Jump to ratings and reviews
Rate this book

Değişim Sürecinde Türkiye: Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Sosyo-Ekonomik Bir Değerlendirme

Rate this book
Avrupa, imparatorlukların dağılmasıyla ulus devletlere dönüşür ve aydınlanmanın ardından sanayi kapitalizmine geçerken Osmanlı İmparatorluğu hep bir ümmet devleti olarak kaldı. Ne tam olarak aydınlanmaya girebildi ne de sanayi kapitalizminin getirdiği rüzgârı yakalayabildi.

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasıyla aydınlanma ve sanayileşme atılımı gibi kazanımlar çıktı ortaya. Ne var ki bunlar, toplumca bir çaba karşılığı elde edilmiş kazanımlardan çok, ilerici bir kadronun getirdiği düzenlemelerdi. O nedenle de toplum tarafından tam olarak sahiplenilmediler.

Son yüz yılda ülkemizde yaşanan sosyo-ekonomik evrim başlangıçta ileriye doğru olsa da sonradan çok daha karışık bir görünüm içine girdi. Bizde hiçbir zaman geniş bir sanayi burjuvazisi oluşamadı. Daha çok bir esnaf burjuvazisi oluştu. Hiçbir zaman kapitalizm, ahbap-çavuş kapitalizmini aşamadı. Türkiye bazen Batı'ya bazen Doğu'ya, bazen ileriye bazen geriye doğru kararsız bir denge içinde savrulup durdu.

Bu kitap Türkiye'nin Osmanlı'dan bu yana yaşadığı bu karışık ve kararsız değişimi değerlendirmeyi amaçlıyor.

248 pages, Paperback

First published April 1, 2018

56 people are currently reading
807 people want to read

About the author

Mahfi Eğilmez

28 books246 followers
MAHFİ EĞİLMEZ, İstanbul’da doğdu. A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden ekonomi ve maliye lisansı, Gazi Üniversitesi’nden kamu maliyesi doktorası aldı. 1972 yılında Maliye Müfettişi olarak başladığı kamu hizmetinden 1997 yılı sonunda Hazine Müsteşarı iken ayrıldı. 2006 yılına kadar özel kesimde yönetim kurulu başkanlık ve üyeliklerinde bulundu. Halen İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde Ekonomi Politikası dersi veriyor, Radikal gazetesinde ve CNBC-e Business dergisinde köşe yazıları yazıyor, NTV ve CNBC-e televizyonlarında yorum yapıyor. Hitit tarihini ve onun gizemli yönlerini araştırmak Eğilmez’in başlıca hobilerinden birisi. Önceleri bunu ekonomiyle sınırlı tutarken, zaman içinde Hititler üzerine öyküler yazmaya başladı. Hititler üzerine yaptığı çalışmaları nedeniyle Çorum ili ve Boğazkale ilçesi (Hattuşa) fahri hemşehriliği ve Türkiye Eskiçağ Bilimleri Enstitüsü muhabir üyeliği ile onurlandırıldı. Bundan başka yayımlanmış kitapları bunlardır: Katma Değer Vergisi (1973), IMF, Dünya Bankası ve Türkiye (1997), Hazine (5. basım, 2006), Light Günlük (5. basım, 2007), Krizleri Nasıl Çıkardık? (Ercan Kumcu ile 2. basım, 2001), Ekonomi Politikası (Ercan Kumcu ile 10. basım, 2006), Hitit Ekonomisi (2006), Anitta’nın Laneti (8. basım, 2007).

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
422 (46%)
4 stars
342 (37%)
3 stars
121 (13%)
2 stars
22 (2%)
1 star
6 (<1%)
Displaying 1 - 30 of 86 reviews
Profile Image for Tuncer Şengöz.
Author 6 books270 followers
July 23, 2018
Çok emek verilmiş, tablolarla zenginleştirilmiş, Türkiye'nin birkaç yüzyıllık tarihinin, son birkaç on yıla yoğunlaşarak incelendiği Değişim Sürecinde Türkiye, temel tezleri bakımından bazı eleştirilere açık:

1) Kitabın hemen başında "insanların geçmişte toplumsal meselelere çok daha fazla ilgiliyken, bugün meselelere kendi çıkarları bakımından bakıyorlar" görüşü oldukça tartışmalı. İnsanlık tarihi, köylü isyanlarından, işçi sınıfı ayaklanmalarına ve çok sert sınıf savaşlarına uzanan bir mücadeleler tarihidir. Bütün bu isyan, ayaklanma, siyasal çatışmalarda toplulukların meselelere "kendi çıkarları" bakımından yaklaşmadıklarını söylemek oldukça güç.

2) "Osmanlı devleti bir ümmet devletiydi" tespiti de oldukça sorunlu. Osmanlı devleti üst yapıda bir İslam devleti olsa da, pek çok milletten oluşan, çok kültürlü, çok etnisiteli bir toplumu yönetiyordu ve yönetici elitinin çoğu da Hıristiyan toplumlarından devşirilen yöneticilerden oluşuyordu. Dolayısıyla hem toplum, hem de yönetici elit için ümmet tanımı tam yerli yerine oturmuyor. Hıristiyan toplulukların kendilerini hiçbir zaman Osmanlı görmemiş olduğu tezi de tartışmalı. Kaldı ki, Osmanlı'nın düşüş döneminde isyan edenler arasında sadece Avrupa "milletleri" değil, Arap yarımadasındaki müslüman Vahabi topluluklar da vardı.

3) Feodal sistemin bir tarım kapitalizmi olması ve sanayi devriminin esnafın ticaret ve sanayi burjuvasına dönüşmesiyle gerçekleşmesi de sorunlu. İlksel sermaye birikimi, çitleme, tarihte "zorun" rolü, kilise mallarının yağması gibi tarihsel süreçler, esnafın burjuvaya dönüşmesinden çok farklı süreçler.

4) Birinci ve İkinci Dünya Savaşı'nın emperyalizm olgusu hiç zikredilmeden tarif edilmeye çalışılması, Osmanlı devletinin çöküşünün "padişahların öngörüsüzlüğü" ve "bilimsel eğitime önem verilmemesi" gibi nedenlere bağlanması, aynı dönemde çöken Habsburg imparatorluğu'nun, Çin imparatorluğu'nun ve Rus Çarlığının çöküşlerini izah etmiyor.

5) SSCB'nin çöküşünün elektronik devrimi ıskalamasıyla ilişkilendirilmesi, diğer tüm nedenleri önemsizleştiriyor ve teknolojik gelişmeye aşırı önem atfediyor.

6) "Ahbap çavuş kapitalizmi" son zamanda sıkça dile getirilen bir tanım. Bu yaklaşıma göre bir "iyi" kapitalizm var: kuralların işlediği, hukuk üstünlüğüne dayanan, demokrasinin önemsendiği kapitalizm, bir de kötü kapitalizm var; kurallar işlemiyor, hukuk ve demokrasi önemsenmiyor. Bu yaklaşıma göre kapitalizm içinde "kurallar", hukuk ve demokrasi şekilsel değil, "ideal" kapitalizme içsel olgular. Katılmıyorum.

7) "1961 anayasasının getirdiği özgürlükleri anlayabilecek kadar olgun bir yapı henüz oluşmamıştı." Tarihin olguları "anlama", "anlamama" sorunsalı ile değil, sınıf çatışmaları, uzlaşmaz çelişkiler ve sosyo-politik gelişmelere dayalı olarak devindiğini düşünüyorum.

8) 2002-2008 yılları arasında dünyadan pozitif ayrışarak orta gelir tuzağından çıkma yolunda ilerlemiş olan Türkiye, 2011 yılından başlayarak yaşadığı ivme kaybı sonucunda orta gelir tuzağına (yeniden) girmiş oldu." AKP (ve uygulanan neo-liberal ekonomi politikaları) başlarda iyiydi, sonra kötüleşti yaklaşımı. Daha sonra yaşanan otoriterleşme, güçler birliği, yasaklar ve tektipleşme, kamu stoğunun tasfiyesi, özelleştirmeler, denetimsizlik, finansallaşma ile alakalı diye düşünüyorum. İlki nedendi, ikincisi sonuç oldu.

9) Sosyal Güvenlik sistemi'nin çöküşünden kurtulabilmek için öneriler: 1)Üyelerden alınan primleri arttırmak, 2) Emekli maaşları ve sağlık sigortası ödemelerini düşürmek, 3) Emeklilik yaşını yükseltmek, 4) Borçlanmak ... Tümü neo-liberal öneriler. Başka yol yok mu? "Başka bir dünya mümkün" değil mi? Devrimci alternatifler fazla "devrimci" diyelim, sistemin içinde bile daha ılımlı çözümler yok mu? Sermaye ve sermayenin kar ve birikim güdüsü mutlak ve "saygı duyulması gereken olmazsa olmazlar" mı? (Üye sözü sadece çalışanı mı ifade ediyor bilmiyorum, mesela işveren primlerinin arttırılması toplumsal yarar açısından da düşünülmesi gereken bir alternatif olamaz mı?)

10) Teknolojiye, robotlara, endüstri 4.0'a aşırı önem atfetme ve çıkış yolunu bilimsel eğitimde, inovasyonda görmek. Teknolojiye, robotlara ve "telif haklarına" kimler sahip olacak? Sahip olmayanlar da, teknolojik gelişme, robotlar ve dördüncü sanayi devrimi gerçekleştiğinde, kendiliğinden ilerlemeden, buluşlardan pay mı alacaklar? Yoksa ülkenin genel kalkınması, herkesin standartlarını otomatik olarak yukarıya mı çekecek?

Kitabın genel yaklaşımında, bir Türkiye var. Bu Türkiye bazı politikalar uyguluyor. Bu politikaları niye uyguladığı yeterince tartışılmıyor. Örneğin 24 Ocak kararları niçin ilan ediliyor? 1980'lerde başlayan devletin ekonomik tasfiyesinin nedeni ne? Bu tasfiyenin günümüzdeki topyekun çöküşle ilgisi nedir? Sınıfsal kompozisyon zaman içinde nasıl ve hangi çatışma dinamikleri ile değişiyor?

Kitaptaki iki yaklaşıma da katılmıyorum:

1) Türkiye (örneğin) 1970'lerde daha yoksul bir ülkeydi, çünkü kişi başı milli geliri daha düşüktü. Daha sonra zenginleşti, şimdi yeniden yoksullaşıyor. (Gerçekten öyle miydi? Çalışan sınıflar, tarım üreticisi köylüler acaba daha mı yoksuldu, yoksa daha mı varlıklıydı?) Bu "zenginleşmenin" borçlanma ve sermaye birikimi ile ilgisi tartışılmıyor. Dolayısıyla toplumun bazı kesimlerinin zenginleştiği doğru. Tümünün zenginleşmediği de doğru. En azından işçi sendikalarının araştırmaları bunu söylüyor.

2) "Esnaf iktidarı" yaklaşımı. Esnafın bir sınıf olarak analitik çalışmaya baz alınmasını sorunlu görüyorum. Esnaf kim? İthalatçı tüccar mı? Eczane sahibi eczacı mı? Franchising yoluyla fast food, cafe işletenler mi? Perakendeci küçük esnaf mı? Toptancı orta büyüklükteki esnaf mı? Eğer bunlarsa, bu kesimlerin iktidarını yaşamadığımız kesin. 15 yıldır bilançolarında (Türkiye tarihinde istisnai olarak) hiç zarar göstermeyen büyük sermayenin, olağanüstü portföy kazançları elde eden yabancı spekülatif sermayenin, hazine garantili ihale zenginlerinin ve özelleştirme ve kent rantı zenginlerinin koalisyonundan oluşan bir iktidardan söz etmek daha doğru görünüyor. Bunun adı esnaf iktidarı olmasa gerek.

Yukarıdaki eleştiriler elbette kitabı değersizleştirmiyor. Tam tersine, çok emek verilmiş, tabolarla ve geniş bir kaynak taramasıyla yazılmış bir eser. Ben genel yaklaşımım ve dünya görüşüm çerçevesinde kitabı bu şekilde değerlendirdim.
Profile Image for Arzu S.
58 reviews5 followers
January 18, 2019
Türk ekonomi tarihinin yanı sıra, ülke eğilimlerinin siyasi ve sosyal manadaki değişimini grafik, tablo ve yorumlarla anlatan; alıntılarla tezini destekleyen, soruna çözümü getiren şahane, nitelikli bir kitap. Diğer ekonomi kitaplarının aksine terminolojik yönünün az, anlatımın güçlü olması hızlı okumanızı sağlayan bir kıstas.
Mutlaka bu yıl içinde okuyun. Siyasal ve ekonomik başta olmak üzere pek çok yönden önünüzü görebiliyor hale geliyorsunuz.
Profile Image for Sertac Inceler.
68 reviews2 followers
April 6, 2019
Hepsi tamamen birbirine bağımlı olan tarih, siyaset ve ekonomi olgularını çok anlamlı ve iyi düzeyde harmanlamış olması en önemli katkısıdır. Okuması yalın ve yakın tarihteki.ekonomik gelişmeleri açık bir şekilde göstermektedir. Kitaptaki en önemli cümle ise;
"Türkiye,sorgulayan, araştıran, analiz yapabilen bir kuşak yetiştirmek için yeterince geç kaldı. Bundan sonra kaybedilecek tek bir saniye bile yok."
Profile Image for Yasemin Ugur.
163 reviews14 followers
October 9, 2018
Kitaba göre; En önemlileri sanayi devrimi ve küreselleşme olmak üzere son iki yüzyılda birçok paradigma değişikliği yaşanmıştır. Oysaki büyük sanayici ve tüccar sınıfından daha fazla esnaf sınıfından oluşan Türkiye, (Dünya endüstri 4.0 aşamasındayken) küreselleşme evresine adapte olamayarak orta gelir tuzağından kurtulamamıştır. Uygulanması gereken Atatürk dönemi ekonomi modeliyken başka örneğe gerek bulunmamakta ve çok da vakit kaybetmeden hızlıca bu doğrultuda aksiyon alınmalıdır.
42 reviews
February 28, 2021
Politik ekonomi tarihiyle ilgili bir sürü şey öğrendim ama bunlar anlatılırken tam kronolojik bir sıra takip edilmemişti, bu zaman zaman kafamı karıştırdı ama bu kişisel bir şey tabii. Bir de bazı terimlere aşina olmak gerek kolayca takip edebilmek için. Yine de merak ettiğim bir sürü şey için harika bir kaynaktı.
Profile Image for Yasemin.
29 reviews3 followers
October 15, 2018
Böyle kitapları ben “hap gibi” diye nitelendiriyorum. Yalın, anlaşılır bir dil ile ve kavramları tane tane açıklayarak, olguları tarihsel, ekonomik ve sosyolojik açıdan ele alan bilgi ve perspektif dolu bir çalışma. Kitap bittiğinde kafanızda büyük resim oluşmuş oluyor, nereden gelmişiz ve nereye gideceğiz, bunu görebiliyorsunuz.

Yazarın savunduğu bazı tezler Daron Acemoğlu’nun “Why Nations Fail?” eserindekiler ile birebir örtüşüyor. Tek farkı, bu kitapta tezlerin büyük kısmı Osmanlı ve Türkiye tarihinden örneklerle savunuluyor olması. Ekonomik ve sosyokültürel ilerlemenin, özgür düşünce ortamı ve bilimsel eğitimden geçtiğini anlamak için, dönüp kendi tarihimize bakmamızın yeterli olacağını söylüyor kitap.

Bu kitabı, Çankaya ve Nutuk’un ardından okudum. O kitaplarda birinci ağızlardan anlatılan Türkiye’nin ve kurumlarının inşasının, son 16 yılda nasıl sistematik olarak geriye alındığını da bu kitapla somut bir şekilde görebiliyorsunuz.
Eğer bu kitabı okumak isterseniz öncesinde Atatürk devrimlerini anlatan bir kitap okumanızı tavsiye ederim.
Profile Image for Haktan.
247 reviews6 followers
June 21, 2020
Benim gibi ekonomi bilgisi sinirli olanlar icin aydinlatici bilgiler sunan, cok faydali bir kitap. Konu ekonomi oldugu icin guncel hayatimizla, siyasetle oldukca ic ice. Oyle ki, kitaptaki bolumleri okurken siyasi tartismalar, ekonomiye dair aciklamalar tek tek aklimdan gecti, hepsini bir daha dusundum. Tabi guncel konularin disinda osmanlinin son doneminden 2017ye kadar tum donemlerle ilgili cesitli bilgiler de ediniyoruz.

Kitapta bircok yorum tablolarla, verilerle desteklenmis bu yonunu sevdim. Bilimsel bir metin okuyor hissine kapiliyorsunuz. Bazi yerlerde yazarin siyasi gorusunun etkisini de hissediyoruz ama boyle hayatimizdan konular iceren bir kitapta dogaldir diye dusunuyorum. Bir de kucuk bir elestirim, bazi bilgiler tekrarlaniyor. Farkli donemdeki yazilar derlendiyse boyle bir durum ortaya cikmis olabilir. Ekonomi ve siyaseti daha iyi anlamak isteyenlere tavsiye ederim.
Profile Image for Iffet.
39 reviews7 followers
April 11, 2021
Bir ekonomi değerlendirmesini bu kadar ilgiyle okuyacağım aklıma gelmezdi, çok başarılı bir şekilde toparlanmış bir kitap. Konuları birbirine bağlama şekli, sayıları ve tabloları kullanmasına rağmen hiç bir şekilde sıkıcı olmamış. Tek eleştirim kitabın yayın zamanı olabilir, keşke araştırmalar 2020 yılına da içine alabilseymiş. Belki devamı gelir 🧐
Profile Image for ismail simsek.
8 reviews
July 20, 2018
Gecmisimize ve gelecegimize isik tutan cok cok onemli bir eser. 200 yil once Osmanli ne yasamis hangi hatalari yapmis ise hepsini teker teker tekrarlaniyor. Ancak bu defa cok daha cabuk bir sekilde sonuclari ile yuzlesiyoruz. Gecmisimizde yapilan hatalar Osmanli'nin cokusune sebep olmustu. Bunun farkina gec varacak olursak kendimizi yeni bir istiklal marsi sairi ararken bulabilirlz maalesef. Hirsin ve paranin degil aklin ve bilimin egemen oldugu bir yarin dilegi, istegi ortak gayemiz olmadikca enerjimizi hep bosa harcayacagiz gibi gozukuyor.
Profile Image for Ümit.
Author 4 books21 followers
June 14, 2018
"Değişim Sürecinde Türkiye", Osmanlı ve Cumhuriyet'ten başlayarak, Türkiye'nin son 15 yılındaki sosyo-ekonomik dönüşümünü özetliyor. Mahfi Eğilmez bolca istatistik veri eşliğinde okunması kolay bir kitap hazırlamış. Tavsiye ederim.
Profile Image for Mustafa Yagcioglu.
5 reviews
August 3, 2018
Yazarın mantıklı ve tarafsız bir değerlendirme olarak sunduğu kitapta bir çok veri başarıyla toplanmış fakat analiz kısmında son derece taraflı yorumlara yer verilmiş.

Yazar maalesef gerekçeli akıl yürütme (motivated reasoning) tuzağına düşerek objektiflikten uzaklaşmış. Buna basit bir örnek olarak 222. sayfadaki gelir dağılımının gelişimi tablosu ele alınabilir. Tabloda göze çarpan; 2006 yılında %44.5 paya sahip olan ücret/yevmiye kısmının 2016 yılında yaklaşık %8’lik artış ile %52.2’e çıkması ve %6.1 olan faiz gelirinin %2.5’e düşmesi yani emeğin karşılığının 10 yılda ciddi anlamda artıp faiz gelirlerinin ciddi oranda düşmesi iken yazar sadece son yıldaki ücret/yevmiye değişiminde gözüken %0.3 puanlık düşüşü baz alarak 2. paragraftaki taraflı analizinde gelir dağılımında bir bozulma olduğunu iddia etmiştir.

Benzer bir önyargı bu sefer 237. sayfada enerjinin öneminden ve enerji ithalatının cari açığa katkısından bahsedilirken ortaya çıkıyor. Yazar bir tanesi kitabin yayınlanma tarihlerinde temeli atılan ve ülkenin toplam enerji ihtiyacının %10’undan fazlasını karşılayacak olan 2 nükleer santral projesinden hiç bahsetmeyerek yine taraflı bakışını ortaya koyuyor.

Kitaptaki bu taraflı yaklaşım birçok farklı örnekle çoğaltılabilir. Bunlara rağmen kitabın eleştirel olarak okunmasının okuyuculara iyi bir perspektif katacağını düşünüyorum.
9 reviews
February 20, 2020
Mahfi Eğilmez, bu kitapta Türkiye’nin Osmanlı İmparatorluğunun son döneminden başlayarak günümüze kadar (2016) geçirdiği büyük ekonomik ve sosyo-ekonomik değişimleri çok güzel özetliyor.
Ayrıca dünyada gerçekleşen büyük değişimleri de göz önünde bulundurarak Türkiye’nin bu değişikliklerden nasıl etkilendiğini de yorumluyor.
Güncel siyaset ve ekonomiden uzaklaşıp Türkiye hakkında daha geniş bir perspektif kazanmak için faydalı olduğunu düşünüyorum.
Profile Image for Ayse Bilgen.
103 reviews6 followers
June 10, 2018
Osmanlıdan bugünün Türkiye Cumhuriyeti'ne değin ekonomik ve toplumsal değişimi her kesimden insanın rahatlıkla anlayabileceği dilden karşılaştırmalı olarak anlatan bir kitap. Gelecek için de ufuk açıcı ve üzerine düşünülmesi gerekli bir perspektifi de kapsamakta. Mahfi Eğilmez ekonomik veriler üzerinden bakışını/eleştirisini aktarırken farklı perspektifleri de değerlendiriyor ve meseleyi yalınlaştırıyor.
Profile Image for Hasan Mihrican.
29 reviews2 followers
August 5, 2018
Mahfi Eğilmez çok beğendiğim bir ekonomisttir. Bu kitabın bazı noktalarında öznellik fazla öne çıkmakla birlikte okuyan herkesin faydalanacağı ve bir çok bilgiyi birarada bulabileceği çalışma.
Profile Image for Reşat Demirel.
5 reviews1 follower
April 13, 2019
Başucu kitabı" Değişim sürecinde Türkiye ileriye mi yoksa geriye mi gidiyor?" bu soruya cevap arayanların kitabı .
Profile Image for Zeynep.
140 reviews45 followers
June 20, 2022
sosyal bilimlere giriş seviyesinde bir kitap. şahsen sürekli duyduğum&okuduğum şeyler hakkında olduğu için sıkıldım. hiç bilmeyen biri için ideal denebilir.
Profile Image for Berat Sadıç.
140 reviews11 followers
April 5, 2019
Soyut ve sosyal alanların, ekonomi teorisinde bu kadar önem arz ettiğini, ekonomiyi sayıların ve aslında matematiğin bir alanı olarak gördüğümüz için kaçırdığımız aşikar. Osmanlı'dan, Türkiye Cumhuriyetine, ülkemizin ekonomik durumunu, kaçırdığı fırsatları, toplumsal düzeyde ele alan, okuması basit ve büyük oranda katıldığım tespitlerden oluşan harika bir kitap. Kesinlikle tavsiye ediyorum.
Profile Image for Mertan Deniz.
109 reviews3 followers
March 21, 2019
Türkiye'nin nereden gelip nereden gittigiyle ilgilenen herkes okumali, üzerinde düsünmeli, tartismali. Kitap dünyanin da icinde bulundugu durum baglaminda gayet net ve karsilastirmali bir özet. Bu esnada objektif veriler sunulurken bazen subjektif yorumlara geciyor. Okur acisindan bunun ayrimini yapmak önemli. Bunlar Mahfi Egilmezin kendi görüsüdür. Kendisinin yapabilecegi sey bu gorusleri, dusunceleri ortaya atmaktir. Hepsine katilmak mümkün degil ama üzerinde düsünmek hepimizin yararina.

Benim bu özetten gördügüm kadariyla Türkiye sosyoekonomik olarak (cumhuriyetin ilk yillari ve bir iki kisa dönem haric), belirleyici bir hamle yapmayan, net hedefleri olmayan, acik bir denizde savrulan ve sürüklenen bir gemi konumunda. Kitapta veriler isiginda bunu görmek mümkün, ne yazik ki son yillarda bu savrulma daha bariz.

Kitabin sonlarinda meshur yapisal reformlar hakkinda somut aciklamalar ve öneriler var. Ne yapilmasi gerektigi subjektif bir konu ama cogunlugun mutabik kalacagi maddeler olacaktir.



Profile Image for Ömer Faruk Koç.
81 reviews20 followers
May 28, 2024
Ben bu kitabı satın aldığımda Erdoğan’ın sui generis ekonomi teorisi uygulamada idi. O dönem Mahfi bey de makul olanın sözcüsü olarak kabul edilen bir figür olarak günden güne popülaritesi artan bir konumdaydı.

Sonraki süreçte Erdoğan sağ olsun finansal okuryazarlığım ve genel makroekonomi bilgim ve görgüm arttı. Ve Mahfi beyin aslında ne kadar boş bir figür olduğunu fark ettim.

Bugün kitabı elime aldığımda ise önyargılarımdan mümkün mertebe azade şekilde nispeten kaliteli bir metinle muhatap olacağımı düşünmüştüm. Yanılmışım.

Mahfi beyin ideolojik takıntılarının esiri olmuş, ilkokuldan itibaren kendisine pompalanan Kemalist tarih öğretilerini sorgusuz sualsiz benimsemiş, akabinde tahsil ettiği Ortodoks liberal söylem ve hegemonyaya tamamen teslim olmuş birisi olduğunu düşünüyorum artık.

Bu kitap da bu tespitimi taçlandıran bir muhtevaya sahip.
Bana sorarsanız vakit kaybı, yine de merak eden buyursun okusun tabi.
Profile Image for Sedat Eser.
39 reviews2 followers
January 3, 2019
"Değişim Sürecinde Türkiye" yazılan/özetlenenlerden farklı bir noktaya dikkat çekmek istiyorum.

Kitap içerisinde bulunan sosyolojik gözlemler tam yerinde ; örnek vermem gerekirse esnaf burjuvazisi tanımı, esnafın iktidara gelişi, öğrencilerin genelde o dönemde en çok para getiren bölümlere ilgi duymaları (1980'ler tıp vs) , Türkiye’de evliliklerin yarıya yakınının aile ve akraba çevresinden olması,Türkiye’de ki çocukların ders çalışma saatlerinin OECD ülkelerinin çok üzerinde olmasına rağmen alınan sonuçların OECD ortalamasının altında olması (verimsiz çalışma) , sadece öğrencilerin değil öğretmenlerin de eğitimine çaba sarf edilmesi gerekliliği, Hollanda Sendromu, Ahbap-Çavuş Kapitalizm’i farklı açılardan değerlendirilmiş.
5 reviews1 follower
May 5, 2024
Ekonomi tarihi, gelişmeleri hakkında genel bir fikir sahibi olmak isteyenler için güzel bir kitap. Fakat sosyolojik konulara hiç değinmeseymiş daha iyi olacakmış. Araştırmalardan uzak, daha çok yazarın kendi yorumlarını paylaştığı yüzeysel içerikler ortaya çıkmış. Mahfi Eğilmez iktisatçı olduğu ve bilgi birikimi de bu doğrultuda olduğu için kitabın sadece ekonomik konular üzerine olması iyi olurmuş.
Profile Image for Ozgur Senogul.
52 reviews1 follower
June 22, 2018
Mahfi hocanın donanımına göre yüzeysel kalmakla birlikte, derdini detaylara boğmadan ve sıkmadan anlatan bir kitap. Teknik bir okumadan ziyade popüler ekonomi içeriği diyebiliriz.
24 reviews
Read
December 24, 2021
Kapitalizm, ekonomik sistemler içinde en esnek, en uyumlu olanıdır. Öylesine uyumludur ki kriz halinde dönüp sosyalizmin yöntemlerini bile sisteme monte edebilmektedir.Boyle bakinca kapitalizm tam bir şeytan değil de nedir ki çıkarı için yıllarca soğuk savaşta mücadele ettiği sistemi bile kullanabiliyor.

Türkiye, ahbap çavuş kapitalizminin tam ortasında yer alan ülkelerden birisi. İş dünyasıyla, medyasıyla, sendikasıyla, üniver sitesiyle, bürokrasisiyle, bağımsız olması gereken kurumlarıyla si yasal iktidarla bütünleşme zorunluluğu içinde görünüyor. Aksi takdirde iş yapma ya da yaşama şansı yok denecek kadar az.

Osmanlı'nın yasağı 3 gün surermis.

2014 yılında Manisa'nın Soma ilçesinde kömür madeninde yaşanan ve 301 işçinin ölümüyle sonuçlanan facia, ahbap çavuş kapitalizminin tipik bir ürünü olarak karşımıza çıkıyor. Siyasal iktidarla ve kamu görevlileriyle iç içe olduğu için yeterince denet lenmeyen ve birçok eksikliğine karşın çalıştırılmaya devam edilen bir maden ocağı işletmesi sonuçta bir facianın ortaya çıkmasına yol açtı. Olaydan önce hiç sesi çıkmayan sendika, olaydan sonra bile sesini çıkaramadı.

Türkiye'de geçmişte asker ve sivil bürokrasi, sanayi ve ticaret burjuvazisi, tarım burjuvazisi iktidarda yer aldılar. Bu, bazen tek başlarına seçimi kazanarak, bazen bir darbe sonrası iktidara ge lerek, bazen de bir koalisyonda bulunmak suretiyle gerçekleşti.

2000'lerde esnaf burjuvazisinin iktidara gelmesi Türkiye'deki diğer kesimler için sürpriz oldu. Bu sürpriz giderek şoka dönüştü. Çünkü esnaf burjuvazisi iktidarında Türkiye'de Cumhuriyet'in ilanından beri görülmeyen değişimler yaşanmaya başlandı.

Esnaf iktidarı aslında ciddi bir başkaldırının sonucudur. Kur tuluş Savaşı'yla başlayan ve Türkiye'yi Batı'ya entegre etmeye yö nelen başkaldırı bu kez tersine, Türkiye'yi Ortadoğu'ya entegre etmeye yönelmiş bir başkaldırıya döndü. Bu yolda atılan adım lar, Atatürk devrimlerinin çoğunun geriye çevrilmesiyle başladı ve devam etti. Bu adımlar, Türk toplumunda daha önce yaşan mış olan kutuplaşmalara birçok yeni bölünmeler, ayrışmalar ek ledi. Cumhuriyet'e geçişinin 100. yılını kutlamaya doğru ilerleyen Türk toplumu pek çok açıdan farklı düşünen, farklı davranan, bu farklılıklara saygı göstermeyen, birbirini anlamayan gruplara bö lündü

Kurallar yalnızca yasalara saygı gösterenlere ve sesi çıkmayan lara uygulanır hale geldikçe bu şekilde davranan insanlar da ken dilerinin aptal yerine konduğunu düşünerek diğerleri gibi dav ranmaya yönelirler ve toplum giderek kurallara uymayanların çoğunluğa ulaştığı bir yapıya dönmeye başlar.
2 reviews
August 26, 2018
Kuşkusuz son derece değerli bir kitap, Çünkü alanında Uzman bir isim ömrünü verdiği bir konuyla alakalı kitap yazmış.

İçinde bulunduğumuz durumu okumak için büyük resme bakmak son derece kıymetli. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e büyük resmi çizmiş. Çok hayati tespitleri var.

Yazılan her şey istatistiklerle desteklenmiş.

Bütün teknik konular genel okuyucunun anlayacağı bir üslupta sadelikte yazılmış.

Ancak ideolojik bir yaklaşımla bizi ötekileştirmiş.

Mahfi Eğilmez hocanın dine, diyanete, imamhatip ve Kuran kurslarına camilere karşı bir takıntısı olduğunu kitaptan öğrendim.

Şu satırlar sf 183 ten : “Fen liselerini artıracak yerde imam hatip liselerine artırıyoruz, okullari analitik gözlemleme yeteneğini geliştirecek laboratuarlar kuracak yerde Mescit açıyoruz.” Yani Mahfi eğilmeze göre mescit laboratuvarın zıttı. İmam hatipe giden kişi analitik düşünemiyor.

Daha bir çok yerde biat kültürü kavramı ile imam hatibi, müslümanca hayat yaşama biçimini seçeni aynileştirmiş. Yani beyefendiye göre, evrime inanacağız, imanı- islamı, kuranı hakkıyla anlamak yerine terkedeceğiz, bale tiyatro buralara gideceğiz, içki içeceğiz, böylece gelişmeye ilerlemeye uygun bir vaziyete kavuşmuş olacağız.

Özetle; Mahfi eğilmez , ekonomi ile alakalı tespitleri doğrudur, son derece kıymetlidir. Dikkate alınmalıdır.

Ancak nasıl gelişip ilerleyeceğimiz ile ilgili kendi alanı dışında ki sosyolojik ve felsefi yorumları bilimsel değildir, subjektiftir, yanlıştır. Bizi 200 yıldır yaşadığımız kısır döngüye itmektedir.
4 reviews
August 20, 2025
Bu kitaba 5 yildiz verenlerle ayni kitabi mi okuduk, bilemiyorum.

Birbirini takip eden kisimlarin arasinda baglanti kurulmamis. Bunu geceyim, birbirini takip eden paragraflar arasinda bile baglanti kurulmamis.

Tarihsel gelismeler yanlis anlasilarak kullanilmis. Bu tanimlari temel alan sayfalarca yorum tamamen dayanaksiz kalmis. Ornegin tarim istihdaminin azalmasi. Tarim istihdaminin azalmasinin temel sebebi makinelesmedir, ama kitapta tarimsal uretimin cazibesinin kaybetmesi temel sebep olarak gosterilmis.

Kullanilan bircok tablonun kaynagi verilmemis. Verilen bazi tablolarin hemen altinda yapilan yorumlarda degerler yanlis alintilanmis. Tablodan cikarilacak sonucun tam tersini iddia eden yorumlar yapilmis.

Hatali olanlara ek olarak yaniltici yorumlar da var. Borcun GSYH'ye orani verilirken ozel sektor ve hanehalki borcu da dahil edilmis, ki standartta sadece kamu borcu alinir. 1967'de memur maasi ile muhendis maasi karsilastirilmis. Ama muhendis maasi hesaplanirken net yevmiye otuzla carpilmis.

Konuyla ilgisi mechul sayfalarca aciklama okumaktan sikilinca bazi paragraflarda uslubun degistigini fark ettim. Bu paragraflarin Wikipedia'dan kelime degistirerek alinmis oldugunu gordum. Gereksiz bircok detay da herhalde bu sekilde kitaba girmis; Sputnik'in capina kadar yazilmis ornegin.

Soguk savasin en unlu casusunun James Bond oldugu, biat ve tabiat kelimelerinin ayni kokten geldigi, 1. Dunya Savasinin temel nedenlerinden birinin Katolik-Protestan ayrimi oldugu gibi tuhaf iddialar da cabasi.
Profile Image for Aykut Karabay.
196 reviews6 followers
August 22, 2024
Mahfi Eğilmez bu kitabında, alt başlığında yazdığı gibi, Osmanlı döneminden Cumhuriyet’e ve günümüze tarihsel veriler ışığında Türkiye’nin sosyo ekonomik analizini yapıyor. Bu analizi bilimsel bir yöntemle, disiplinler arası ilişkiler kurarak gerçekleştiriyor.

Yazarın tespitine göre Türkiye’nin bilhassa 2001’den beri arka arkaya yaşadığı ekonomik krizlerden kurtulmasının yolu öncelikle eğitim sisteminin değişmesinden geçiyor. Bilimsel, laik, özgür, araştıran, sorgulayan bir eğitim ve hukuk sistemine kavuşmadıkça ekonomik kriz kısır döngüsünden kurtulmamız mümkün değil.

Bir ülkenin kalıcı refah artışı sağlamasının yolu yükte hafif pahada ağır teknolojik ürünler üretip satmasından geçiyor. Bunun yolu da o ülke insanının teknolojiye katkı yapacak buluşlar icat etmesinden geçiyor. Bunu yapabilmenin de tek bir yolu var: bilime ve yalnızca bilime dayalı eğitim.

Ayrıca kitapta Dünya ekonomisi ,Osmanlı dönemi ve Cumhuriyet dönemi ve günümüz AKP dönemi ekonomileri karşılaştırması, din, bilim, siyaset, gibi diğer disiplinlerin ekonomi ile bağlantısı, detaylı şekilde şekilde ele alınmış.

Yazara göre biyolojide evrim ileriye doğru işliyor , ancak Türkiye’de kültür, genel zekâ ve bunların ekonomiye etkisinde tersine evrim işliyor. Her alanda gerçekleşen yozlaşma, biat kültürü toplumun neden sonuç bağlantısı kurmasını imkansız hale getiriyor. Politik, kültürel ve sosyolojik hiçbir değişim olmadan ekonomik bir değişimin olmasının mümkün olmadığını verilerle ortaya koyuyor. Bunun da tek yolunun eğitimden geçtiğini vurguluyor.

Çok beğendiğim, ufuk açıcı bir kitap oldu, tavsiye ederim.
Profile Image for Simge.
122 reviews
December 2, 2019
Mahfi Eğilmez bu kitabında Türkiye'nin sosyo-ekonomik durumuna geçmişten geleceğe doğru bir bakış atarak literatüre katkı sağlama bakımından oldukça değerli bir şey yapıyor. Özellikle geçmişten bugüne yapılmış olan "durum değerlendirmesi/tespitleri" açısından başarılı olduğu kadar önemli bir iş de ortaya konduğunu düşünüyorum. Bununla birlikte konuya özellikle akademik açıdan yaklaşmaya çalıştığım için, genel çözüm önerileri konusunda detaya girilmediği ve sunulan yapısal reform önerilerinin tartışmalı olduğu, ayrıca her ne kadar geniş bir tarihsel dönem ele alınmış olsa da ekonomi konusunda bakış açısının daha çok günümüzde genel olarak kabul edilen bakış açısı üzerinden ilerlediği düşüncesindeyim. Yazar elbette nihayetinde olaylara kendi perspektifinden bakarak yorum yapacaktır, ben sadece sosyo-ekonomik değerlendirmenin daha geniş bir perspektiften(örneğin farklı iktisat okulları konuya dahil edilerek) yapılmış olması durumunda, hazır böyle bir kitap ortaya konmuşken konuya ilişkin daha fazla şey öğrenebilir ve daha detaylı bir anlayışa ulaşabilirdim diye düşünüyorum.
Profile Image for Lal.
1 review
April 14, 2020
Bir lise son öğrencisi olarak ilgim olduğu için okumayı seçtiğim bir kitap olmuştu. Daha önce herhangi bir ekonomi dersi almamıştım ve bu kitabın benim seviyemdeki insanlara da hitap edebileceğini umuyordum. İyi yanlarını sayarsam;
- Uzun bir tarih aralığını sıkmadan gerekli olaylara değinerek anlatması
- Dilinin sade olması
- Tablolar ve grafiklerle anlatılmak istenen noktaların güçlendirilmesi

Eksik kalan yanları;
- Her ne kadar dili sade olsa da ekonomi konusunda yeni başlayan biri olarak bilmediğim terimler vardı. Kendim araştırıp öğrenmiş olsam da benim gibi altyapısı olmayanlar için zorlayıcı olabileceklerdir.
- Aynı şekilde dilin kullanımının bazı noktalarda sürekliliğini koruyamaması. Bu herkesi rahatsız edecek bir unsur olmayabilir ancak cümlelerdeki fiil çekimlerinin değişikliği benim okuma deneyimimi olumsuz etkiledi.
- Kitaptaki sosyolojik analizlere çoğunlukla katılsam da farklı perspektiflerin de göze alınması gerektiğine inanıyorum. Bu daha kişisel bir görüş olsa da, eğer okuyucuya sunulan bir argüman varsa karşı argümana da yer verilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Profile Image for Cgcang.
339 reviews38 followers
October 9, 2018
Eğilmez'in kitabı Türkiye'nin son birkaç onyıllık serüvenini sosyoekonomik verilerle değerlendirmek açısından iyi.

Bugün iyi bir araştırma kitabının başka bir görevi olmasaydı ya da durum somut ve soğuk verilerle anlaşılabilseydi kitap çok daha iyi sayılırdı. Ancak bugün somut verilerle özetlenemeyecek denli olaylı bir sürecin içindeyiz, devlet artık devlet olma özelliği göstermiyor, gericilik örgütlü, toplum din odaklı çıkar kümelerinin avcunda, yönetimse kendini ülkenin temel değerlerinden uzaklaştıkça başarılı sayıyor. Ülkeyi yöneten kesim anlaşılmaz biçimde varsıllaşmanın ve savurganlığın tarihe geçecek örneklerini oluşturuyor. Sonucunda jeostratejik değeri Türkiye denli ağır bir ülke, dış karışmaya açık, kendi gücünü kullanamaz bir ülke olup çıkıyor.

Bu durumda içinde emperyalizm olmayan, devrim ve karşıdevrim denklemini açıklamayan bir kitap da tüm niteliğine karşın eksik ve donuk kalıyor.
Profile Image for Yavuz.
7 reviews
June 17, 2025
Güzel ve değerli bir inceleme kitabı. Türkiye ve yakın dünya tarihini ekonomi eksenli okuma fırsatı sunuyor, ekonomik kavramları güzel açıklıyor.

• Sosyolojik yorumları bazen yüzeysel kalıyor.

Ayrıca esnaf ile ilgili değerlendirmeler biraz eleştiriye açık:

• “Esnafın iktidara gelmesi” kavramı pek net açıklanmamış. Türkiye’de siyasi ve ekonomik iktidarın tamamını ya da en önemli dilimini bugün “esnaf” sınıfı tutmuyor; büyük sermaye, müteahhitlik grupları ve bürokratik elit hâlâ kilit aktörler.
• Esnafın AKP döneminde sermaye birikimini hızlandırdığı ve kredi-vergisel kolaylıklarla mutlak refahını yükselttiği net.
• Ancak “iktidarı ele geçirme” iddiasını tam kanıtlayacak karşılaştırmalı (örneğin gelir payı, servet dağılımı) veri setleri mevcut değil. Büyük sermayenin aldığı mega teşvikler hâlen daha hacimli.
Displaying 1 - 30 of 86 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.