıp gitmeyen bir dili var; hikayenin de öyle aman aman bir sürükleyiciliği yok. Ama Safa'nın dönemine ait olan bütün kitapların sahip olduğu o çekicilik, o etkileyicilik burada da var.

Peyami Safa okumaya başlamak için iyi bir seçenek olabilir.
...more
Nurdamla
Jun 23, 2013 rated it really liked it
Ölüm ve aşk gibi insan hayatının 2 temel olayını çok iyi anlatmıştır.
"Halbuki mesele çok basit, insan hastalanır ve ölür.", ".. geriye kalan sadece diş.."
Okumamın üzerinden çok geçmiş olmasına rağmen aklımda bir slogan gibi kalan ve bir süre içimden tekrar etmeyi bırakamadığım cümle ise şudur,
"Dünyanın hiç bir Nüzhet'i yalan söylememelidir."
Devamında,
" Yalan bana suçların en ağırı gibi geliyordu ve biri yalan söylediği zaman insanların değil eşyaların bile buna nasıl tahammül ettiğine şaşırıyor
...more
Suheyla
Jul 22, 2018 rated it really liked it
Peyami Safa' nın en bilinen eseri. Okul çağlarından beri okutulur. Hastalığın sadece fiziksel acı olmadığını, ruhu da yaraladığını bir yazar daha nasıl güzel anlatabilir. Ruhun çektiği işkencenin azabından kurtulmak için et acısına nasıl şükranla yanaşabilir insan. Klasik olmayı hakkeden, herkesin zihninde iz bırakması gereken bir eser. Siz sadece zihninize girmesine izin verin. O nasılsa dünyanızda yer bulur. ...more
Yavuz Sert
Jan 14, 2020 rated it really liked it
Daha girişinde, hastane tasviri ile hastanenin kokusunu iliklerime kadar hissettiren, alüminyum kabı elimle dokunmuşcasına karşıma getiren bir üslup... Peyami Safa Türk Edebiyatının en kıymetli kalemlerinden...
Onur Başak
Mar 16, 2018 rated it really liked it
Peyami Safa bence oldukça underrated bir yazar. Bu roman ingilizce ya da başka bir dünya dilinde yazılsaydı bir klasik olabilirdi.
Bilge
Apr 06, 2020 rated it it was amazing
Büyük bir hastalık geçirmeyenler, herşeyi anladıklarını iddia edemezler.

Herşeyi mi bilmiyorum ama bu kitabı anlayamayacaklarına inanıyorum. Hastane atmosferi ve psikolojisi kendi hastane günlerimi anımsattı ve yüreğimin ağırlığını kitap boyunca zor taşıdım. Daha uzun bir kitap olsa bitirmeyi bile başaramazdım muhtemelen. Tüm bunların dışında dönemin Fransız ve Alman özentiliğiyle Türk dilinin görmezden gelinmesine dair eleştirel yaklaşım da inanılmaz hoşuma gitti.

Bu psikolojik romanda Peyami S
...more
Elif  Yıldız
Jul 13, 2019 rated it it was amazing
Shelves: favoriler-2019
Görülecek, işitilecek, tadılacak, okunacak, yazılacak, yapılacak o kadar çok şey birikiyor ki, bundan sonra hayatımın bunlara yetişmeyeceğinden korkuyorum.


Okumak için çok geç kalmış olduğum bir kitap Dokuzuncu Hariciye Koğuşu. Bundandır ki biraz mahcubum kendisine karşı.

En basit tabiriyle kitabın konusuna değinecek olursak, ayağında rahatsızlığı olan bir karakterimiz var ve bu rahatsızlığı onunla beraber 7 yıl boyunca yaşayagelmiş ancak bir gün rahatsızlığı son alarmlarını vermeye başlayınca i
...more
Yalım
Feb 05, 2016 rated it really liked it
Kitabın içeriği hakkında yazmadan önce, sonundaki sözlük kısmında emeği geçenlere çok teşekkür ederim. Güzel düşünülmüş ve faydalı oldu.

Kitaba gelirsek, öncelikle şunu diyeyim, başlangıçta bizi kendi içine rahatça çeken bir kitaptı. Sonra bir aralar olaydan olaya hemen atladı. Sanki yazara sayfa sınırı vermişler hissine kapıldım.

Hasta bir insanı gerçekten iyi anlatmış fakat aşık bir insanı anlatmakta başarılı olmadığını düşündüğüm bir kitap.

"Kozmopolitlerin Hücumu" kısmı çok hoş olmuş. Bunun ya
...more
McODAL
Jan 16, 2017 rated it really liked it
Hasta bir gencin hayatının bir kısmının konu alındığı romanda psikolojik tahliller çok iyi. İnsanların ilişkileri ile birlikte bir aşk da çok güzel ele alınmış. Hem kişilik hem de ortam tasvirleri mükemmel. Öyle ki, verilmek istenen duyguyu sonuna kadar hissediyorsunuz. Sonu hakkında iyi yada kötü bitti diyemiyorum, belki bu da romanı ilginç kılan unsurlardan biri. Cümlelerin ifade ediliş şekilleri çok farklı.

"Felaketimizi başka biriyle taksim etmek saadettir, fakat annelerle değil, annelerle de
...more
ece
Aug 03, 2018 rated it it was amazing
Sene boyu edebiyat çalışırken "Şu sınav bir bitsin, Peyami Safa'ya gömülmeyen ne olsun..." diyerek başladığım Safa serüvenimin ilk kitabı.

"Bazen etrafımızda o kadar esrarlı bir hadise olur ki ince teferruatına kadar bunu sezeriz, fakat hiçbir şey idrak etmeyiz; ruhumuzun içinde ikinci bir ruh her şeyi anlar, fakat bize anlatmaz, böyle korkunç işaretlerle bizi muammanın derinliklerine atar ve boğar."

"...onları çok seviyorum; ve hepsi, rüzgardan sancılandıkça ne kadar inilderler ve içlerinde ne a
...more
Ebru
Oct 12, 2016 rated it really liked it
Konu itibariyle hiç alakası olmasa da Knut Hamsun'ın 'Açlık' kitabındaki psikolojik analizi ve etkisi gibi; hastalıkla mücadele eden, ağaçların sağlıklı oluşuna bile imrenen, hasta psikolojisini kusursuz hissettiren bir kitap. Sona vardığımızda, 'Büyük bir hastalık geçirmeyenler her şeyi anladıklarını iddia edemezler.' deyişinin ne kadar yerinde bir tespit olduğunu müthiş hissettiriyor... Etkilendim mi, kesinlikle evet! Daha düşünülmüş bir sonla karşılaşmayı da beklerdim; ama bu haliyle bile eks ...more
« previous 1 3 4 5 6 7 8 9 next »
There are no discussion topics on this book yet. Be the first to start one »

Readers also enjoyed

  • Yaban
  • Kuyucaklı Yusuf
  • Kürk Mantolu Madonna
  • Çalıkuşu
  • İnsan Ne İle Yaşar?
  • Aylak Adam
  • İçimizdeki Şeytan
  • Acımak
  • Anayurt Oteli
  • Yaprak Dökümü
  • Olağanüstü Bir Gece
  • Kiralık Konak
  • Sırça Köşk
  • Vurun Kahpeye
  • Saatleri Ayarlama Enstitüsü
  • Sergüzeşt
  • Ateşten Gömlek
See similar books…
280 followers
1899 yılında İstanbul’da doğar. Servet-i Fünun dönemi şairlerinden İsmail Safa'nın oğludur. Sivas'a sürgüne gönderilen babasının orada ölmesi üzerine 1901 yılında iki yaşında yetim kalmış, bu yüzden "Yetim-i Safa" adıyla anılmıştır. Babasız büyümenin acılarının yanı sıra, sekiz dokuz yaşlarında yakalandığı bir kemik hastalığı dolayısıyla çocukluk ve ilk gençlik yılları hastane koridorlarında geçmi ...more

News & Interviews

Need another excuse to treat yourself to a new book this week? We've got you covered with the buzziest new releases of the day. To create our...
29 likes · 5 comments
“Bir yalan söylendiği zaman insanların değil, eşyanın bile buna nasıl tahammül ettiğine şaşıyordum. Yalana herşey isyan etmelidir. Eşya bile: Damlardan kiremitler uçmalıdır, ağaçlar köklerinden sökülüp havada bir saniye içinde toz duman olmalıdır, camlar kırılmalıdır, hattâ yıldızlar düşüp gökyüzünde bin parçaya ayrılmalıdır filân... Zavallı mürâ-hik...
Nüzhet bana yalan söyledi.”
34 likes
“Büyük bir hastalık geçirmeyenler, herşeyi anladıklarını iddia edemezler.” 14 likes
More quotes…