Birinci Dünya Savaşı sonunda yapılan antlaşmalar, o an için silahları susturmuş, ama gerçek bir barış ortamı tesis edememişti. Örneğin Almanya ile Fransa arasında, 1918 yılının 11. ayının 11. günü, saat 11’de yürürlüğe giren ateşkes antlaşması, Compiègne ormanındaki Rethondes İstasyonu’nda bir tren vagonunda imzalanmıştı. Aynı vagon, çok değil, 22 sene sonra bir antlaşmaya daha şahit olacaktı. Bu kez teslim alınan Fransa, teslim alansa Adolf Hitler’di.
İkinci Dünya Savaşı dünya tarihinin bilançosu en ağır savaşıdır. Bu savaşta cephe ve cephe gerisi ayrımı anlamını yitirmiş, şehirler ve siviller bombalanmış, yıkılmaz denilen hatlar, aşılmaz denilen barikatlar düşmüş, istihbarat ve teknoloji savaşları çatışmaların gidişatını derinden etkilemiş, insanlık Nazi vahşeti ve soykırım kavramı ile tanışmış ve savaşı neticelendiren de yine sivilleri hedef alan atom bombaları olmuştur. 1945 sonrası dünyayı şekillendiren Soğuk Savaş da İkinci Dünya Savaşı’nın bir sonucudur.
Kısa Birinci Dünya Savaşı Tarihi kitabıyla savaş tarihi anlatımına farklı bir perspektif getiren İlkin Başar Özal, bu defa İkinci Dünya Savaşı’nı masaya yatırıyor. İki dünya savaşı arası dönemi ve bu savaşa yol açan zemini ayrıntılı biçimde inceledikten sonra Doğu cephesinden Batı cephesine, Afrika’dan Pasifik’e, Atlantik’ten Balkanlar’a kadar savaşın tüm cephelerini ayrı ayrı ele alıyor. Savaşın gidişatını belirleyen teknoloji mücadelesini, istihbarat savaşlarını, taktik ve strateji oyunlarını da akıcı bir dille metne yediriyor. İkinci Dünya Savaşı’nı başından sonuna tüm cepheleri ve ayrıntıları ile ele alan kitap salt bir kronoloji düzeni içinde akmak yerine karşılıklı bağlantıları kurarak her cepheyi açık ve anlaşılır biçimde analiz ediyor.
Biraz uzun olsa da (624 sayfa) bıkmadan dinledim. Savaşın ayrıntıları her zaman ilgimi çekmiştir. Özellikle 2.Dünya Savaşının ayrıntıları içinde boğulmak ayrı bir zevk verir bana. Bugünkü teknik ve kültürel ilerlememizi tamamen savaşa ve onun getirdiklerine borçluyuz. Radar, atom santralleri, uzay yolculukları, tıbbi ilerlemeler hep savaş sırasında geliştirilen teknolojilerdir. Tavsiye olunur.
"İster doğrudan muharebeler sonucunda, ister soykırım vahşeti ya da yetersiz sağlık koşulları gibi dolaylı nedenlerle olursa olsun, İkinci Dünya Savaşı sırasında hayatını kaybetmiş insanların kesin sayısını bilmek asla mümkün olmayacak. Genellikle 50-55 milyon arasında bir sayı telaffuz edilir, ancak Çin ve Sovyetler Birliği arşivleri açıldıkça bu sayılarda sürekli oynamalar olmaktadır. Ayrıca bu savaş, sivil ölümlerinin asker ölümlerini katladığı bir savaştır; yaklaşık yirmi milyon askere karşılık tahminen otuz beş milyon sivil hayatını kaybetmiştir."
İlkin Başar Özal’ın “Kısa II. Dünya Savaşı Tarihi” adlı eseri, İkinci Dünya Savaşı’nı tüm cepheleri ve ayrıntılarıyla ele alan kapsamlı bir çalışma. 2019 yılında yayınlanmış olan kitap adında belirtilenin aksine oldukça uzun, 640 sayfa.
Yazar, kitabın başında iki dünya savaşı arasındaki dönemi ve bu savaşa yol açan zemini ayrıntılı biçimde inceledikten sonra, İkinci Dünya Savaşı’nı savaşın tüm cephelerini ayrı ayrı ele alarak oldukça detaylı bir şekilde anlatıyor. Kronolojik anlatım yerine savaşı cephe cephe anlatmak fikrini ben beğendim. Bu sayede herbiri kendi başına ayrı bir savaş olan cehpeleri bir bütün olarak detaylı bir şekilde okuyabiliyorsunuz.
Yazar savaşın tüm cephelerini ayrı ayrı ele alırken, bu cepheler arasındaki ilişkileri ve savaşın gidişatına olan etkilerini de açıklıyor. Savaşın yalnızca askeri boyutlarını değil, aynı zamanda teknoloji, istihbarat ve strateji unsurlarını da ayrıntılı bir şekilde ele alıyor. Olayların arkasındaki insan hikayelerine ve karar alma süreçlerine de yer veriyor.
Kitapta ele alınan ana cepheler ve öne çıkan savaşlar şöyle:
1.Batı Cephesi - Dunkirk Tahliyesi (1940) - Normandiya Çıkartması (1944)
2.Doğu Cephesi -Stalingrad Muharebesi (1942-1943) - Kursk Muharebesi (1943)
3.Kuzey Afrika Cephesi - El-Alameyn Muharebeleri (1942)
4.Pasifik Cephesi - Midway Muharebesi (1942) - Iwo Jima Muharebesi (1945)
5.İtalya Cephesi - Monte Cassino Muharebesi (1944)
6.Balkan Cephesi - Yugoslavya Direnişi (1941 - 1945)
Kitapta akademik bir uslüp yerine akıcı ve sade bir anlatım tekniği kullanılmış. Bu özellik kitabı hem kolay okunabilir hem de tarihsel bir başvuru kaynağı haline getirmiş.
8 haritayla bütün 2.Dünya Savasi'ni anlatmaya calisan kitap, cogu yerde de anlatimda tekrara düsüyor. Baslangic seviyesinde okuyanlar icin güzel olabilir fakat az cok bilgi birikimiyle okuyanlar icin sikici olabilecek bir tarih arastirmasi.
Kitabın adı, Batılıların Gözünden Yüzeysel İkinci Dünya Savaşı Tarihi olmalıydı. Bir tarihçi taraf seçmez, seçmemeli. Sanırım yazar okuduğu ve alıntıladığı kaynakların dilini ve bakış açısını fazla içselleştirmiş. Bu arada kötü bir kitap kesinlikle değil, konuya hakim olmayanlar için başlangıç olarak kullanılabilir. Bir tavsiyem de editöre olacak, savaş terimlerini biraz daha hakim olsanız daha okunaklı olabilirdi. 5/10