Goodreads helps you follow your favorite authors. Be the first to learn about new releases!
Start by following James George Frazer.

James George Frazer James George Frazer > Quotes


James George Frazer quotes (showing 1-17 of 17)

“Small minds cannot grasp great ideas; to their narrow comprehension, their purblind vision, nothing seems really great and important but themselves.”
James George Frazer, The Golden Bough: A Study in Magic and Religion
“The propensity to excessive simplification is indeed natural to the mind of man, since it is only by abstraction and generalisation, which necessarily imply the neglect of a multitude of particulars, that he can stretch his puny faculties so as to embrace a minute portion of the illimitable vastness of the universe. But if the propensity is natural and even inevitable, it is nevertheless fraught with peril, since it is apt to narrow and falsify our conception of any subject under investigation. To correct it partially - for to correct it wholly would require an infinite intelligence - we must endeavour to broaden our views by taking account of a wide range of facts and possibilities; and when we have done so to the utmost of our power, we must still remember that from the very nature of things our ideas fall immeasurably short of the reality.”
James George Frazer, The Magic Art and the Evolution of Kings, Vol 1. The Golden Bough, Part 1
“By religion, then, I understand a propitiation or conciliation of powers superior to man which are believed to direct and control the course of nature and of human life. Thus defined, religion consists of two elements, a theoretical and a practical, namely, a belief in powers higher than man and an attempt to propitiate or please them. Of the two, belief clearly comes first, since we must believe in the existence of a divine being before we can attempt to please him. But unless the belief leads to a corresponding practice, it is not a religion but merely a theology; in the language of St. James, “faith, if it hath not works, is dead, being alone.” In other words, no man is religious who does not govern his conduct in some measure by the fear or love of God. On the other hand, mere practice, divested of all religious belief, is also not religion. Two men may behave in exactly the same way, and yet one of them may be religious and the other not. If the one acts from the love or fear of God, he is religious; if the other acts from the love or fear of man, he is moral or immoral according as his behaviour comports or conflicts with the general good.”
James George Frazer, The Golden Bough
“Hence the strong attraction which magic and science alike have exercised on the human mind; hence the powerful stimulus that both have given to the pursuit of knowledge. They lure the weary enquirer, the footsore seeker, on through the wilderness of disappointment in the present by their endless promises of the future: they take him up to the top of an exceeding high mountain and show him, beyond the dark clouds and rolling mists at his feet, a vision of the celestial city, far off, it may be, but radiant with unearthly splendour, bathed in the light of dreams.”
James George Frazer, The Golden Bough: A Study in Magic and Religion, Vol 1
“For extending its sway, partly by force of arms, partly by the voluntary submission of weaker tribes, the community soon acquires wealth and slaves, both of which, by relieving some classes from the perpetual struggle for a bare subsistence, afford them an opportunity of devoting themselves to that disinterested pursuit of knowledge which is the noblest and most powerful instrument to ameliorate the lot of man.”
James George Frazer, The Golden Bough: A Study of Magic and Religion
“For strength of character in the race as in the individual consists mainly in the power of sacrificing the present for the future, of disregarding the immediate temptations of ephemeral pleasure for more distant and lasting sources of satisfaction. The more the power is exercised the higher and stronger becomes the character; till the height of heroism is reached in men who renounce the pleasures of life and even life itself for the sake of winning for others, perhaps in distant ages, the blessings of freedom and truth.”
James George Frazer, The Golden Bough
“So in Scotland witches used to raise the wind by dipping a rag in water and beating it thrice on a stone, saying: “I knok this rag upone this stane To raise the wind in the divellis name, It sall not lye till I please againe.”
James George Frazer, The Golden Bough
“the fear of the human dead, which, on the whole, I believe to have been probably the most powerful force in the making of primitive religion.”
James George Frazer, The Golden Bough
“Chapter”
James George Frazer, The Golden Bough
“Genel manada daha yüksek kültür düzeyine erişmiş bir toplumda batıl inançların varlığını nasıl sürdürdüğünü sorarsak, bu sorunun yanıtını insanlar arasındaki doğal, evrensel ve yok edilemez eşitsizlikte buluruz. Yalnızca farklı ırklar zeka, cesaret, çalışkanlık ve benzeri hususlarda farklı derecede donatılmamıştır; aynı ırka mensup kişiler de doğuştan gelen kapasiteleri ve nitelikleri bakımından büyük farklılıklar gösterirler. Başka hiçbir öğreti, insanların eşitliği öğretisinden daha yanlış ve asılsız değildir. Kanunları yapanların herkes eşitmiş gibi hareket etmesi doğrudur, çünkü zaruri yasalar geneldir ve sonsuz sayıdaki münferit durumlara uyacak şekilde yapılamazlar. Fakat insanlar yasalar önünde eşit diye özlerinde de eşit olduklarını düşünemeyiz. ... En kıvrak zekaya ve en güçlü karaktere sahip olan insanlar geride kalanlara liderlik eder ve toplumun en azından dış hatlarının içerisinde şekillendiği kalıpları biçimlendirirler. Bu tür insanların sayısı liderlik ettikleri çoğunluğa nispeten daha az olduğu için yönetim gücünün sözde sayısal çoğunluğa verildiği ülkelerde bile toplum esasında aydın bir azınlığın iradesi taradından yönetilir. Aslında her ne kadar gizlemeye çalışsak da, insanoğlunun yönetimi her zaman ve her yerde özünde aristokratiktir. ... Her ne kadar liderlik ediyor gibi görünse de kıt zekalı çoğunluk nihayetinde kıvrak zekalı azınlığı izler. Azınlığın kurtuluşu ve ilerlemenin sırrı budur. Akıl insana nasıl hayvanlar üstünde hakimiyet veriyorsa, üstün insan zekası da daha aşağı olanları yönlendirir. Toplumun gidiş yönünü belirleyenlerin unvan sahibi yöneticiler yani krallar, devlet ya da kanun adamları olduğunu söylemiyorum. İnsanlığın gerçek hükümdarları bilimi ilerleten düşünürlerdir; insan nasıl diğer hayvanlar üzerinde gücüyle değil aklıyla hakimiyet kuruyorsa, insanlar arasında uzun vadede toplumsal güçleri yönlendiren ve kontrol eden bilgidir. ... Zihinsel alandaki varoluş mücadelesi, fiziksel alandaki kadar şiddetli ve ölümcüldür, en sonunda gerçeklik dediğimiz daha iyi düşünceler üstün gelir.”
James George Frazer
“Thus religion, beginning as a slight and partial acknowledgment of powers superior to man, tends with the growth of knowledge to deepen into a confession of man’s entire and absolute dependence on the divine; his old free bearing is exchanged for an attitude of lowliest prostration before the mysterious powers of the unseen, and his highest virtue is to submit his will to theirs: In la sua volontade è nostra pace.”
James George Frazer, The Golden Bough
“İlkel insanlar doğaüstü varlıkların insandan üstün olduğunu düşünmüyorlardı; çünkü tanrılar, insanların isteklerini yerine getirmeleri için korkutulup zorlanabiliyorlardı. Bu düşünce evresinde dünya kocaman bir demokrasi platformu olarak görülür; ister sıradan ister doğaüstü olsun bütün varlıkların orta derecede bir eşitlik temelinde var olduğuna inanılır. Fakat bildiklerinin artmasıyla insanoğlu doğanın büyüklüğünü ve kendisinin doğa içindeki acizliğini açıkça kavramayı öğrenir. Lakin çaresizliğinin farkına varması, hayal gücünün evrene yerleştirdiği doğaüstü varlıkların güçsüzlüğüne dair bir inanışı beraberinde getirmez. Aksine, bu varlıkların gücüne olan inancı kuvvetlendirir. Çünkü dünyanın sabit ve değişmez yasalara göre hareket eden kişilerüstü güçlerden oluşan bir sistem olduğu düşüncesi henüz tam olarak zihnini aydınlatmamış veya karartmamıştır. Bu düşünceye dair elbette muğlak bir hissi vardır ve yalnızca büyü sanatında değil, günlük yaşantısındaki çoğu işinde bu hisse göre hareket eder. Fakat düşüncesi gelişmez ve içinde yaşadığı dünyayı açıklamaya çalıştıkça dünyayı bilinçi bir irade ve şahsi bir varlığın kanıtı olarak düşünür. Eğer kendisini bu kadar zayıf ve aciz görüyorsa doğanın devasa mekanizmasını kontrol eden varlıkları ne kadar büyük ve kudretli görüyor olmalı! Böylece tanrılara eşit olduğu düşüncesi ağır ağır yok olurken, kimseden yardım almayan güçleriyle yani büyüyle doğanın akışını kontrol etme ümidini de yitirir ve tanrıları bir zamanlar onlarla paylaştığını düşündüğü doğaüstü güçlerin tek kaynağı olarak görmeye başlar. Öyleyse, bilginin ilerlemesiyle dua ve adağın yanında meşru bir denkleri olarak yer alan büyü ise gitgide arka plana itilir ve karanlık bir sanat seviyesine düşer. Artık büyüye, tanrıların krallığında hem nafile hem kafirce bir saldırı gözüyle bakılır ve tanrılarıyla birlikte nüfuzu artan ya da azalan din adamlarının sürekli muhalefetiyle karşılaşır. Bu yüzden geç bir dönemde din ile batıl inanç arasındaki ayrım ortaya çıkınca adak ve duanın toplumun dindar ve aydın kesiminin dayanağı, büyünün ise batıl inançlı ve cahil kesimin sığınağı olduğunu görürüz. Fakat daha sonraki bir dönemde doğa güçlerinin şahsi varlıklar olduğu düşüncesi doğa yasalarının fark edilmesinin önünü açtığında büyü, dolaylı olarak kişisel iradeden bağımsız zaruri ve sabit bir neden-sonuç akışı düşüncesine dayandığı için düştüğü itibarsız ve dışlanmış konumdan kurtularak yeniden ortaya çıkar ve doğadaki nedensel sekansları inceleyerek doğrudan doğruya bilimin yolunu açar. Simya, kimyaya zemin hazırlar.”
James George Frazer, Man, God And Immortality: Thoughts On Human Progress
“legend ascribed to the Tauric Diana is familiar to classical readers;”
James George Frazer, The Golden Bough: A Study of Magic and Religion
“Dini inanışların kökenini tarihsel açıdan incelemek inançların kendilerini, çürütmek bir yana, geçersiz kılamaz, yine de bu inançlara duyulan güveni, hiç kuşkusuz genellikle yaptığı gibi, sarsabilir. Dini kökenlerin daha detaylı incelenmesinin neticesi olan bu güven zayıflaması, toplum adına çok mühim bir meseledir; çünkü toplum büyük bir ölçüde dini bir temel üzerine inşa edilmiştir ve üst yapıyı tehlikeye atmaksızın bu temelleri sarsmak imkansızdır.”
James George Frazer, Man, God And Immortality: Thoughts On Human Progress
“THE PRIMARY aim of this book is to explain the remarkable rule which regulated the succession to the priesthood of Diana at Aricia.”
James George Frazer, The Golden Bough
“(Man) fancied that by masquerading in leaves and flowers he helped the bare earth to clothe herself with verdure, and that by playing the death and burial of winter he drove that gloomy season away, and made smooth the path for the footsteps of returning spring. We may smile at his vain endeavours if we please, but it was only by making a long series of experiments, of which some were almost inevitably doomed to failure, that mane learned from experience the futility of some of his attempted methods and the fruitfulness of others. After all, magical ceremonies are nothing but experiments which have failed and which continue to be repeated merely because the operator is unaware of their failure.”
James George Frazer
“fear of the human dead, which, on the whole, I believe to have been probably the most powerful force in the making of primitive religion.”
James George Frazer, The Golden Bough


All Quotes | Add A Quote
Play The 'Guess That Quote' Game

The Golden Bough The Golden Bough
6,780 ratings
Open Preview
The Golden Bough: A Study in Magic and Religion, Vol 1 The Golden Bough
641 ratings
The Golden Bough: The Roots of Religion and Folklore The Golden Bough
126 ratings