This classic work examines the causes and nature of crime, providing a comprehensive overview of criminological theory and research. With detailed case studies and historical context, the book offers an in-depth examination of the social, psychological, and legal aspects of crime.
This work has been selected by scholars as being culturally important, and is part of the knowledge base of civilization as we know it.
This work is in the "public domain in the United States of America, and possibly other nations. Within the United States, you may freely copy and distribute this work, as no entity (individual or corporate) has a copyright on the body of the work.
Scholars believe, and we concur, that this work is important enough to be preserved, reproduced, and made generally available to the public. We appreciate your support of the preservation process, and thank you for being an important part of keeping this knowledge alive and relevant.
“Yani Aristoteles’e göre ...mantığın ilkeleri aynı zamanda varlığın ilkeleridir” (s.9)
“Suç konusunda müellif, antropolojik ve psikolojik bakımlardan suçluyu inceleyen natüralistlerin onun anormal bir kimse olduğunu tespit etmelerine rağmen, suçu tanımlamayarak işi hukukçulara bıraktıklarını belirtmektedir” (s.15)
“Müellife göre, ancak tabii suç, tetkik konusu olabilir. Medeni her toplum tarafından kabul edilen ve cezalandırılan bir fiil olan tabi suç kavramının tespiti hususunda suçların teker teker araştırılması usululünü kabul etmeyen Garafalo, duyguları araştırma metoruna müracat etmektedir. Bu bakımdan müellif, tabii suçu, hakların ihlali üzerine değil, işlenen fiille hangi his ve duyguların ihlal edildiğini bina etmektedir” (s.16)
“Suçlulukla mücadele için, fiil değil; fail göz önüne alınmalıdır” (s.17)
“Böylece Garofalo, suçluları ruhi gayritabiiliklerine göre ikiye ayırmaktadır: A) İnsiyaki suçlular: Ahlak yoksunu ve kendileri için iyi olanı düşünmekten aciz bu gibi suçlularda, antropolojik ve özellikle ruhi anomaliler çok fazla olduğundan bunların uslanmaları imkansızdır. ...suçlular ıslah edilemezler. B) Ruhi anomalileri az bir ondan olan tesadüfi suçlulular....Bunlar Benedikt’e göre bedensel zaaf, ruhi bir nevrasteni yani dış dünyanın etkilerine mukavemet edeme halindedirler. (s.19)
“...ceza, suçun ağırlığıyla orantılı olmamalıdır. Aksine hakim yaptırımı suçlunun toplum için arz ettiği tehlikeye göre tespit etmelidir. (s.20)
“Halbuki, bütün bu sözler bir belagat sanaatından başka bir şey değildir. Hakikat şudur ki, suçlu hiçbir şey ödememiştir. Bunun tersine, ortada ödeyen biri varsa, o da devlettir. Devlet onu beslemek için mükelleflerin sırtındaki vergi yükünü ağırlaştırmakta ve böylece suçtan dolayı ortaya çıkan zararların büyüklüğü ve önemi artmış bulunmaktadır....Zira, hapishanelerin böyle bir mucizesi yoktur! Esasen ceza infaz sistemimiz o derece yumuşatılmıştır ki, hiç kimseye korku verebilecek kabiliyette de değildir” Çünkü maddeye dayanan ıstırabın hatırası çok çabuk silinir” (s.36)
“Tarih öncesi çağlarda sadece aile bireylerini kucaklayan sınırlı merhamet duygusu zamanla öyle gelişti ettki ki, bu sınır şimdi insanlığı çevrelemekte ve hatta bu sınırı dahi aşarak Zoophilie dediğimiz hayvanlara karşı merhamet sahalarını da kapsamaktadır” (s.60-61)
“Bir ırkın veya bir milletin içinde bireysel anormallikler ne ise, bütün bir insanlığın içinde toplumsal anormallikler de öyledir” (s.63)
“Rossi’ye göre ceza vermenin amacı açıktır. Bir suçla ihlal edilen toplumsal düzeni tekrar tesis ve hakim kılmaktır. Yani diğer tabirle cezalandırmanın açık ve en önemli amacı bizzat ceza vermekten ibarettir” (s.84)
“Lombroso, hırsızlara ait kafataslarının katillerden daha az hacimli olduğunu bize temin ediyor.” (s.104)
“Namuslu ve halim insanların Allah’ı aşk ve mağrifet dolu halde, kötü ve ahlaksız kimselerin Allah’ı korkunç ve intikamcı bir edaya bürünür” (s.169)
“...bir yerde medeniyet seviyesi yükseliyor, nüfus artıyor; ama suç oranı da beraber yükseliyorsa, kati olarak diyorum ki o halde, o milletteki suç temayülünün kuvveti de artıyor demektir” (s.206)
“Bence: “Vesile ve şerait adamı hırsız yapar.” Atasözü kadar yanlış bir fikir olamaz; asıl olan “Vesile ve şerait hırsıza hırsızlığını yaptırır” demek. (s.258)
“Kanat aksi fikirdedir” Medeni bir cemiyet, dağılma tehliseski altındaysa, bu cemiyetin yerine getireceği ilk vazife hapishanesinde yatan son katilin cezasını infaz etmek olmalıdır; böylece, her suçlu cürmünün cezasını çekmiş olur” (s.270)
“Marx, Hollingshed’e atfen, VIII. Henri’nin hükümranlığı zamanında 72000 serseri veya işsiz güçsüzün darağacını boylamış olduğunu söylüyor” (s.278)
“Bir adam istese bile deli olamaz” (s.303)
“Bir insanın şansının iyi veya kötü oluşu yalnız kendini ilgilendirir” (s.336)