Hepsi bir yerlerinden yaralı, zaaflarıyla yetenekleri arasında sıkışmış, tükenmeye mahkûm kahramanlarıyla, her şeyin paraya dönüşebilme gücüyle sınandığı günümüze uygun bir roman.
Çağımızın Ölü Canlar'ı
Deneyimli finans danışmanı Faruk, global bir enerji şirketinin insan kaynakları biriminde gerçekleşmiş bir dizi yolsuzluğun izini sürmektedir. Şirkete yıllar boyu sahte işe alımlar yapılmış, gerçekte çalışmayan insanlar çalışır gibi gösterilmiş ya da yalancı özgeçmişlerle yüksek pozisyonlarda istihdam edilmiştir.
Faruk bu isimlerin bir kısmına ulaşmayı başarır. Karşısına çıkanlar, bazı olağanüstü yeteneklerine karşın, yenik, kenara itilmiş, kullanılmış ya da hastalıklı kişilerdir. Bütün bulgular, şirketin eski bir çalışanı olan Süleyman Kara'yı ve merkezde onun tedirgin edici kişiliğinin bulunduğu karmaşık bir ilişkiler ağını göstermektedir. (Tanıtım Bülteninden)
Selçuk Orhan, 1977 Afyonkarahisar doğumlu. 1995'ten beri çeşitli edebiyat dergilerinde öyküleri ve eleştirel denemeleriyle görünüyor. Kansızlık (2000) ve Taş Kayık (2003) adında iki öykü kitabı ve 40 Hadis (2010), Aranmayan Özellikler (2014), Güzel (2016), Müderris ve Virtüöz (2021) adında da dört romanı bulunuyor.
Selçuk Orhan'dan okuduğum ilk kitap. Doğrusu böyle bir yazarın varlığından dahi haberdar değildim, bir arkadaşın hediyesiydi kitap. Diyalog ağırlıklı, akışkan, mali bir suç temalı bir dedektif kitabı hüviyetinde. İnceden bir kapitalizm eleştirisi de var. Gogol'un Ölü Canları'nın modern bir versiyonu olarak da takdim edilebilir. Ama o kadar derinlikli olduğunu söylemek mümkün değil. İki karakter arasındaki sado-mazohist ilişkinin tasvir edildiği bölümler - ki bunlar kitabın çok küçük bir bölümünü oluşturuyor - çarpıcıydı. Kitapta beni rahatsız eden bir husus, karakterlerine çok sayıda İngilizce sözcük kullandırılmış olması. Tamam buna o karakterlerin portrelerinin çizilmesi bakımından başvurulmuş olabilir ama bana yine de zorlama geldi.
Kendi işinde çalışan deneyimli finans danışmanı olan Faruk, bir arkadaşı aracılığı ile global bir şirket için gizli bir iş alır. Şirket içinde bazı yolsuzlukların yapıldığından kuşkulanılmaktadır. Şirketin eski insan kaynakları müdürünün sahte işe alımlar yaptığı ve şirketi yüklü bir miktarda dolandırdığı düşünülmektedir. Birleşme aşamasında olan şirket ismine leke gelmeden el altından araştırma yapması için tutulmuştur Faruk. Şirkette işe alınmış gösterilen ve tespit edebildikleri kişilerle görüşmeye başlar Faruk. Görüştüğü insanlar da normal insanlar değildir. Genelde toplumdan izole , problemli insanlardır. Araştırma süreci ilerledikçe işler karışmaya, Faruk'un aklı karışmaya başlar. İşin içinde iş , gizemin içinde gizem var