Goodreads helps you keep track of books you want to read.
Start by marking “Yedinci Gün” as Want to Read:
Yedinci Gün
Enlarge cover
Rate this book
Clear rating

Yedinci Gün

3.71 of 5 stars 3.71  ·  rating details  ·  1,030 ratings  ·  67 reviews
Çizgilerin kürelere, zamanın sonsuzluğa, sonsuzlukların da hayâllere dönüştüğü bir hikâyedir bu. Sıradan insanların sıra dışılığı, bilinen hikâyelerin düşlere dönüşümü, zaafların asîlleşmesi, erdemlerin ardındaki günâhkârlık tüm içtenliğiyle akacak zihinlere. İnsan olmanın en zayıf ve en yüce yanları, bir hikâyenin dokunuşuyla bir kez daha bilinebilir olacak. İhsan Oktay A ...more
Paperback, 240 pages
Published September 2012 by İletişim Yayınları
more details... edit details

Friend Reviews

To see what your friends thought of this book, please sign up.

Reader Q&A

To ask other readers questions about Yedinci Gün, please sign up.

Be the first to ask a question about Yedinci Gün

Kürk Mantolu Madonna by Sabahattin AliTutunamayanlar by Oğuz AtayAylak Adam by Yusuf AtılganPuslu Kıtalar Atlası by İhsan Oktay AnarSaatleri Ayarlama Enstitüsü by Ahmet Hamdi Tanpınar
Best Turkish Literature
76th out of 430 books — 473 voters
Yedinci Gün by İhsan Oktay AnarNar Ağacı by Nazan BekiroğluÇıplak Deniz Çıplak Ada by Yaşar KemalBangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde... by Mahir Ünsal ErişYazar Olabilir miyim? by Semih Gümüş
Best Turkish Literature Books of 2012
1st out of 18 books — 15 voters


More lists with this book...

Community Reviews

(showing 1-30 of 1,932)
filter  |  sort: default (?)  |  rating details
Polen
Oct 12, 2012 Polen rated it 3 of 5 stars
Shelves: liked

Ihsan Oktay Anar'in butun kitaplarini cok severek okumus birisi olarak, bu kitabindan digerleri kadar zevk alamadigimi uzulerek soylemek zorundayim. Diger romanlarinda, hikaye, daginik bir sekilde orulmus gibi gozukse de sizi kisa surede icine cekiyor, kitabin bir bolumunde de birbirine cok guzel bir sekilde baglanarak okuyucuyu kendisine hayran birakiyordu. Bu kitabin oykusune alismak, Anar'in bu sefer cok farkli bir sekilde denedigi bir suru deneysel ifade sekillerinin suzgecinden gecirerek,
...more
Orcunnnn
başka bir yerde şöyle dedim:
şerefsiz, ahlaksız, haysiyetsiz, namussuz, tabansız, ciğersiz, yılan, sefil, melun, yezit ve benzeri nice sıfatı kendisine yakıştıran çekik gözlü, çıkık elmacık kemikli, fakat nasıl oluyorsa uzun boylu barbar bir moğolun lakırdılarını neşrettiği über eser. üstadımız, pirimiz, canımız, cananımız, tatlı dillimiz, sivri kalemlimiz, gül yüzlümüz, ulumuz, hakanımız, biriciğimiz nükteperest uzun ihsan efendimize dil uzatmak ne haddimize! ol ki diller kopa, en acı, en zehir
...more
ehk2
s.20: Rabelais - Gargantua
s.80: Rebaz'ın 4. hamlesi, Ad5-e4 değil (olamaz zaten) Ad5-f4 olacak. Baskı hatası?

s.130-1: "Gerçi zabit, bir hürriyet kahramanıydı, ama fedailerine gazetecileri öldürme emri verdiğine bakılırsa, Britanya'da 7 asır önce dokunmaya başlanan kumaştan biçilip her seçimde üzerine yeni yamalar vurulan hürriyet denilen elbise, aklen ve ahlaken yetişkin insanın ölçülerini mezurayla bir kez aldıktan sonra makas yerine giyotin kullanan, ve en kötüsü, müşterilerinin bedenen ve akl
...more
Ruhat alp
Puslu Kıtalar ve Suskunlardan sonra belki de benim beklentim büyüktü.Dil ve üslüb Tipik İhsan Oktay üslubu olsa da içime sinmedi,sürüklemedi.
Varol Aksoy
çok çok usta bir yazar, söz büyücüsü ünvanını sonuna kadar hak ediyor belki ama kitabın girişleri inanılmaz derecede zordu. olayın içinde kendinizi bulmak için sabra ihtiyacınız olduğu kesin. eğlenceli mi? son derece eğlenceli yalnız yine sabır işin içine giriyor çünkü onun bilindik uzun ve osmanlıca kelimelerle dans ettirdiği cümlelerini bazen anlamak için başa alıp tekrar okumak gerekebiliyor.

bir yazarın nasıl yazdığını da tasavvur etmeye çalışan biri olarak şunu düşünüyorum ki; ihsan oktay a
...more
Bilalrefref
Ancak Rus siperine vardığında, elindeki kürekle vura vura siperdeki Ruslar’dan bir nicesini öldürdüğü için üstüne başına, suratına paçasına kan sıçramış bir er paşaya, “Kumandanım! Şu yaralılara bir bakın! Kolları bacakları artık yok! Dilencilik mi yapacaklar! Çiftimizi çubuğumuzu bırakıp buraya geldik! Bu harp kime fayda sağlayacak? Bizler kimin için muharebe ediyoruz! Evime sakat dönsem dilencilik mi yapayım!” diye öfkeyle sordu. Kızan paşa ona, “Düşman vatanını işgal edip karını bacını ananı ...more
EGe
Açık konuşmak gerekirse herkesin kaldırabileceği bir kurgusu yok. Olumsuz yorumların bundan dolayı geldiğini düşünüyorum. Ben ise her okuduğum kitabında hayranlığımı artırarak ilerliyorum. 7.gün beni diğer okuyucuların yazdığı gibi bir hayal kırıklığına uğratmadı. Tam tersine "yazar ne kafalar yaşıyor" dedirtti ilerledikçe. Küçükken çok zorlanarak okuduğum eski kelimelerle süslü romanları hatırlıyorum; bir de İhsan Oktay Anar'ın diline bakıyorum. Nasıl olur da bir dil hem bu kadar eski sözcükler ...more
Hakan Aslantürk
elbette, ihsan oktay anar'ın herhangi bir kitabı, dizi senaryolarından beter olmasına rağmen rafta yerini almış binlerce kitaptan çok daha karakterli ve iyidir; ancak yedinci gün, beklediğim etkiyi bırakmadı. hem son kitabından (suskunlar) bu yana aradan geçen zaman hem de puslu kıtalar atlası'nın (belki de ilk göz ağrımız olması sebebiyle) muazzamlığı belli ki beklentilerimin fazlaca yükselmesine neden olmuş.

kitabın sonlarına doğru; bir kaç sayfada ve özgün üslubuyla ele aldığı dünya tarihi, te
...more
Ludmilla


Bir Puslu Kıtalar Atlası değil, Suskunlar hiç değil. Yine de Anar'dan yeni bir masal dinlemek çok güzel...
Burcu
Yedinci Gun anlati ve uslup olarak tam bir I.O. Anar romani. Tarihle fazla hasir nesir olmadan onunla yogrulmayi basarmis, bunu da anlayana bugunu anlatacak sekilde yapmis bir metin. Yine kara bir parodi soz konusu, bu sefer sinizm dozu daha yuksek bir hiciv. Ama en cok dikkatimi ceken sey ya bir etkilenme ya da bir oz-metinlerarasilik olarak yazarin butun onceki romanlarinin, anlatilarinin izleri ve yankilari var Yedinci Gun'de. Sanki butun Ihsan'lar ve onlarin iletisim kurduklari insanlar meti ...more
Mehlika
bir suskunlar değil.
birinci bölüm çok eğlenceli ama sözlük kullanarak gittiğim için yavaş oldu biraz. çok değişik kelimeler öğrendik sağ olsun İhsan amcadan. Özellikle Osmanlı argosunu çok tatlı bir şekilde incitmeden kullanıyor. Teknik yerlerde kafanız biraz karışıyor ama akıcılığını etkilemiyor kitabın.
İkinci bölüm oldukça hüzünlü geldi bana.
Türk Umberto Eco kendisi bence. Selametle
Merve Uzun
İhsan Oktay'ın güçlü dili ve insanı başka bir dünyaya çeken sağlam kurgusu yine ve yeniden insanı etkiliyor. Ancak diğer kitaplarından farklı olarak, gerçek dünyaya daha fazla dokunmuş İhsan Oktay Anar. Alt metinleri, akıcılığı ve İhsan Oktay üslubuyla yine güzel bir kitap.
Isil
http://okudumdanoldu.blogspot.be/2012...

Kitabı çıkar çıkmaz doğum günü hediyem olarak gönderen Haku'ma çok teşekkür etmem lazım önce.
Gelelim kitaba.. 3 bölümden oluşuyor. Benim bayıldığım bittiğim, her kelimesine her cümlesine yine aşık olduğum kısım ilki. En uzun bölüm de bu zaten. Özellikle kitabın ilk sahnesi tanıdık İhsan Oktay Anar labirenti. Sanki bir filmin ilk sahnesi gibi, sahneden sahneye güzel bağlara binmiş atlayan bir kameradan bakıyor gibisiniz. Kitap boyunca da size alakasız görü
...more
Cemkolukisa
İhsan Oktay Anar'ın şu ana kadarki şüphesiz en politik romanı. Her sayfasında ayrı bir ironi, her sayfası ayrı bir yergi.Tanrı,mitoloji,batıl inançlardan tutun devletlere milletlere kadar dokundurmadığı olgu yok. Seven için bulunamayacak bir tat. Sevmeyen için ise zulüm. Özellikle 3. bölümün başındaki kısa dünya ve insanlık turu muazzam. Kitabı okumak istemeyene yazarı sevmeyene bile zorla okutulmalı.

Dili çok ağır. Hikaye örgüsü anlaşılması güç. Bu bakımdan sevilmeyebilir.

Ancak olayların diğer k
...more
Mert Yanıkoğlu
Yedinci Gün Anar'ın bildik kinayeli anlatımları, tasvirleri, zekice kelime oyunları ile bezeli tam bir Anar kitabı. Olaylar yazarın klasik tercihi olan dönemden biraz daha günümüze yaklaşmış. Ama makineler, akıl oyunları, bulmacalar, çetrefilli ve birbirine geçmiş karakterler halen aynı.

Anar üç farklı zamanda, üç ayrı anlatım üslubunda anlatmış hikayesini. Ancak her ne kadar birbiri ile yakıdan ilişkili olsalarda üç ayrı öykü gibi duruyor. Anlatım değişiklikleri biraz yavaşlatıyor okuyucuyu. Su
...more
Ömer Akın
Erkeğin kadını seçtiği bir cemiyet batarken, kadının erkeği seçtiği cemiyet refaha eriyordu. Bunun doğruluğunu ölçmek için, bedeni saiklerine gem vuramayan paşayı seçen Padişahımız'ın memleketiyle, aynı paşayı seçmeyen basit bir kızın memleketini karşılaştırmak kafiydi. Syf. 31
Vatanı uğruna yaşayan birine köpek, yine vatanı uğruna ölene de köpek leşi muamelesi yapmak, galiba bir devlet geleneğiydi. Syf. 172
Cennet olmasaydı, onu icat etmek gerekecekti. Nitekim biri etti ve onu da çarmıha gerdiler
...more
Mustafa
İhsan Oktay Anar'la tanışmam bu kitabı sayesinde oldu.Açıkçası çok memnun kaldığım söylenemez.Ağdalı üslubuyla kitaptan alacağınız tadı oldukça aşağılara çeken bir tarzı olduğunu düşündüm bu kitabı yüzünden.Benim için hikayenin gelişmi tahmin edilebilirdi.Diğer romanlarıyla bir haşır neşirliğim yok ama İOA'yla bir tanışıklığınız yoksa kesinlikle bu kitabıyla başlanılmamalı.Diğer romanları konusunda bir fikrim yok.
Aylin Köstekli
Bir türlü konsantre mi olamadım nedir, cümleler bitmek bilmedi, paragrafın sonuna geldiğimde başını unuttum, hikayenin içine giremedim, dağıldım gittim..
Sevnur
tam olmamis sanki kusurlu diyor kendisi de zaten
Ümit
Önce şunu demek lazım geliyor: Kitapta Amat‘ta olduğu gibi yoğun bir sembolizm var, gayet açıkça yerleştirilmiş. İsminden cismine kadar. Hatta ismiyle başlayalım, çok bariz şekilde, tanrının dinlendiği ‘yedinci gün’den bahsediyor, zaten son cümlede kendi de belirtiyor. İhsan Sait "tanrı"yı, Âlî İhsan "İsa"yı, geri kalan herkes de insanoğlunu canlandırıyor. Teslis inancı üstüne kurmuş, kurduğu evren de başarılı aslında, tutarlı. (Yalnız, İhsan Sait’in bir ara Zulkarneyn‘e dönüşmesi enteresan. iyi ...more
Boran
Masalın sizi içine çekmesine müsade etmeniz gerek zira Anar'ın kurgusu bir çırpıda sindirilecek, ağdalı dili tek seferde anlaşılacak cinsten değil. Suskunlar'daki tadı bulamadım lakin yine de okuması keyifli bir kitaptı.
Gözde  DOĞAN
İhsan Oktay Anar'ın ana karakteri sevdiğine ulaşmak için geleceğe yolculuk etmeye uğraşan, ama "İnsan-ı Kamil" olabilmek için önce geçmişe dönüp, "Kendisini sevmekle" işe başlaması gerektiğini fark eden İhsan Sait, belki de "İnsan-ı Kamil" olma yolunda ilerlemek isteyen yazarın ta kendisi, İhsan Oktay Anar. Şaşırtıcı kurgusu ve karakterleriyle es geçilemeyek, bir çırpıda okunabilecek bir kitap.


İhsan Oktay Anar'ın ana karakteri İhsan Sait sevgilisi Prenses Döjira'ya ulaşmak için geleceğe yolculuk
...more
Arda Keskinkilic
... afallayan Paşaoğlu, "Ben kainat'ın şans eseri meydana geldiğine inanırım" dedi.
Baba ise, "Kainat madem ki kendi başına meydana gelebilecek kadar şanslı, onun bir parçası olan senin de aynı şansa sahip olman gerekir" dedi. "Bu nedenle benimle kumar oynamaya hayır demezsin"
Paşaoğlu "tamam" dedi. "Ne oynayacağız barbut mu?"
Baba "hayır" dedi. "Kumarın alası olan poker oynayacağız. Unutma, ben kazanırsam sen hiçbir şeyin şans eseri olmadığı bu dünyayı Allahü Teala tarafından yaratıldığını kabul
...more
Akife Alan
büyük bir heyecanla alıp okuduğum ama yazarının diğer kitapları ile kıyaslayıp hayal kırıklığına uğradığım kitap.
Ferhat Karaağaç
Zamanın varlığında ölüm yokluğunda hiçlik vardır ...
Esra
İhsan Oktay Anar' ın okuduğum ilk kitabı olması münasebetiyle hem yazarın üslübuna hem de kitabın kopuk kopuk görünen ama bir bütün olduğu sonradan anlaşılan konusuna aşina olmamamdan mütevellit okuması biraz sıkıntılı ve sancılı oldu benim açımdan. Ama kitabın içinde zaman zaman ortaya çıkan çok aşina olduğumuz kısa hikayeler, Anar'ın zekice kurgulanmış mizahi dokunuşları fevkelade bir tat bırakıyor okuyucunun ağzında. Yazarın her bölüm başında geniş bir bakış açısıyla olayları geniş bir perspe ...more
Ege Tekmen
yarrak gibi bir kitap gerçekten
Umut Sefer
Ihsan Oktay Anar'in tum kitaplarinda konu dallanip budaklandigi ve dort koldan anlatildigi icin kitabi bitirdigibizde hicbirsey kalmiyor aklinizda. tavsiyem kendiniz icin kisa notlar alip oyle devam etmeniz. cok komik tasvirleri olan bir yazar. bazen kahkahalarla gulmek geliyor insanin icinden.
Selim
Feb 03, 2014 Selim added it
3. bölümün başındaki muhabbet keşke biraz daha uzun olaydı...
Tahir Sami
Yazarın zihin dünyasını kavramak konusunda oldukça zorlandım. Ali ihsan karakterinin yolculuğunu yakalayamadığım yerler oldu. Bunun yanında dili çok zevkliydi. Hayatımda ilk defa içinde çok sayıda kavram, kelime bulunan bir kitabı bu kadar zevkle okudum. Günümüzde kullanılmaya özellikle Osmanlıca olan kelimeler ancak bu kadar iyi kullanılabilirdi. Yazar kelimeleri zorlamadan doğal akışı içinde sunmuş bizlere. Diğer kitaplarını okumadığım İhsan Oktay bey'in dilini bu kitapta çok sevdim.
« previous 1 3 4 5 6 7 8 9 64 65 next »
topics  posts  views  last activity   
Yedinci Gün Sözlüğü 1 16 Dec 01, 2013 04:03AM  
Turkish Reading C...: Yedinci Gün ile ilgili tartışma 19 95 Apr 28, 2013 02:39PM  
reservoir cats: Yedinci Gün Üzerine 16 21 Sep 20, 2012 06:52AM  
Ilk yorumlar 2 38 Aug 29, 2012 01:30AM  
  • Korkma Ben Varım
  • Tutunamayanlar
  • Cehennem Çiçeği (Alper Kamu, #2)
  • Erken Kaybedenler
  • Esir Şehrin İnsanları (Esir Şehir Üçlemesi, #1)
  • Anayurt Oteli
  • Huzur
  • Gölgesizler
  • Parasız Yatılı
  • İçimizdeki Şeytan
  • Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa Tarihi
  • Bizim Büyük Çaresizliğimiz
  • Tol
  • Night: A Novel
  • Lüzumsuz Adam
838424
İhsan Oktay Anar ( Yozgat, 1960 - )

Türk yazardır. Lisans, master ve doktora eğitimini Ege Üniversitesi Felsefe Bölümü'nde yaptı. Aynı okulda öğretim üyeliğinden emekli olmuştur.

Her bir kitabının çok uzun araştırmalardan sonra yazıldığı içerdikleri ağır tarihi bilgi ile göze çarpar. Eserleri pek çok küçük hikâye etrafında örülmüş büyük bir roman biçimindedir.

Yazın biçim göndermeler içerir. Kabaca b
...more
More about İhsan Oktay Anar...
Puslu Kıtalar Atlası Suskunlar Amat Efrâsiyâb'ın Hikâyeleri Kitab-ül Hiyel

Share This Book

No trivia or quizzes yet. Add some now »

“Eflatun nam bir feylesof, 'Bu dünya, Fikirler aleminin bir taklididir.' dediğinde, Fars kralı Dara, 'Nah! Asıl fikirler, bu Dünya'nın bir taklididir!' demişti.” 8 likes
“...belki de, erkeğin kadını seçtiği bir cemiyet batarken, kadının erkeği seçtiği cemiyet refâha eriyordu. Bunun doğruluğunu ölçmek için, bedenî sâiklerine gem vuramayan paşayı seçen Padişahımız'ın memleketiyle, aynı paşayı seçmeyen basit kızın memleketini karşılaştırmak kâfiydi.” 2 likes
More quotes…