Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
Enlarge cover
Rate this book
Clear rating

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

3.79 of 5 stars 3.79  ·  rating details  ·  2,359 ratings  ·  32 reviews
Roman, yalnız ve hasta bir çocuğun ızdırabını, çocukça aşkını ve kıskançlığını; mes'ud olmak isteyen bir genç kızın temiz sevgisini; inanmak arzusu bütün benliğini saran bir insanın kuruntularını ve çıplak hastahane duvarı gerisindeki hıçkırıklarını anlatır.
Paperback, 110 pages
Published 1996 by Ötüken Neşriyat (first published 1937)
more details... edit details

Friend Reviews

To see what your friends thought of this book, please sign up.

Reader Q&A

To ask other readers questions about Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, please sign up.

Be the first to ask a question about Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Community Reviews

(showing 1-30 of 3,000)
filter  |  sort: default (?)  |  rating details
Ipek
cok sevdim.o karakterin acilarina yasamis gibi oldum.hastanelerin o tanidigim ama tanimlayamadigim kokusunu okuyarak hissettim sanki.
Isil
http://okudumdanoldu.blogspot.be/2012...

Ben bu donemden kitaplar okudugum zaman bende yarattigi etki aynen "Bir tatli huzuuur almaya geldiiik, Kalamiiiiiis'taaa aaaaaaaaaaaaaa" nin etkisiyle ayni. Yazarin bakis acisindan tamamen bagimsiz.. Nihayetinde Peyami Safa cok acik kafali bir insan degilmis ama is edebiyata geldiginde durum baska. Hikayelerde aciklik-mutaassiplik cekismesinden galip gelen mutaassiplik oluyor. Bundan rahatsiz olanlari duydugum icin bunu dile getiriyorum. Bence bu edebiyat...more
Nurdamla
Ölüm ve aşk gibi insan hayatının 2 temel olayını çok iyi anlatmıştır.
"Halbuki mesele çok basit, insan hastalanır ve ölür.", ".. geriye kalan sadece diş.."
Okumamın üzerinden çok geçmiş olmasına rağmen aklımda bir slogan gibi kalan ve bir süre içimden tekrar etmeyi bırakamadığım cümle ise şudur,
"Dünyanın hiç bir Nüzhet'i yalan söylememelidir."
Devamında,
" Yalan bana suçların en ağırı gibi geliyordu ve biri yalan söylediği zaman insanların değil eşyaların bile buna nasıl tahammül ettiğine şaşırıyor...more
Alper Kumcu
Gereksiz tek bir sozcuge bile sahip olmayan bir basyapit. Agaclarin sagligini kiskanmak ifadesini hic unutmadim!
Nimet
Caddeye doğru çıkarken kendime doğru gitmeye başlıyordum, felaketimi somut bir şekilde değil, büyük üzüntülerimde olduğu gibi belirsiz birtakım hayaller ve işaretler halinde hissediyordum. (13)

Mechul ümitlere inanmadığım an, beni kurtaracak şeyin ne olduğunu bilmek istiyorum. Ümit etmek bile az. Emin olmak ihtiyacı. Yalancı gelecegin şüpheli vaatlerine degil, teminatına ve senedeni ihtiyacım var. Halbuki o vaat bile etmiyor ve kendisine beni nasıl karşılayacağını sorduğum vakit, korkunç bir dils...more
Nursena
Yazarın durumları ve kavramları betimleyiş biçimi derin ve sıradışı. Çokça tekrar tekrar okunası, bir yerlere not alınası betimlemelere ve izahatlara rastladım. Bunun dışında, genel anlamda bir aceleci tavırla yazılmışlık hissi verse de insanı durup düşündürecek çok yönleri var.

Nüzhet karakterini-nedendir bilinmez-pek bir sevdim. Birçok şeyi çocuksu bir hoppalıkla aşmaya gayret ediyor.

Çocuğun annesinin tüm bu hastalıkların ve endişelerin çok dışında kalması biraz tuhaftı.

Paşa; şen şakrak biraz...more
Aslı Kara
Kitabı okurken cidden ızdırap çektim.Yazar karakterinin aklından geçenleri ve hissettiklerini öyle güzel dile getirmiş ki yapılan tasvirlerden katiyen sıkılmıyorsunuz aksine insan psikolojisini daha iyi anlamak adına bazı cümleleri tekrar tekrar okuyorsunuz.
Kitapla ilgili beni tek üzen nokta bitmiş olması çünkü aklımda hala bir çok soru var ve ne yazık ki cevabını asla bilemeyeceğim...
Snail Goddess
I remeber reading this book. It was the time when mom left me and my sisters for good.
I was lonely, i was just a kid.

Like the psycholigical trauma i was having isn't enough, i read this book.

Even though i'm not a fan of pessimism, i loved the point of weiv the lead character had.

It was sad to read but this is one of my favourite books from Turkish Literature.
Bluebirdd
Peyami Safa'yı severim bu kitapta ruhsal betimlemelerine sık sık yer vermiştir. Bize Edebiyat yazılısında sorulacak diye okutulmuştu fakat güzel kitaptır. Bazı yerlerde oooff dedirtse bile hoştur okunabilitesi vardır. Psikolojik roman seviyorsanız -ki ben pek sevmem- hiç kaçırmayın:)
Brave
Yaklaşık 2 saat içinde bitirmiştim, kitap okuma yarışmasına bir gün kaldığı için, sonu pek tatmin etmedi ama guzel kitapti :)
Müge Kazancı
Kısa, lafı edilmez bir kitap şimdilerde... Ama insan soğukluğun içinde bile bir sıcaklık buluyor bu kitapta, Peyami Safa'nın anlatımında, can alıcı betimlemelerinde..
Feyza
This review has been hidden because it contains spoilers. To view it, click here.
Süheyla
Betimlemelerin olduğu kitaplarda genellikle sıkılan ben, bu kitaptaki betimlemelere hayran kaldım diyebilirim. Yazar betimlemeleri hem kısa ve öz bir şekilde yansıtmış hem de aklıma hayalime gelmeyecek mükemmel tasvirler etmiş. En çok hoşuma giden tasviri bu yıkık dökük evleri baş kahramanın kendisine -hasta bedenine- benzetmiş olması ve bu evleri sevdiğini belirtmesi. Bunun dışında kitabın çoğunluğu tasvirlerle döşenmiş diyebilirim. Artık öyle bir duruma düştüm ki bütün cümlelerde tasvir arar h...more
Betul
Yalnızlığın da bir hastalık olduğuna kanaat getirdim ve Peyami Safa'nın tüm kitaplarını okuma kararı aldım. Hasta hastanın halinden anlar.
Nursena Pancar
"Dünyanın hiçbir Nüzhet'i yalan söylememelidir"
Ilknur Bayramoglu yılmaz
Agaclarin sagligini kiskanmak :(
Ugur
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu'nu eskiden okumuştum ama şu andaki duyguları sanırım bana hissettirmemişti. Kısa, öz ve güzel bir kitap olarak nitelendirebiliyorum. Son zamanlarda okuduğum insan düşüncelerini anlatan en derin kitaplardan birisi oldu. İçinde çok güzel tanımlamalar bulunmakta ve özellikle başkarakterin çıkmazlarını ve ruh halini çok yakından hissedebiliyorsunuz.
İdil
Bugüne kadar neden okumadım ki ben bu kitabı?
Omar Zabun
Peyami Safa'nın otobiyografisi niteliğinde harika bir roman.Bir yandan kendinden büyük Nüzhet'e duyduğu aşk, bi yandan vücudunun çektiği acılar...
Seveni
This book is about a 15 years old boy. He falls in love with a girl who is 4 years older than him. Moreover, he has a big trouble. He has an infection at his leg which in the end makes him stay in a hospital for a long time. This book with writer's language and narrating is extraordinary.
Emre Aydemir


"yüzüme baktı, başımı önüme eğerek gözlerimi sakladım.
bu, kederimin son derecesini ancak benim bileceğim bir sır halinde bırakmak için,
galiba nafile bir hareket oldu."
Kadir
Kısa ama bir o kadar da akıcı üslubuyla Peyami Safa'nın muhteşem psikolojik analizleri isimsiz kahramanımıza ölümsüzlük kazandırıyor
Kaikisen
Otobiyografik özellik barındırmasına rağmen sizi olayın içinde yaşatan muhteşem bir kitap.
Berk
kasvet, bunalim, zaten hastahane sevmem, o duvarlar ve bahçe-kolidor gozlerimin onunden gitmez...
Rıdvan
Türk edebiyatının en iyi yazarlarından birinin elinden çıkmış en iyi roman.
Mustafa Şahin
Çok samimi bulduğum bir Peyami Safa kitabı; okunmalı, okutulmalı.
Ismail Kanik
Bence güzeldi ama çok da abartmaya gerek yok.
Varol Aksoy
söz söylemeye gerek var mı ki bu kitap hakkında?
Amid
Dünyanın hiçbir Nüzhet’i yalan söylememelidir.
Emre
Çok çok sevdiğim bir kitaptı...
« previous 1 3 4 5 6 7 8 9 99 100 next »
There are no discussion topics on this book yet. Be the first to start one »
  • Kuyucaklı Yusuf
  • Çalıkuşu
  • Aşk-ı Memnu
  • Bütün Şiirleri
  • Aylak Adam
  • Suskunlar
  • Yaban
  • Erken Kaybedenler
  • Oğullar ve Rencide Ruhlar
  • Tehlikeli Oyunlar
  • Sevda Sözleri (Bütün Şiirleri)
  • Sinekli Bakkal
  • Dublörün Dilemması
  • Gölgesizler
  • Bizim Büyük Çaresizliğimiz
  • Esir Şehrin İnsanları (Esir Şehir Üçlemesi, #1)
308611
Servet-i Fünun dönemi şairlerinden İsmail Safa'nın oğludur. Sivas'a sürgüne gönderilen babasının orada ölmesi üzerine 1901 yılında iki yaşında yetim kalmış, bu yüzden Yetim-i Safa adıyla anılmıştır. Babasız büyümenin acılarının yanı sıra, sekiz dokuz yaşlarında yakalandığı bir kemik hastalığı dolayısıyla 17 yaşına kadar, bu hastalığın fiziksel ve ruhsal bunalımlarını yaşamıştır. Doktorlar kolunun...more
More about Peyami Safa...
Fatih Harbiye Yalnızız Matmazel Noraliya'nın Koltuğu Sözde Kızlar Bir Tereddüdün Romanı

Share This Book

“Bir yalan söylendiği zaman insanların değil, eşyanın bile buna nasıl tahammül ettiğine şaşıyordum. Yalana herşey isyan etmelidir. Eşya bile: Damlardan kiremitler uçmalıdır, ağaçlar köklerinden sökülüp havada bir saniye içinde toz duman olmalıdır, camlar kırılmalıdır, hattâ yıldızlar düşüp gökyüzünde bin parçaya ayrılmalıdır filân... Zavallı mürâ-hik...
Nüzhet bana yalan söyledi.”
6 likes
“Fakat keşke futbol oynasaymışım; belki de bacağımı Nüzhet'in aşkı kadar yormazdı.” 5 likes
More quotes…