Kısacık ama çok sert bir hikaye Asılacak Kadın. Sine bu sene başında okuyup çok beğenince almıştım ama beni çok sarsacağını bildiğimden elim gitmiyordu. Gerçekten sarsıcı; yazma tekniğindeki oyunlar, anlatıcı değişiklikleriyle katman katman açılan hikaye ve akıcı dili sayesinde çabuk okunabiliyor yoksa anlatılan kolay sindirilecek bir hikaye hiç değil.
Öte yandan, bu toprakların o kadar da içine işlemiş ve üçüncü sayfa haberi diye okunmadan geçilen o haberlere konu olan, görmezlikten geldiğimiz, bilmiyor gibi yaptığımız için yok sayılan binlerce kadının da hikayesi.
Aydilge’nin Instagram hesabında, bu yılın en çok dinlenen o şarkısına yönelik getirdiği çok haklı eleştirilerin odağındaki o eril hükümranlığın, kadını harcanabilecek bir meta, içine girilip çıkılan bir aygıt gibi gören o düzenin yarattığı bir başka hikaye Melek’in hikayesi. Sadece erkek olduğu için kadının üstünde her şeyi hak gören zihniyetin içinde büyümüş, başkaldırı veya şikayet hakkının dahi olmadığını, hatta “ben yapmadım, esas onlar bana akla hayale gelmeyecek şeyler yaptılar” dese de bir yere varılmayacağını ta kalbinde bilen, o yüzden susan ve susturulan her kadının hikayesi. Öyle derinlere yerleşmiş bir zihniyet ki bu, Melek’in kendisi bile ancak erkek olmuş olsaydı kurtulabileceğine, kadın oldukça kurtuluşun olmadığına inanıyor.
•
Biz feminizm diye, kadınların eşit hakkı diye, toplumsal cinsiyet eşitliği diye boşuna bağırmıyoruz işte. Bir mekanda kadınlı erkekli o şarkılar dinlenip söylenirken; bir başka yerde başka bir kadın, bu düzenin bozulmaması, bu cinsiyetçi dilin yerleşikliği, bu zihniyetin yıkılmayışı sebebiyle en aşağılık oyunlara alet ediliyor, beden bütünlüğüne saldırılıyor da yine susuyor, susturuluyor. Bu hikayenin her yeri alabildiğine gerçek ve herkes mutlaka okumalı.
•
ah erkek olacağıdın biçare yetim kızım. ben bi biçare yetim kız olmayaydım edebilir miydi bana ettiklerini erkek olaydım çökü çöküverirler miydi üstüme öyle boynu bükük mü olurdum hiç kendirden mi sallandırabilirlerdi beni şindi karara yazdıkları gibi erkek olaydım hüsrev beyi o dakka vurmaz mıydım […] sallansam bile sallanırdım nolacak şerefimle sallanmaz mıydım alnıma kahpe diye yazıp öyle asabilirler miydi beni.