Jump to ratings and reviews
Rate this book

Anaların Hakkı

Rate this book
Selçuk Baran’ın yedi öykü kitabı daha önce Yapı Kredi Yayınları’ndan Ceviz Ağacına Kar Yağdı (2008) adıyla tek ciltte toplanmıştı. Bütün öyküleri şimdi gözden geçirilerek, yazar portreli kapaklarla ayrı ayrı basılıyor.

Selçuk Baran’ın ikinci öykü kitabı Anaların Hakkı (1977) 1978 Sait Faik Hikâye Armağanı’na değer görülmüştü. Dokuz öyküden oluşan kitapta Selçuk Baran çaresizliklerin, umutsuzlukların, acıların mutluluklarla, umutlarla yan yana yaşadığı, çürümeyle yeşermenin iç içe geçtiği bir toplumda, sınırlarını kendilerinin çizdiği küçük dünyalarında ömür tüketen insanların fırtınalı dünyalarına ustaca sokuluyor.

Yalnızlık ve umutsuzluk dolu öykülerinde düşsel, şiirli bir hava yaratmakta başarı gösterdiği kabul edilen Selçuk Baran, Behçet Necatigil’den Vedat Günyol’a, Füsun Akatlı’dan Selim İleri’ye, Hulki Aktunç’tan İbrahim Yıldırım’a, İnci Aral’dan Behçet Çelik’e pek çok yazarın övgüyle üstünde durduğu, ancak günümüz okuru tarafından daha fazla keşfedilmeyi bekleyen bir yazar.

“Bir zamanlar pek içli dışlı olduğu gündelik yaşantısı, ondan kopup gitmişti. Ancak yeni öğrendikleriyle biçimlenebilecek, saydam, ağırlıksız bir maddeydi çevre. Üzerine hiçbir şey çizilmemiş kocaman bir cam parçası....”

96 pages, Paperback

Published September 11, 2020

3 people are currently reading
98 people want to read

About the author

Selçuk Baran

19 books43 followers
Selçuk Baran (Ankara, 7 Mart 1933 – 4 Kasım 1999) Ankara Kız Lisesi’ni ve Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni üstün derecelerle bitirdi. Aynı fakültenin Banka ve Ticaret Hukuku Enstitüsü’nde kurs müdürlüğü yaptı (1958-68). 1995’ten sonra bu enstitünün yayın müdürüydü. 1987-93 yıllarında TRT İstanbul Radyosu’nda radyo oyunları yazdı. “Türkân Hanım” adlı oyunu Devlet Tiyatrosu’nda sahnelendi. İlk öyküsü (Çocuğun Biri) 1968’de Yeditepe dergisinde çıktı. Yalnızlık ve umutsuzlukla örülü öykülerinde düşsel, şiirli bir hava yarattı. Behçet Necatigil “Keskin, belirgin çizgilerden kaçınarak, dikkat isteyen, belirsiz yaşantı parçalarını birleştiriyor; çağrışım ve yorumlara açılma gücü için okuyucudan katkılar bekleyen bir ‘iç hayat’ görünümleri çiziyor” saptamasında bulundu. Selçuk Baran’dan kalan günlük, mektup ve yayımlanmamış yazıları yakın dostu Ülkü Uluırmak derledi: Haziran’dan Kasım’a (2007).Haziran ile 1973 TDK Öykü Ödülü’nü kazandı; Bir Solgun Adam ile 1974 Milliyet Yayınları Roman Yarışması’nda mansiyon aldı; Anaların Hakkı ile 1978 Sait Faik Hikâye Armağanı’nı Adnan Özyalçıner’le paylaştı; Bozkır Çiçekleri ile 1979 Milliyet Yayınları Roman Yarışması’nda mansiyon aldı.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
44 (35%)
4 stars
60 (48%)
3 stars
18 (14%)
2 stars
1 (<1%)
1 star
0 (0%)
Displaying 1 - 18 of 18 reviews
Profile Image for Tuğçe Kozak.
278 reviews289 followers
December 22, 2021
Kitaba da adını veren son öyküyü çok sevdim. Yazarın okuduğum ilk kitabı kesinlikle devam edeceğim.
Profile Image for yağmur.
109 reviews353 followers
October 30, 2022
selçuk baran'ın kelimeleriyle sarılı ruh halimle yaşayacağım kitabın etkisi geçene kadar. emekli, kabuk ve bahçede öykülerini çok sevdim.
Profile Image for Banu Yıldıran Genç.
Author 2 books1,456 followers
November 23, 2023
selçuk baran’ın ikinci kitabı da aslında ilkiyle aynı yıllarda yazılan öykülerden oluşuyor.
ilk ve son öykü hariç ilk kitapla aynı izlekler… ankara, bıkkınlık, sıkıcı evlilikler, tekdüze hayatlar, değiştirmeye cesaret edememek…
bence selçuk hanım bu konularda devleşmiş zaten. çünkü bu kitaptaki ilk ve son öyküde farklı hayatlar anlatmaya çalışmış ve olmamış.
“çardak”ta anlatılan gecekondu hayatı, fakirlik ama içini titreten koca imgesi ve bunca iş güç arasında aynen kentsoylu hemcinsleri gibi varoluş sıkıntısı çeken zehra, üzgünüm hiç inandırıcı olmamış.
hele kitaba adını veren son öykü “anaların hakkı” epey kötü bir öykü. bunu dillendirmek gerek. sınır kasabasında oğlu kocasının korkaklığı yüzünden öldürülmüş bir kadının çektikleri, kaçakçı kocası, niçin o kadar kötü olduğunu anlamadığımız anne çok havada. evet selçuk baran öyküdeki öldürülen gençleri deniz gezmişleri düşünerek yazdı muhtemelen ama kısacık öyküde bunca olay, bunca acı ve öyküdeki herkesin uzun uzun kendini okura açıklaması hiç olmamış.
selçuk baran öykü hakkında düşünmüş, üzerinde durmuş bir yazar. söyleşilerinden o ânı anlatmayı önemsediğini, kesiti yansıtmayı sevdiğini biliyoruz. bu öyküde toplumcu gerçekçi bir şey denemiş ve olmamış.
o yüzden selçuk baran denince akla gelecek öyküler belli bence. çünkü biliyoruz ki insan en iyi kendini anlatır. kendinden yola çıkar… önce.
Profile Image for nursish.
50 reviews2 followers
August 31, 2025
2.5'tan 3. öykü okumayı bi türlü sevemedim. selçuk baran'ın cümleleri yine etkileyici ama öyküye ısınamıyorum, olmuyor :(

"...yaşama isteği. bu istek neden yüreğini kederle doldurur, zaman zaman ağlatırdı, bilemezdi. belki yaşamaya başladığını bilmiyordu da ondan. yaşadığının farkında değildi. bunu kendisine duyuracak bir şey gerekliydi. parmak ucuna dikiş iğnesinin batması gibi... dirseğini hafifçe dolabın köşesine çarpmak gibi... önemsiz, ufak, sonradan kolayca unutuluveren... gene de bir şey."
Profile Image for Tuna Turan.
409 reviews60 followers
November 22, 2020
1978 Sait Faik Hikaye Armağanı’nı kazanan bu kitap içerisinde birbirinden güzel dokuz öykü barındırıyor. Çardak, Mısırlar, Dükkanın Önü, Emekli, Bahçede, Kayalık Yoncaları, Sarmaşıklar, Kabuk ve Anaların Hakkı öykülerinin isimleri.

Selçuk Baran öykülerinin hemen hemen hepsinin merkezinde insan var. Modern yaşama ayak uyduramayan insanların giderek yalnızlaşan dünyasını öykülerinin odak noktası yapıyor. Öykülerindeki karakterler ağırlıklı olarak kadınlar oluşturuyor. Hem de toplumun her kesiminden kadınları ele alıyor. Köyde, şehirde yaşayan, ekonomik özgürlüğü elinde olan kadınlar, evli, bekar kadınlar bir şekilde öykülerinde kendilerine yer buluyor.

Çardak öyküsü beni en çok etkileyen hikaye idi. Bunun dışında Mısırlar, Emekli, Bahçede ve Kabuk hikayelerini de çok sevdim.

İlk Selçuk Baran kitabımdı. Kullandığı dili ve benzetmelerini çok sevdim.

‘Zehra, kapının kapandığını duyunca taşlığa çıktı. Kör kuyunun bileziğine ilişti. Yılgın ve yenikti. Üzerine taşlar yuvarlanmış gibi sızlıyordu her yanı. Hele yüreği... Koca bir kaya abanmıştı göğsüne. Soluğunu kesiyordu. Elleri kucağında, dizleri bedeninin o taşlaşmış ağırlığını taşır gibi bükük, uzun uzun oturdu kaldı.’
Profile Image for Kübra.
34 reviews11 followers
September 20, 2022
ilk kez selçuk baran okuyorum. kelimelerle anlatılamayacak bir sevgi ve yakınlık duydum yazdıklarına. öyle içten ki ... geç kalmadım. bilakis tam zamanında karşılaştım onunla.
"adam, ona uzun süren bir bıkkınlığın sonunda ilk kez apaçık gördüğü şaşırtıcı bir güzellik gibi, uzun yağmurlardan sonra gelen güneşli havalar gibi, yorucu bir araba yolculuğunda bir dönemecin hemen ardında beliriveren suyun maviliğini seyreder gibi, yorgun bir sevinçle az sonra yitirivermek korkusunun yarattığı tedirginlikle inanamayarak bakıyordu."
"her insanın bir yerde denenmemiş bir umudu olmalı bence ... saklı kalmalı."
•anaların hakkı
Profile Image for Yasemin.
155 reviews
July 9, 2024
Görünmez duvarlarla sınırlandırılmış, hayatlarında sıkışmış hisseden kadınların iç dünyasını aktarmada Selçuk Hanımın anlatımını içten ve başarılı buldum. “Kabuk” öyküsündeki birkaç detay bana Han Kang’ın çok sevdiğim kitabı Vejetaryen’i anımsatırken, Ah ederek okuduğum nice hayatlar oldukça tanıdık. Yazarın diğer kitaplarını da okuyacağım ❤️
Profile Image for G. İlke.
1,293 reviews
September 30, 2025
Birçok yazarın övgüyle bahsettiği ancak günümüz okurları tarafından henüz hakkı verilmemiş bir yazar, Selçuk Baran. Ben arkadaş tavsiyesi ile okudum ve özellikle son iki öyküyü çok beğendim. Yayınevlerinin basmalara doyamadığı "klasikler"den sıkıldıysanız bir şans vermenizi tavsiye ederim. =)
Profile Image for Zeynep Selvi.
29 reviews4 followers
March 7, 2024
Hikaye okumayı sevmeyen bana hikayeyi sevdiren kadın. Bambaşka bir anlatı yeteneği... Tertemiz bir dil...
Ben "Ceviz Ağacına Kar Yağdı" isimli kitabından okudum bu kitabı. Bilmeyenler için "Ceviz Ağacına Kar Yağdı" Selçuk Baran'ın bütün öykülerinin toplandığı bir YKY yayını. Sanırım uzun bir süredir baskısı yok. İnşallah yeniden gelir de, satın alıp sevdiklerime hediye edebilirim.
Ben bu kitaptaki hikayeleri kafama göre, canım istediğinde açıp, rastgele okuyorum. Şu ana kadar okuduğum öyküler arasında en sevdiğim Anaların Hakkı oldu... Bu hikayede, çocuğunun ölümünden kocasını sorumlu tutan bir kadının aklından ve yüreğinden geçenleri okuyacaksınız.
Profile Image for atito.
722 reviews13 followers
January 24, 2025
bir tane ıska vardı benim gözümde, o da kabuk'tu. biraz olgunlaşmamış elena ferrante/days of abandonment tadı verdi. onun dışında hayranlığım doludizgin devam. selçuk baran'ın yazdığı karakterler usul, yalnız, ücra anlarda ellerinde biriken hafifliğin hayat olduğunu fark ediyor. ama daha ben bunu nasıl ölçerim diyemeden hayat parmaklarının arasından dökülüp gidiyor. yani daha kaybettiğini anlayana dek kaybeden, tutayım diye yeltenene dek eli boş çıkan hikayeler. bir de şu vardı aklımda, yaşamaya olan hassaslığından olsa gerek selçuk baran bence gün ışığını yazdıklarına çok güzel yediriyor. gün, gördüklerim, her şey biraz olsun aydınlanıyor, sonra yine kararıyor
Profile Image for mahbub dilan.
48 reviews
July 10, 2022
Yazarı ilk kez okudum ve cok beğendim. Gündelik yaşam hikayeleri daha çok anlatmış. Anaların hakkı ve kabuk hikayelerine bayıldımm
Profile Image for Çiler Erkan.
179 reviews2 followers
September 20, 2022
Yalnızlık, umutsuzluk ve bolca hüzün. Yazarın öykülerine bayılıyorum.
Profile Image for Elif Kavak.
50 reviews
July 14, 2023
selçuk baran okumak ruhuma her seferinde o kadar iyi geliyor ki beni onunla tanıştıran yağmur şahin’e çok sevgiler🤍
Profile Image for şevval.
4 reviews
July 20, 2025
"umutlarla yan yana yaşadığı, çürümüyle yeşermenin iç içe geçtiği"
Profile Image for Gün.
4 reviews4 followers
October 28, 2020
Dimağımda müthiş lezzetler bıraktı öyküleri.
İçime dokunan tümceleri kimi zaman bir rüya hissi de verdi bana; bir sisin içinden bakmak gibiydi yaşama. Uzatmadan, öykü sevenlere ve en çok da sevmeyenlere tavsiye ediyorum.

Kendisiyle bu sene"Tortu" adli (belki novella diyebileceğimiz) öykü kitabı ile tanıştım ve o da harikaydı...
Anladığım kadarıyla zamanında pek kıymeti bilinmemiş ve sanırım edebiyata küsmüş kendisi.
Displaying 1 - 18 of 18 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.