Aşkın bütün halleri... Tutkunun aklımızı ele geçirmesi. Kötülüğün en güzel biçimi... Rezil olmaktan duyduğumuz haz... Kırılan umutlarımızın lezzetli kederi... Çiğnenen onurumuzun getirdiği kibir. Vicdan tutulması, bencilliğin son kertesi, yanılsamanın en derin anı... İmkânsız olanın çekiciliği... Yani gönüllü kölelik... Yani insanoğlunun en masum hali... Yani bildiğiniz delilik... Yani en yalansız aşk öyküleri...
"Düşümü gerçekleştirdiğimden de emin değilim. Böyle bir düşüm var mıydı, yok muydu, ondan bile emin değilim. Kafam çok karışık. Daha da kötüsü, eskiden Stefan'ı düşündüğümde güzel, iyi, masumiyetle ilgili duygular uyanırdı içimde. Coşkuyla, heyecanla, umutla dolardım. Şimdi büyük bir öfke var. Bazen insanlıktan çıktığımı hissediyorum. Düşündüklerim beni korkutuyor. Gel gör ki düşünmeden de edemiyorum. Olmuyor, beceremiyorum. Bir de oturmuş aşkın saçma olduğunu anlatıyorum. Ben de en az aşk kadar saçmayım. Diyeceksiniz ki seni, aşk saçma biri haline getirdi. Doğru ama ben de direnemedim. Asıl tutarsızlık bende. İnsan aptalca, anlamsız bulduğu bir tutkunun peşinden gider mi? Bak gidiyorum işte. Hâlâ onu arıyorum... Kafam karışık, canım yana yana gecenin bir yarısında bu bara geliyorum, ondan bir iz bulabilir miyim diye..."
Ahmet Ümit was born in 1960 in the city of Gaziantep in southern Turkey. He moved to Istanbul in 1978 to attend university. In 1983 he both graduated from the Public Administration Faculty of Marmara University and wrote his very first story. An active member of the Turkish Communist Party from 1974 until 1989 Ümit took part in the underground movement for democracy while Turkey was under the rule of a military dictatorship between 1980-1990. In 1985-86 he illegally attended the Academy for Social Sciences in Moscow. Ümit worked in the advertising sector from 1989-1998 and is currently employed as cultural advisor at the Goethe Foundation in Istanbul. He has one daughter Gül. Since 1989 Ümit has published one volume of poetry three volumes of short stories a book of fairytales one novella and six novels. One of Turkey’s most renowned contemporary authors Ümit is especially well-known for his mastery of the mystery genre as reflected in many of his bestselling novels and short story volumes. Drawing upon the unique political and historical background of his home country Ümit delves into the psyches of his well-wrought characters as he weaves enthralling tales of murder and political intrigue.
Hayatımda aşk üzerine yazılmış olup, aşkı bu kadar ANLATAMAYAN bir kitap okumuş değilim. Erkek yazarlar arasında kadın zihnini ve bakış açısını iyi özümseyip aşkı hakkıyla yazabilenine rastlamak zordur. G. G. Marquez bir istisnadır mesela. Tolstoy da kısmen öyle. Bizim edebiyatımızda, haremlikli selamlıklı geçmiş çok da uzak olmadığından ve cinsel devrim Türkiye'ye epey geç geldiğinden besbelli, kadın kalbini zihnini çözüp, aşkı yek erkek bakış açısından değil de bütünüyle kavrayarak iyi anlatabilen erkek yazar yok gibidir. Belki Orhan Pamuk bir istisna... Fakat kadın zihnine ve aşka bu kadar yabancı, konuya affedersiniz, bu kadar hödükçe yaklaşanına daha evvel rastlamamıştım.
Ahmet Ümit bir polisiye yazarı malum, bazı romanları iyi, bazıları vasat, bazıları da hakikaten kötü. Bu en kötüsü olabilir. Üretkenlik her zaman iyi bir şey değil, belki daha az üretse daha az sayıda fakat daha iyi işler çıkartabilir. Ama öyle yapmıyor. Peynir ekmek gibi, "şunun da gideri olur, bu da satar", diye yazı yazıverince kötü işler çıkarmak kaçınılmaz.
İnanılır gibi değil ama Ahmet Ümit'in sözde aşk hikayeleri olarak yayınladığı öykülerin 2-3 tanesi aşkından, çok sevdiğinden (!) sevgilisini öldüren erkeklerin "aşk" hikayesi. Kadın cinayetlerini aşk diye satamazsın Ahmet Ümit, pes!!! Bir hikaye öğrencisiyle evlenen kart profun çapkınlık hikayesi. Direkt akademide taciz davası olur adamın öğrencisiyle evlenene kadar ona yaptıkları. Bu adam öğrencisiyle evlenip dersini aldığında da nekrofil oluyor! İktidar saplantısıyla AŞKı başından sonuna birbirine karıştırmış yazarımız, ısrarla AŞK'ı anlatamıyor. Kadın cinayetlerini de aşk diye anlatması bundan.
AÜ'in bu kitaptaki bilim-kurgu denemesi olan 3000li yıllarda geçen aşk öyküsü vasat, yazarın gelecek kurgusu ise vasat altı. Açlık Oyunları, bilumum Ursula LeGuinler'i okumuş atmış bir nesle bu Jetgiller tadında gelecek kurgusunu hakikaten satamazsınız.
Kadın bakış açısından aşkı anlatayım dediği son öyküde, sözde bi dünya kızıl saçlı adamı öldürmüş kadın seri katilimizin müzisyen görünümlü kızıl saçlı sivil polis karşısında çözülüvermesi evlere şenlik. Aralarında geçen diyalogdaki kadın sanırsın seri katil değil, taşra kentinden üniversiteyi yeni kazanmış, gözü açılmadık bir kızceğiz. Çöp bacaklı haliyle tecavüzcüsü erkeği, bıçakla delik deşik edecek kuvvete sahip olması falan, hani hiç gerçekçi gelmiyor. Kolay mı bir erkeği yalnız bıçak hamleleriyle defalarca bıçaklayarak öldürebilmek? Ciddi fiziksel kuvvet ister elbette. Fakat hanım kızımız ekmek doğruyor sanki, sanki elindeki çekmeceden bulduğu bıçak değil de samuray kılıcı! Bi hamlesinde kendisini savunmaya çalışan tecavüzcü erkeğin iki parmağı gidiyor, vay be!
Olmamış... Okuduğum 1000'e yakın sayıda eseri değerlendirdim bu sitede. Bugüne kadar verdiğim tek yıldız bu öykü kitabına nasipmiş. Öyle kötü.
*Bu kitabı yazan Ümit gibi tanınmış ve öncesinde bir çok kitabı olan bir yazar olmasa daha farklı gözle bakabilir ve kabul edilebilir bulabilirsiniz ancak yazar olarak belirli bir seviyede iseniz böylesi vasat altı öykülerle okuyucu karşısına çıkamazsınız.
*Kitap dokuz öyküden oluşuyor. Genel yorumum, anlatım ve öykülerin vasatın altı olması. Öykülere kısa yorumumu ve puanımı parantezlerde belirttim. 1-Aşk Bir Mucizedir (Öykünün aşkla alakası yok; ayrıca sonu da olmamış. Puanım:0/5) 2-Kâfi Delildir Aşk! (Bahanesi aşk olan bir cinayeti övmek, olmamış. Puanım:0/5) 3-Aşk Çözümsüz Bir Problemdir (Konu aşk gibi duruyor ancak bağ kuramadım. Puanım:0/5) 4-Aşk Bir Cinayettir (Bahanesi aşk olan bir cinayeti övmek, olmamış. Puanım:0/5) 5-Aşk Bir Düellodur (Öykü diye kitaba da girmiş ya! Puanım:0/5) 6-Aşk Bir Yanılsamadır (Öykünün aşkla alakası yok. Puanım:0/5) 7-Aşk Bir Özentidir! (Öykünün aşkla alakası yok. Puanım:0/5) 8-Aşk Bir Ütopyadır (Bilim kurgu da olmamış, aşk kısmı da. Puanım:0/5) 9-Aşk Köpekliktir (Kitabın en uzun ve en olmamış öyküsü. Köpecik var ama onun da aşkla alakası yok. Puanım:0/5) *Kitaba puanım sıfır olmadığı için bir.
http://ucalisan.blogspot.com.tr/2014/... Sağolsun yazar aşkı resmen piç etmiş. Ben hayatımda aşk'ı bu kadar basit öykülerle anlatan başka bir yazar görmedim. On öykünün her biri kendince sürpriz ! sonlara sahip. On öykü içinde en son, en ucuz, en uzun, en yapay öykünün ismi kitaba ismini vermiş. Ahmet Ümit'in romanlarında olduğu gibi bu öykü de de gereksiz bir sürü ayrıntıyla uzatıldıkça uzatılmış. Bir hafta oldu, son öykü bir türlü bitmiyor anasını satayım. Öykü yapay, karakterler arıza, diyaloglar saçma. Mesela ben 35 yaşındayım, iyi kötü kitap okuyan biriyim, dakikada 47 kelime çağında gevezeliğe sahibim (rakı içerken bu sayıyı kadeh sayısıyla çarpın) ama hayatımda bu kitapta geçen diyalogların/kelimelerin yarısı geçmedi. -Hülasa ne demek ?- Sözümona polisiye kabul edilen eserlerinde olduğu gibi bu öykünün içine de hikayeye hiç bir şey katmayan Osmanlı tarihinden alıntılar ve en iyi balık hangi restorantta yenir, künefenin içine ne kadar peynir konur kim bilir gibisinden reklamlar reklamlar...
Cok kotu, okudugum en kotu kitaplar listesinde ilk uce girer. Yani biraz daha az ovgu alan bir yazar olsa belki kabul edilebilir ama oyle de degil. Hic begenmedim. Bu kadar basit ve gereksiz hikayeleri neden yazmis acaba diye dusundum. Ask kopekliktir isimli hikaye de hepsinden beter, bir de uzun.. Diger kitaplarinin daha iyi oldugunu umut ediyorum bizim kitaplik bu yazarin kitaplariyla dolu :/
This entire review has been hidden because of spoilers.
sıkı bir Ahmet Ümit okuru olarak hayal kırıklığına uğradım. nedendir bilmem... ahmet ümit sık sık polisiye, psikolojik, tarihi romanlar yazdığı için olabilir mi? ben bu yüzden mi aşk romanını ahmet ümit'e yakıştıramadım? yoksa bu kitabı zamansız mı okudum da elimde süründü? bırakıp bırakmamak arasında gittim geldim?
kitapta hoşuma giden hikayeler hikayeler olmadı mı? tabi ki oldu... özellikle 'kafi delildir aşk' 'aşk çözümsüz problemdir' 'aşk bir yanılsamadır' 'aşk köpekliktir' hikayeleri...
diğerleri ise; ne yazık ki vasatın altında... olmamış. cinsel içerikli hikayelerden hoşlanmıyorum :(
'aşk çözümsüz problemdir' bu hikayenin sonunda gözyaşlarına boğuldum. çok etkileyiciydi. gerçekten de aşk çözümü olmayan bir problem...
son hikaye özellikle... o son hikayeden güzel bir komser nevzat polisiyesi çıkarılabilirdi... bunu düşünememiş Ahmet ümit... hikayede ne ararsanız var. Tecavüz,gasp,cinayet,cinayetler... malzemesi bol. okunmaya değer. :)
Oldukça tuhaf ve saçma hikayeleri olan bir kitap. Ahmet Ümit’in katıldığı konferansta konulmasını beğenmiştim, bu kadar yeni yetme ve üslubu güzel olmayacak bir kitap yazacağını tahmin etmiyordum. #y:114
*Rüyalardaki aşkı beklediği gibi çıkmayan adamın hikayesi. Aslında beklediği kadın hayat kadını olarak karşısına çıkacaktır. *Vakkas dede büyük aşkı için gençliğinde Antep’den Halep’e gitmiştir. Ancak aşkına karşılık alamayınca aşkını Halep’de bitirir. Ama nasıl bitirmiştir? Çiçeklerler mi, silahlarla mı? *Aşk adamı, matematik profesörü Numan’ın vazgeçmediği aşklar ve genç aşkları. *Psikiyatr Ceren Cihan ile birliktedir. Ceren bir terapi sırasında paranoyak şizofreni hastası ile görüşecektir. Hasta kapısını ve çocuklarını öldürmüştür. Ceren hastanın hikayesininde kendi sevgilisi Cihan’ı biraz görecektir. *Naif, beyefendi tutukevinde müdürü Nail Bey’den beklenmeyen cinayet ve aşk öyküsü.
*Aşk Köpekliktir Ayşe eski Alman polisi Stefan’a aşık olur. Stefan’la birlikte olmaya başlarla. Stefan Caz barda müzik yapan, kızıl saçlı, gizemli bir müzisyendir. Geçmişinden esmer, uzun boylu bir kızı aramaktadır. Ayşe’yi bu kıza benzettiği için başta onunla tanışmıştır. Aslında Stefan o kızı aramak için İstanbul’a gelmiştir. Aslında aradığı, yani Jasmine seri bir katildir. Jasmine Almanya’da kızıl saçlı erkekleri öldürmektedir. Stefan’da polis olarak onu uzun zaman takip etmiş sonunda bulmuştur. Ama aralarında bir his oluşmuştur. Kız onu öldürmemiş ve aniden gözden kaybolmuştur. Dolayısıyla Stefan onu aramak için çıktığı istanbul yolunda Ayşe ile sevgili olacaktır.
“Ben Matematikçiyim oğlum, kadınları çözülmesi gereken birer problem olarak ele alırım.” “Aşk hiçbir zaman pişman olmamaktır.” “Aşkın anlaşmayla bir ilgisi yoktur."
Beş yıldızı son öyküye veriyorum. Kitaba ilk başladığımda böyle öyküler halinde olduğunu bilmiyordum. Hatta pişman olmuştum neden başladım diye ama son öykü enfesti. İyi ki okumuşum
این کتاب مجموعه نه داستان است که از انگیزههای قهرمانانش و همچنین فضای فرهنگی سرزمینش میگوید.مجموعه ای از جملات توصیف کننده عشق نیز عناوین داستانها هستند. داستانهای این کتاب هرکدام به شکل روایتگونه با سبکی تازه رویدادهای پلیسی را بیان میکنند. داستانهایی چند لایه که در آن میتوان رد پای عشق، انتقام، جنایت، خیانت، جنون و … را دید.
ن م:نویسنده هرچند تلاش کرده به موضوع عشق بپردازه اما روحیه جنایی نویسی خودشو نتونسته زیاد پنهون کنه.بعضی از داستانای مجموعه سطحی و خسته کننده بودند اما بعضی،ایده جالبی داشتند. تو داستان آخر خیلی به جزئیات پرداخته شده بود که همین باعث میشه حوصله خواننده سربره!🙃 کتاب ترجمه ساده و روونی داشت که خوندنشو راحتتر کرد.😊
از #متن #کتاب
_عشق واقعی تکه، تا ابد هم تک میمونه +«بیخیال پدر من، یعنی قلب آدم اینقدر کوچیک و تنگه؟» _«قلب آدمیزاد کوچیک نیست، اما پرنده عشق هم خیلی ناز و کرشمه داره و روی هر شاخهای نمیشینه. به اونی که سر هر شاخهای میشینه یه چیز دیگه میگن.» Aedan._.Z
Bu kitap hikayelerden oluşuyor. "Aşk"ı tanımlayan bir dizi cümle de öykü başlıkları. Ancak bir polisiye yazarı olan Ahmet Ümit elinden, romantik bir kitap beklemek saflık olur.
Goodreads'teki eleştirilere bakıyorum. Kimisi çok eleştirmiş, aşk romanı yazmaya kalkarsa böyle olur işte kan gövdeyi götürür, beğenmedim falan. Kim demiş ki aşk hikayelerinin pespembe olması gerektiğini? Katılmıyorum. Bence gayet hoş.
Ahmet Ümit'in en sevdiğim kitabı mı diye soracak olursanız, hayır :) Yine de güzel vakit geçirdim.
Kitap baştan sona değil, baştan bir öncekiye kadar neredeyse yazılmak için yazılmış gibiydi. Kabul ediyorum ilk hikaye biraz ilginçti ama yine de saçmaydı bence. Ama kitabın adını alan ya da tam tersi, Aşk Köpekliktir hikayesi beni benden aldı başka dünyalara götürdü sanki. Okurken kafamı toparlayamadım. Hızlı okumak istedim. O kadar etkiledi ki... hala devamını düşünüyorum. O gidişle o hikayeye roman yazılırdı o derece.
Bitti...😞 Ve inanın hiç bitmesin istedim.🙈 . . Kitap tahmin edilebileceği gibi aşk temalı hikayelerden oluşuyor. Ama daha ilk hikayeden "Nasıl yani?" diyerek afallatıyor sizi.😊 . . Kitabın ismini ilk gördüğümde zihnimde oluşan resimle bitirdikten sonra düşündüklerim arasında alaka yok.🤔 . İsmine aldanmayın, okuyun derim.😉 . Velhasıl şiddetle tavsiyemizdir efendim!..🖒
داستان اصلی که شروع میشه توش غرق میشی و فقط میخوای بخونی و زیر تک تک سطرهاش خط بکشی عالی بود....واقعای جای تبریک داره هم برای نویسنده و هم برای مترجم بابت ترجمه روان سلیسی که داشتند
Ahmet ümit tüm cep kitaplarını BİM sayesinde depolamıştım ama okumak henüz kısmet olmamıştı ha bunu da okumuş değilim. Storytel uygulamasında dinledim. Başlarda güzel olan bir kaç hikayeden sonra aşırı sıkıcı bir hal aldı. Zaman kaybı olduğunu düşündüm. Hele ki arabada işe gidip gelirken açıp dinlememe rağmen arabadaki zamanımı kayba uğrattığını düşündüm uzun bir süre yazarı okumam. Ama elimde de 10 kitabı var. Şu ara yeni bir yayınevinden basılmaya başlandı sanırım. Hatta kapakları çok daha iyi.
On farklı aşk öyküsünden derleme yapılarak oluşturulan bir kitap. Konusunu aşkın zorluğu ve aşılması gereken birçok engele sahip olması oluşturuyor. Her bir hikaye aşka farklı bir açıdan yaklaşıp inceliyor. Yalın ve anlaşılır bir dile sahip olması rahatlıkla okunmasını sağlıyor. • • •
Alıntı; "Zaten aşkın anlaşmayla bir ilgisi yoktur"
"Hakiki sevda tektir. Sonuna kadar tek kalır."
"Ama bence aşk, bin kere pişman olsan da, bin kere onun peşinden gitmektir."
Çok hızlı akıp giden bir kitaptı. Fena sayılmaz ama Ahmet Ümit'ten daha yüksek beklentilerim oldugu için yeterince tatmin etmedi belki de. Aşık insanların yaşadığı farklı ve kötü versiyonları okurken eksik bir şeyler vardı sürekli. Belki de 21 yaşında biri olarak aşkı bu kadar basit ve kötü bir duygu olarak görmek istemediğim için yarım geldi hikayeler ama kitap çok kolay bir şekilde çok kısa zamanda deliler gibi aşık olan insanlarla dolu. Abartmayın abi hissiyatı yaşadım kitapta biraz 💅
Ahmet Ümit okumaya bu yıl basladım. Ve Başkomser Nevzat serisini tamamladım. O nedenle de diğer kitaplarına yöneldim. Bu kitaptan beklentim gerçekten fazlaydı ama Başkomser Nevzat serisinin tadını alamadım. 10 ayrı hikaye vardı bu hikayeler Aska ve insan ilişkilerine ve tabiki de kriminal olaylara dayalıydı. Ama bir şeyler eksikti.
A book that will make you stare at a blank wall for half an hour after finishing it. It contains short stories about different love affairs. Of course, the last story is not very short. The chapter that most traumatized me and left me cold was "Love is Doghood". In other words, I think it's the main story of the book. The other stories were also impressive. It was a book that I read breathlessly.
“Aşk bir tutku. Nedensiz bir tutku. Çoğu zaman da kötü bir tutku. Birinin tümüyle sana ait olmasını istiyorsun ya da senin tümüyle birine ait olmanı. Bu sadistçe bir duygu ya da mazoşistçe... Üstelik bunu delice, sabırsızca istiyorsun, hem de geçici olduğunu bile bile..." "Seninki pek geçmişe benzemiyor ama..." "Çünkü yarım kaldı..." "Yarıda kalan aşklar geçici değil mi?"”(s. 161)
Kitap bir kaç hikayeden oluşuyor.Bana göre en etkileyicisi kitapla aynı isme sahip olan Aşk Köpekliktirdi.Zaten Ahmet Ümit in kitapları rahatlıkla okunabilen kitaplar genellikle.Bu kitap da öyleydi.Bence okuyun
3-4 yıldız arasında gittim gittim geldim, çünkü her hikaye eşit derecede iyi / sağlam / akıcı değildi. Yine de Ahmet Ümit'in sade ve samimi üslubu beni mutlu etti diyebilirim. Bir de bu kitabın 3,5 altına düşmesine gönlüm razı olmadı galiba ^^