Bu kitap, sadece yerel ve genel siyasette görev almış, cezaevinde olan kadınların deneyimlerine odaklandı. Kadınlar olarak nereden gelip hangi mesafeleri kat ettiğimizi, önümüze ne gibi engeller çıktığını, erkek egemen sisteme kafa tutma gücünü nasıl edindiğimizi dillendirmek; emeğimizi, çabamızı, anılarımızı, zor ve güzel yaşanmışlıkları bir araya getirerek kadın özgürlük mücadelesine deneyimlerimizi aktarmak, tarihe bir not düşmek istedik.
Hepimiz aynı yollardan geçtik, aynı zorluklarla karşılaştık, erkek egemen bir alanda kadınlar olarak var olma mücadelesi verdik. Kürt kadınlarının siyasal alandaki mücadele deneyimleri, erkek egemen sistemin bu karmaşık ittifakını görünür kıldığı gibi, kadınların azmini ve kararlılığını da gözler önüne sermektedir. İğneyle kuyu kazarcasına, bin bir emekle, büyük bir mücadeleyle geçen Kürt kadınlarının demokratik siyaset alanındaki mücadele deneyimlerini anlatsak da, yazılanlar hepimizin hikâyesi…
15 Haziran 1961'de Elâzığ'da doğdu. Ailesi zamanında Tunceli'den göçerek Elazığ'ın merkez köylerinden Sünköy' e yerleşmiş bulunan Ağuce aşiretine mensuptur. Çocukluk ve gençlik yıllarını Elazığ’da geçirdi; lise yıllarında siyasetle ilgilenmeye başladı. Elazığ Öğretmen Okulu’nu bitirdikten sonra 1978’de Dicle Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe Bölümü'ne girdi. 19 yaşında üniversite ikinci sınıf öğrencisi iken gerçekleşen 12 Eylül darbesi sırasında tutuklandı. 1980 ve 1982 yılları arasında Diyarbakır Cezaevi'nde yattı. Cezaevi sürecinde gördüğü işkenceyi şu şekilde anlatır:
“Cezaevi Müdürü Binbaşı Esat Oktay Yıldıran vardı… Bir gün bizim kadınlar koğuşuna girdi… Herkes ayağa kalktı, ben kalkmadım… Sırf içeri girdiğinde ayağa kalkmadım diye, sırf bu gerekçeyle beni köpeği Co’nun kulübesine tıktırdı. Köpeğinin bile kalmak istemediği, pislik içinde, küçücük bir kulübeydi bu… Bir gün değil, iki gün değil, bir ay değil, iki ay değil, tam altı ay orada kaldım. Nefes almanın bile zor olduğu o kulübede bana her gün dayak attılar, her gün işkence yaptılar. ” İki yıl süren tutukluluğun ardından cezaevinden çıktıktan sonra Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Bölümü'nü tamamladı.
1991'de stajyer olarak girdiği Güneş gazetesinin ardından Yeni Ülke, Özgür Gündem ve Özgür Ülke gazetelerinde gazeteci, yazı işleri müdürü ve yayın koordinatörü olarak çalıştı. 1990’lı yılların başında bir grup arkadaşı ile Toplumsal Direniş gazetesini kurdu; ancak gazete fazla uzun ömürlü olmadı.
1997 yılından itibaren kadın hareketi içinde yer aldı; Diyarbakır’a dönerek kadın hakları savunucusu bir gazeteci olarak çeşitli derneklerde aktif görev yaptı. 2003 yılından itibaren Diyarbakır Bağlar Belediyesi'nin sosyal proje danışmanı olarak çalıştı.
2007 genel seçimlerinde yüzde onluk seçim barajını aşmak için kurulan Bin Umut Adayları adlı seçim blokunda yer aldı ve Demokratik Toplum Partisi’nin desteklediği bağımsız Diyarbakır milletvekili olarak meclise seçildi. Kürt sorununun çözümü konusundaki söylemleriyle gündeme geldi. Çözüm için o güne kadar dillendirilmemiş bir öneri olarak, İmralı Adası'nda hapiste bulunan PKK lideri Abdullah Öcalan’ın muhatap alınması yönündeki konuşmalarıyla dikkat çekti.
2009 yılında Demokratik Toplum Partisi’nin kapatılmasının ardından Barış ve Demokrasi Partisi (BDP)'ne geçti. Partinin genel başkanlığını Selahattin Demirtaş ile birlikte eşbaşkan sıfatıyla üstlendi. 12 Haziran 2011 tarihinde yapılan 2011 Türkiye Genel Seçimleri'nde BDP'nin desteklediği bağımsız aday olarak Siirt'ten meclise seçildi.
2014 yerel seçimlerinde BDP'den Diyarbakır Büyükşehir Belediye başkanı seçildi.Evli ve 1 çocuk annesidir.
25 Ekim 2016'da Gültan Kışanak, ‘PKK'ya üye olmak’, ‘olağan üye sıfatıyla katıldığı Demokratik Toplum Kongresi'nde terör örgütü lehine konuşma yapmak’, ‘PKK'nın çağrısıyla düzenlenen nevruzlarda özerklik çağrısında bulunmak’, ‘resmî araçları PKK üyelerinin cenazelerine tahsis etmek’, ‘yasadışı toplantı ve gösteri yürüyüşlerine katılarak cebir ve şiddet olgusunu meşru gösterecek nitelikte örgüt lehine söz ve eylemlerde bulunmak’ suçlarından gözaltına alındı.
30 Ekim 2016'da Kışanak'la beraber DBP'li Meclis Üyesi Fırat Anlı tutuklanarak Kocaeli F Tipi cezaevine gönderildi.
Küçük kollarıyla Çepe çevre sarmıştı belimi Dili “gidecek misin?” diyordu, Gözleri “kal” Soruya mı yanıt versem, gözlerine mi? Yoksa bir güvercin misali tir tir titreyen yüreğine mi? Umudun yükü bu kadar mı ağır olur...
Aşiretlere, alışkanlıklara, geleneklere rağmen yollarında ilerleyen Küçük Kara Balıkların hikayesi. Birbirine benzer yollardan geçtikleri için benzer yaşam yolculuklarından kısa kesitler okuyorsunuz fakat sıkıcı, yorucu değil. Benzer bir kitap çalışmasıyla devamının gelmesini dilerim.
okuması birçok açıdan benim için zorlayıcı oldu. kendimi, hikâyesini anlatan kadınların siyasi düşüncelerinden uzak bir yerde konumlandırmış olsam bile okumaya değer bir kitaptı benim için. pek çok şey öğrendim