Annemle babamın bana sıkıca sarıldığı aklıma geliyor.
Hepimizin güldüğünü hatırlıyorum sonra. Ve anneannemin masallarını.
İlk anılarımı bulutlar üzerindeymişim gibi hatırlıyorum, sonrası fırtına... hepinizin bildiği gibi... ve şimdi yine pembe bulutlar... hepimizin yaşadığı gibi...
Ben de bir annenin gözünün nuru, bir babanın altın saçlı kızıyım. Ve küçük bir kız çocuğunun, kucağında uyumayı çok sevdiği annesiyim.
Gerçek bir başyapıt. Kitabı içeriği o kadar derin ve içten ki bitirmem birkaç ayımı aldı. Post-modern dönemin başucu,mihenk taşı kitabı. Rousseau, sartre, feyman bu kitabın yanında kebapçı broşürü gibi kalıyor. Son olarak yazarın beni en çok etkileyen sözüyle bitirmek istiyorum
Markette içindeki yazıları okuyup kahkahalarla güldüğüm kağıt israfı bir kitap. Yazık bu ağaçlara bu aptal saptal kişilerin egolarını tatmin etmek için kesilmesi yüreğimi burkuyor.
Edebi bir beklentiyle okumadım zaten öyle de yazılmamıştır. Belli temalar sürekli devam ediyor çok enerjik bir insanım istediğimi istediğim zaman yaptım çok acı çektim çok sabrettim kızım benim herşeyim onu çok seviyorum falan filan...özel hayatına çokta fazla açık açık değinmemiş arasanız belki Google'da hakkında daha fazla bilgi bulursunuz buna saygı duyuyorum ama kitapta bir giriş gelişme sonuç yok yuvarlanıp gidiyor biraz. Sadece gezdiği yerleri anlatsa çok daha başarılı birşey çıkardı ortaya bence. En güzel kısmı çocukluğu ve ailesini anlattığı yerlerdi. Belki abartılacak bir yanı yok ama nefret edilmesi gereken birşey de yok ortada.
kitabin icindeki psikolojik analizler, yalom ve turevlerinden bile daha basarilidir. psikoloji dunyasina yeni dinamikler kazandirmistir. okunmasini kesinlikle tavsiye ederim
İnsanların okumadıkları kitaplar hakkında, sadece önyargıları üzerinden yorum yapmaları üzerine aslında söylenecek çok şey var; ama bunu uzun uzun yapmayı çok da istemiyorum. Yine de şunu söylemeden geçemeyeceğim: Eğer başkalarının sesi sizin düşüncelerinizi ve tavrınızı bu kadar kolay şekillendiriyorsa, orada durup bir yanlışlık olup olmadığını sorgulamak gerekir.
Sadece Şeyma gerçekten Şeyma Subaşı tarafından yazıldıysa, açıkçası kendi önyargımın yıkıldığını şaşkınlıkla söylemeliyim. Elbette kurgusal olduğunu düşündüğüm, “burada tam bir benlik yok” dediğim bölümler oldu. Ama bir o kadar da anlatılanların ve verilmek istenen mesajların yerli yerinde ve doğru olduğunu düşündüm.
Normalde etkileşime girmeyeceğim bir karakter olan Şeyma Subaşı’nın, içindeki insanlığı ve yaşanmışlığı bu kadar sade, neredeyse kişisel gelişim kitabı basitliğinde ve formunda anlatması — kabul ediyorum — hoşuma gitti. Bu yönüyle beklediğimden daha samimi bir metinle karşılaştım.
Puanım 2.5. Ama 2’ye yuvarlamaktansa 3’e çekmenin daha adil olduğunu düşünüyorum. Ve son olarak, doğru düzgün okumadan; düşünmeden, tartmadan bu ve benzeri kitapları yerden yere vuran, kendini edebiyat profesörü ilan eden herkese küçük bir not: biraz critical thinking kimseye zarar vermez.
Edebi bir değer olarak burada sunulması bile merak edip okuduğum diğer kitaplara saygısızlık. Ama geridönüşün kimseye zararı olmaz,belki bir gün gerçekten güzel bi kitap cıkartabilir.