Suat Derviş'e başlamak için iyi bir tercih miydi emin değilim ancak ilk Suat Derviş kitabım oldu Bir Haremağasının Hatıraları. Aradığım Suat Derviş'i bu kitapta bulamayabileceğimi Banu Hanım söylemişti öncesinde, dolayısıyla hayal kırıklığına uğramadım ancak etkilendiğimi de söyleyemem.
Kitabın merkezinde çocukken bir Afrika ülkesinden(?) kaçırılıp hadım edilen, sonra da köle olarak Osmanlı'ya getirilen ve nihayetinde kendini Yıldız Sarayında Abdülhamid'in emrinde bulan Hayrettin Ağa var. Kitabı ise sanırım girişin ardından üç ana bölüme ayırmak mümkün: Nazende Hanım, Peyamıdil, Cevhermisal. Romanda bir yandan saray entrikalarını, Abdülhamid'in zavallı paranoyaklığını, Topkapı'ya sefalet çekmeye sürülen 5. Murat'ı okurken bir yandan da bu üç harem cariyesinin Hayrettin Ağa'yla olan ilişkisini, Hayrettin'in bir erkek olamama ve bu kadınlara aşık olma arasında yaşadığı sıkışmışlığı okuyoruz.
Fakat sonuçta bu tamamen oryantalist olması ve tefrika olarak yayınlanması amacıyla 2 haftada yazılmış bir roman. Bu saydıklarımın hepsini de hissettiriyor okurken. Karakterler derinleşmiyor ya da motivasyonlarını anlamak mümkün olmuyor, saray entrikaları çoğunlukla bir bölümü 3 saat süren TV dizilerini hatırlatıyor, Suat Derviş bir karakterin hikayesinden sıkılınca hemen diğer karaktere geçiyor. Sevdiğim kimi yerleri oldu ancak iyi bir kitap demek maalesef çok mümkün değil.
İleride bir diziye uyarlanırsa epey popüler olur muhtemelen, bakalım ne zaman gerçekleşecek bu. Suat Derviş okumaya asıl merak ettiğim kitaplarıyla -Fosforlu Cevriye, Hiç- devam edeceğim.