Şu otuz yıllık ömr-i tercüme-i halimdir. Şimdi kırkındayım, on yıl azade kaldı nihan. Ahiretten dönüşümde o ölen "neyzen" için Karşıma çıktı şu suret ile "eşkâl-i zaman"... Neyzenlikteki ustalığıyla birlikte yergi ve taşlamalarıyla ünlenen Neyzen Tevfik uzun yıllardan sonra okurlarıyla buluşuyor. Neyzeni tanımayanların onunla tanışacağı, unutanların hatırlayacağı bu yeni baskıda kimi sözcükler ve tamlamaların anlamı sayfa altında açıklanmış ve gerekli açıklamalar dipnotlarla verilmiştir.
Neyzen'in yazdığı her şey çok güzel. Ancak yüz yıl önceki bir edebiyattan bahsediyoruz o dönemden bu döneme değişen dil yapısından bahsediyoruz, dolayısıyla kitabın orijinal haliyle yayınlanması (dip notta sözlük olmasına rağmen) okur açısından çok zorlayıcı oluyor. Dipnotta her kelime yer almıyor. Ya da şiirdeki manayı karşılamıyor. Keşke orijinal metin ve sadeleştirilmiş metin yanyana sunulsaydı. Zevksiz ve çok yorucu bir okuma oldu benim için.
Leğenim damdan düştü, rezilliğimin davulunu pazarbaşlarında çalıyorlar, ar-tık gizli davul çalmama ne lüzum var ?..
Gitti ama Çırağan, geldi yangın tedbirleri Çıktı eski kovalar kadroya girdi yeniler Öyle bollaştı ki her dairede şimdi kova Gelen iş sahipleri bile kullansa yeter…
Düşmanı tart önce, bak sonra elinde kuvvete, “Hırbo”luk etme; dalatma kendini her bir ite!..
Kitabı Osmanlı Türkçesine hakim kişilerin okumasını öneririm zira dili onlara göre bile ağır denilebilir. Kitabı okurken sürekli bir Osmanlıca-Türkçe sözlük bulundurmanızda fayda var. Bunun dışında Neyzen'in alaylı ve bol argolu sözlerinin kitap boyunca hiç yere düşmediğini söyleyebilirim.