Hz. Mevlana ile ilgili daha önce de birkaç kurgu olan ve olmayan eser okumuştum. Roman olarak Ahmet Ümit'in ve Elif Şafak'ı yazdıklarını...
Bu kitaba karşı popülerliğinden dolayı bir önyargım vardı itiraf edeyim, ona rağmen storytel'den dinledim.
Kurgu biyografilerdeki sorun bu kitapta da var, hatta okuduğum kurgular arasında en problemlisi diyebilirim.
Şu ana kadar yaptığım birkaç okuma ve araştırmaya göre şunu söyleyebilirim, aslında Hz. Pîr hakkında çok fazla yazılı kaynak yok. Neredeyse tüm eserler tek bir eserin etrafından filizleniyor. Ariflerin Menkıbeleri... Bu eserin de öncesinde yazılan bir başka asıl kaynak ise Hz. Pîr'e kırk sene hizmet etmiş Sipehsâlâr'ın notları. Şimdilerde onu da okuyorum.
Bu kısıtlı kaynaklara göre olan bilgileri yazarlar alıyorlar üzerine kurgu yazıyorlar. Sinan Yağmur da öyle yapmış ama öyle romantik bir dünya oluşturmuş ki kendisine beni biraz rahatsız etti.
Gül Hatun ile mektuplaşmalar, tasavvuf sohbetleri... Bunların hiçbirinin yazılıı kaydı yok, yazar Hz. Mevlana üzerine yaptığı araştırmalarla kendinde oluşan dünyayı kitaba aktarmış.
Böyle kurguları bunu bilerek okursanız sorun yok ama bilmeyenler için tehlike büyük.
Mektupları google'a sorayım dedim, hemen tüm sonuçlarda bu kitaptaki şekli ile yayılmış. Yarın artık bu mektuplar gerçekten var zannedilecek.
Elif Şafak'ın kitabında da vardı kurgu hataları ama onlar teknik hataydı, bu kitapta temel olayların baz alarak tamamen kurgu bir dünya oluşturmuş.
Öyle diyaloglar var ki, zannedersiniz ki Hz. Mevlana, Şems ile karşılaştığında acemi bir dervişti. Hayır, bu da çok yanlış biliniyor, sülukunu tamamlamış bir mürşitti. Şemsle ilişkisi sohbet şeyhliği diye düşünülebilir.
Velhasıl, kişiler üzerinde okumalar yapacaksanız kurguları en sona bırakın, öncelikle kaynak eserlerle başlayın derim.