Goodreads helps you keep track of books you want to read.
Start by marking “German Autumn” as Want to Read:
German Autumn
Enlarge cover
Rate this book
Clear rating
Open Preview

German Autumn

4.10  ·  Rating details ·  753 ratings  ·  75 reviews
In late 1946, Stig Dagerman was assigned by the Swedish newspaper Expressen to report on life in Germany immediately after the fall of the Third Reich. First published in Sweden in 1947, German Autumn, a collection of the articles written for that assignment, was unlike any other reporting at the time. While most Allied and foreign journalists spun their writing on the widely hel ...more
Paperback, 128 pages
Published October 6th 2011 by Univ Of Minnesota Press (first published 1946)
More Details... Edit Details

Friend Reviews

To see what your friends thought of this book, please sign up.

Reader Q&A

To ask other readers questions about German Autumn, please sign up.

Be the first to ask a question about German Autumn

This book is not yet featured on Listopia. Add this book to your favorite list »

Community Reviews

Showing 1-45
Average rating 4.10  · 
Rating details
 ·  753 ratings  ·  75 reviews


More filters
 | 
Sort order
Start your review of German Autumn
Orsodimondo
GERMANIA ANNO ZERO
Dal 15 ottobre al 10 dicembre 1946, nella Germania post nazista, al termine di quei dodici anni che durarono un secolo, tra disfatta e rovine del Reich millenario, in città devastate, campagne abbandonate, treni strizzati di profughi, macerie, fame, rifugi e rifugiati, dalla Baviera alla Ruhr all’Elba, Hannover, Amburgo, Monaco, Norimberga, Berlino, Colonia, Francoforte… prendendo appunti, prima apparsi in articoli di rivista, poi nel 1947 in un libro, questo… Più che giornalismo
...more
Engin Türkgeldi
Mar 22, 2015 rated it it was amazing
Onlarcasını izlediğimiz 2.Dünya Savaşı filmlerinde, müttefik kuvvetler hain Nazileri bozguna uğratırlar, işgal altındaki zavallı halkı kurtarırlar, ve zafer şarkıları ve alkışlar eşliğinde ülkelerine dönerler.

İşte Alman Sonbaharı tam burada başlıyor. Dagerman, 1946 sonbaharında savaş sonrası Almanya'yı bir muhabir olarak ziyaret etmiş ve gazetesine yazmış olduğu makalelerden bu harikulade kitap ortaya çıkmış. Filmlerde, kitaplarda görmediğimiz ne varsa var bu kitapta: perişan haldeki
...more
Mehmet
Aug 09, 2017 rated it liked it  ·  review of another edition
Recommends it for: İsveç Edebiyatı, Savaş edebiyatı, İkinci Dünya Savaşı okumaları, Genel okur
Shelves: sahibim-sahiptim
"Dünyada hiçbir şey, soğuk bir sabahta, bombalanmış bir şehrin kocaman, boş bir sokağı kadar yalnız ve terk edilmiş değildir." (s.93)

Nasıl ki, herkes Turin'de kırbaçlanan ata sarılan Friedrich Nietzsche'nin hikayesini anlatırken, kimse kırbaçlanan atın hikayesini merak etmezse; bu kitap da kimsenin merak etmediği insanların hikayesini anlatıyor. Savaş sonrasında Alman halkının hikayesini... Bununla birlikte insanın iliklerine kadar işleyen soğuğu, sonsuz yalnızlığı, mideyi kaburga kemiklerine yapıştıran
...more
Lisa Lieberman
Oct 17, 2014 rated it it was amazing
Shelves: history
I was having coffee with my friend Jules the other day. He's 85, a retired professor of Jewish American literature who was named by a witness before the U.S. Justice Department's Subversive Activities Control Board in the 1950s and still fights the good fight for social justice. We've worked together on various causes, but sometimes we just drink coffee and talk about books.

On Tuesday he handed me this one and urged me to read it. Dagerman was a 23-year-old Swedish journalist who was
...more
Maria Ferreira
May 26, 2018 rated it really liked it  ·  review of another edition
Shelves: suecia
Outono alemão é o resultado de uma reportagem jornalística que Stig Dagerman encetou no outono de 1946 na parte ocidental da Alemanha, em Ruhr e Hamburgo.

Dagerman não se limitou a transcrever as notícias publicadas nos jornais alemães, confortavelmente instalado no seu hotel. Dagerman calcorreou cidades, viajou de comboio, assistiu a julgamentos de desnazificação, falou com camponeses, professores e escritores, refugiados de guerra, visitou caves imundas para falar com crianças, mulh
...more
Fact100
May 10, 2019 rated it it was amazing  ·  review of another edition
"Böylesi bir Alman sonbaharını yaşamaya mahkum edilen insanların, bahtsızlıklarından dersler çıkartmaları istendi. Açlığın kötü bir pedagog olduğu hiç düşünülmedi. Gerçekten aç biri, eğer bütünüyle çaresiz değilse, kendi açlığından dolayı kendisini suçlamaz, yardım edebilecek durumdakilerden yakınır. Açlığı nedensellik arayışına da terfi etmez, sürekli aç olanın en yakınında duranların dışındakilerle bağ kuracak hali yoktur, yani onlardan yakınır, daha önce geçimini sağlamasına el veren bir reji ...more
Teresa
Apr 21, 2018 rated it really liked it  ·  review of another edition
"— Hitler era reconhecido pelo mundo inteiro! Homens de Estado vieram cá assinar tratados. O Papa foi o primeiro a reconhecê-lo. Eu próprio vi uma fotografia em que o Papa está a apertar-lhe a mão."
(Página 83)
Cemre
Aug 18, 2019 rated it really liked it  ·  review of another edition
Alman Sonbaharı, İsveçli yazar Stig Dagerman'ın II. Dünya Savaşı sonrası Almanya'ya ilişkin yazılarından oluşuyor; ancak bu yazıların kuru makaleler olduğu düşünülmemeli. Zira her biri birer öykü tadında; ancak Dagerman'ın anlattığı her şey gerçek. Bunu bilmek okuyucuyu çok daha fazla etkiliyor.

II. Dünya Savaşı'nda yaşanan katliamlara dair pek çok şey okuduk, okuyoruz; izledik, izliyoruz; fakat okuduklarımız, izlediklerimiz genelde savaş esnasında yaşanan acılar oluyor, savaşın hemen akabinde y
...more
João Carlos

Hamburgo - Alemanha - 1946

No Outono de 1946, com apenas vinte e três anos, o jovem escritor e jornalista sueco Stig Dagerman (1923 – 1954), viaja pela Alemanha para escrever uma série de artigos para o jornal sueco Expressen; vários textos sobre o sofrimento do povo alemão após o fim da Segunda Guerra Mundial, relatos dramáticos sobre várias zonas e várias cidades de uma Alemanha ocupada e controlada pelos Aliados Ocidentais e pela União Soviética.
Stig Dagerman depara-se com a fome, homens, mulheres e crianças esfomeadas, sem recurso
...more
Nuno Simões
Apr 08, 2018 rated it really liked it  ·  review of another edition
melhor experiência com Dagerman até à data. mais acessível, menos palavroso, tremendamente honesto e imparcial. excelente retrato da Alemanha do pós-guerra. 4 estrelas e uns estilhaços.
Dolceluna
Aug 24, 2019 rated it really liked it  ·  review of another edition
Shelves: saggistica
Stig Dagerman è un giovane scrittore svedese che, nel 1946, su richiesta di una rivista del suo paese, si reca in Germania per osservare e descrivere la situazione all’indomani del secondo conflitto mondiale: “Autunno tedesco” è il risultato di questo reportage, una testimonianza preziosa, e un’altra lezione di giornalismo letterario. Dagerman si muove fra le macerie di città come Amburgo e Berlino, e nei boschi, nei villaggi, nelle stazioni, nei tribunali dove incontra diverse persone, famiglie ...more
Jale
Nov 06, 2016 rated it really liked it  ·  review of another edition
Savaş bittiğinde barış gelir mi? Savaşın gittiği noktada özgürlük başlar mı? Savaştan çıkmış ve yoksullukla karşılaşmış bir topluluk nasıl yaşar? Hayatta kalma içgüdüsü her şeyin üstünde midir?
Evet, Stig Dagerman II. Dünya Savaşı sonrası Almanya'ya uzanıyor ve yaşamanın utanca dönüşmesini anlatıyor.
Carla
Sep 09, 2014 rated it really liked it  ·  review of another edition
“Outono Alemão” é uma reportagem de Stig Dagerman efetuada em 1946 na destruída e destroçada Alemanha do pós-guerra.

Para além da escrita irrepreensível que suplanta de forma notável os cânones jornalísticas da época (eu diria, de qualquer época…), a perspectiva de Dagerman sobre os vencidos da 2ª. Guerra Mundial é única e imparcial. O autor não se limita a constatar que a Alemanha é um país em ruínas habitado por sonâmbulos. Dagerman vai mais longe e, desafiante, questiona o que mais
...more
Baris Ozyurt
“Almanya’da bir değil, birkaç kayıp kuşak var. En çok hangi kuşağın kaybettiği konusunda anlaşamayabiliriz, ama en bahtsızının hangisi olduğu asla tartışma götürmez. Almanya’nın küçük şehirlerinde, yaklaşık yirmi yıldır, tren yahut başka bir şey beklemeksizin sabahtan akşama kadar tren istasyonlarında takılanlar. Tedirgin, beceriksiz delikanlıların çaresiz küçük soygun girişimleriyle karşılaşırsınız o istasyonlarda, yakayı ele verdiklerinde kâküllerini savurarak meydan okurlar: müttefik askerler ...more
Emre
Aug 03, 2016 rated it really liked it  ·  review of another edition
'Ünlü bir Alman yayıncı, "Böylesi bir kaderi hiçbir gençlik yaşamadı",diyor. On sekizinde bütün dünyayı fethettiler ve yirmi ikisinde her şeyi kaybettiler.' Sf:71
Radioread
Sep 29, 2017 rated it it was amazing  ·  review of another edition
Dil zekası, derinlik, son derece bilinçli kullanılmış yansızlık sayesinde etkisi çarpanlarına ulaştırılan dram. Tek kelimeyle olağanüstü. WW2 fotoğrafının negatifi olabilir bu metin.
Lorenzo Berardi
This book is one of the best kept secrets of the post World War II journalism. Furthermore it's one of the few examples Stig Dagerman left us as a journalist before committing suicide.

Dagerman took the decision to travel through the destruction of Germany in the fall of 1946. In two months he visited the most important German towns finding and narrating stories for his Swedish newspaper.

As a foreign correspondant, Dagerman shows an excellent attitude in getting daily stories from th
...more
Ali
Feb 24, 2018 rated it liked it
Shelves: history, war
Doomed be the fatherland, false name,
Where nothing thrives but disgrace and shame
—Heinrich Heine, Germany: A Winter's Tale (1844)
Zeynep
Jun 04, 2019 rated it it was ok  ·  review of another edition
Savaşın acıları elbette çok ağır ama ilk bölümde üzerinde durduklarına yani fikirlerini oturttuğu temele çok katılamadım açıkçası. Hiçbir toplum, ülkesinin sebep olduğu yıkımların sorumluluğundan yöneticilerin hatası diyerek kurtulmamalı. Böyle durumlarda herkesin eline bulaşır kan, kimse masum kalamaz. Tabi şu var ki, çocuklar her suçlamadan muaftır kesinlikle. Haksızlık etmemek adına şunu da belirtmek isterim, yazar elbette ki Nazizm taraftarı bir tutum içerisinde değil. Savaş sonrası Alman ha ...more
MariannaInAfrica
Krótki, acz bardzo treściwy reportaż na temat, o którym za wiele się nie mówi. Jak wyglądały Niemcy tuż po zakończeniu wojny? W czasach tzw. denazyfikacji, w czasach sankcji nałożonych przez aliantów? Szwedzki dziennikarz postanowił się o tym przekonać i napisał ten bardzo ciekawy i przejmujący tekst. Warto przeczytać, by zobaczyć tę drugą stronę medalu - pełną biedy, głodu, beznadziei, i czystej walki o przetrwanie.
AC
An interesting person, Stig Dagerman, who committed suicide at age 31. This is a collection of his journalistic newspaper articles filed from Germany in 1946, Stunde Null.
This is Syria today, which barely gives an idea of what Dagerman must have seen
http://www.reuters.com/news/pictures/...
Maurizio Manco
Sep 30, 2017 rated it really liked it  ·  review of another edition
"Niente di ciò che viene pronunciato appare tanto carico di minaccia come il non-pronunciato." (p. 9)
Christos
O Stig Dagerman ταξιδεύει για λογαριασμό σουηδικής εφημερίδας στις ισοπεδωμένες από τους συμμαχικούς βομβαρδισμούς γερμανικές πόλεις το φθινόπωρο του 1946 και καταγράφει τις εμπειρίες του σε μια σειρά από δημοσιογραφικές ανταποκρίσεις. Καλογραμμένο και αρκετά ενδιαφέρον, χωρίς όμως να μου κάνει κάποια τεράστια αίσθηση.
Miltiadis Michalopoulos
A great report of misery, despair and suffering in post war Germany. People starving and dying in the streets, in the cold autumn and winter of 1946. A moving description by a talented author.
Συγκλονιστικό, φρικτό και βαθιά ανθρώπινο. Η μεταπολεμική Γερμανία, που υποφέρει σιωπηλά την πείνα, τη μιζέρια και τη δυστυχία της, δίχως να έχει δικαίωμα ούτε να κλάψει. Στο απελπισμένο ερώτημα των γερμανών "Μα δεν πληρώσαμε ήδη αρκετά; " η απάντηση είναι αρνητική. Οι νικητές είχαν τις δκές τους πληγ
...more
Ilaria
Feb 24, 2018 rated it really liked it  ·  review of another edition
"Il giornalismo è l'arte di arrivare troppo tardi il più in fretta possibile. Io non la imparerò mai."

Autunno tedesco è un libro che raccoglie una serie di reportage realizzati da Stig Dagerman, un giornalista svedese, nel 1946. esattamente dopo la fine della Seconda guerra mondiale e la conseguente sconfitta della Germania. Dagerman parte per la Germania sconfitta insieme a molti altri giornalisti, tutti alla ricerca di scoop sulla vita in Germania dopo la fine del Reich nazista.
La
...more
Chiara LibriamociBlog
Una visione, per nulla scontata nel 1946 e attuale ai giorni nostri, che aiuta ed apre a riflessioni variegate e mai scontate, capace di evidenziare come, in una nazione vinta, aleggi un sentimento di nostalgia al benessere ma anche una dignità inscalfibile.

La Germania, che come nazione viene vista dal mondo come obbligata a pagare il prezzo della sconfitta e dell’intera guerra, è umiliata e continua a dover patire la fame rallentando il processo di ricostruzione e di rimpatrio dei p
...more
Lars K Jensen
Mar 28, 2016 rated it it was amazing  ·  review of another edition
Shelves: history, scans
For ikke så længe siden genså jeg 'Schindler's List'. Filmen slutter af med, at de overlevende jøder bliver befriet af den røde hær efter den tyske kapitulation. Og hvad så? Hvad skal vi nu gøre, spørger de. "Er det ikke en by derovre?", svarer den russiske soldat med et spørgsmål.

Herefter var det oplagt at hive Stig Dagermans korte, men meget stærke 'Efterår i Tyskland' ud af bogreolen. Bogen består af en række artikler, som den 23-årige Dagerman skrev for svenske 'Expressen', der v
...more
Cymru Roberts
Aug 06, 2014 rated it it was amazing
Stig Dagerman, lost soul capable of so much sadness, with that great capacity is able to mourn for the defeated races. The race in particular here once called themselves the Master Race. Of course not everyone held that opinion, not all starving Germans in 1946 were former Nazis... Not that any of that matters.

Books like these take war out of its moral context. Dagerman looks at people as people, and in Germany at that time people were starving. If you can't eat you can't think. Once the belly
...more
Dead John Williams
Stig Dagerman was sent to Germany in 1946 to report back to Sweden and this book is that. Honest, detached and succinctly observant. I like the bit where he describes starving people living in waterlogged cellars four years after the war, standing up to their ankles in filthy water boiling a potato they had managed to beg borrow or steal and foreign journalists asking them if life had been better under Hitler to which they unhesitatingly reply "Yes", only for those journalists to file stories ab ...more
Massimo Magon
Jun 08, 2018 rated it really liked it  ·  review of another edition
Tra il 15 ottobre e il 10 dicembre 1946, Stig Dagerman, ventitreenne scrittore svedese, visita la Germania post bellica, devastata, occupata da Alleati e Russi, ridotta alla fame. Da Amburgo compie un itinerario che tocca Berlino e le altre principali città, da nord a sud, da est a ovest, attraversando le campagne. Ritornato in patria pubblica su un quotidiano svedese un reportage a puntate successivamente raccolte in un unico volume con il titolo di Autunno tedesco.
Dagerman è anarchico e
...more
Wrenwho
Mar 29, 2018 rated it it was amazing  ·  review of another edition
Un reportage sulla vita nelle città tedesche dopo la seconda guerra mondiale. Un racconto troppo spesso ignorato, sulla povertà e sulla miseria delle famiglie tedesche, soprattutto delle classi più basse.
Dagerman, scrittore svedese, non giustifica chi ha aderito passivamente al nazismo credendo in una cieca inviolabilità della legge stabilita da chiunque sia al potere, ma da anarchico e con una straordinaria umanità condanna il sistema che ha inculcato nel popolo questa idea di inviolabili
...more
Kolumbina
May 16, 2018 rated it it was amazing  ·  review of another edition
One of the books I was supposed to read twenty or so years ago. Perhaps it is never to late.
An exceptional book written by Swedish reporter Stig Dagerman sent by Swedish journal Expressen in 1946 to Germany to write what he saw there. The copy I read was published in 1988.
An excellent book about postwar Germany. Really glad I read it.
Marzena
Jun 12, 2017 rated it really liked it  ·  review of another edition
Well isn't it a gem waiting to be discovered?

Dagerman's fresh account of his travel to post-Nazi Germany is both fascinating and saddening. The experience is somewhat unexpectedly and strikingly close to the experience of nations being occupied by Nazis. The author doesn't confront it, rather leaves it for a reader to compare.
Georgekapa
Jun 04, 2019 rated it really liked it  ·  review of another edition
Shelves: owned
Μια ιδιαίτερη δημοσιογραφική ματιά στην κατεστραμμένη Γερμανία του 1946, που μπορεί και να σε μπερδέψει. Πολύ καλό το επίμετρο !!!
Aslihan
Oct 30, 2016 rated it really liked it  ·  review of another edition
Kitap Almanya'nın 2. Dünya Savaşı'nın hemen sonrasında İçinde bulunduğu toplumsal koşulları canlı bir şekilde anlatması açısından çok iyi yazılmış, güzel bir kaynak. Aynı zamanda toplumun farklı kesimlerinin deneyimlerini göstermesi açısından da zengin gözlemler içeriyor. Özellikle edebiyatta ve sinemada haddiden fazla ilgi gören Nazizm zulmünün yanı sıra Almanya'nın yıkımını da anlamak açısından güzel bir kitap.

Ancak Türkçe çevirisi ile ilgili bir not düşmeden geçemeyeceğim. Cümlele
...more
hardasan
Nov 04, 2017 rated it really liked it  ·  review of another edition
Shelves: özkütüp
Sıcacık yataklarımızdan tok karınlarımızla geriye baktığımızda savaşlara dair algımız bir tarih aralığında olmuş bitmiş kötü bir olay olmalarından çok öteye gitmiyor . Halbuki bitti sandığımız tarihlerde bitivermiyor savaşlar. Sonrası var.
Bu kitap bir belgesel niteliğinde savaş sonrası Almanya’yı resmediyor. Harap olmuş şehirlerde ve güya barış ortamında verilen yaşam mücadelesini. Savaş fırsatçılarını, insanın ikiyüzlülüğünü. Ve şartlar ne olursa olsun insanın en temel ihtiyacın karın doyurmak
...more
Pollapollina Books
È molta la letteratura ambientata durante la Seconda Guerra mondiale, e la tematica è sempre anche molto amata dai lettori, me compresa. Ma in questo reportage si parla invece del dopo, della Germania, sconfitta, distrutta, desolata, che l’autore attraversa nell’autunno del ‘46. Descrivendo città che sono cumuli di macerie, dove gli abitanti vivono in cantine umide o nei vagoni merci dentro stazioni distrutte. L’autore accompagna alle descrizioni alcune considerazioni che ci fanno riflettere, su ...more
Tahir Yıldız
Oct 27, 2017 rated it really liked it  ·  review of another edition
2. Dünya savaşından sonra Almanya'ya gönderilen gazeteci Dagerman'ın çarpıcı gözlemleriyle bir solukta biten bir eser. Savaş sonrasındaki yıkılmış Reich için tek bir soru var: Bu cenazeyi kim kaldıracak?
Denis
Feb 09, 2016 rated it it was amazing  ·  review of another edition
Is German Autumn, a beautifully melancholy title, essential reading for anyone trying to understand the past century, and more specifically what happened in Germany? Certainly. But not only. For this book - the vivid, stunning account of a country ravaged by war and by years of life under a dictatorship that led to complete moral chaos - is timeless and universal. Indeed, a lot of what Dagerman witnesses and writes about sends us back to what is happening today in some parts of the world, and to ...more
Matteo Mazzoli
Feb 02, 2018 rated it really liked it  ·  review of another edition
4.5: Stig Dagerman ha fatto qualcosa di incomprensibile, per molti, al termine, della seconda guerra mondiale: Camminare per le rovine del Reich, tra le macerie delle sue città e degli animi degli sconfitti, guardando il tutto con equilibrio e oggettività, senza cedere, come lui stesso racconta, ai facili isterismi dei vincitori, desiderosi di dipingere una Germania sconfitta come un pozzo dal quale il nazismo abbattuto potesse comunque risorgere. Decide di raccontare non la sconfitta di chi ha ...more
Asia Policicchio
May 29, 2018 rated it really liked it  ·  review of another edition
"Forse non era a dispetto del suo silenzio che diventava importante, ma a causa di esso, perché niente di ciò che viene pronunciato appare tanto carico di minaccia quanto il non-pronunciato."

"Quest'assenza di sensi di colpa va deplorata, non c'è bisogno di comprenderla, ma è bene tenere a mente che le proprie sofferenze offuscano la comprensione di quelle altrui."

"Qual è la distanza tra letteratura e sofferenza? Dipende dalla natura della sofferenza, dalla sua prossimità,
...more
katarzyna
Mar 02, 2018 rated it it was amazing  ·  review of another edition
Rzeczywistość musi się zestarzeć, żeby stała się rzeczywista.

Jesienią 1946 roku Stig Dagerman, szwedzki pisarz i dziennikarz, wybrał się z podróżą do powojennych Niemiec. Plan był prosty - napisać reportaż i zobaczyć na żywo państwo, w którym podobno wciąż żyje nazizm.

I zobaczył.

Z zupełnie niewyniszczonej przez wojnę Szwecji wpadł wprost w ruiny zbombardowanych miast, między głodujących, na wpół martwych ludzi. I zobaczył drugą stronę wojny, w której niedawni najeźdźcy niewiele różnią
...more
Alfonsina
Mar 07, 2019 rated it it was amazing  ·  review of another edition
Este libro es un relato transparente, crudo (sin llegar a ser grotesco) de la posguerra en Alemania. Es el relato de los perdedores, los que nunca cuentan las historias. Son observaciones humanas, recopiladas por un periodista sueco que se dedicó a la tarea de conocer las diferentes grietas de la sociedad alemana después de 1945, desde los desilusionados porque nunca creyeron en el nazismo, hasta los que hicieron dinero a expensas de otros que padecían hambre (porque no es lo mismo comer una pap ...more
Janina
Ce livre a été écrit par Stig Dagerman alors qu’il était un jeune journaliste de 23 ans envoyé en reportage dans l’Allemagne de 1946. Mais c’est bien l’écrivain, à l’écriture éblouissante qui nous donne une vision apocalyptique de ce pays et de ses habitants. Comme lui, nous partageons ses interrogations, oscillant entre dégoût et compassion. C’est très beau, très profond. Il y a des phrases sublimes sur les gens, telles que : »…cette institutrice polonaise et ce soldat…. qui sont des points de ...more
Federica Barufaldi
Germania, anno 1946, subito dopo la fine della seconda guerra mondiale.
Molti giornalisti, di diversi paesi del mondo, in quel periodo si recavano in Germania alla ricerca di nostalgici nazisti per tentare di giustificare le durissime sanzioni che gli alleati avevano imposto. Anche Dagerman si reca lì per fare un reportage sulla situazione ma, a differenza degli altri, lui non è un vero e proprio giornalista, non è affiliato a nessun partito, è libero da ogni costrizione. Per questo motivo la co
...more
« previous 1 3 4 5 6 7 8 9 next »
There are no discussion topics on this book yet. Be the first to start one »

Readers also enjoyed

  • 14 juillet
  • Εκεί που ζούμε
  • Ø
  • Kallocain
  • Koka björn
  • Η Εποχή της Υποκρισίας
  • Nora eller Brinn Oslo brinn
  • Det fria ordet
  • Η θεραπεία των αναμνήσεων
  • O Teu Rosto Será o Último
  • Ρηχό νερό, σκιές
  • Μαύρο νερό
  • Άνθρωπος στη σκιά: Μια ελληνική ιστορία
  • The Legend of The Holy Drinker
  • Jag heter inte Miriam
  • Cromorama: Come il colore ha cambiato il nostro sguardo
  • 1947: Where Now Begins
  • Hotel Savoy
See similar books…
108 followers
Stig Dagerman was one of the most prominent Swedish authors during the 1940s. In the course of five years, 1945-49, he enjoyed phenomenal success with four novels, a collection of short stories, a book about postwar Germany, five plays, hundreds of poems and satirical verses, several essays of note and a large amount of journalism. Then, with apparent suddenness, he fell silent. In the fall of 195 ...more
No trivia or quizzes yet. Add some now »
“In the autumn of 1946 the leaves were falling in Germany for the third time since Churchill’s famous speech about the falling of leaves. It was a gloomy season with rain, cold – and hunger, especially in the Ruhr and generally throughout the rest of the old Third Reich. All autumn, trains arrived in the Western Zones with refugees from the Eastern Zone. Ragged, starving and unwelcome, they crowded in dark, stinking station-bunkers or in the giant windowless bunkers that look like rectangular gasometers, looming like huge monuments to defeat in Germany’s collapsed cities. The silence and passive submission of these apparently insignificant people gave a sense of dark bitterness to that German autumn. They became significant just because they came and never stopped coming and because they came in such numbers. They became significant perhaps not in spite of their silence but because of it, for nothing can be expressed with such a charge of menace as that which is not expressed.” 3 likes
More quotes…