This scarce antiquarian book is a facsimile reprint of the original. Due to its age, it may contain imperfections such as marks, notations, marginalia and flawed pages. Because we believe this work is culturally important, we have made it available as part of our commitment for protecting, preserving, and promoting the world's literature in affordable, high quality, modern editions that are true to the original work.
Sir James George Frazer was a Scottish social anthropologist influential in the early stages of the modern studies of mythology and comparative religion. His most famous work, The Golden Bough (1890), documents and details the similarities among magical and religious beliefs around the globe. Frazer posited that human belief progressed through three stages: primitive magic, replaced by religion, in turn replaced by science. He was married to the writer & translator Lilly Grove (Lady Frazer)
Frazer'in okuduğum ikinci kitabı [Adonis, Attis, Osiris Cilt 1'i okudum, Cilt 2, 2023'te okuyacağım]
Özellikle Antropolojiye merak duyan herkesin Frazer'dan başlaması gerek. Her sayfada not çıkarılacak, belli başlı toplulukların inançları masal gibi kolayca okunuyor.
James George Frazer, kendisi gibi Avrupalı araştırmacıların sosyal antropoloji adını verdikleri, Amerikalılar’ın ise kültürel antropoloji demeyi tercih ettiği kuramın kurucularından biridir. Bu küçük ama kapsamlı kitap, onun bir konferans metninden oluşuyor: Bu konferansta, günümüz toplumlarının kültürel temelini oluşturduğunu varsaydığı dört temel kurumun; yönetim, özel mülkiyet, evlilik ve insan yaşamına saygının kökensel öncülü sayılabilecek batıl inançları ele alıyor. Batıl inançların her zaman zararlı olmadığını, yanlış düşünceden çıkan doğru eylemler olarak, toplumsal birlikteliğin temeline katkı yapabileceğini göstermeye çalışıyor. Kitapta, birçok yerli toplumundan sayısız örnek verilmiş, ama bunların, eşzamanlı olarak varolan uygar toplumlarla bağlantısı kurulmamış. Konunun uzmanı değilim ama bana iddialar biraz havada kalmış gibi geldi. Yine de, korkunun kültürü/davranış normlarını şekillendirmesi iddiası ve yaban toplumlardan verilen örnekler epey ilginç…
Short but presents many cases of what can be seen as the influence of superstition (or is that not just "false consciousness") on the creation and safeguarding of civil institutions. Mentioned by Hayek as a justification for his faith in spooks.
Sosyal Antropoloji dersi için okuyup, yorumlama yapmıştım. Eğer kültürlere, insanlar arasındaki etkileşimlere vs. ilginiz varsa okunması gerektiğini düşünüyorum.
Interesting essay. Frazer argues that superstition is the magical basis of private property, matrimony, government and civil order.
If you change everytime he uses superstition with ideology, Althusser may not have been needed.
Of course, Frazer didn't understood the role of superstition in the superstructure, so more than a critique, he made an evolutionist apology (where superstition was needed to maintain order and that it eventually will be surpassed by reason and new theories).
Despite all of this, I liked it a lot. This man was a poet and a scientist of his times.
daha felsefi bir kitap beklemiştim fakat batıl inançların kurumlarımızı nasıl etkilediğine dair pek açıklama yoktu. 4 farklı kurumdan bahsedilmiş ve her başlıkta bu alanla ilgili çeşitli batıl inançlar sıralanmış fakat toplum ahlakını şekillendirmesi konusunda birkaç satırdan fazlası yazılmamış. kitabın ismi sadece "çeşitli batıl inançlar" olsa daha iyi olurmuş.
konu ilgi çekici olsa kitap aşırı tekrara düşmüştü ve yazar evlilik kısmına gelene kadar düşüncelerini katmamış olduğundan sadece info dump okumak sıkıcıydı. onun haricinde kitabın 20yy'ın en başında yazılmış olduğunu anlıyorum ama bazı ırkçı ve sömürgeci tabirler rahatsız ediciydi 🤷🏽♀️