İlk defa 1925-1926’da yayımlanan ve 10 hikâyeden oluşan “Cingöz Recai Kibar Serseri” serisi, Türk polisiye edebiyatı tarihinin önemli ismi Erol Üyepazarcı tarafından itinalı bir şekilde eski yazıdan yeni harflere notlandırılarak aktarılmıştır. Kitapta yer alan hikâyeler şunlardır:
1- Cingöz Geldi 2- Esrarlı Köşk 3- Karanlıkta Bir Işık 4- Kadın Cinayeti 5- Düşman Şakası 6- Tütüncünün Ölümü 7- Aynalı Dolap 8- Tatavla Cinayeti 9- Son Muvaffakiyet 10- Cingöz’ün Akıbeti
Cingöz Recai serisinden okuduğum ikinci kitap. Birincisine yazdığım yorumun bir kısmını buraya alıyorum:
Peyami Safa'nın büyük hayranı olarak 1. Cingöz Recai serisinden şimdiye kadar hiçbir kitabı okumamış olmam utanılacak bir durum, 2. Bu seri hakkında tarafsız bir yorum yazmam imkânsız.
Ötüken Neşriyat'ın senelik %50 indirim kampanyasını yakaladığım bir vakitte bütün seriyi almıştım. İyi ki de almışım. Ötüken bu seride Peyami Safa üzerine çalışan çok değerli kimselerle işbirliği yapmış. Erol Üyepazarcı'nın, Seval Şahin'in editörlükleri son derece itinalı.
Cingöz Recai serisini (ve Peyami Safa'nın diğer eserlerini) okuyacaklara önce Beşir Ayvazoğlu'nun mükemmel biyografisi Peyami'ye hiç değilse bir göz atmalarını şiddetle tavsiye ederim.
Bana okuma alışkanlığı kazandıran, okumayı sevdiren yazardır Peyami Safa. İlkokul yıllarımda okul kütüphanesinden tesadüfen almış ve çok severek okumuştum. Serinin ilk okuduğum kitabı 'Cingöz'ün Esrarı'ydı. Sonrasındaysa zaten neredeyse serinin bütün kitaplarını okudum. Ve bu kitabı okurken de kendimi o yıllara gitmiş gibi hissettim.
Kitapta toplamda 10 Cingöz Recai macerası vardı ve hepsi de birbirinden güzeldi. Peyami Safa gibi bir yazarı eleştirmek asla haddime değil bu sebeple biraz yayınevinden, biraz da kitabı düzenleyen kişilerden dert yanacağım. Kitapta çok fazla eski kelime vardı ve ben bu kelimelerin çoğunun anlamını bilmiyordum. Alt kısımlara anlamları not düşülmüştü fakat bu kelimeler o kadar çoktu ki okurken kitabın akışını bozuyordu. Ve beni oldukça rahatsız etti. Bunun haricinde kitap gayet güzeldi. Okurken dediğim gibi fazlaca nostalji yaşadım. Ve Cingöz Recai serisini yeniden toplamaya karar verdim. Tabii farklı bir yayınevinden...
Eğer polisiye sevip de Cingöz Recai ile henüz tanışmadıysanız, Türk edebiyatının en "fırlama" ama bir o kadar da ilkeli karakterini kaçırıyorsunuz demektir. Bu kitabı okurken kendinizi bir suç hikayesinden ziyade, zekanın ve zarafetin başrolde olduğu bir düellonun içinde buluyorsunuz.
Hikayeler 1925-1926 yıllarının atmosferini o kadar güzel taşıyor ki, sayfalar arasında dolaşırken kendinizi o dönemin Beyoğlu’sunda veya gizemli bir köşkünde hissedebiliyorsunuz.
Kitap 10 farklı hikayeden oluştuğu için okuma deneyimi hiç sarkmıyor; bir maceranın şaşkınlığını üzerinizden atmadan kendinizi "Tatavla Cinayeti" veya "Aynalı Dolap" gibi bambaşka bir gizemin içinde buluyorsunuz.
Eğer akşam çayınızın yanına sürükleyici, sizi yormayan ama zihninizi sürekli diri tutan bir kitap arıyorsanız, bu kitap çok doğru bir tercih olacaktır. İyi okumalar💫