Goodreads helps you keep track of books you want to read.
Start by marking “Erken Kaybedenler” as Want to Read:
Erken Kaybedenler
Enlarge cover
Rate this book
Clear rating
Open Preview

Erken Kaybedenler

4.2 of 5 stars 4.20  ·  rating details  ·  2,255 ratings  ·  87 reviews
Ankara polisiyeleriyle tanıdığımız Emrah Serbes, bu defa direksiyonu kırıyor ve edebiyatımızda pek de işlenmemiş bir başka meseleye el atıyor. Erkek çocukların enerjik, hüzünlü, alengirli dünyasına giriyoruz...
Baba çalışıyor, anne ev hanımı, muhafazakârlığın kalesi...İşçiler, yoksullar, teyzeler, abiler... Kolay ağlayan sert adamlar... Taşra seyrekliği, mahallenin kalabalı
...more
Paperback, 143 pages
Published June 1st 2009 by İletişim Yayınları (first published January 1st 2008)
more details... edit details

Friend Reviews

To see what your friends thought of this book, please sign up.

Reader Q&A

To ask other readers questions about Erken Kaybedenler, please sign up.

Be the first to ask a question about Erken Kaybedenler

Community Reviews

(showing 1-30 of 3,000)
filter  |  sort: default (?)  |  rating details
Ugur
Erken Kaybedenler Emrah Serbes'in okuduğum ilk kitabıydı. Kitaba başlarken roman diye başlamıştım ama kısa hikayelerden oluşmuş bir kitap olduğunu gördüm. Hikayelerden 1-2 tanesinde diğerleri ile ilişkiler gördüm, belki daha dikkatli okumuş olsam o ilişkilerin daha da çok olduğunu da görebilirdim.

Hikayelerin ortak teması ergen erkek çocuklarının hayatları ve özellikle de yaşça büyük kızlara olan ilgileri ve davranışları üzerine.

Hikayelerin tümünü beğendim, bazılarını okurken kendi kendime bildiğ
...more
Tolga
“Unutmanın acısı, ayrılığın acısından farklı. Ayrılık hüzne yakın, unutmak kasvete. Yani birini er geç unutmaya mahkûm olduğunu bilmenin kasvetinden bahsediyorum. Birini yavaş yavaş unuttuğunun bilincine vardığın anların sıkıntısından bahsediyorum. O kişinin parça parça silinip alakasız hatıraların arasına karışmasından bahsediyorum. Belki de neden bahsettiğimi bilmiyorum, sadece üzülüyorum, vasıfsız keder…”
Ali Ünal
Kitabın son öyküsüne gelene kadar okuduğum öyküler, ortalamanın üzerinde, fazla derine inmese de gezindiği yüzeyde oldukça akıcı, eğlenceli, aforizmik ve bazen etkileyici bile olabilen hikâyelerdi. Birkaçı sanki sadece kitabı kalınlaştırmak için konulmuş gibi geldi, bazısı biraz daha derine inilse oldukça güzel karakterler çıkarabilecek kadar potansiyele sahipti. Ancak son öykü, bana kalırsa Türkçe yazılmış en güzel öykülerden biri. Sadece anlatıcı kahraman/anti-kahraman değil, öykünün yan karak ...more
Gulen
Ebeveyn olmak zor iş, sürekli endişe içinde yaşıyorsun. Eline verilen minicik bir varlığı yetiştirmeni bekliyorlar senden. Bir ebeveyn olarak ben en büyük endişemi oğlumun ergenliği nasıl geçecek diye düşünürken yaşıyorum (eh tabi bir de askere gittiğinde ne olacak var, ama askerlik gene bir şekilde hallediliyor da, ergenlikten nasıl kaçacaksın?).
Bu hikayeleri, bir erkek evlat annesi olarak okudum, bazı noktalarda gülmekten gözümden yaş geldi; off dedim çoğu zaman ya bu bizim de başımıza gelebil
...more
Passive Apathetic
Erken Kaybedenler, muhafazakar, milliyetçi erkek çocuklarının hikayeleriymiş. En azından tanıtım yazısında öyle diyor. İlginç bir tecrübe oldu benim için bu kitap. Okurken, içimden bir ses devamlı kimin üslubuna benziyor bu üslup diye sorup duruyordu ki hatırladım. Serbes, bu hikayeleri, Bukowski "muhafazakar ve milliyetçi" olsa yahut "muhafazakar ve milliyetçi" çocukları anlatsa nasıl yazarsa, aynen öyle yazmış. Düşünce ve ifade birliği kadar -insanların yeksenaklıklarına alışkınız ne de olsa, ...more
Aylin Köstekli
Hikayelerin hepsi birbirinden gercek ve hüzünlü. O kadar doğal yazılmış ki, sanki Emrah Serbes anlattı, ben dinledim. Arada açıp okumalik :)

"Sonuçta sevilen her kadın güzel bir sarkıdir, bütün sözlerini hatırlayamazsin belki ama melodisi aklında kalır."
Laila
Mar 10, 2013 Laila rated it 3 of 5 stars
Shelves: novel
Dun bitirmistim ama fikrimi kapami toparladiktan sonra yazmak istedim:

Oncelikle Emrah Serbes kitaplari , son donemde okuyormus gibi yapan bir bir yiginin eline dusunce, ozellikle sosyal medyada kitabin tamami alintilaninca "okumayi bir sure bekleteyim" dediklerimdendi. Dogru zamanda basladigimi dusunuyorum.

Kitabi okurken gunluk yasam dilini damarlarinizda hissediyorsunuz. 1 gunde bitirmis olmam hikayeciklerin ne kadar akici ilerledigini anlatir sanirim. Yazarin ic dunyasindan yansittiklarini o
...more
Seda
Tanıdığım herkese bir kopya hediye etmek istedim.
Salih Arslan
Emrah serbes ergen yastaki erkek cocuklarinin gozunden dis dunyayi cok iyi yakalamis. Kitaptaki detaylar siz kitabi okurken "evet iste gercek hayatta da aynen boyle" dedirtiyor. Duygular cok iyi aktarilmis. Kendinizi okurken olayi yasayan kisi yerine koyup kolayca karakter uzuldugunde uzulup heyecanlandiginda heyecanini paylasabiliyorsunuz.
Bir de kitap aslinda bu yastaki cocuklarin da en az buyuklerinki kadar karmasik dunyalari, hirslari ve tutkulari oldugunu bize hatirlatiyor. Cunku cocukken he
...more
Emre Ergin
bir öyküde sağ sol çatışması bir öyküde grev yüzünden işinden olan işçi geri planı dışında bütünüyle içeriksiz öyküler. karakterlerin yaşlarına uygun konuşmaması bir hata olarak sunulamaz, ama zaten -alper canıgüz'ün bu olayı karikatürize ederek kitabın baş aktörü yaptığı Oğullar ve Rencide Ruhlar kitabındaki kadar da- göze batmıyor, tadında bırakılan bir büyütüp geri küçültme olmuş. Buna rağmen, kurgular klasik manada bütünlüklü, içindeki zekâ fazlalığından ötürü esprilerin çoğu komik, yer yer ...more
Mustafa Şahin
8-17 yaşları arasındaki erkek çocuklarının gözünden yazılmış sekiz öykü. Mahalle maçları, zorla yaptırılan işler, yenen dayaklar, hayaller, kızlar, ölümler; erken kaybedenler...
Aydın Şen
küçük adamların büyük halleri, herkesin çocukluğuna dokunan hikayeler. Favorim ise "Üst kattaki terörist".
Ret
Türkiye'de erkek çocuk/ergen olmakla (ve aslında kız çocukluk/erken kadınlıkla da ilgili) kısa hikayeler. Bazı hikayelerde naif, iyi niyetli, aklı karışmış, kültürel maçoluğa zorlanan saf çocuklar var, bazılarında misojinist, pislik tipler. Çoğunun bir de içinize işleyen zavallılığı oluyor.

Emrah Serbes, hem çok iyi bir gözlemci, hem de ultra-duyarlı bir yazar. Bu kitap (Türkiye'de) "erkek çocukluğu" ve erkek ergenliğini yücelten, göklere çıkaran bir kitap değil. Tam tersine, çözümleyen, yer ye
...more
Cemal
"hasta mısın evladım? söyle bana, neyin var, neden kırdın lambayı, yapma böyle..."
[...]
"beni görünce yanmiyordu baba. görmezden geliyordu, yanmiyordu. kaç sefer yok saydı beni."

"Erken Kaybedenler", erkek çocukluklarının öyküsü. Sadece "aşk" ya da basit/klişeleşmiş ergen öykülerileri yok [ki bunlar da mevcut; mesela kendinden yaşça büyük olana aşık olmak, porno izlemek için kaset kiralamak ya da masturbasyon yaparken aileye yakalanmak...] kitapta siyasi düşünceler [CHP, MHP, TKP ya da Kürtler;
...more
Onur
Kitabın ismi ne güzel konmuş, "Erken Kaybedenler" Yoldan çıkmış bir neslin manifestosu pek uygun düşmüyor ama bir neslin içinde bu kadar kaybeden, bu kadar mutsuz varsa bunun sebeplerini de irdelemekten çekinmiyor.

Her erkek çocuğun ilki işlenmiş, ilk cinsel arzular, ilk küfür, ilk öpüşme, aileden birine oy verdirme, ilk çalışma tecrübesi, ilk alkol, aileden birini kaybetme, kaybetme korkuları vs. vs. Çocuk görünümlü dev insanların, bir şeylere nasıl da anlam yükledikleri çok güzel betimlenmiş.

Ö
...more
Huzeyfe
Emrah Serbes'in okuduğum ilk kitabı. Nedense hikaye kitaplarını okumak daha kolay geliyor bana. Özellikle de zihnim yogun iken. Bu kitabı da bir kere ele alışımda bitirebilirdim bir iki kez bölünmese idi. Ama bir Cumartesi öğleden sonrasında başladığım kitabı akşamında bitirebildim.

Daha once Emrah Serbes okumasam da tarzına ve kitabın içeriğine internet ortamında okuduğum birçok haber/yorum/blog nedeniyle bir hayli aşinaydım. Fazlaca içten ve fazla samimi bir tarzda yazılmış hikayelerden olusan
...more
Burcu
Nov 17, 2014 Burcu added it
Gercekten cok keyifli, hatta zaman zaman kahkahalar atmama neden olan oykuler bunlar. Ama o keyfi veren hikayelerin hemen hepsinin altinda bir de kirilgan bir dunya var. Tam anlamiyla ergen oglan cocuklarinin hikayeleri Emrah Serbes'in Erken Kaybedenler'i, hem de olduklari gibi, idealize edilmeden. Ve de cagdas, bugunun temsilleri... Arada 1-2 teknik, anlatima dair sorunlar gorsem de, bu sorunlarin hikayelerin icerigini de bir sekilde tamamladigini dusunuyorum. Arka kapakta yazdigi gibi "Yoldan ...more
Özgür Öztürk
Yazarın efsane serisi Behzat Ç.'den sonra başarısız buldum bu kitabı.

Her hikayede geçen erkek çocuk ergenliğini çok tekrarlı ve abartılı buldum, potansiyel sapık sandım çocukları okurken. Bununla ilgili olarak farklı çocukların farklı duygu düşüncelerini göremedim, sanki tek bir çocuk anlatılıyordu kitapta. En azından öyküden öyküye anlatım biçimini değiştirebilirdi Emrah Serbes.

İşlenen hiçbir hikayede ilginçlik göremedim, bayağı tekdüze gitti kitap, bir süre sonra bitsin diye okudum. Yine de ge
...more
Tankut Yıldız
"Erken Kaybedenler, erkek çocukların ağzından yazılan öykülerden oluşuyor. Yaşları 13-14'ü geçmeyen, kah aşk acısı kah varoluş sancısı yaşayan, mahallede top oynayan, sahilde kumdan kaleler inşa eden çocuklar bunlar, yani hepimizin bildiği, tanıdığı çocuklar... Sekiz öyküden mürekkep kitap, Cemil Meriç'ten "Acılar hatıralaşınca güzelleşir" alıntısıyla karşılıyor okuru -ki esere hakim duyguyu anlatmak için daha iyi bir seçim yapılamazdı kanaatimce. Serbes'in öyküleri öyle duygu yüklü, öyle "gerçe ...more
Ömer Akın
Dediğim gibi, kendini kandırmadan yaşamanın ne anlamı var. Çıplak gerçekler kimi tatmin edebilir ki? Bir derviş ya da manyakoğlumanyağın teki değilseniz olayları küçültmeden ya da büyütmeden, oldukları gibi kabul ederek yaşayamazsınız. Syf. 8
Eko yapacak bir uçurumun kenarına gidip "Fuck you!" diye bağırmak istedim. Sıkıntılı anlarda kullanılan bir deyim, Amerikan İngilizcesinde "canın cehenneme" demek. Syf. 15
Salim Oğur
"Unutmanın acısı, ayrılığın acısından farklı.Ayrılık hüzne yakın, unutmak kasvete. Yani birini er geç unutmaya mahkûm olduğunu bilmenin kasvetinden bahsediyorum. Birini yavaş yavaş unuttuğunun bilincine vardığın anların sıkıntısından bahsediyorum. O kişinin parça parça silinip alakasız hatıraların arasına karışmasından bahsediyorum. Belki de neden bahsettiğimi bilmiyorum, sadece üzülüyorum, vasıfsız keder."
Ümit
Sekiz erkek çocuğunun öyküsü. Aslında bu coğrafyada yaşayan milyonlarca erkek çocuğunun öyküsü.

"İleride bir savaş çıksa kesin biz yeniliriz."

"Neden?"

"Çünkü savaşacak fazla çocuk yok. Herkesin çocuğu çok değerli, kimse göndermez savaşa. Zorla alsalar bile tek çocuklar bencil olur, beni koruyun deyip siperden çıkamazlar, korkup kaçarlar, her şeyi bok ederler, kesin biz yeniliriz. Kesin."
Nil
Bu kitabı okuduktan sonra "Emrah Serbes adamsın" dedim.Her hikayede bambaşka bir erkek çocuk karakteri ile karşılıyorsunuz herbiri biraz asi,yorgun,mağlup,yetim ama savaşçı!Çocukların iç dünyası küçük gözlerle anlatılmış ama yeri geldi mi birer büyük adam oluveriyorlar ,erkekler neticede...Erkek çocukların iç dünyasını Emrah Serbes in kendine özgü tarzıyla hikayeleştirdiği eseri.
Gökhan
Hayatımızın en renkli yıllarını,çocukluk yıllarımızı en saf ve temiz şekilde anlatan nice öyküleri kapsamaktadır.Bir yandan gülerken diğer yandan geçmişte kalan saf sevginin şimdiki zamanda yokluğuyla oluşan boşluğunu farkedip hüzünleneceksiniz.
Feyza
Jan 31, 2013 Feyza added it
Sinir oldum ama yapacak birşey yok, adam gerçekten iyi yazmış. Ergenliğin bir mit olduğunu, beşikten mezara her yaştan erkeğin bir yaralanma hikayesine yapışarak varolduğunu gayet iyi anlatmış.
Saim Eroglu
One ciktim, "Goz yasartici gaz sikmaniza gerek yok" dedim. Arkadaslar zaten yeterince duygusal insanlar...
Muhsin Dogan
Türünde gayet basarili bir kitap. Favorim "kimi sevsem cıkmazi"
Susanne schreibtwas
Dieses Buch hat mir riesigen Spaß gemacht. Würde es halbe Sterne geben, dann würde ich ihm 4,5 verleihen.
Diese Kurzgeschichten über Jungs, die in der Türkei groß werden und ihren Kämpfen und Unsicherheiten und Aufschneidereien und wie sie Mädchen/Frauen sehen, begehren, verachten, anhimmeln, wie sie ihre Gefühle kaum kennen oder verbergen oder heraus schreien - all das wird so genial und punktgenau, witzig und intelligent erzählt, dass ich die Geschichten innerhalb weniger Tage verschlungen hat
...more
Tuba Yerliyurt
Emrah Serbes'in kitaplarını okumaya sondan başa doğru başlayarak büyük bir hata yapmış olabilirim. Deliduman'la başlayan fazla ilginç olmayan yolculuğumda biraz deli, biraz komik, biraz sempatik bıçkın ergen Çağlar İyice'nin, Erken Kaybedenler'deki ergen erkek çocukların aritmetik ortalaması olduğunu görmüş oldum. Üstelik ergen erkek karakter oluşturma denklemi o kadar sabit ki öykülere başlayınca devamını kendi kendine getirebilir insan. Benzer tahliller, her karakterdeki benzer üslup, benzer e ...more
Rahmi Yıldız
Ankara polisiyeleriyle tanıdığımız Emrah Serbes, bu defa direksiyonu kırıyor ve edebiyatımızda pek de işlenmemiş bir başka meseleye el atıyor. Erkek çocukların enerjik, hüzünlü, alengirli dünyasına giriyoruz?rnBaba çalışıyor, anne ev hanımı, muhafazakârlığın kalesi?İşçiler, yoksullar, teyzeler, abiler? Kolay ağlayan sert adamlar?rnrnTaşra seyrekliği, mahallenin kalabalığı? Kıskanç, gururlu, saf ergenler? Emrah Serbes, çabuk öfkelenen, kolay vazgeçen, baştan çıkmış erkek çocukları konuşturuyor? K ...more
« previous 1 3 4 5 6 7 8 9 99 100 next »
topics  posts  views  last activity   
Turkish Reading C...: Erken Kaybedenler ile ilgili tartışma 3 45 Apr 13, 2013 01:21PM  
  • Oğullar ve Rencide Ruhlar
  • Bizim Büyük Çaresizliğimiz
  • Dublörün Dilemması
  • Tol
  • Gidiyorum Bu
  • Aylak Adam
  • Korkuyu Beklerken
  • Peri Gazozu
  • Az
  • Olduğu Kadar Güzeldik
  • Amat
  • Yaşamın Ucuna Yolculuk
2809603
1981 Yalova doğumlu. Uzun sürmüş bir öğrencilik hayatının ardından Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü’nü bitirdi. Öğrencilik yıllarında Hayvan Dergisi’nin Ankara muhabirliğini yaptı. Birgün gazetesi için söyleşiler kaleme aldı. Ankara’da yaşayan bu sempatik kardeşimizin İletişim Yayınları tarafından neşredilmiş iki romanı bulunmaktadır. Her Temas İz Bırakır (2006), Son Hafriyat (2008)
More about Emrah Serbes...
Her Temas İz Bırakır Deliduman Son Hafriyat Hikâyem Paramparça Metaforla Saadet Olmaz

Share This Book

“Apartmanın girişindeki lambayı sen mi kırdın Bülent?”
“Hangisini?”
“Otomatik yanan, sensörlü lamba.”
“Hayır.”
“Komşu görmüş, yalan söyleme. Süpürge sapıyla kırmışsın dün gece.”
Önüme baktım.
“Neden kırdın?”
Cevap yok.
“Hasta mısın evladım? Söyle bana, neyin var, neden kırdın lambayı, yapma böyle…”
“Kırdımsa kırdım, ne olacak! Çok mu değerliymiş?”
“Lamba senden değerli mi evladım, lambanın amına koyayım, lamba kim? Yöneticiye de dedim. Lambanızı sikeyim, kaç paraysa veririz. Sen değerlisin benim için.”
“Beni görünce yanmıyordu baba.”
“Nasıl ya?”
“Görmezden geliyordu, yanmıyordu. Kaç sefer yok saydı beni.”
“E beni görünce de yanmıyordu bazen, böyle el sallayacaksın havaya doğru, o zaman yanıyor.”
“Hadi ya! Sahiden mi?”
“Evet. Ucuzundan takmışlar. Bizimle bir alakası yok.”
Babama sarıldım yıllar sonra.”
63 likes
“Öne çıktım, “Göz yaşartıcı gaz sıkmanıza gerek yok” dedim. “Arkadaşlar zaten yeterince duygusal insanlar.” 20 likes
More quotes…